Elazığ’da dağların derinliklerinde ağlayan gelin

Birçok insanın belki de adını bile duymadığı, fakat doğada rastladığında onun estetik güzellik karşısında büyülendiği 'Ters Lale', tarihi ve mitolojik arka planıyla dikkat çekiyor. Peki, bu eşsiz çiçeğin hüzünlü hikayesi nedir? İşte, Ağlayan Gelin Çiçeği olarak da adlandırılan bu güzellikle ilgili bilinmeyenler...

Elazığ’da dağların derinliklerinde ağlayan gelin
Elazığ’da dağların derinliklerinde ağlayan gelin
+1
Haber albümü için resme tıklayın

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin yüksek rakımlı dağlarını süsleyen ve halk arasında ağlayan gelin ve hüzün çiçeği olarak nitelendirilen o çiçeği biliyor musunuz? Çoğunuz ters lale görmüşsünüzdür, peki hikayesini hiç merak ettiniz mi? Bu çiçek ne zaman ortaya çıkıyor? Çiçek kaç gün açıyor? Bu çiçek daha çok nerede çıkıyor? İşte o doğal güzelliğin hikayesi…

Anadolu coğrafyasını süsleyen doğal güzellik

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde kendiliğinden yetişen ve halk arasında 'ağlayan gelin' olarak bilinen ters laleler, Elazığ'ın Arıcak ilçesinde ilkbaharla birlikte ortaya çıkıyor. Karların erimeye başlamasıyla birlikte dağlık bölgelerde yetişen ters laleler, her yıl Elazığ'ın Arıcak ilçesinde tabloları aratmayan görüntüler oluşturuyor. Halk arasında sevdiğine kavuşamadığı için ağlayan gelini temsil eden ters lalelerin görsel şöleni ise yaklaşık 2 hafta sürüyor. Ters laleler Elazığ'ın yanı sıra Tunceli, Bingöl, Diyarbakır, Adıyaman, Hakkari, Van, Şanlıurfa, Şırnak ve Muş'ta görülüyor.

Elazığ’da dağların derinliklerinde ağlayan gelin

Ters lalenin anlamlı hikayesi, yarım kalan aşkları simgeler

Arıcak ilçesi sahip olduğu doğal güzellikleri kadar yörede yetişen ters lalesiyle de oldukça meşhurdur. Ters laleler baharın gelmesiyle birlikte bu bölgenin yaylalarında, dağlarında görüntüsü ve muhteşem rengiyle açıvermektedir. Diğer adıyla "Ağlayan Gelin" olarak bilinen ters laleler birden fazla hikâyenin içerisinde kendine yer bulmuştur. Ağlayan Gelin sevdiğine kavuşamayanlar için ağlar, sevdasından uzak olanlar için ağlar, töreler uğruna ayrı düşenler için ağlar.

Mutluluk yüzü görmemiş insanların çiçeği

Hatta bir rivayete göre bu lale, Hz. İsa çarmıha gerildiği zaman Hz. Meryem'in gözyaşı olup ağlamıştır. Boynu bükük ters lale sevdasından uzak düşenlerin, ağlayan gelinlerin, mutluluk yüzü görmemiş insanların çiçeğidir. İnsanlar tarafından ters lale çok sevilmiş ve laleye böyle anlamlar yüklenmiştir. Bir nevi acı, dert, keder sahibi insanların sembolü olmuştur. Saz şairi Âşık Veysel bir türküsünde şöyle der: "Lale der ki: Ey Allah'ım benim boynum neden eğri? / Yardan ayrı düştüm gayrı, benden âlâ çiçek var. Ters laleden daha güzel çiçek var mıdır bilinmez ama Anadolu coğrafyasını süsleyen bu doğal güzellik hikâyelerde ve gönüllerde her daim var olmuştur.

Elazığ’da dağların derinliklerinde ağlayan gelin

Yarım kalmış bir aşk hikayesi…

Ters lale ile ilgili yörede anlatılan bir efsaneye göre köyün birinde genç çoban köyde yaşayan kıza gönlünü kaptırır, sevdalanır. Lakin ne yaparsa yapsın çobana kızı vermezler. Çoban gamlanır, kederlenir ve artık işin içinden çıkamaz hale gelir. Gönlüne söz geçiremez. Nihayetinde çoban sevdiği kızı kaçırmak için yola koyulur. Az zaman uz zaman gittikten sonra günün birinde, seher vakti sevdiğinin kolundan tutar ve köyünden kaçıverirler. Uzun bir yolculuğun ardından, tam Dicle Nehri'nin kenarında öylece kalırlar. Baharın gelişiyle birlikte Dicle daha coşkun bir hâle gelmiştir. Geçilmesi neredeyse imkânsızdır. Lakin sevenler ne yapsın; denemekten başka hâl çare kalmamıştır. Bir yolunu bulup oradan geçmek zorundadırlar. Az bir zaman sonra birbirlerine sıkı sıkı sarılarak geçmeye karar verirler.

Dicle ne sevda dinler ne de gönüllerin sesini

Ama Dicle ne sevda dinler ne de gönüllerin sesini. Taşkın bir şekilde çağlayan nehrin ortasına geldiklerinde sevdiği yârinin elleri çobanın elinden sökülür. Genç kız Dicle'nin asi, serin sularında kayboluverir. Üzüntüden ne yapacağını bilemeyen çoban sevdiğini hızlıca aramaya koyulur. Saatlerce, günlerce arar ama yine de bulamaz. Onların sevdaları sır olup azgın sulara karışır. Yaşadığı acı sebebiyle dağlara, yükseklere, zirvelere koşan çoban sevdiği kızın yüzünün hayalini laleler üzerinde görür. Durmadan onları izler ve koklar, hasret gidermeye çalışır. Bu acıya daha fazla dayanamayan lale çiçekleri ise boyunlarını büker. O günden bugüne öylece kalakalırlar. Böylece ters lale çiçekleri yıllar yılınca Anadolu insanının gönlünde bir sevda hikâyesinin yansıması ve sembolü olarak yer edinir.

Elazığ’da dağların derinliklerinde ağlayan gelin

04 Mar 2024 - 20:45 Elaziğ/ Elaziğ- Gündem

Mahreç  Büşra Sarıkaya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.