BAŞKASININ KUSURU BİZİM GÜNAHIMIZI ÖRTER Mİ?- III

Demek ki “tuğyan” yani servetiyle azgınlık etme kişinin “zenginliğini” kendine yeterli görmesi (mustağnî) ve ardından bu zenginliğe yani mal ve iktidar gücüne dayanarak emir ve yasak (nehy) koymaya başlaması ile oluyor. Buna bir toplumda mal ve iktidar sahiplerinin (üsttekilerin) halk (alttakiler) üzerinde kurduğu “hegemonya” diyor.

BÖLGE 17.10.2020, 08:56 17.10.2020, 08:56
BAŞKASININ KUSURU BİZİM GÜNAHIMIZI ÖRTER Mİ?- III
Demek ki “tuğyan” yani servetiyle azgınlık etme kişinin “zenginliğini” kendine yeterli görmesi (mustağnî) ve ardından bu zenginliğe yani mal ve iktidar gücüne dayanarak emir ve yasak (nehy) koymaya başlaması ile oluyor. Buna bir toplumda mal ve iktidar sahiplerinin (üsttekilerin) halk (alttakiler) üzerinde kurduğu “hegemonya” diyor. Bu terminoloji içinde Ebu Cehil’in şahsında anlatılmak istenen zenginlerin mustağnîleşerek yani halktan imtiyazlı hale gelerek insanlar üzerinde emir ve yasak (nehy) koymaya kalkması ve böylece haddini aşması (tuğyan) toplumların en önemli sorunu oluyor.

Dikkat ediniz!

Mustağnîlere ( mal biriktirenlere) ve bunların tuğyan ( servetiyle azgınlık etme) ve hegemonyasına “Hayır!” diyerek başlıyor Kur’an-ı Kerim.

Yani eşitlenin diyor…

Yoksulla zengin diye bir ayrım olmasın diyor.

“Üstteki” ile “alttaki” diye bir ayrıcalık olmasın diyor.

“Cenneti” bu dünyada kurmazsanız ötelerde olmaz diyor.

Peki iman iddiamıza rağmen sorun nerde?

Hz.Peygamber(sav)’e peygamberlik vazifesi verilmeden önceki en önemli sıfatı “Muhammed ül Emin”di. Yani “Güvenilir insan”dı. Öyle ki hemen herkes en değerli eşyalarını paralarını “O” na emanet ederlerdi. Çok enteresandır hatta dünyanın en hayret verici olayıdır ki müşrikler O’nunla savaşırken bile emanetleri Hz. Muhammed(sav)’deydi. “Güvenilir olma” o kadar önemliydi ki insanlar bu yeni dine sırf bu itimadın, güvenin etkisiyle yaklaşıyor ve kabul ediyorlardı. Kendisinin peygamber olduğunu açıklamadan önce müşrikleri toplamış ve “Şu dağın arkasında koca bir ordunun olduğunu ve bu tarafa geldiğini söylesem inanır mısınız” dediğinde müşrikler koro halinde “Tabii ki inanırız çünkü sen yalan söylemezsin” demişler ve O, kendisine olan güveni böylece tazeledikten sonra peygamber olduğunu ilan etmişti.

Günümüzde İslam dinine olumsuz bakılmasının en önemli sebebi Müslümanlara güvenilmemesidir. Müslümanların en büyük zaafı ibadetlerinin noksanlığı değil bu güveni sağlayamamış olmalarıdır.

Ne yapabiliriz?

Bu tablo karşısında elimizden ne gelir?

Kimse başarı basamaklarını elleri cebinde çıkmamıştır…

Elinizi taşın altına sokmadan hiçbir sonuç elde edemezsiniz…

Zira kaderimiz alnımıza değil, ellerimize yazılmıştır…

Ne diyordu Rahman;  ‘’İnsan için ancak çalıştığı vardır.’’(Necm, 39).

Dikkat edin “Müslüman” için demiyor ayet, “insan için” diyor.

Öyleyse yol haritamız olan bu ayete istinaden yapmamız gereken tek şey gayret etmek.

Gelişmek için, güçlenmek için, daha aydınlık bir yarın için,

Rabbin rızasına mazhar olmak için, güzel bir geleceğe yürümek için,

Dünyamızı değiştirmeden dünyayı değiştirmek için,

O’nun istediği cenneti bu dünyada inşa edebilmek için,

O’nun emaneti olan insana sahip çıkabilmek için,

Herkesi dil, din, ırk, renk ayrımı yapmadan, ötekileştirmeden kucaklamak için gayret…

Emin olun ki, bugünkü ahvalimizin yegane sebebi bu ve daha bir çoğunu sayacağımız konulardaki gayretsizliğimiz.

Ama öncelikle niyetlerimizi temiz tutmalıyız.

Çünkü Allah, kirli kalplere tevessül etmiyor…

 

Tebliğ ve temsili ancak temiz hayatlar ve temiz yürekler taşıyabiliyor…

Zira niyet temiz olunca hedefi tam on ikiden vuruyorsunuz.

Hedef on ikiden vurulunca 312 kişi ile Bedir e çıkar, toprağı titretiyor,

Hedef on ikiden vurulunca Kur’an’ı yırtmaya gelen bir adam, onun önünde diz çöküyor,

Hedef on ikiden vurulunca örümcek, saklandığınız mağaranın kapısına ağ örüyor,

Deve hakeminiz oluyor,

Kuşlar dalgalanmanıza katılıyor,

Nehirler önünüzde açılıyor,

Tabiat yürüyüşünüze iştirak ediyor,

Varlığın kalbi sizinle atıyor; içiniz evrenin ruhu ile dolup taşıyor..

Hedef on ikiden vurulunca; Hz. Musa misali teslimiyetle asanızı devreye korsanız tüm sihirleri bozabilirsiniz… Firavun’un büyüsünü ve büyüklenmesini bozacak, nurlu ellerinizdir… Yusuf (a.s.) gibi gömleğiniz temizse kuşkunuz olmasın, gün gelir Allah Mısır’ın iktidarını temiz ellerinize teslim eder… Meryem misali eteğiniz temiz ise kundaktaki İsa bebek, iffetinize ve ismetinize tanıklık edecektir…

Yani sorumluluklarımızı ne Allah’a iade edebilir, ne bir başkasına ihale edebilir, ne de ihmal edebiliriz… Başkasının kusuru bizim günahımızı örtmez çünkü.

Öyleyse…

Biz de, bugün, Hz. Peygamber gibi önce kendimiz, geçmişimiz ve geleceğimiz üzerine düşünerek işe başlamalıyız. Tarih, hayat ve tabiat üzerine, üzerimizdeki nimetler ve o nimetleri veren Allah’ın yüceliği üzerine, şehrimiz, ülkemiz, bölgemiz ve insanlığın gidişatı üzerine tefekkür etmeli, gözümüzü yıldızların ötesine dikmeli, varoluş sancıları çekmeli, kendi “Hira”larımızda vicdanımızın sesini dinlemeliyiz.

İç dünyamıza dönerek orada kendi akıl, zihin, ruh ve gönül kozamızı örmeliyiz.

Aydınlanmalı, öğrenmeli, her birimiz böyle kendiliğinden vicdanî uyanışlar yaşamalıyız.

Bu potansiyel enerjinin içimizde yerleşik olduğunu farketmeliyiz.

Sonra kozamızdan taşarak Hira’dan şehre inmeli, toplumsal sorumluluk yüklenmeli ve gereğini yerine getirmeliyiz. Üzerimizdeki örtüyü atmalı, kalkmalı ve başka uyanışları başlatmalıyız. Ebedi mesajları yaşayarak okumalı; söze, adalete, özgürlüğe, sevgiye, merhamete, doğruluğa, dürüstlüğe çağırmalıyız. Her tür baskıya, zulme ve zorbalığa meydan okuyarak, insanoğlunun inancına, düşüncesine ve emeğine zincir vurulamayacağını haykırmalıyız. Bunlar için harekete geçmeliyiz.

Her mü’minin bilmesi, bu bildiğine de yakinen iman etmesi gereken bir hakikatle tamamlayalım;

’Allah nurunu tamamlayacak, güneşin doğup battığı her yere İslam (iyilik,güzellik,kardeşlik,paylaşım)  girecektir.’( Saff;8 )

Yanisi; Sen olsan da olacak, olmasan da. Sen gaflet ile yatsan da olacak, aşk ile çalışsan da. Sen engel olmaya çalışsan da olacak, yardım etmeye çalışsan da. Yani bu çorba pişecek. Bu çorbanın pişeceğinden şüphe yok. Çorba pişerken bizim alacağımız vazife asıl bizi ilgilendiren kısım.

Bu çorbaya bir tuz katabilenlerden olabilecek miyiz, olamayacak mıyız?

Asıl mesele bu!

Bir kum tanesi olup çölün derdiyle kavrulanlara selam olsun.

Müebbet Muhabbetle…

 
banner3
Yorumlar (0)
Namaz Vakti 28 Kasım 2022
İmsak 05:45
Güneş 07:12
Öğle 12:16
İkindi 14:48
Akşam 17:10
Yatsı 18:32
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 15 34
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Bodrumspor 14 22
8. Bandırmaspor 14 21
9. Manisa FK 13 20
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 13 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4