BİR ÖĞRETMENİN ATAMA HİKAYESİ

Hasbihâl                                                             Kızımın da öğretmen olarak görev yaptığı bir ilköğretim okulunda kütüphane açılışı vardı. O açılışta haziruna bir konuşma yapmıştım.

BÖLGE 08.06.2019, 08:08 08.06.2019, 08:08
BİR ÖĞRETMENİN ATAMA HİKAYESİ
Hasbihâl                                                            

Kızımın da öğretmen olarak görev yaptığı bir ilköğretim okulunda kütüphane açılışı vardı. O açılışta haziruna bir konuşma yapmıştım.

Demiştim ki!..

“Siz bir öğretmenin hangi şartlarda eğitim yaptığını, öğretmenlik mesleğine nasıl atandığını ve hangi zorluklardan bugüne geldiğini hiç merak ettiniz mi?” diye sormuştum.

İsterseniz bu sorumu hikâyemsi bir şekilde kendim izah edeyim.

***

2005 yılı şubat ayı…

Her ne kadar soğuğun ana vatanı Erzurum ikamet yeri Sivas olsa da Konya’nın ayazını o şiddetli kış günlerini unutmamak gerekir.

İşte böylesine soğuk ve yağışlı bir gündü...

Kızım Konya Milli Eğitim Müdürlüğünde öğretmenlik kur’asını çekti çektiği yer Doğanhisar ilçesine bağlı Deştiğin beldesi idi.

O güne kadar hiç duymamıştık bu ismi. İşte bu yer kızımın öğretmenlik mesleğine başlayacağı ilk yerdi.

Ve o akşam Konya öğretmen evinde öğretmenlik mesleğine atanan kızıma ilk gün armağanı olarak nasihat babında bir şiir yazmıştım.

İşte o şiir;

**

ÖĞRET

**

Öğret kızım öğret,

A' yı, öğret, B’yi öğret.

Dağları denizleri,

Vatanı, yurdu öğret.

*

Öğret kızım öğret,

Harbi öğret, sulhu öğret.

Ülkeyi ülke yapan,

Büyük Ata’yı öğret.

*

Öğret kızım, öğret,

Cumhuriyet nedir onu öğret.

Sakarya'yı Dumlupınar'ı,

Ardahan'ı Kars'ı öğret.

*

Öğret kızım öğret,

Cahili gafili haini öğret.

Kır cehalet zincirini,

Aydınlığın yolunu öğret.

*

Öğret kızım öğret,

Vatan nedir onu öğret,

Kefensiz şehitlerimi,

Topal dedeni öğret.

*

Ertesi gün Doğanhisar’a giden bir otobüse bindik mesainin bitimine az kala Doğanhisar’a vardık.

Doğanhisar kaymakamlığı ve milli eğitim müdürlüğündeki işlemlerimizi tamamladığımızda bir kar yağışı ile birlikte akşamın karanlığı da çökmüştü üzerimize...

Deştiğin’e giden bir taksi bulduk. Misafirperver birisiydi taksi sürücüsü bizi Deştiğin’e kadar götürdü.

Deştiğine vardığımızda kış bütün şiddetiyle kendisini gösteriyor kar yağışı giderek şiddetini artırıyordu.

Belediyeye gittik kapalıydı.

Esasen her kapı bize kapalıydı. Ne bir tanıdığımız, nede gidecek bir yerimiz vardı.

Kızım ağlamaya başladı. Kızıma “Ağlama kızım yarın gerisin geri memleketimize döneriz” dedim.

Çünkü umut diye bir şey yoktu içimizde.

Gökyüzü gibi içimizde kararmıştı.

Bir vatandaş rastladı bize;

“Siz Hüseyin Hoca’ya gidin Hüseyin Hoca gereğini yapar” dedi ve Hüseyin Hoca’nın evini bize gösterdi.

Vakit epeyce ilerlemişti.

Kar yağışı devam ediyor aşırı bir soğuk iliklerimize kadar işliyordu.

Hüseyin Hoca’nın kapısını çaldık.

Nurani yüzlü bir hanım (Hüseyin Hocanın eşi) kapıyı açtı “Buyurun” der demez kendisine “Hüseyin Hoca’yı görmek istiyoruz” dedik.

“Hele bir içeri gelen görürsünüz Hüseyin Hoca’yı” dedi.

Evin hanımı önde biz arkada bir odaya girdik.

Odada gözümüze çarpan ilk şey boruları kıp kırmızı kesen bir soba oldu. İçimde o sabayı kucaklamak geçiyordu. Çünkü baba ocağımızdan sonra gördüğümüz en sıcak yer burasıydı.

Hoşbeşten sonra meramımızı anlattık, karnımızı doyurduk, buharı tüten çaylarımızı yudumladık kanımız ısındı, yüzümüze renk geldi.

Hüseyin Hoca emekli bir okul müdürüydü. Her ne kadar soy ismi “Yokuş” idiyse de kendisi cetvel gibi dümdüz aydın bir insandı. Eşi ve “Babaanne” dediğimiz kayınvalidesiyle birlikte yaşıyorlardı. Üçü birden bizi sahiplendiler “Bizim kızımız yoktu şimdi bir kızımız oldu artık o bize emanet” diyerek yarınlarımızı güvence altına aldılar.

Yataklarımız serildi hayatımda o günkü kadar derin ve tatlı bir uykuyu tatmamıştım.

Kızımın okulu evin hemen karşısındaydı sabahı görevine başladı o sene kızımla birlikte Hüseyin Hoca’ın üst kattaki odasında kaldık.

Her akşam pişirilen yemeklerden bir tepsi yemek yukarıya çıkartılıyor misafirperverliğin en halisane olanını orada görüyorduk.

***

Aradan yıllar geçti hala o muhterem insanlarla telefonla da olsa görüşüyor, hal hatır soruyoruz. Çünkü biz onları veli nimetimiz olarak gördük hala da öğle görüyoruz..

Selam olsun o güzel insanlara, selam olsun.

Bu hadise bana Prof. Dr. Saffet Solak’ın bir hatırasını anımsattı izninizle o hatırayı da sizlerle paylaşayım.

***

Saffet Solak göreve atanan gencecik bir hekim. Onun da kızım gibi ilk tayin yeri Konya’ya bağlı küçücük bir belde.

Saffet Solak oraya nasıl gideceğini araştırtıyor o beldeye yakın küçücük bir tren durağının varlığını görüyor. Biniyor trene “Vira Bismillah” diyerek harekât ediyor gideceği beldeye doğru.

Gece yarısına yakın varıyor o beldenin yakınındaki tren durağına.

Trenden iniyor yörede bir Allah’ın kulu yok. İn cin top oynuyor.

Soğuk ve karlı bir kış günü...

Uzakta bir ışık görüyor ve o ışığa doğru yola koyuluyor.

Bundan sonrasını Prof. Dr. Saffet Solak’ın anılarında yer alan o gerçek hikâyeyi kendisinden dinleyelim;

***

“Tıp fakültesini yeni bitirmiş, pratisyen hekim olarak ilk görev yaptığım yere Konya’ya bağlı bir beldenin sağlık ocağına gitmiştim. Gençtim, bekârdım. Küçük bir beldeydi gittiğim yer. İlk gece bir eve misafir olmuştum. Tren durağının az ilerisinde bir evdi.

Akşam yemeğinden sonra çaylarımız gelmiş, sohbetler edilmişti. Üzerimde yol yorgunluğu, geldiğim yerin yabancılığı vardı. Saatler ilerliyor, ağır bir uyku beni içine çekiyordu. Ev sahibine bir şey de diyemiyordum.

Bir müddet daha geçti yine bir hareket yoktu. Evin büyüğü olan Hacı anneye sıkılarak: “Anneciğim, sizin buralarda kaçta yatılıyor?” Dedim.

Hacı anne:

Evlâdım treni bekliyoruz. Az sonra bir tren daha gelecek, onu bekliyoruz dedi.

Merak ettim, tekrar sordum:

“Trenden sizin bir yakınınız mı inecek?” deyince;

Hacı anne:

Hayır, evlâdım, beklediğimiz trende bir tanıdığımız yok. Ancak burası uzak bir yer. Trenden buraların yabancısı birileri inebilir. Bu saatte, yakınlarda, ışığı yanan bir ev bulamazsa, açıkta kalır. Buraların yabancısı biri geldiğinde, “Işığı yanan bir ev” bulsun diye bekliyoruz.

***

Şimdilerde acaba diyorum.

Acaba Konya Ovasında, ya da bir başka yerinde Türkiye’nin, trenden inen

yabancılar için ışığı yanan evler hala yerinde duruyor mu?

Yabancılar, yorgun bedenlerini yün yataklarda dinlendirmeye devam ediyorlar mı? Aç bir köpeğin önüne bir kap yemek bırakan kadınlar yaşıyorlar mı?

Kuşlara yuva yapan mimarlar sahi şimdi neredeler?

Bu güzel insanlar, atlarına binip gitmişler. Bizler, atlarına binip giden güzel insanlara sahip bir medeniyetin yetimleriyiz. Çekip gidenlerin doldurulmamış boşluklarında savrulup duran yoksullarız.

Şair öyle diyordu:

“Güzel insanlar, güzel atlara binip gittiler.”

Şimdi bu güzel insanlar, neden ve niçin o güzel atlarına binip gittiler? Onları ne yıldırdı da bir daha dönmemek üzere, sessiz sedasız geçip gittiler?

Ey güzel yurdumun güzel insanları! Neredesiniz?”

Sizleri özlüyoruz.

Saffet Solak’ı misafir eden nineyi, bizleri hanesine konuk eden Hüseyin Hocayı, o muhterem eşi ve eli öpülesi o nurani yüzlü babaanneyi çok özlüyoruz.

Selam olsun güzel ülkemin o güzel insanlarına…

Keşke yerleriniz doldurulabilseydi, varlığınız daim olsaydı.

***///***
banner3
Yorumlar (0)
Namaz Vakti 03 Aralık 2022
İmsak 05:49
Güneş 07:17
Öğle 12:18
İkindi 14:48
Akşam 17:09
Yatsı 18:31
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Bodrumspor 15 25
5. Keçiörengücü 14 25
6. Boluspor 14 25
7. Samsunspor 14 24
8. Manisa FK 14 23
9. Bandırmaspor 15 22
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4