TAKDİRLİK KARNELER Mİ KARAKTERLER Mİ?- I

Malum karneler dağıtıldı ve 18 milyon öğrenci yaklaşık 8 ay süren okul yorgunluğunu 3 aylık bir yaz tatili ile gidermeye çalışacak. Üniversitelerde okuyan 7 milyon beş yüz bini gencimizi de dahil ettiğimizde bu rakam 25 milyon gibi bir rakama ulaşarak ülke nüfusumuzun yüzde otuzluk bir dilimine tekabül ediyor.

BÖLGE 15.06.2019, 08:31 15.06.2019, 08:31
TAKDİRLİK KARNELER Mİ KARAKTERLER Mİ?- I
Malum karneler dağıtıldı ve 18 milyon öğrenci yaklaşık 8 ay süren okul yorgunluğunu 3 aylık bir yaz tatili ile gidermeye çalışacak. Üniversitelerde okuyan 7 milyon beş yüz bini gencimizi de dahil ettiğimizde bu rakam 25 milyon gibi bir rakama ulaşarak ülke nüfusumuzun yüzde otuzluk bir dilimine tekabül ediyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2018-2019 Eğitim Öğretim yılı başında yayınlamış olduğu istatistiklere baktığımızda toplam nüfusları öğrenci sayımızın altında kalan ülkeler arasında 5,5 milyon nüfuslu Finlandiya ve Danimarka'nın yanı sıra 7 milyon nüfuslu Bulgaristan'dan 10 milyon nüfuslu Azerbaycan'a, 25 milyon nüfuslu Avustralya'dan, 18 milyon nüfuslu Şili'ye ve 25 milyon nüfuslu Kamerun'a kadar 5 kıtadan 143 ülke yer alıyor.

Okul öncesi, ilköğretim ve lise düzeyinde eğitim gören 17 milyon 749 bin öğrenci sayımız Avrupa'nın önemli ülkelerinden Hollanda'nın 17 milyonluk nüfusunun üzerinde seyrediyor.10 milyon nüfusu ile Portekiz ve İsveç, sadece ilköğretim düzeyinde eğitim alan öğrencilerimizin sayısının bile gerisinde. Yaklaşık 5,5 milyon nüfuslu Norveç, sadece lise düzeyinde öğrenim gören 5 milyon 535 bin öğrenci sayımıza yetişemediği gibi okul öncesi eğitimdeki 1 milyon 511 bin öğrenci sayımız, Estonya'nın 1 milyon 300 binlik nüfusunun bile üzerinde. 7 milyon 560 bin üniversite öğrencimiz ile 7 milyon nüfuslu Bulgaristan'ın yanı sıra 6,5 milyon nüfuslu Afrika ülkesi Libya, 6 milyon nüfuslu Asya ülkesi Lübnan gibi pek çok ülkeyi de geride bırakmış durumdayız.

Gayem sizi rakamlara boğmak değil. Sadece elimizdeki mevcut dinamizme işaret etmeye çalışıyorum. Zira sahip olduğumuz genç nüfus gelecek adına müthiş bir heyecan yaratıyor. Oldukça kalabalık ama bir o kadar zeki, sorgulayan ve dinamik yeni bir jenerasyon hızla geliyor çünkü.

Ama ne yazık ki bu jenerasyon manevi dinamiklerimiz ile anne ve babalarından daha az temas kurdular; hatta yeni neslin bir kısmı tamamen temassız. Rüzgârda savrulan yaprak gibi bitmek tükenmek bilmeyen bir değişimin, kulakları ve kalpleri sağır eden uğultusu içinde oradan oraya sürükleniyor.

Siyaset, ekonomi, sosyal medya, eğlence ve teknoloji gibi birçok alan, gösterdiği gelişmelerle sürekli dikkatimizi çekmeye ve kendine yöneltmeye çalışarak kalplerimize ve maneviyatımıza hücum eden birer düşman gibi kıyasıya yarışıyorken geleceğimizin sesi çocuklarımızı bu hengâmede kaybediyor; sessiz çığlıklarını bu koca kalabalık içinde duymuyoruz.

Teknoloji dünyası yenilik yarışında başarılı oldukça bizler yeniden ‘tüketmeye’ teşvik ediliyor; artık birer kurumsal yapı haline gelen bu yapıların sayısı arttıkça da her şeyimizi tüketmek, bir yaşam tarzı halini almaya başlıyor hepimizde. Bu nedenle adını ‘modern’ koyduğumuz çağımızda her birimiz neredeyse programlanmış tüketiciler hükmündeyiz artık ve bu hırsımız sahip olduklarımızı yazık ki görmemizi engelliyor.

Hız, haz ve ayartının kölesi olmayı özgürlük sanarak huzur ve dinginliği film, müzik, spor, finans, medya endüstrisinin zihni körleştiren, beyni felçleştiren ve ruhu çölleştiren pornografisine kaçmakta buluyoruz artık!

Bakış açımızı daraltıp, tüketme hırsımız arttıkça da hayata değmeden yaşamaya, dönüştürmeye, tepeden hayat tarzları dayatmaya, çocuklarımızı “adam” etmeye çalışıyor; dünya tarihini şekillendiren manevi dinamiklerimizi, mümbit coğrafyamızın ana vatanı olduğu medeniyet iddiamızı atlayarak köklerimizden uzak göklere yükselme sancısıyla kıvranıyor, köksüz ağacın meyve vereceği hayaliyle ömür tüketiyoruz.

Üstelik ardımızda sayısı milyonları bulan ve kaderlerine terk ettiğimiz“kayıp nesiller” bırakarak.

Bu yüzden olsa gerek ki takdirlik karakterler yerine takdirlik karneler daha çok çekiyor ilgimizi.

Evet, sahiplik arzumuzun “sorumluluk ihmaline” nasıl dönüştüğüne dair fikir üreten çok ama çözüm üretip bu çocukları yüreğinden yakalayacak, seslerine kulak verecek, frekanslarına uyacak adımları nedense bir türlü atamıyoruz.

Söz konusu “eğitim” olunca ısrarla andığım gibi; kendi sahasının dışındaki bilgiyi reddetmeyi meziyet zanneden, unvanına unvan katmakla meşgul akademisyenlerimiz; okulla tanıştığı andan itibaren ödev yapmaktan oyun oynamaya fırsat bulamayan, ortaokul ve lise seviyesine geldikçe adı her geçen gün değişip, sayıları sürekli artan sınav maratonunda bir soru daha fazla yapabilmek için biteviye test çözmekten, ard arda girdiği sınavlardan kaç alacağının endişesi içinde ömrünün en güzel yıllarını hebâ ettiği için hayatın kendisinden bîhaber ömrünün ortasına gelen iş bulmaya yaramayacak bir diploma uğruna cânım gençlik yıllarını heder ettiğimiz çocuklarımız; nasılsa matematik öğreteceği için öğrenmeye ihtiyaç bile hissetmediği dîvân şiirinin üç büyük ismini peş peşe sıralayabilmekten mahrum, insan mühendisi, yarınımızı şekillendirmekle mükellef öğretmenlerimiz; âşık olduğu kıza okumak için lâzım olan şiirden fazlasını bilmeyen tarihçimiz; sınavı geçmek için gerekenin ötesinde tarih bilgisi olmayan ve şifaya vesile olmak gibi bir ibadetin ruhundan habersiz doktorlarımız; dini kültür, ahlâkı bilgi zanneden ve onları da kopya kâğıtlarıyla mâziye gömen mühendisimiz; şartlar icap etmedikçe mâzisini merak etmeyen bürokratımız; okuma yazma bilmeyen çobanların gözyaşlı ibadetlerinin aşk ve zevkinden mahrum ilahiyatçımız; internetten apardığı mâlûmatla başımızdan aşağı ukalâlık boca eden aydınımız; velhasıl medeniyetimizin estetik, zarafet, nezaket ve muhabbetinden zerre nasibi olmayan günümüzdeki “biz” kavramı bu sorumluluk ihmalinin sonucu değil mi sizce de?

Kitabı televizyonla, misafirliği “avm” gezmesiyle, sohbeti akıllı telefonlarla, bilgiyi malumatla, kültürü zevzeklikle, insan olmayı meslek sahibi olmakla takas ettiğimiz günden beri ne hale geldik farkında mısınız? (Devam Edecek)

 
banner3
Yorumlar (0)
Namaz Vakti 03 Aralık 2022
İmsak 05:49
Güneş 07:17
Öğle 12:18
İkindi 14:48
Akşam 17:09
Yatsı 18:31
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Bodrumspor 15 25
5. Keçiörengücü 14 25
6. Boluspor 14 25
7. Samsunspor 14 24
8. Manisa FK 14 23
9. Bandırmaspor 15 22
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4