07.10.2022, 11:55

Hayattan sonrasının adını koymak- I

Malik bin Dinar Hazretleri anlatıyor:

Hz. Rabia’nın yanına gittim, abdest alırken kullandığı bir kırık testiden su içerken gördüm onu. Altına da eski püskü bir hasır sermiş, bir kerpici de başına yastık yapmıştı.

Bunu görünce içim acıdı;

"Ey Râbia! Zengin dostlarım var. Eğer izin verirsen senin için onlardan bir şey isteyeyim" dedim.

"Ya Mâlik! Bana da onlara da rızk veren bir ve aynı Zât değil midir?" dedi.

"Evet, öyledir" dedim.

"Şu hâlde; O, fakirleri fakir oldukları için unutuyor da zenginleri yalnızca zenginlikleri nedeniyle mi hatırlıyor ve yardım ediyor?" dedi.

"Hayır, hiç de öyle değil" dedim.

"O, halimi bildiğine göre kendisine neyi hatırlatacağım? O öyle istiyor, biz de O’nun istediğini razı olmuş durumdayız" dedi.

Notlarımı karıştırırken denk geldiğim bu yaşanmışlık, işin teslimiyet boyutunu anlatan ve üzerinde tepindiğimiz manevi mirasın ruh köklerimize kodlaması gereken değerlerden, çok küçük bir cüz idi sadece.

Ancak biz; bugün içinde kaybolduğumuz, dişlileri arasında ezildiğimiz tüketim çarkında bu tür misalleri anlamaktan epeyce uzaktayız. Çünkü göğsünden süt emdiğimiz kapital çağ, bize hep “daha fazlasını” öğütleyerek ruh köklerimize kodlanan şahit olmayı, sahip olmaya çevirmek için yürek teri döküyor.

Oysa kabul etmeliyiz ki daha çok tüketim, daha çok eğlence, daha fazla refah, daha fazla konfor adına hayatını birer mutluluk sarhoşu olarak yaşayan, yaşamaya çalışan, böyle bir yaşamayı ihtirasla isteyen kitleler; aslında hayattan “kendi payına düşenin fazlasını” istemiş oluyorlar.

Dolayısıyla kim nasip edilen rızkından daha fazlasına talipse ya da kim kendi payına düşen hayatı “ölçüsüzce” büyütmek istiyorsa; bilsin ki, bunu bir başkasının hayattan aldığı payı “küçültmek” pahasına, onun hakkını gasp ederek istiyor.

Bu hırsımızdan olsa gerek donuk, canlılığını yitirmiş bir şuur; öğrendiğini ezbere dönüştürmüş, tekrarlara tutunarak yaşamaya çalışan beyhude kişiliklerimizle, her şey gün geçtikçe daha cilalı, daha törensel, daha laçka hale geliyor ve zengin gelenekler ister istemez cafcaflı gösterilere, kutsanmış esaslar abartılı törenselliklere, mütevazı gayeler heveskâr vasıtalara feda oluyor.

Ama yetmiyor; bu gasp kültürü, artık can almaya, yaratan kudretin aziz ve mukaddes kıldığı cana üstelik artık sıradan insanlarla kastetmeye de başladı.

Malumunuzdur…

Algı krallığının tahtında oturan medya, sanki karanlık gölgelerle söz birliği etmişçesine ve bu mümbit coğrafyada “sevgi, iyilik ve merhamet adına hiçbir şey yokmuş gibi” hemen her gün ülkenin herhangi bir coğrafyasında ortaya çıkan bir kötüyü ve onun sergilediği kötülükleri canımızı acıta acıta, yüreğimizi kanata kanata zihnimizin derinliklerine boca ediyor.

Kapital bir dünyada kötüyü ve kötülüğü özellikle haber unsuru yapmak istemelerinin sebebini kendi cephemde zorlansam da bir parça anlamaya çalışıyorum ama bu tür olayların birer haber niteliği taşıyıp taşımadığı konusu çok uzun sürecek bir tartışma.

Zira kötülüğü beslemekten, karanlığın siyahını artırmaktan, kamusal vicdanda onulmaz yaralar açmaktan başka bir işe yaradığını sanmıyorum bu tür haberlerin.

Bakın mesela…

Son bir hafta içinde öpmeye dahi kıyamayacağınız henüz küçücük bir çocuğumuzun karanlık eller tarafından öldürülerek battaniyeye sarılı cesedini derin dondurucuda saklayan caniler, bir şarkının sözlerini bilmediği için egosu tatmin olmayan bedbahtlarca yüzü ve boynu parçalanarak katledilen sanatçı bir baba ve onun bir ömür boynu bükük bırakılan yavrusu, son olarak da yaşlı, hasta ve biçare bir kadına üstelik özel bir hastanede uygulanan şiddetten haberdar olduk.

Tabi bunlar buzdağının görünen yüzü.

Kim bilir korku, endişe ve adalet kavramına karşı yitirdiğimiz güven duygusu hangi karanlık ellerin sebep olduğu hangi acıları örtüyor da bizim haberimiz olmuyor.

Boyutlarıyla, tahribatıyla, gönül coğrafyamızda uyandırdığı dehşet dalgalanmalarıyla elbette sıra dışı hadiseler bunlar, evet ama bu kanlı madalyonun diğer yüzünde böylesine yürek yakan şiddet gösterileriyle rahatlıkla bağdaştıramayacağımız sıradan mekanlar, sıradan zamanlar, sıradan hayatlar ve sıradan insanlar var.

Çünkü elimizdeki ve gözümüzün önündeki ekranlardan ısrarla “şiddet” pompalayan modernlik (!) kültürü, olgunlaşan meyvesini şiddete meyilli ve insani vasıflarını yitirmiş karakterler üzerinden değil, artık sıradan insanlar üzerinden veriyor. (Devam EDECEK)

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 03 Aralık 2022
İmsak 05:49
Güneş 07:17
Öğle 12:18
İkindi 14:48
Akşam 17:09
Yatsı 18:31
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 14 25
4. Pendikspor 14 25
5. Bodrumspor 15 25
6. Keçiörengücü 14 25
7. Boluspor 14 25
8. Bandırmaspor 15 24
9. Manisa FK 14 23
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4