Elazığ’da hissedilen depremler psikolojiyi de yıkıma uğratıyor

Elazığ’da uzun bir zaman sonra merkez üssü Elazığ olan 4 üzeri büyüklükte bir deprem meydana geldi. Dün öğlen saatlerinde meydana gelen deprem nedeniyle vatandaşlar büyük korku ve panik yaşadı.

24 Ocak ve 6 Şubat depremlerinin yıl dönümüne az bir süre kala yaşanan deprem vatandaşları yeniden deprem korkusuyla karşı karşıya getirdi.

Depremin insan psikolojisi üzerinde ne gibi bir etkisi olduğunu ve bu psikolojiden kurtulmak için neler yapılabileceğini sizler için işin uzmanına sorduk.

Uzman Klinik Psikolog & Aile Danışmanı Seren Karabulut depremin psikolojik etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Deprem uğradığı konumlarda hasarlara sebep oluyor

Psikolog Seren Karabulut “Deprem gibi herkes için korkutucu bir afet. İnsanların aklına ilk olarak mal ve can kayıplarını, büyük bir korkuyu, paniği getirmektedir. Deprem uğradığı konumlarda hasarlara sebep olurken birey psikolojisini de yıkıma uğratan doğal bir afettir.” Dedi.

Her birey çeşitli türden tepkiler gösterebilir

Psikolog Seren Karabulut “Bu afet sonrasında bireylerin reaksiyonları yaşanan afetin şiddetine, bireylerin kişisel özelliklerine, travmanın şekline, deprem sırasında yalnız ya da biriyle birlikte olmalarına, ne kadar süre bu durumun etkisinde kaldıklarına, geçmiş deneyimlerine, sosyal destek ihtimallerine göre farklılık gösterebilmektedir. Doğal afetlere her birey çeşitli türden tepkiler gösterebilir. Görülen bu tepkiler tamamen normaldir. Bunların neler olduğunu hakkında bilgi sahibi olmanız, olayın psikolojik zararlarından daha çabuk kurtulmanıza yardımı olacaktır.” İfadelerini kullandı.

Duygular da sarsılma görülebilmekte

Psikolog Seren Karabulut “İnsanın psikolojik sağlamlığını korumasını sağlayan temel duygular vardır. Bu duygulardan ilki güven, ikincisi kontrol etme duygusu. Bu duygular daha dengeli bir ruh haline sahip olmamıza yardımcı olur. Bu afet sonrası psikolojileri olumsuz etkilenen kişilerin de birincil veya ikincil olarak fark etmeksizin bu duygularında sarsılma görülebilmektedir. Bireyler belirsizlik sebebiyle, kontrol edebilme duygusuna oldukça zarar geldiğinden büyük bir şok ile karşılaşabiliyorlar. Bu şok durumuna gösterdiği tepkiler, bireylerin sandığının aksine anormal değildir. Anormal bir durum karşısında gösterdiğimiz anormal tepkiler normaldir. Bu tepkilere psikolojide akut stres tepkisi adı verilir. Yaklaşık bir ay sürebilir ama devam ederse TSSB gelişebilir. Deprem gibi bir doğal afetin ardından toplumda psikolojik rahatsızlıkların görülme sıklığı artar. Araştırmalar dahilinde en sık gözlemleneni Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)'dur ayrıca; depresyon, anksiyete, psikoz da diğer artan rahatsızlıklar görülebilmektedir. Yapılan araştırmalar dahilinde depremzedelerin yaklaşık %20'sinin TSSB yaşadığını gösteriyor.” Şeklinde

Korku, kaygı ve güvensizlik hissi oluşturabilir

Karabulut “Bir doğal afet olarak bilinen deprem kişilerde şok, güven ve kontrol kaybı, ölüm kaygısı gibi duygular uyandırır ve genellikle sonrasında deprem travması gözlemlenebilir. Birey zihninde evini en güvende olduğu yer olarak anlamlandırırken bir anda bu düşüncenin yıkıma uğrama kaygısı ve kişinin kendisinin de yaşayabileceği ihtimalini düşünmesi kişide büyük bir korku, kaygı ve güvensizlik hissi oluşturabilir.” İfadelerini kaydetti.

Bu durum bireylerce ilk 1 ay, sürekli tedirginlik duygusu, tahammülsüzlük, seslere ani tepkiler gösterme, uykuya dalmada zorlanma ya da uykudan sık sık uyanma, kâbus görme ve sürekli sallanma hissi şeklinde görülebilmektedir. Bu durumların yanı sıra deprem anını tekrar yaşama, derin bir şok hali, diğer kişilerle konuşmaktan kaçınma, hissizlik, kapalı bir ortamda bulunmaktan endişe duyma gibi belirtiler de sık görülebilmektedir. Bu durum akut stres tepkisi olarak tanımlanmaktadır.

Ruh sağlığının daha az etkilenmesi için ne yapılmalı?

Psikolog Seren Karabulut “Bu gibi durumlarda ruh sağlığımızın daha az etkilenmesi adına; Maruz kalan bireyler; deprem sonrasında olabildiğince kendisini güvende hissettiği bir alanda kalmalıdır. Bu durumlarda yakın aile bireyleri ile birlikte olmak, hem baş edebilme kapasitesini artırmakta hem de duyulan endişenin azalmasına faydalı olabilmektedir. Yaşanan olumsuz duyguları ve üzüntüyü bastırmaya çalışmak ya da yok saymak yerine çevredekiler ile paylaşabilmek daha sağlıklıdır. Bu durumların yanı sıra davranışsal olarak; yürüyüş, nefes ve gevşeme egzersizleri, meditasyon yapmak, duyguları yazmak gibi etkinliklerde bulunmak bireylerin daha sağlıklı baş edebilmesine yardımcı olacak ve sakinleşmesini sağlayacaktır. Bu dönemde barınma, ısınma, yeme-içme gibi temel ihtiyaçlara dikkat edilmesi oldukça önemlidir.

Özetleyecek olursak; afet bölgesinde bir taraftan tedbirler alırken diğer taraftan da şimdi ve burada olan gerçek zamana odaklanacak şekilde normal rutine devam etmek ruh sağlığımız için oldukça önem arz eder. Yaşadığımız psikolojik belirtiler son derece normaldir. Bu belirtiler, ilerleyen zaman diliminde giderek düzelme eğilimi gösterecektir.

Deprem gibi bir afet sonrasında bireylerde gözlenen uyum ya da travma bozuklukları ile baş etmede, daha büyük bir problem haline dönüşmesinin önüne geçilmesinde uzman yardımı gerekli ve önemlidir.” İfadelerini kullanarak sözlerini noktaladı.

Editör: İrem Ancil

31 Ara 2023 - 13:00 Elaziğ/ Elaziğ- Gündem

Mahreç  İrem Ancil


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

543 - allahtan geldik allaha döneceğiz niye allaha gitmede günahları temizleyen depremlerden korkuyorsuz allahtan depremler felaketler kadar korksaydık günahkar olunmazdı zaten belki depremler mahşerde azabsız hesabsız allaha gitmelerine vesile olacak eğer imanlılarsa niye korkuyor ürküyorsuz allahtan korkunçekinin dualı imanlı ibadetli olun gerisinede allahım sana teslimiz senden gelene hamdeder şükrederiz deyin teslim olun iyiki ölüm var ölüm olmasa bu günahkarlar ve kötülükler şeytanlar dünyasında ne yapacaksız ölüm olmasa

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 31 Aralık 13:00