İSRAF TANRISI OBEZİTE « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

Adanaspor Akhisar Belediyespor Alanyaspor Antalyaspor Beşiktaş Bursaspor Çaykur Rizespor Fenerbahçe Galatasaray Gaziantepspor Gençlerbirliği İstanbul Başakşehir Kardemir Karabükspor Kasımpaşa Kayserispor Konyaspor Osmanlı Spor Trabzonspor
Yavuz Yasul
Yavuz Yasul

İSRAF TANRISI OBEZİTE

Bu haber 22 Temmuz 2020 - 16:26 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Sevgili okur, malumunuz havalar ısındı. Güneşin içimizi ısıttığı vakitlerden çıkıp derimizi yaktığı, bronzlaştırdığı, güneş ışınlarının altında ısrarla durmayı tercih edenleri ise kara kömürden biraz daha hallice ten güzellikleri bulma imkânı sunduğu bir döneme girmiş bulunmaktayız. Ehh bizi yakıp kavuran güneş aslen Nijer asıllı olan, boylu poslu, kıvırcık saçlı Amerikalı oyuncu Morgan Freeman gibi bir tene ulaşmamıza imkân sunmasa da, güneş aracılığı ile gerçekleştirilen tensel bronzlaşma görsel anlamda keyif verici olabilir. Morgan Freeman’den bahsetmişken 2016 yılında Story Of God (İnancın Hikâyesi) adında bir Amerikan televizyon belgesel dizisi yayınlandı. Morgan Freeman bu dizide çeşitli kültürleri ve dinleri araştırma ve anlamlandırma çabası içerisinde. Morgan Freeman dizinin birinci sezon dördüncü bölümünde mucizelerin gücünü mercek altına alıyor. Malumunuz sevgili okur. Çoğumuzun merak ettiği itikat ile ilişkili konuları işliyor. Mucize, kader, takdir-i ilahi, şans ve olasılık… Bu konular ile ilgili uzmanlarla ikili mülakatlar yaparken Hindistanlı uzmanın konumuzdan bağımsız olarak, ‘’Bizde milyonlarca tanrı vardır (bir bilgi kaynağına göre 330 milyon), bir ihtiyacınız hâsıl olduğunda kendinize bir tanrı yaparsınız ve isteklerinizi söylersiniz’’ diyor.

Teşbihte hata olmaz.

Affınıza sığınarak bir örnek vermek istiyorum.  Mesela hastalandınız ve şifaya ihtiyacınız var. Hemen ilgili materyalleri toplayıp bir şifacı tanrı yaparak şifa isteyebiliyorsunuz.

Saçmaaaaalık!..

…Diyebilirsiniz ama Hinduizm, İslam ve Hrıstiyanlık’tan sonra dünyanın en yaygın üçüncü dini olduğunu ifade etmek isterim. İnsanların itikat süreçlerine ve tercihlerine saygımı ve bu kabullenişlerin kişisel tercihler ile ilgili olması hasebi ile bu durumu Allah ile kul (veya kişi her neye inanıyorsa) arasında bırakmamız gerektiğinin daha doğru olacağını düşünerek dünya toplumlarının farkında olmadan yaptıkları ve ona sıkılmadan hizmet ettikleri İsraf Tanrısı Obezite’ye gelmek istiyorum.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), şişmanlık ve obeziteyi birey sağlığına bir risk sunan anormal veya aşırı oranda yağ birikintisi şeklinde tanımlarken, sağlık bakanlığımız genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkması şeklinde ifade eder. TDK (Türk Dil Kurumu) ise çok şişmanlık olarak tarif etmiştir.

Obeziteyi DSÖ derecelendirirken vücut ağırlığınızı (kg) / boy uzunluğumuzun (m) karesine böldüğümüzde 18.50 – 24.99 değerleri arasında yer alması İsraf Tanrısı Obezite ile bir ilişkiden uzak olduğumuzu bize fısıldıyor. İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı ise (OECD) 19.5 seviyesini normal olarak kabul ediyor.

İsraf Tanrısı Obezite dünyada birçok fan toplarken, maalesef seçilmiş Avrupa Birliği ülkeleri arasında yapılan bir incelemede Türkiye Şampiyonlar Ligi statüsünde yer almaktadır. Bu oran 2017’de 27.5 (obez öncesi dönem) seviyelerinde iken 2020 yılında bu değerin 30.0 seviyesini aştığını görmekteyiz.

Obezitenin dünya toplumundaki mevcudiyeti ile ilgili durum o ülkenin gelişmişlik hassasiyetlerinden çok uzak bir konu aslında. Yani bir toplumun ekonomik refah düzeyi toplumun obezite serüveninde özne olarak karşımıza çıkmamaktadır.

Önemli olan soru şu;

Biz, İsraf Tanrısı Obezite olgusundan nasıl kurtulabiliriz?

Dünyada pandemik bir hal almış ve birçok hastalığın öncül uyarıcısı olan çok şişmanlılık durumundan nasıl kurtulabiliriz?

Öncelikle şunu bilmeliyiz;

Organizmamız metobolik süreç serüveninde enerji üretmek için karbonhidratları ve yağları kullanmaktadır. Eğer siz günlük enerji ihtiyacınızdan fazlasını almaya teşebbüs ederseniz metabolik sistem yağ olarak depolama sürecini başlatıyor. Bir süre sonra depolanan yağlar yağ dokusu olarak karşımıza çıkıyor ve bize hayat arkadaşlığı etmeye başlıyor. Sevgili okur fazla yağ dokularımızı düşünelim. Hayatınızın her aşamasında sizinle birlikte. Her gittiğiniz yere götürmek, taşımak zorundasınız. Sizin bu özverili ve sabırlı dostluğunuza karşılık sunmuş olduğu yaşam standardı sizi daha fazla yük taşımaya sevk etmesidir. Bu hal tam olarak İsraf Tanrısı Obeziteye kölelik, ameleliktir. Oysaki dostlar hafifletir, yaşam standardımızı yükseltir ve hayat ferahımızı kolaylaştırır.

Obezite ile ilgili süreci hızlıca değerlendirip gündemimize almamız artık ciddi bir konu. Aksi durumda onun bizi kontrol altına alması çokta uzak bir çağda gerçekleşecek bir olgu olmayacaktır. Bu yüzden ihtiyacımız kadar yeme alışkanlığını hızlıca yaşam tarzı haline getirmemiz gerekmektedir.

İhtiyacımız ile ilgili süreci belirleyen üç önemli başlık var.

Bazal Metobolik Hız (BMH), besinlerin termik etkisi ve fiziksel aktivite düzeyimiz.

BMH organizmanın yaşamsal fonksiyonlarını sürdürebilmesi için kullanılan enerji olarak düşünebilirsiniz. Nedir bu yaşamsal fonksiyonlar; beyin ve merkezi sinir sisteminin (MSS) kullanması gereken enerji, karaciğerin sorumlu olduğu (kan glikoz kontrol süreci vs. gibi) süreç yönetimleri için enerji, solunum ve dolaşım sisteminin görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi için kullanılan enerji süreçleri. Kişisel farklılıklar ve hesaplanması ile ilgili kırk küsur formül olsa da hastane laboratuvar ortamlarında BMH değerlerinizi ölçebilirsiniz. Ortalama ve normal değerlere sahip bir insanda bu oran 1800-2000 (sedanter bireyler için) kalori aralığında bir değere sahip. Bu değer birçok kaynakta farklı rakamlar ile karşımıza çıkmakta. Bu kafa karışıklığı yaratabilir ancak yapılan araştırmalardaki insan popülasyonlarındaki farklılıklar göz önüne alındığından anormal bir durum değildir.

Bir diğer başlığımız besinlerin termik etkisidir. Bu kavram makro besinlerin (karbonhidratlar, proteinler ve yağlar) vücutta sindirim ve kullanım sürecindeki ortaya çıkan farklılıklara bağlı olarak kullanılan enerji miktarına karşılık gelmektedir. Besinlerin termik etkisi ile ilgili kullanılan kalori miktarını günlük beslenme hikâyeniz ile ilgili olduğunu hatırlatmak isterim.

Bizim için önemli olan ve dikkat çekmek istediğimiz nokta fiziksek aktivite düzeyimizdir. İsraf Tanrısı Obezitenin ciddi bir düşmanı olan bu kavramı hayatımızın öznesi haline getirmemiz bizi obezitenin egemenliğinden kurtarma konusunda önemli bir fırsat olacaktır. Çünkü fiziksel aktivite düzeyimiz bizim kilo kontrolü sürecimizde ki en önemli gücümüzdür. DSÖ normal sağlıklı bir insanın haftada 150 dakika, günde en az 30 dakika imkân ve yeterliliği kadar fiziksel aktive sürecine dâhil olması gerekliliğini vurgulamaktadır. İhtiyacınıza göre bu süreleri arttırmak veya azaltmak sizin elinizde. Eğer günlük beslenme hikâyenizde ihtiyacınız kadar tüketir ve bu süreci fiziksel aktivite ile desteklerseniz kilo kontrolünüzü sağlamak daha kolay olacaktır. Çünkü yapılan çalışmalarda kilo verme ve kilo kontrolü süreçlerinde egzersiz+beslenme hikâyelerinin bir arada uygulanması daha iyi sonuçların elde edilmesine imkân sağlamıştır. Sadece beslenme sürecini yönetme noktasında aç kalmak veya fiziksel aktivite yapıp hemen akabinde bir kilo baklava tüketmek sizlere çok iyi bir hikâye sunmayacaktır.

Bu yüzden artık dönem bizden önce kapıdan içeri giren göbeklerimizden kurtulma dönemidir.

Yiğit Türk erkeğinin kemer ekseninde meydana gelen kaymaların son bulacağı dönemdir.

Asil Türk kadını ile ilgili bir mevzi açma cesaretini gösterememekle birlikte; kısır, börek, pasta işlerine az ara vermenin zamanı geldiğini naçizane hatırlatmak isterim.

Dönem karın bölgesindeki kasları sıkıp üzerindeki yağ dokusuna alan açarak, ‘’Aslında göbeğim yok, şişkinlik var, ödem ödem’’ kandırmacasının son bulması gereken dönemdir.

Artık göbek deliği bölgesindeki düğmelerinin stres ve baskı altında çalışmasının bittiği düğmelerin feraha kavuşturulacağı dönemdir.

Dönem kalkıp otururken, yürürken veya koşarken Akdeniz’in dalgaları gibi yükselen – alçalan yağ dokularımızdan kurtulma dönemidir.

Sonuç olarak sevgili okur;

Geldiğimiz noktada sağlıklı bir yaşam ve daha iyi bir sağlık ferahı için yaşam tarzı haline getirmemiz gereken iki önemli süreç var. Birincisi ihtiyacımız kadar besin tüketmek, (Çeşitlilik esası önemli) ve fiziksel aktiviteyi hayatımıza dâhil etmektir. Eğer bunu başarabilirsek İsraf Tanrısı Obeziteyle olan mücadelede önemli bir başarı grafiğini toplum olarak yakalayabiliriz.

Sevgi, sağlık ve bilgi ile kalınız…

 

Yavuz Yasul
Yavuz Yasulsporirat23@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Fatih Ateş Temmuz 22, 2020 / 21:13 Cevapla

Teşekkür ederiz Yavuz Hocam…

PUAN DURUMU
Süper Lig
# TAKIMLAR O AV P
PTT 1.Lig
# TAKIMLAR O AV P
LİG FİKSTÜRÜ
Süper Lig
PTT 1.Lig