GÜRSEL EROL VE BOYA!.. « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

tempobet giriş tempobet

Pendik escort

istanbul escort

kurtköy escort

antalya escort

GÜRSEL EROL VE BOYA!..

Bu haber 25 Eylül 2020 - 7:31 'de eklendi.

Bu köşenin müdâvimleri hatırlayacaklardır…
Bir grup emekli arkadaşımızla birlikte yakın çevremize düzenlediğimiz gezilerle, geçen sene bu günlerde bölgemizi dolaşmıştık.
25 Eylül 2019 Tarihi’nde başladığımız gezi turumuz esnasında; daha önce görmüş olsak da son hâlini merâk ettiğimiz Kemâliye, Munzur vadisi, Sivrice ve Palu olmak üzere dört yöremizden gezi izlenimlerimi bilâhare kaleme almış, “Kemâliye’den Palu’ya” başlığı altında 6 hafta süren bir yazı dizisi hâlinde okurlarımla paylaşmıştım…
***
Gazetem Fırat’ta 8 Kasım 2019 Tarihi’nde “Kemâliye’den Palu’ya -3-“ başlığıyla yayımlanan bölümde Sivrice turumuzdan aktardığım bir bölüm aynen şöyleydi…
“… Güney kıyı sâhili boyunca uzayıp giden Elazığ-Diyarbakır demiryolunun hemen alt kısmında üzerindeki mavi rengi solmuş, boyası da kısmen döküldüğü için güçlükle okunabilen harflerden oluşan yazısıyla, yıllardır yerini muhâfaza eden paslı bir tabelâya rastlıyorsunuz…
Doğu gezisinde 14 Kasım 1937 Pazar Günü Elazığ-Diyarbakır arasında trenle yolculuk yapan Ulu Önder ATATÜRK, Hazar Gölü’nün sâhip olduğu güzelliği görünce; Gezin sâhilinde günümüzde TCDD Kampı olarak bilinen yerde trenini durdurmuş, 45 dakika süreyle öğle yemeğini yerken, vagon salonundan o dönem “Gölcük” olarak anılan gölü büyük bir hayranlıkla izlemiştir.
Beraberindeki bakan ve generalleriyle sâhile doğru yürürken, gördüğü güzellik karşısında kendilerini karşılamaya gelen köylülere; “Yurdumuz çok güzelmiş, şimdiye kadar buraları görmekte geç kaldığım için çok üzgünüm. Burada modern bir şehir kuracağım, Yalova’nın bir eşini bu kıyılarda herkes görmüş olacak ve buraya medeniyet gelecektir” diye hitâp eden Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK’ün ne yazık ki bu düşüncesini gerçekleştirmeye ömrü vefâ etmemiştir…
Bu anının geçtiği alanda bulunan ve yaşananların özetlendiği tabelâ, boyası dökük vâziyetiyle ATATÜRK’ün aziz hâtırasına yakışmadığı gibi, tıpkı Samsun’da Bandırma Vapuru’nun müze olarak düzenlenmesi ve halkın ziyâretine açılması örneğinde olduğu gibi, Elazığ’da Hazar Gölü kenarında yapılacak bir çevre düzenlemesi ve müze olarak sergilenecek bir vagonla, Atatürk’ün bakış açısıyla Elazığ Hazar Gölü’nün turîstik amaçlı bir tanıtımı neden yapılmaz, merâk ediyorum doğrusu?
Zirâ; “Gölcük” ismini “Hazar Gölü” olarak değiştiren Mustafa Kemâl ATATÜRK’le tarihî özellik taşıyan, ayrıca doğal güzelliğiyle de turizm bakımından önemli olan bu yöremiz, karayolu ve demiryolunun gölün iki kıyısından geçmesi nedeniyle ziyâretçiler için çok rahat ve kolay ulaşım imkânlarına sâhip…”
***
Evet, yaptığım bu çağrıdan yaklaşık bir yıl sonra, benim il dışında bulunduğum günlerde Gazetemiz Fırat’ın kıymetli Haber Müdürü ve Yazarı Kübra TÜRKÂN da hazırladığı bir haberle “tabelâ” konusunu gündeme taşımış…
Daha sonra meydana gelen gelişmeleri, Gazetemiz Fırat’ın 3 Eylül 2020 tarihli nüshasında yine Kübra TÜRKÂN imzasıyla yayımlanan “Vekil EROL, sözünü hemen yerine getirdi!” başlıklı haberden öğreniyoruz. Haber aynen şöyle;
“… Geçtiğimiz ay Sivriceli Mustafa YILDIZ’ın; Mustafa Kemâl ATATÜRK’ün Sivrice İlcesi’ndeki ziyâret ettiği bir noktada bulunan tabelânın ilçeye yakışmadığını ifâde etmesi üzerine bir haber yapmış ve gerçekten âdeta cennetten bir köşe olan Sivricemiz’e bu tabelânın hiç mi hiç yakışmadığını vurgulamıştık. Ayrıca, kısa sürede bu çirkin tabelânın yerine güzel bir tabelâ yerleştirilmesi gerektiğini “Bu tabelâ Sivricemiz’e yakışmıyor” başlığıyla siz değerli okurlarımıza sunmuştuk.
Haberimiz üzerine harekete geçen CHP Elazığ Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Gürsel EROL, hem Ulu Önder ATATÜRK’ün anısına, hem de Sivricemiz’e yakışır bir tabelâ yerleştireceğini ifâde etmişti…”
***
Milletvekili Gürsel EROL’un kısa bir açıklamasına da yer vermiş Haber Müdürümüz Kübra TÜRKÂN…
“… Sözünü yerine getiren Vekil EROL; “Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK’ün 14 Kasım 1937’de Diyarbakır’a giderken treni durdurup cennet Sivricemiz’i izlediği noktada olan Gölcük TCDD Kampı’ndaki eskiyen tabelâyı hemen yeniledik. Ulu Önderimizi sonsuz saygı ve minnetle anıyoruz dedi” diye…
***
Şimdi, bir yıl önce; ELDAY Grubu’na mensup emekli arkadaşlarımızla önünde poz verip hatıra fotoğrafı da çektirdiğimiz, “mavi boyası solduğu için yazısı güçlükle okunabilen paslı tebelâ” diye tasvir ettiğim bu tabelânın yenilenmesine sosyal medyada paylaşımıyla vesile olan Mustafa YILDIZ’a, sorunu haberleştiren ve dikkât çeken Haber Müdürümüz Kübra TÜRKÂN’a ve bu konuya duyarlılık gösteren CHP Elazığ Milletvekili Gürsel EROL’a özellikle kamuoyu adına teşekkür ediyorum…
Ancak, bu husus basit bir “boya” sorunu olarak görülürse, açık alanda direkt güneş ışınlarına mâruz kaldığı için söz konusu tabelâ bir süre sonra eski hâline dönecektir!..
***
Çağrım, öncelikle tabelâyı boyatarak yenileten Gürsel EROL’a olacak…
Zirâ, sosyal konularda hassasiyetini ortaya koyan Gürsel EROL, öteki milletvekillerinin yapmadığını yaparak, bir yıl boyunca maaşının yarısını Elazığspor’a bağışlamak, kalanını da başarılı ama muhtaç öğrencilere burs olarak ayırmak gibi özverili ve örnek davranışlarıyla gönülleri kazanmayı başarmış, haklı olarak da takdir edilmiştir!
Ben, sosyal konulardaki bu tutumuyla şahsen başarılı bulduğum Sayın Gürsel EROL’u, Ana Muhalefet Partisi’nin bir milletvekili olarak İktidar’ın eleştirilmesi başta olmak üzere; Şorşor Projesi, Çimento Fabrikası ile Meryem Dağı’ndaki işletmelerin sebep olduğu çevre kirliliği ve tahribat, Uluova ve Kuzova Sulamaları, Hazar Gölü’nün kirlenmesi, Maden’deki hafriyat ve Sivrice’yle birlikte imar ve iskân sorunları, Harput’taki tahribat, Kuzey Çevreyolu, Güney Çevreyolu bağlantıları, özellikle de son dönemde depremzedelerin mağduriyetine sebep olan icraatlar ile imar problemleri gibi Elazığ’ın sorunlarını dile getirme ve sâhiplenme hususunda “muhalif” olarak yeterli bulmadığımı da ifâde edeyim!..
***
Sorumlu ya da yetkili ve ilgililere de sesleneceğim ama, meseleye duyarlılık gösteren milletvekilimiz Sayın EROL’a ilgisi “boya” düzeyinde kalmasın diye özellikle çağrıda bulunmak istiyorum…
8 Kasım 2019 Tarihi’nde “Kemâliye’den Palu’ya -3-“ başlığıyla yayımlanan köşe yazımda önerdiğim gibi;
Doğu gezisinde 14 Kasım 1937 Pazar Günü Elazığ-Diyarbakır arasında trenle yolculuk yapan Ulu Önder ATATÜRK’ün, Hazar Gölü’nün güzelliğini görünce, trenini durdurduğu ve 45 dakika süreyle öğle yemeğini yerken büyük bir hayranlıkla da gölü izlediği nokta, tarihî ve turistik açıdan büyük bir öneme hâizdir…
Bu özellik, ismini bizzat Mustafa Kemâl ATATÜRK’ün verdiği Elazığ ile Hazar Gölü’nün tanıtımı da düşünülerek iyi değerlendirilmelidir!
Tıpkı Samsun’da Bandırma Vapuru’nun müze olarak düzenlenmesi ve halkın ziyâretine açılması örneğinde olduğu gibi, Elazığ’da Hazar Gölü kenarında yapılacak bir çevre düzenlemesi ve müze olarak düzenlenecek ve halkın ziyâretine açılacak bir vagonla da Atatürk’ün hatırası ve bakış açısıyla, Elazığ, Sivrice ve Hazar Gölü’nün turîstik amaçlı mükemmel bir tanıtımı yapılabilir!..
***
Sayın Gürsel EROL’un “Atatürk” konusundaki duyarlılığının “boya” düzeyinde kalmaması için girişimde bulunmasını özellikle bekliyorum.
Tabii ki Ana Muhalafet Partisi’nden önce bu icraatı üstlenmesi gereken; Elazığ Milletvekilleri, Elazığ Valiliği, Elazığ Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, Sivrice Belediye Başkanlığı gibi sorumlu ya da yetkililer var…
Önerim, Samsun örneğindeki Bandırma Vapuru’nda olduğu gibi TCDD Genel Müdürlüğü’nden temin edilecek sembolik bir vagonun dizayn edilmesiyle, pekâlâ ve kolayca gerçekleştirilebilir?..
Sayın Gürsel EROL ikili ilişkileriyle büyük imkânlara sâhip CHP’li Büyükşehir Belediyelerinden yardım alarak da bu anlamlı projeyi hayata geçirebilir?
Bir önerim daha var…
Gücü yetmezse Sayın Gürsel EROL’un bu projeyi gerçekleştirmeye, o zaman da; “Atatürk’ün Sembolik Vagonu için filânca CHP Büyükşehir Belediyesi’nden yardım alacağız” diye bir açıklama yapsın…
Memleket ayağa kalkar hemen, emin olun proje derhâl gerçekleşir!

H. Vehbi Coşkun
H. Vehbi Coşkunvehbicoskun@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.