Palu’da yaşamış büyük alim Şeyh Ali Sebdi Hazretleri

Elazığ’da gezilecek yerlerden olan Şeyh Ali Sebdi Hazretleri Türbesi, Murat Nehri’ne bakan bir tepe üzerinde olup eski Palu yerleşim alanının tam karşısındadır. Türbenin iç mekanı birbirine geçişli üç bölümden oluşuyor.

Bu üç bölümden makam bölümünün üzeri betondan bir kubbe ile kaplanmış, diğer bölümlerin üzerine yine beton damlar inşa edilmiş. Türbede, Şeyh Ali Sebdi Hazretleri'nin ve yakınlarının mezarları bulunuyor. Türbenin hemen yakınında birde mescidi yer alıyor.

Şeyh Ali Sebdi Hazretlerinin yüce cedleri, Diyarbakır’ın fethi için gelen ve oraya yerleşen sahabelerden olduğu rivayet edilir. Aslen, eskiden Diyarbakır'a şimdi ise Mardin Savur'a bağlı Kırkdirek Köyü'ndendir. 1787 yılında dünyaya gelmiştir. Çağının en büyük mutasavvıf ve İslam alimi Mevlana Halid-i Bağdadi’den küçük yaşlarda icazet almıştır. Mevlana Halid hazretleri, Ali Sebdî hazretlerine insanları irşad etmesi için Palu'ya gitmelerini emir buyurmuştur. Ali Sebdi Hazretleri, vefatına kadar 45 yıl Palu'da yaşamıştır. 1871 yılında Palu'da vefat etmiştir.

Palu'da, insanların manevi olgunluğa ulaşmaları için pek çok hizmetler ifa etmiş, binlerce talebe yetiştirmiş ve kendisinden sonra bu vazifenin devam edebilmesi için pek çok büyük veli zat yetiştirmiştir. Mahmud Samini Hazretleri maneviyatta en yüksek dereceli halifesidir. Bu nedenle, Silsile-i Aliyye’nin mübarek zinciri kendisi ile devam etmiştir. Harput Ulu Camii bahçesinde medfun Seyyid Ahmed Çapakçuri Hazretleri de önde gelen halifelerindendir.

Ma'murât-ül-Aziz Mülkiye İdâdîsi Mektebinde din, Arabî ve mantık dersleri veren aynı zamanda Beyzade Efendi ve İmam Efendi'nin talebelerinden de olan Hacı Tevfik Efendi şöyle nakleder:

- Ordu Meclisi imamı Mustafa Efendi’den şöyle işittim: "İki arkadaş Şeyh Ali Sebdi Hazretleri’ni görmek için konaklarına gidip misafir olduk. İltifat gösterip bizi kabul buyurdular. Döneceğimiz gün sabah kahvaltısından sonra Şeyh Hazretleri bize bir tabak içinde bir miktar baklava verdiler ve “Bu emaneti, ilk rastladığınız kimseye veriniz” diye tembih ettiler. Devlethanelerinden ayrıldıktan sonra, ilk olarak köprü başında, asık suratlı, çirkin görünüşlü, sakalı bıyığı birbirine karışmış, kirli elbiseli bir kişiye rastladık. Bu kişiyi bu halde görünce, arkadaşıma:

“Yazıktır, bu canım baklavayı bu adama vermeyelim” deyip geçtik. Fakat; o kişi geri dönerek “Yahu! Hazret’in buyurduğu kimse benim. Bizim lokmayı nereye götürüyorsunuz?” deyince, büyük bir şaşkınlık içinde emaneti kendisine teslim ettik. Geçti gitti. Daha sonra anladık ki, o zat Hızır Aleyhisselam imiş."

Palu beyleri, Şeyh Ali Sebdi Hazretleri'nin genç yaşından dolayı büyük bir veli olduğundan şüphelidirler. Ali Sebdi Hazretleri'ne sinsice bir plan hazırlanır. Hem onun sahte bir şeyh olduğunu ispatlayacaklar, hem de o gece onu öldüresiye dövecektirler. O büyük zatı akşam yemeğine davet ederler. Önceden murdar olmuş bir ördeği pişirip önüne koyarlar. Ali Sebdi Hazretleri önüne konulan pişmiş ördeği afiyetle yer. Beyler kendi aralarında durum muhakemesi yaparlar, derler ki: "Bu nasıl velidir. Yediği ördeğin murdar olduğunu bile anlayamadı! Bu sahte bir şeyhtir. Artık öldürülmesi caizdir." Karar verirler, onu öldüreceklerdir.

Beylerin büyüğü Ali Sebdi Hazretleri'nin yanına gelerek: "Şeyh Efendi, ördek lezzetli miydi?" diye sorar. Ali Sebdi Hazretleri: "Çok güzeldi" der. “Yalnız dişime bir et parçası takıldı, bir baksana” diyerek öfkeli Palu Beylerinin ileri gelenini yanına çağırır ve ağzını açıp göstererek şöyle der "Ağzımın içine bir bak hele ne görüyorsun?" der. Bey, Ali Sebdi Hazretleri'nin açılan ağzına doğru bakınca bir deniz ve ortasında yüzen küçücük bir ördek görür. Bu manzara karşısında Palu Beyi, şaşkınlıktan hiçbir şey konuşamaz ve olduğu yere diz üstü çöker. Ali Sebdi Hazretleri diğerlerine dönerek "Bu bir şey anlamadı, birde siz gelin bakın! " diyerek diğerlerini de çağırır. Onlarda gelip bakarlar, aynı manzarayı onlarda görürler. Ali Sebdi Hazretleri ağzını kapattıktan sonra: "Şimdi size soruyorum?" der; "Bir murdar ördek bir deryayı kirletebilir mi?" Beyler yaptıklarından oldukça mahcup ve pişman olurlar ve Ali Sebdi Hazretlerinin eline kapanırlar.

27 Mar 2024 - 20:02 Elaziğ/ Elaziğ- Kültür Sanat

Mahreç  İrem Ancil


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.