YILMAZ ONAY'IN GÖZÜNDEN AĞIN

Epik tiyatronun öncülerinden Yılmaz Onay, 1937-2018 yılları arasında yaşamış; yazar, tiyatro oyuncusu, tiyatro yönetmeni ve çevirmendir. İTÜ İnşaat mühendisliğini bitirdi.

BÖLGE 21.06.2021, 08:13 21.06.2021, 08:13
YILMAZ ONAY'IN GÖZÜNDEN AĞIN

Epik tiyatronun öncülerinden Yılmaz Onay, 1937-2018 yılları arasında yaşamış; yazar, tiyatro oyuncusu, tiyatro yönetmeni ve çevirmendir.

İTÜ İnşaat mühendisliğini bitirdi. Aynı okulda yüksek lisans eğitim yaptı. Bayındırlık Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğünde, TÜBİTAK Yapı Araştırma Enstitüsü’nde görev yaptı.

Onay, oyuncu olarak tiyatroya başlamış, İTÜ Tiyatrosu, Genç Oyuncular gibi oluşumlarda yer almış, bir dönem Ankara Deneme Sahnesi’nde de oyuncu olarak çalışmışsa da sonradan tümüyle yönetmenlikle uğraşmıştır.

Ankara Sanat Tiyatrosu’nda, Çağdaş Sahne’nin kurulmasında da yer alarak buralarda da oyunlar yönetmiş, çalışmalarını Hollanda ve Almanya gibi ülkelerde de sürdürmüştür. 12 Eylül’de gözaltına alınıp yargılanmış ve bu dönemden sonra serbest çalışmış, yönetmenlik ve yazarlığı bir arada yürütmüştür.

Onun 2007 tarihinde memleketi Ağın ilçesine ilişkin anılarını aktardığı bir yazısı gerçekten ilgi çekicidir. Bugün yöre kültürümüze küçük bir katkısı olur umuduyla bu yazıyı sunmak istiyor, 2018 yılı 9 Ocak tarihinde yitirdiğimiz sanatçıya sonsuz rahmet diliyorum:

MEMLEKETİM AĞIN ÜZERİNE

Yılmaz Onay

“Memleketimle bugün yeterince ilgilenebiliyor muyum? İşte bu soruyu iç rahatlığıyla yanıtlamakta zorlanıyorum. Neyse, derdimi deşmeyin, kimse de duymasın!..”

Doğumum Ağın’da olmamış, çünkü ben doğduğumda babam Gaziantep’in sınır köyü Üçkubbe’de ilkokul öğretmenliği yapmaktaymış, dolayısıyla doğum yerim orası. Ama aile soy ağacımız Ağınlı; yalnız benim bildiğim, soyumuz en az altı kuşak gerilere dayanmakta. Kaldı ki insanın bir beldeyi “memleket” bilmesi için bu da pek şart değil herhalde; kendisini oralı hissetmesi yeterlidir sanıyorum ve ben kendimi oldum olası “Ağınlı” hissederim.

Ağın, başlangıçta Keban “kaza” sının “nahiye” siydi (yani az çok unutulmuş olan o deyimlerin bugünkü karşılığı olarak Keban ilçesinin “bucak”ıydı). Bilindiği gibi mülkî idari birim olarak “bucak” sonradan kaldırıldı ve Ağın da ilçe oldu. Ağın, Fırat Irmağı’nın çok yakınında yer alırdı. Şimdi de Keban Baraj Gölü’ne kıyı olmuş durumda.

Kurtalan Ekspresi’yle Yolçatı’na kadar gidilir, oradan Ekspres devam eder, Elazığ’a ek bir tren bağlantısıyla geçilirdi. Yani Yolçatı’nda aktarma yapılırdı. Sonra Elazığ’dan da Ağın’a, benim çocukluğumda (kırklı yıllarda) atla veya katırla gidilirdi -ya da biz öyle gitmiştik- geceyi yolda bir handa geçirmiştik. O günleri, o saatleri hiç unutmam.

Benim ve büyük kardeşlerimin okuyabilmeleri için babam öğretmenlikten ayrılıp Ankara’da demiryolları kütüphanesinde göreve geçtiğinde bu kez de eniştem Ağın’da ilkokul öğretmenliği yapıyordu; hep onlara misafir gidiyorduk.

Bir sonraki yaz, gidişimizi “tek kanat” adıyla ünlenmiş bir kamyonetle yapmıştık Elazığ-Ağın yolculuğunu. Irmağın yamaçları boyunca bir yanımız yar, öbür yanımız uçurum olan dar yolda

yedi saat sürerdi yol. Arada da ırmak “sal” ile geçilirdi. Çok sonra Keban Barajı’nı gezmeye gittiğimizde oradan Ağın’a -bana beş dakika gibi gelen- kısacık sürede varınca, nasıl garipsediğimi tahmin edersiniz. Tabiî Elazığ da beş değilse de on dakika gibi geldi. Elazığ, o yıllarda, çok düzenli yollan ve bir o kadar düzenli, bahçeli az katlı evleriyle resim gibi şirin, bir kent olarak kalmış aklımda.

‘Ayvan’ın keyfi, kışın zahmeti

O yıllarda, bizim ev dahil, Ağın’daki hemen tüm evleri toprak damlı olarak anımsıyorum, ama hemen hepsi iki katlıydı, dahası bir de “ayvan” -yani önü açık bir çeşit çekme kat- eklenmek üzere üç katlı evler de az değildi. Hiç unutmam, ilk gittiğimizde Ankara’daki daracık evimizden sonra Ağın’daki ev nasıl kocaman gelmişti de koşa koşa bitirememiştim genişliğini. Tabiî toprak zeminin sürekli sıvanması, toprak damın arada ‘loğ’lanması zahmetlerini biz çocuklar çekmediğimiz için, bize yalnızca mekânların genişliğinin keyfini çıkarmak kalıyordu.

Bir de yazları o “ayvan”da geceleyip sabahın taptaze esintisinde uyanmanın tadım unutmak mümkün değil. Ama ya kışın zahmetini çekenler? Yıllar sonra Ankara’da annemle babama (dolayısıyla bize) bir daire almak için aranırken, annemin başka avantajlara karşın sobalı ev istemeyişini anlamak için o geçmiş koşulları bilmek yetiyor. Bizler şimdi “kilim”i çok severiz örneğin. Ama annem, “süpürgenin önü sıra gider”, diyerek asla kilim istemez, her durumda halıyı yeğlerdi. Derken bir daire alındı. Dairenin bir de şöminesi vardı. Bacası da şaşılası derecede iyi çekiyordu. Ama biz -yani evdeki iki kardeş- şömineyi kâğıt yakarak denemeğe kalktığımızda annemin hiçbir şey demeyip sessizce gözyaşı döküşü bugün gibi aklımda yer etmiştir. O zaman anlamıştık ev kadınının “ocak”a mahkûm olmaktan neler çektiğini... ve hemen şömineyi kullanmaktan vazgeçmiştik; o hayatta olduğu sürece de hiç yakmadık.

“Çaylar” denirdi, ırmağa balık tutmağa gidilirdi, bu da kadın erkek topluca piknik yapmanın bahanesiydi tabiî. O zamanlarda da çok gelişkin bir halkı vardı Ağın’ın. Zaten okuma yazma oranının daha o yıllarda yüzde 95’in üzerinde olarak radyolarda söylenmesinden başlı başına bir kıvanç duyardık.

Üzeri çok seyrek boz renkli otla kaplı, kireç rengi beyaz tepelerin arasında akan dereler boyunca, akıl almaz güzellikte yoğun ve çeşitli yeşil bantlar gibiydi Ağın ve o bölgenin kasabaları.

Dolayısıyla gelir getirici geniş toprakların olmamasından herhalde, gençler daha çok yakındaki Akçadağ ve Dicle Köy Enstitülerine gidiyorlar veya daha imkânı olanlar Elazığ’da vb. okumağa ağırlık vermek zorunda kalıyorlardı.

Ağın dergisi

Yıllardır bir kültür sanat dergisini çıkarmayı başarıyla sürdüren kaç beldemiz vardır? Bu bakımdan “Ağın” dergisi çok ilginç bir olgudur bence. Daha ilginci, örneğin okuduğum ilk ve orta dereceli okullarda, hep içim gittiği halde lise son sınıfa kadar sahneye çıkamamışken, Ağın ilkokulunun bahçesinde beyaz dut çarşaflarıyla çevrili sahnede okul öğretmenleri ve Ağınlı gençlerin katkılarıyla sahnelediği oyunda ben de Çocuk olarak ilk kez sahneye çıkma şansına kavuşmuştum. Kadın-erkek Ağınlılar o oyunda zevkle rollerini oynarken, anımsadığım kadarıyla okulun bahçesi kahveden de getirilen sandalyeler üstünde Ağınlı seyirciyle dolup taşmıştı.

Tamzara

Ağın folklorunun da ilginç yanları var. Örneğin Ağın “Tamzara”sının adımları, Elazığ “Tamzara”sından farklıdır. Öte yandan bütünüyle o bölgenin tipik müzik aletleri de biraz kendine özgüdür. Saz, ağırlıkta değildir örneğin. Davul zuma da değil. Darbuka, klarnet (gırnata), cümbüş vb. çalgılar, o bölge müziği için daha karakteristiktirler.

Anıların sonu yok. Anlatmakla bitmez. Ama asıl sorun şu: “Memleketim”le bugün yeterince ilgilenebiliyor muyum? İşte bu soruyu iç rahatlığıyla yanıtlamakta zorlanıyorum. Neyse, derdimi deşmeyin, kimse de duymasın!.. (7 Nisan 2007 Evrensel Gazetesi)

banner3
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
10
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 28 Kasım 2021
İmsak 05:45
Güneş 07:12
Öğle 12:16
İkindi 14:48
Akşam 17:10
Yatsı 18:32
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Alanyaspor 14 24
5. Fenerbahçe 13 23
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 13 21
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 13 12
18. Göztepe 13 10
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 13 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 13 10
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 12 29
2. Liverpool 13 28
3. Man City 12 26
4. West Ham 12 23
5. Arsenal 13 23
6. Wolverhampton 13 20
7. Tottenham 12 19
8. Brighton 13 18
9. M. United 12 17
10. Crystal Palace 13 16
11. Aston Villa 13 16
12. Everton 12 15
13. Leicester City 12 15
14. Southampton 13 14
15. Brentford 12 13
16. Watford 12 13
17. Leeds United 13 12
18. Burnley 12 9
19. Norwich City 13 9
20. Newcastle 13 6
Takımlar O P
1. Real Madrid 13 30
2. Real Sociedad 14 29
3. Sevilla 13 28
4. Real Betis 15 27
5. Atletico Madrid 13 26
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 14 20
9. Valencia 15 19
10. Osasuna 14 19
11. Espanyol 14 17
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Cádiz 14 12
18. Elche 14 11
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7