HÜSNÜ ÇARESİZ « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

HÜSNÜ ÇARESİZ

Bu haber 21 Aralık 2020 - 7:43 'de eklendi.

Akşam namazını kılmış, odanın en rahat köşesine kurulmuş haber dinliyordu sakallı Hüsnü.

‘’ABD yaptırımları arka arkaya gelmeye başladı, hız kesmeden devam edecek gibi.’’

‘’AB,  yaptırım sırasında bekliyor.’’

‘’Tüm komşularımız ile sorun yaşıyoruz.’’

‘’Yunanistan bir elçilik görevlimizi casus ilan etti’’

‘’Doğu Akdeniz yağmalandıktan sonra yapılan hamleler tek, tek sonuçsuz kalıyor.’’

‘’Merkez bankası rezervleri eksiye düşmüş hazine tam takır’’

‘’İşsizlik Cumhuriyet Tarihinin rekorunu kırıyor’’

“Enflasyon açıklanan resmi rakamların kat, kat üzerinde seyrediyor’’

“KORONA belasında ipin ucu kaçırılmış, millet kaderine terk edilmiş durumda.’’

‘’Üniversiteler bilim yuvası olmaktan çıkmış, politik müdahalelerin kıskacında, tarikat, cemaat yuvalarına dönüşmüş durumda.’’

‘’Demokratik Parlamenter sistemden vazgeçilip, başkanlık sistemi uygulaması ile Parlamento işlevini yitirip boş toplantılar ile kendi iç kavgalarıyla meşgul hale gelmiştir.’’

‘’TBMM, Yasama faaliyetlerini bile sarayın emirleri doğrultusunda yapan göstermelik bir kuruma dönüşmüş durumdadır.’’

‘’Bakanlar Kurulu, sarayın sekreterler kurulu olmuş, aldığı kararlar, yapacağı yatırımlar bile sarayın onayı olmadan uygulanamaz hale gelmiştir.’’

Hüsnü bey sakalını sıvazladı, çaresiz bir şekilde vardır bir hikmet, kader kader diyerek kanal değiştirdi.

‘’Avrupa bizi kıskanıyor’’

‘’Dış güçler saldırıya geçti’’

‘’Beka sorunu yaşıyoruz’’

‘’Kim bu memlekette aç var diyorsa yalan söylüyor’’

‘’Bay Kemalettin kendine gel, adam ol’’

‘’ Bay Kemalettin; Ben adam gibi adamamım sen adam ol’’

‘’Sürmene çakısına laf söyletmem, laf diyenin ağzını yırtarım, O benim dava arkadaşımdır.”

‘’ Ey Biden yanlış yapma, bak karışmam ha delerim bidonunu.”

Birazcık rahatladı sakallı Hüsnü, hiç değilse kafa tutuyorlar diye mırıldandı.

Yatsı namazı için ezan okunuyordu, sakallı Hüsnü, namaz için kalktı, namaz kılıp uyuyacaktı, yarın maaş günüydü, maaş kuyruğuna girecekti.

Sakallı Hüsnü bankamatikten emekli maaşını almış, evin yolunu tutmuştu bile.

Ağzı dualı yürümeye başladı Hüsnü, ALLAH devletimize zeval vermeye, şükür şükür, çok şükür, ya hiç olmasaydı.

Hüsnü, eşi Hüsniye’yi, işsiz, delikanlı oğlunu hatırladı.

Hüsniye epeyi erzak istemişti, Oğlan harçlık bekliyordu, caminin hemen yanı başındaki çay ocağına çay borcu vardı, iki bin iki yüz maaş artık cebinde idi, şükür dilinden eksik olmuyordu. ALLAH Devlete zeval vermesin, şükür şükür. Çok şükür, camiler açık, ezan okunuyor, namazımı kılıyorum, daha ne olsun, şükür, Hüsniye’nin erzakı biraz eksik kalsın, oğlan yüz lira ile gelecek ayı beklesin, şükür, çok şükür.

Karşı komşusu mazlumu düşündü. Mazlum işsiz güçsüz, beş çocukla perişan bir hayat sürüyordu.

Şükür, şükür, şükür ya Mazlum olsaydım.

Hüsnü ve Mazlumların ülkesi bir şeyi çok güzel öğrenmişti, öğretmişlerdi ‘Öğrenilmiş Çaresizliği’ öğrenmişlerdi şükür etmeyi, öğrenmişlerdi daha kötüsü ile kendini kıyaslamayı Hüsnüler…

Biliyorlardı artık, kaderlerinin değişemeyeceğini, baş edemiyorlardı sıkıntıları ile.

Çaresini buldular, nasıl olsa değişmeyecek diyerek kaderleri olarak kabul ettiler bu sefil yaşamı Hüsnüler, Mazlumlar, ALLAH böyle takdir etmiş, böyle bir kader yazmıştı onlar için. Hacılar, hocalar, şeyhler öyle buyuruyordu, kaderdi bu çaresizlik, bu sefalet.

Bu teslim oluş, hem Hüsnüleri rahatlatıyordu, rahatladılar hem de yönetici efendilerini rahatlattılar.

Martin Seligman ‘Öğrenilmiş Çaresizlik’ deneylerini köpekler ve pireler üzerinde yaparak, sonuçlar çıkaran bir bilim insanıdır, Seligman’ın deneyleri çok acımasız deneylerdir.

Deneyler, iki ayrı kafeste şoklanan tasmalı ve tasmasız köpekler üzerinde yapılır.

Şoklanan tasmasız köpeklerin kafesinde elektrik şokunu durduracak bir düğme vardır.

Tasmalı köpeklerin kafesinde böyle bir düğme yoktur, olsa da tasmadan kurtulup düğmeye kavuşmaları mümkün değildir.

Tasmasız köpekler zamanla bu düğmeyi fark eder ve elektrik şokunu durdurur.

Tasmalı köpekler, çaresizlik içinde zamanla O işkence ortamına alışır.

Kafes kapıları açılır, tasmasız köpekler kafesi hızla terk eder.

Tasmalı köpekler ise hiçbir refleks göstermeden O işkence kafesinde kalmaya devam eder.

Pireler ise iki ayrı kavanoza konur, kavanozlardan birinin kapağı açık, diğeri kapalıdır. Açık kapaklı kavanozdaki pireler zamanla kavanozdan sıçrayarak kurtulmayı başarır.

Kapalı kavanoz içindeki pireler birkaç sefer kaçma teşebbüsü yapar, kapağa takılıp düşer, kapalı kavanozu doğal yaşam alanı olarak kabullenip zıplama reflekslerini bile kaybederler.

Artık, Seligman’ın hayvanlar üzerinde yaptığı deneyler, politikacılar, algı yöneticileri, yazarlar, çizerler tarafından insanlar üzerinde yapılıyor.

Bu acımasız deneylerle, insanın yaşadığı her türden zorluklar, bir gerekçe arkasına gizlenerek, çoğu zaman da düşman ve engeller ile süslenerek çaresizlik insanların beynine işleniyor, bunun bir kader, bir değişmez sonuç olduğu insana kabul ettiriliyor artık.

Bu sadece bizim ülkemizde uygulanan bir deney ve algı yönetimi değil, insanlık tarihi boyunca var olan, güçlülerin, güçsüzler üzerinde uyguladığı bir deneydir bu.

Bu deney uygulanırken kapak ve tasma olarak kadercilik, din, gelenek, itaat ve kutsal devlet kavramları kullanılır. Bunlar insanın boynuna tasma olarak takılır, kapalı kavanoza, kapalı kafese konulup eğitilir, çaresizlik öğretilir.

Seligman köpekler ve pireler üzerin de bu deneyi yaptı ve başardı, politikacılar ise insanlar üzerinde yaptı ve sonuç aldı.

Artık bir kafes içinde elektrik şoku ile yaşamayı doğal yaşam zanneden köpekler gibi oldu insanlık.

Kapağı kapalı kavanoz içindeki yaşamı doğal kabul edip zıplamayı bile unutan pireler gibi oldu insanlık.

Çare mi çare kendine güven, boyunduruğun kırılıp atılacağına, kavanoz kapağının ebediyen kapalı kalmayacağına inanmak ile bulunacaktır.

İnsanı bağlayan, çaresizliğe iten, zincirleri kırmak çok zor olsa bile imkânsız değildir.

Çok basit, Hüsnü Çaresiz, öğrenilmiş çaresizliği unutup, öğrenilmiş direnişi yaşamına kazandırmak zorunda.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Murat Ünal
Murat Ünalmuratunal@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.