KAYGI VAR, PANİK YOK! « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

KAYGI VAR, PANİK YOK!

Bu haber 27 Mart 2020 - 8:13 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Son zamanlarda en önemli gündemimiz olan, Çin’ in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve binlerce

kişinin ölümüne neden olan yeni tip koronavirüs salgını dünya genelinde büyük bir panik oluşturmuş

durumda. Ülkemiz içinde tehlike oluşturan ve vaka sayılarının artmaya başladığı şu günlerde acaba bizler vatandaş olarak hala bu meseleyi ciddiye almadık mı, yoksa aşırı kaygıya kapılıp tedbirlerimizde de aşırıya mı kaçtık?

Salgının Çin’ de başlayıp hızla yayılması ve ülkemizde de ilk vakaların açıklanmasından itibaren

ülke genelinde bir panik yaşanmaya başladı. Hijyen ürünleri ve gıda stokları derken kaygımız daha da

artmış oldu. Kaygı; bu gibi durumlarda durumu ciddiye alma, gerekli önlemleri yerine getirme adına

yaşamamız gereken çok normal bir tepki olmasına rağmen, kaygı düzeyimizi kontrol edemediğimiz

zaman, psikolojik ve sonrasında fizyolojik sorunlar yaşayanabileceğini de göz ardı etmemeliyiz.

Kendimize sormamız gereken ilk soru “Gerekli önlemleri alıyor muyum?” olmalıdır. Devletimiz

tarafından en başından beri gerekli koruyucu önlemler alınıyor ve sürekli bu konuyla alakalı açıklamalar yapılmaya ve tedbirler arttırılmaya devam ediliyor. Bizimde halk olarak öncelikle kendi sağlığımız, sonrasında çevremizdeki insanların ve toplumumuzun bu salgını en az zararla atlatması adına kişisel tedbirlerimizi almamız gerekir. El temasından kaçınmak, karşımızdaki kişiye 1 metreden fazla yaklaşmamak, bulunduğumuz ortamları sık sık havalandırmak, virüsün herkesten bulaşabileceği

ihtimalini unutmamak, kalabalık yerlerden uzak durmak, ellerimizi sık sık yıkamak, gerekli olmadıkça ve işe gitme zorunluluğumuz yoksa evlerimizden çıkmamak gibi tedbirlerimizi aldıktan sonra, soğukkanlı olmayı başarabilmek gerekir.

Gerekli önlemleri aldığımız halde aşırı korku, kaygı, panik yaşamaya devam etmemiz, stres ve

kaygı düzeyimizi kontrol edemememiz, virüsün bizde psikolojik olarak kalıcı etkiler bırakmasına sebep

olabilir. Korku; tehlikelere karşı uyanık olmamızı sağlayan, tedbirler aldırtan, yaşamımızın devamlılığı

için gerekli olan bir duygudur. Şu günlerde bir korku ve kaygı durumu yaşanmaktadır. Verilen tepkiler bir dereceye kadar normaldir ancak orantısız tepkiler fobi dediğimiz psikolojik rahatsızlığı beraberinde

getirebilir. Fobiler ise bazı durumlara veya nesnelere karşı duyulan aşırı korku halidir. Kontrol duygusunu kaybetmiş kişilerde takıntılı düşünceler başlar, bunları zihninden uzaklaştıramaz ve sürekli o düşüncelerle uğraşır durur. Uykusuzluk başlar, stres düzeyi artar. Stres ise bağışıklık sistemini baskılar. Bağışıklık direncinin zayıflamaması ve virüse yakalanma olasılığının artmaması için kaygıların kontrol edebilmesi önemlidir. Kontrol edilemeyen kaygı ve stres istenilmeyen panik haline sebep olabilir.

Belirsiz ve kontrol edilemeyen durumların kişide kaygı oluşturmasının çok normal olduğunu

düşünürsek; bu süreçte medyanın da doğru bilgi aktarması, sosyal medyada aşırı abartılı halkı paniğe

sürükleyen paylaşımların yapılmaması çok önemlidir. Belirsizlik kaygıyı arttırır, bilgi ise kaygının

kontrol altına alınabilmesini sağlar.

Halkımızın bu günlerde kendi üzerine düşen tedbirleri alması ve duyarlı davranması ilk görevi

olmalıdır. Gençlerimizin de daha duyarlı olmaları, bana zarar vermez düşüncesiyle risk grubunda

olmadıklarını düşünerek rahat davranmamaları gerekir. Taşıyıcı olmaları durumunda pek çok kişiye

hastalığı bulaştırabilecekleri bilinciyle okullara ara verildiği şu günlerde, evlerinde vakitlerini verimli bir şekilde değerlendirmeleri gerekir. Özellikle 65 yaş ve üstü olanlar, bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve kronik rahatsızlığı olanlar bu süreçte daha dikkatli olmalıdır. Panik ve stres bozukluğu ya da kaygıyı üst seviyede yaşayan kişilerin de bu süreçte destek almaları gerekebilir.

 

 

 

 

Meltem Kaya
Meltem Kayameltemkaya@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.