Elazığ’da kim deli kim veli belli olmuyor

Elazığ’da yıllar önce kurulmuş akıl hastanesi ile ilgili bir sürü efsane anlatıla geliyor. Peki Elazığ’da çok daha eskilere dayanan herkesin deli sandığı ama aslında veli olan efsaneyi daha önce hiç duymuş muydunuz? Elazığ’da kim deli kim veli belli olmuyor işte herkesin deli sandığı aslında veli olan Deli Mustafa efsanesi…

Zamanında Deli Mustafa adında biri yaşarmış. Deli olduğu için bazen çıplak gezer, bazen de garip tavırları ile dikkat çekermiş. Deli Mustafa hakkında birçok hadise anlatılmakta işte Deli Mustafa efsaneleri…

Harput’ta bir kişi hacca gitmek için yola koyulur, günlerce süren yolculuğun ardından hacca kavuşur. Kâbe’de tavaf yaparken biriyle tanışır. Kendisinin Harputlu olduğunu söyler. Tanıştığı kişi bunun üzerine “Deli Mustafa ya selam söyle” der. Hac vazifesi bitince Harput’a geri döner. Hac dönüşü evde herkes gibi Deli Mustafa ‘da adamı görmeye gelir. Oturulur, konuşulur, kalkma vakti gelince Deli Mustafa adama döner : “Hacı, bizim selâmımızı unuttun” der. Hacı, mahcup ve deliyi ciddiye almamanın verdiği utançla selâmı iletir ve onun ermiş bir kişi olduğunu anlar.

Deli Mustafa bir gün sokakta çıplak geziyormuş. Deli Mustafa’yı bu halde gören Beyzade Hoca kızgınlıkla bağırır: “Mustafa bu ne hâl, çabuk git üzerini giy!”. Mustafa Beyzade Hocanın kendisine kızmasının verdiği utançla ayrılır.

Beyzade Hoca akşam rüyasında Peygamber Efendimizi görür, Peygamber Efendimiz Hoca’ya: “Mustafa’ya karışma’ der.

Beyzade Hoca: “Ya Resulallah, ya şeriatı kaldır, ya Mustafa'yı giydir” diye cevap verir.

Beyzade Hoca sabah Harput’ta gezerken Mustafa’yı görür yine, bu sefer Mustafa elbisesini giymiştir. Bunun üzerine Beyzade Hoca memnun bir şekilde: “Aferin Mustafa, bak ne iyi olmuş.” der.

Mustafa kırılgan bir şekilde Hoca’ya döner: “Baba boş ver, sana Resulallah bile söz anlatamadı” diye cevap verir ve uzaklaşır.

Yıllar önce Harput' ta büyük bir kuraklık olmuş. Bunun üzerine insanlar yağmur duasına çıkmaya karar verirler. Yağmur duasına Mustafa’yı da çağırırlar.

Mustafa: “Bir torba ceviz, yağ ve ekmek alırsanız gelirim” diye cevap vermiş.

Bir anlam verememelerine rağmen Mustafa’nın dediklerini alılar ve Meteris tepeliğine giderler. Duaya başlanır, bu esnada Deli Mustafa ekmeğini tereyağına batırıp yerken bir yandan da : “Yağdır ha yağdır! Yağdır ha yağdır” diye tekrar ediyormuş kendi kendine.

Çok geçmeden bir yağmur yağmaya başlar, dua edenler sağa sola kaçışır hemen. Seller her tarafı kaplamaya başlar. Her yer göl olur. Mustafa, bu sefer cevizleri avuç avuç alıp etrafa saçarak : “Yağma dur ha yağma dur! Yağma dur ha yağma dur!” diye bağırmaya başlar. Bir süre sonra yağmur dinmeye başlamış.

# iyi, harput

04 Nis 2024 - 14:00 Elaziğ/ Elaziğ- Gündem

Mahreç  İrem Ancil


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.