‘Hatırlamak Uzatıyor Ömrü’ adlı eser, okuyucusuyla buluştu! « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

‘Hatırlamak Uzatıyor Ömrü’ adlı eser, okuyucusuyla buluştu!

Bu haber 30 Ağustos 2020 - 15:01 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bizim Külliye Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Şair ve Yazar Nazım Payam’ın yeni kitabı ‘Hatırlamak Uzatıyor Ömrü’ Ötüken Yayınları tarafından okuyucuyla buluşturuldu. Hatırlamak Uzatıyor Ömrü, Türk şiirinden durulmuş ve durdurulmuş anlar albümü. Nazım Payam ile yeni kitabı hakkında konuştuk. İşte Nazım Payam’ın son kitabı hakkında söyledikleri…

 

 

Haber: Songül DURSUN/ÖZEL

Uzun yıllardan beri deneme tarzında ki eserleri ile tanınan Ses ve Yaz adlı eseriyle Türkiye Yazarlar Birliği ve Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği  (ESKADER)tarafından yılın deneme kitabı ödülüne layık görülen ilimizin güçlü kalemlerinden Nazım Payam’ın Ötüken Yayınları tarafından yayımlanan Hatırlamak Uzatıyor Ömrü’ adlı kitabı raflardaki yerini aldı.

TÜRK ŞİİRİNDEN DURULMUŞ VE DURDURULMUŞ ANLAR ALBÜMÜ…

Günümüzün güçlü şair ve deneme yazarı, şair ve kültür adamı Nazım Payam, yeni eseri ‘Hatırlamak Uzatıyor Ömrü’nde edebiyat uğraşı esnasında kendine ses yoldaşlığı eden değerli şairlerin dizeleriyle şiirden fotoğraflar çekiyor. Bu karelerin hatırlattığını, sezdirdiğini, düşündürdüğünü ve kurdurduğu düşü zaman zaman denemenin sınırlarını ihlal ederek okura iletiyor. İçinde yaşadığı topluma insanın kıymetli varlığını ve ona kapanan yolların açılma imkânlarını sunuyor. Hatırlamak Uzatıyor Ömrü, Türk şiirinden durulmuş ve durdurulmuş anlar albümü…

 PAYAM GAZETEMİZE KİTABIN HAZIRLANMA AŞAMASINI ANLATTI

Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından şiirleri üzerine bir araştırma inceleme tezi de hazırlanan, kendini kabul ettirmiş güçlü yazar ve şairimiz Nazım Payam ile yeni çıkan kitabı hakkında görüştük. Yeni kitabının üç yıllık bir zaman zarfında meydan geldiğini söyleyen Payam, kitabı yazarken Türk şiirinden yola çıktığını ve hatırlamak kelimesine çok anlamlar yüklediğini kaydederek; “Hatırlamak Uzatıyor Ömrü,  hatırladıklarımdan gördüklerimden meydana gelen bir kitap; bu üç yıl zarfında oluştu. Fakat kısa bir zamanda kitap haline dönüştü; bu da tabi ki benim için ayrıca bir sevinç oldu. Hatırladıklarımdan, derken de hatırlamak kelimesine çok şeyler yükledim açıkçası. Bilinçlenme yükledim, sorumluluk yükledim, muhabbet yükledim, nefretlerimi yükledim, yaşama sevincimi yükledim. Bunlardan kuşatılmış bir kitap oldu. Ama bunları yaparken de Türk şiirinden yola çıktım. 30 tane şair seçtim ve bu şairlerin şiirlerinden yola çıkarak hatırladıklarımı, gördüklerimi düşündüklerimi yazmaya çalıştım. Zaten şiir serüvenimiz bir noktada hem tarihi serüvenimizle, genel tarihi serüvenimizle, hem kişisel biyografimizle örtüşecek konumdadır. Onu gerçekleştirmeye çalıştım” dedi.

“BAZEN EĞİLİMLERİMİZ KENDİSİNİ KALIN ÇİZGİLERLE BELİRTMİYOR”

Gazetemize kitabı yazmaya nasıl karar verdiği konusunda bilgilendirmede bulunan Payam, “Öncelikle hesapladığım bir şey değildi. Bazen eğilimlerimiz kendisini kalın çizgilerle belirtmiyor. Bir iki yazı oluşunca bu tavrı takındım, karar verdim. Önce bir iki şiir üzerine görüş ve düşüncelerimi yazdım. Şiirlerin bana hatırlattıklarından bahsettim ve dergide yayımladım; baktım ki okur bunlara ilgi gösteriyor, muhabbet duyuyor ve düşüncelerini iletiyor. Bu arada şunu belirtmek isterim ki; dergi okuru seçkin okurdur. Olumlu ya da olumsuz tepkisini hemen belirtir. Ben de bu tepkiler doğrultusunda konumu belirlemiş oldum.

“OKURLARIMA MUHABBETLE, SEVGİYLE ULAŞMAK GAYRETİNDEYİM”

“Ben, okurlarıma bir şeyler öğretmek amacıyla yönelmem.” Diye konuşan Payam, “Hatırlamak Uzatıyor Ömrü kitabın adı da üstüne okura bir şeyler hatırlatmak, bir şeyleri düşündürmek, sevgi odaklı bir tavır takınma, sevgi merkezli bir tavır takınma yönünde birliktelik oluşturma gayreti güderim. Gayem de, gayretim de onlara muhabbetle ulaşmak ve hatırladıklarımı paylaşmak amacı güderim. Fakat hiçbir sevgi zeminsiz değildir. Mutlaka bir donanım, bir bilgi birikimi ister. Yani havai veya uçuk kaçık gerçeğimizden uzak bir muhabbeti davet diye bir şey olmaz. Benim yaptığım da zemini sağlamlaştırdıktan sonra okurlarımı davet etmek. Bunu da nesirle düzyazı ile yapıyorum.” İfadelerini kullandı.

PAYAM, YAYIMLANAN KİTAPLARI HAKKINDA DA BİLGİLENDİRDİ

Geçtiğimiz yıllarda çıkardığı kitapları hakkında da bilgilendirmeler yapan Payam, “Hatırlamak Uzatıyor Ömrü’ yedinci kitabım oldu. Fakat daha önce yayımlanan iki kitabımı yok sayıyorum. Bunlardan birisi ilk kitabım ve kendi imkanlarımla bastırdığım ‘Sonrası Güldür Açar’ ilk heyecanımdı. Öğretmenliğe başladığım ilk yıllarımdı. Bir maaşımı baskı masraflarına ödemiştim. Matbaadan aldıktan sonra zaten sayfaları dağılmaya başlamıştı. Diğeri ise adından hoşlanmadığım, alelacele bir arkadaşımın tavsiyesiyle yayımlanan, ‘Ben Kendimi Dağ Bilirim’ adlı kitabım. Bu beni hep rahatsız etti ve bu kitabımı da hep yok sayarım. Daha sonra ‘Ses ve Yaz’, ‘Şehrin Eylül Tarafı’,  ‘Sılası Türkçe’,’ Ateş Islağı’ ve son olarak ‘Hatırlamak Uzatıyor Ömrü’… Şehrin Eylül Tarafı’nda Elazığ’da yaşadığım mahalleyi anlattım. Mahalleden yola çıkarak Gazi Caddesi’ni anlattım. Dostlarımı, arkadaşlarımı anlatmaya çalıştım. Fakat hep bir hikâyeden yola çıktım. Birilerinin hikâyesinden yola çıktım. Arkadaşlarımızın da, çevremizin de kendine ait hikâyeleri vardı. Onları dillendirdim. İki baskı yaptı ve kalmadı. Daha sonra o kitabımdan bir kısım metin alarak ‘Ses ve Yaz’ adlı kitabımı daha genişlettim; şehrin dışına çıktım ve şehrimin dışındaki şahısları,  tanıdık bildik şahısları konu edindim Onları dile getirmeye çalıştım. O da tuttu ve tutunmakla kalmadı; yayımlandığı yıl Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın deneme kitabı seçildi. Ayrıca İstanbul’da tekrar Türkiye Yazarlar Birliği ve Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği  (ESKADER) ödüllendirildi. O da üç beş ay içerisinde ikinci baskısını yaptı. Elazığ’a geniş yer vermeme rağmen, il dışında daha fazla satıldı. Sanıyorum il dışındaki hemşehrilerimiz o kitabı sahiplendi. İkinci baskısından sonra Elazığ’a geldi. O da ne kadar satıldı bilemiyorum. Ama belediyemiz o yıllarda o kitabımdan fazlasıyla alıp dağıtmıştı.” Diyerek sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“TÜRKÇE KONUŞULAN HER YERİ VATANIMIN BİR PARÇASI BİLİRİM”

‘Ateş Islağı’ ise tarikatların, şeyhlerin olumsuz taraflarını irdeleyen şiir manzumesiydi. Türk Edebiyatı Vakfı tarafından çıkarıldı. Bu, FETÖ meselesinden çok önceydi ve biz gidişatı öngörebiliyorduk. Biz de tarikat mensupları alperenlerdi, öncü kuvvetimizdi. Devletten makam mevki hırsı ile yola çıkmazlardı. Milletin arzularını gerçekleştirmek, dini hayata sevk etmek için yola çıkarlardı. Son gelişmelerden müthiş derecede sancılıydım, rahatsızdım. ‘Ateş Islağı’ o minval üzere gerçekleşti. ‘Ateş Islağı’nın bir devamı niteliğinde olan ‘Yalnızlık Risalesi’ de minval üzere gerçekleşti. ‘Yalnızlık Risalesi de Ötüken Yayınları tarafından yayımlandı. ‘Sılası Türkçe’ye karşı olan muhabbetime gelince; dünyanın neresinde olursa olsun Türkçe konuşulan her yeri vatanımın bir parçası bilirim ve oraya da vatanım gibi muhabbet duyarım. Orayı da kendi yerim, yurdum gibi görürüm. Aynı zamanda dolaylı olarak da milletimin de yeri yurdu olur. O yüzden adını Sılası Türkçe koydum kitabımın adını.  Türkçe ile ilgili muhabbeti belirleyen denemeler şemsiyesi altında oluşan bir kitap oldu Sılası Türkçe…”

“BİZİM KÜLLİYE DERGİSİ, YAYIM HAYATINI 21 YILDIR BAŞARIYLA SÜRDÜRÜYOR”

‘Sılası Türkçe’ adlı kitabında mahalli olarak başlasa da zaman içinde şehrin sınırlarını aşmış ve  başarısıyla  ülkemizin  önde  gelen  edebiyat  dergileri arasına girmeyi başaran Bizim Külliye dergisini de anlattığına değinen Nazım Payam, “21 yıldır Elazığ’da Bizim Külliye dergisini çıkarıyoruz. Az bir yıl değil. Birçok dergi üç beş yıl sonra tükenir biter. Hele ki günümüzde kişiye özel dergi çıkarmak asla mümkün değildir. Ya bir kuruma Ya bir vakfa sırtını dayayacak o şekilde gerçekleşsin. İzzetpaşa Vakfı’nın bünyesinde 21 yıldan beri Bizim Külliye Dergisi ile kültür ve sanat hayatımıza hizmet etmek amacıyla Bizim Külliye Dergisini çıkarıyoruz. Sılası Türkçe’de onun hikâyesini de anlattım. Edebi çevrelerin saygınlığını kazanmış, İlimizin güçlü kalemlerinden Nazım Payam,  günümüzde 21 yıldan beri yayım hayatına devam eden bir derginin halen yayımlanmasındaki başarısını; temelde muhabbete, vakfın hoşgörüsüne, vakfın dergiyi sahiplenmesine bağladığını ve dergi okurlarının seçkin okurlar olmasına ayrıca okurların olumlu tepkilerine bağladığını söyledi.

“KATILIMCILARIMIZ, YARIŞMANIN SONUCUNU HEYECANLA BEKLİYORLAR”

Şehrimizde bir ilk olan Dede Korkut Hikâye yarışması etkinliğine dair de bilgilendirmede bulunan Payam,  Elazığ Belediyesi ve Bizim Külliye Dergisi tarafından hikâye yazma geleneğini teşvik etmek ve yeni nesillerin yazma eylemiyle daha yakın bir bağ kurmasına katkı sağlamak amacıyla düzenlenen 2. Dede Korkut Uluslararası Hikâye Yarışması ilişkin sonuç değerlendirme sürecinin Korona virüs (KOVİD-19) salgınıyla mücadele tedbirleri çerçevesinde gerçekleştirilemediğini sonrasında ise Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın  koronavirüse yakalanmasından dolayı ertelendiğini belirten Payam, katılımcıların heyecanla yarışmanın sonuçlarının açıklanmasını beklediğini kaydetti. Payam, “Okurlarımız da katılımcılarımız da heyecanla bekliyorlar. Belediye Başkanımızın Covid-19’a yakalanması dolayısıyla ertelemiştik. Başkanımız sağlığına kavuştu inşallah en kısa zamanda edebiyata sanata gereken ilgiyi alakayı gösterir. Bizler de yolumuzda yürümeye devam ederiz” diyerek sözlerini noktaladı.

118360226 770250527133602 8394749103209470868 N

118316513 320148299206816 7003593576964059848 N

Pc 182

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.