Elazığ’da zamanın tanığı! 750 yıldır ayakta

Elazığ, tarihi yapıları ve hikayeleriyle gündemdeki yerini koruyor. Selçuklu döneminden kalma 750 yıllık kervansarayın Elazığ’da olduğunu, tarihe resmen meydan okuduğunu biliyor musunuz? Peki bu tarihi kervansarayın kim tarafından yapıldığından haberiniz var mı? Tüm detaylar haberimizde…

Elazığ’da zamanın tanığı! 750 yıldır ayakta
Elazığ’da zamanın tanığı! 750 yıldır ayakta
+2
Haber albümü için resme tıklayın

Keban ilçesine bağlı  Denizli köyü sınırlarında bulunan Selçuklu dönemine ait yaklaşık 750 yıllık kervansaray zamana karşı direniyor. İpek Yolu üzerinde 13. yüzyılın sonu ile 14. yüzyılın başlarında inşa edildiği tahmin edilen kervansaray, dış kapıdan girildiğinde ortada büyük bir salon şeklinde sağda ve solda iki oda, 6 bölmeden oluşuyor. Daha önce Selçuklu Devleti’nin sembolü olan çift başlı kartalın bulunduğu, ancak şu anda yer almadığı ileri sürülen kervansaray zamana karşı direniyor.

Elazığ’da zamanın tanığı! 750 yıldır ayakta

Selçuklular tarafından inşa edildiği düşünülüyor

Keban ilçesine bağlı Denizli köyünde bulunan tarihi kervansaray. Keban-Ağın karayolunun 8. kilometresinden kuzeye dönünce bir kilometre kadar ileride yer almaktadır. Yapım tarihi kesin olarak bilinmese de Selçuklular tarafından inşa edildiği düşünülen bu kervansarayın 13. yüzyılın sonu ile 14. yüzyılın başlarında tamamlandığı tahmin edilmektedir. Keban ilçesinin bakır, krom ve çinko madenlerine yakın olması sebebiyle yapının Osmanlı'nın son dönemlerine kadar faal olduğu düşünülmektedir.

Elazığ’da zamanın tanığı! 750 yıldır ayakta

Tarihi Kervansaray günümüze kadar ulaşmıştır

Denizli Kervansarayı çok az bir miktar tahribata uğramış olsa da büyük bir kısmı günümüze kadar ulaşmıştır. Dolayısıyla tarihin izini bu kültür varlığında sürerken eşsiz doğası ve köy havasıyla kendinizi benzersiz bir alandaymış gibi hissedebilirsiniz. Yöre halkının da hep ilgi duyduğu kervansaray ile ilgili bir efsane de anlatılmaktadır.

Elazığ’da zamanın tanığı! 750 yıldır ayakta

Tarihi Kervansarayın efsanesi şu şekilde…

Efsaneye göre zamanın birinde nur yüzlü, yaşlı bir amca bu kervansaraya dinlenmek için gelir. Kapıda bekleyen nöbetçiler buranın kervansaray olmadığını, hünkârın kaldığı bir saray olduğunu ifade eder. Bunun üzerine yaşlı amca yineleyerek, "Hayır, burası kervansaraydır." der. Nöbetçiler, yaşlı amcayla başa çıkamayınca durumu hünkâra bildirirler.

Hünkâr amcayı huzuruna alır ve sorar:

"De bakalım amca, burası benim sarayım mıdır yoksa kervansaray mıdır?"

"Tabii ki kervansaray," der amca. Hünkâr: "Nasıl olur böyle bir şey? Görüyorsun ki burada ben kalıyorum." der. Yaşlı amca, hünkâra sorar:

"Senden önce kim oturuyordu burada?"

"Babam. On yıl oturduktan sonra vefat etti"

"Peki, ondan önce kim, ne kadar oturdu?"

"Dedem. O da on iki yıl hükümdarlık yaptıktan sonra öldü."

"Senden sonra kim oturacak?"

"Herhalde oğlum oturur." Bu cevaplardan sonra ihtiyar gülerek:

"Sana dememiş miydim, burası kervansaray diye. Bak, sen söyledin. Deden geldi, kondu ve göçtü. Baban geldi, bir müddet kalıp gitti sen geldin, sen de gideceksin. Yerine oğlun gelecek ve bu gelip gitmeler böyle devam edip gidecek. Kervansaraylar da yolcuların gelip gittikleri yerler değil midir?" der.

Elazığ’da zamanın tanığı! 750 yıldır ayakta

04 Mar 2024 - 22:10 Elaziğ/ Elaziğ- Gündem

Mahreç  Şah İsmail Gezici


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.