ALTAN DERGİSİNDE TUNCELİ

Bu sayıda Elaziz Halk evinin çıkardığı Altan dergisinin 22 Nisan 1936 tarihli 15. sayısında yer alan bir yazı var.

BÖLGE 12.07.2021, 08:10 12.07.2021, 08:10
ALTAN DERGİSİNDE TUNCELİ

Bu sayıda Elaziz Halk evinin çıkardığı Altan dergisinin 22 Nisan 1936 tarihli 15. sayısında yer alan bir yazı var. Cemil ATAÇ’ın yazdığı yazıdan Tunceli adının Dersim olaylarından bir yıl önce verilmiş bir ad olduğu açıkça görülüyor. Yazıda, dönemin havasını yansıtan, milliyetçi bir dili ve içeriğinde de General Hüseyin Abdullah Aldoğanın yörenin Türklüğüne ilişkin düşünce ve görüşlerini okuyor ancak yakın gelecekte gerçekleşecek olayları ise öngöremediğini görüyoruz.   Elaziz Halkevi’nin çıkardığı Altan dergisinin kentimiz için önemini daha önceki yazılarımda anlatmaya çabalamıştım. Her Elazığlının ilgilenmesi, edinmesi gereken nitelikte bir kültür hazinesinin özellikle dijital olarak Elazığlıların hizmetine sunulmasını yürekten diliyorum.

“Tunçeli

 

Elaziz’den alınan, Çemişkezek, Ovacık, Hozat, Pertek, Mazgirt, Nazmiye kazaları ile Erzincan’dan alınan Pülümür kazasın­dan teşekkül eden yeni Vilâyetimize TUNÇELİ adı verilmiştir.

Bu ile Tunçeli adı verilmesi sebebini Sayın Generalimiz ve çok değerli ve derin bilgili Kumandan ve Genel İspekterimiz H. Alpdoğan bir hasbihallerinde şöyle izah buyurmuşlardı:

Bizim büyük dedelerimiz henüz Orta Asya’da yaşadıkları zamanlarda tunç yapmasını öğrenmişlerdi. Bugünkü medeniyetin bayraktarlığını yapan Avrupa kıt’ası daha taş devrini yaşamakta iken Orta Asya’da Türkler Tunç devrine çoktan girmişler ve tunç medeniyetini de çok ileri götürmüşlerdi. Madenleri işlemesini çok hünerli bir şekilde becer­mişler Bakırla kalayı yekdiğerine karış­tırarak daha kuvvetli ve daha dayanıklı şeyler vücuda getirmişler ve hatta ince san’at denilen işlemeler ve zarif aletler yapmışlardı.

Lâkin artık bütün dünyaca öğrenilmiş olan o büyük kuraklık Asya kıtasının ortasındaki büyük denizleri bile kurutunca medenî hayat çölde kalamamış ve büyük göç başlamıştır. Bu göçler öyle zannedildiği gibi küçük küçük küçük aşiretler ve kabileler ha inde olmamış hemen hemen denilebilir ki millet halinde bir göç olmuştur. Bu kalabalık insanlar bittabi yanlarında çok sayıda da hayvan taşıyorlardı. Hayvanların ot ve su bulabilmesi için de bol otlak ve sulak yollar tutulmuştu.

Bol ot ve bol su veren yerler ise daima dağ sırtları ve yayla belleridir. İşte büyük göç ve akın günlerinde Asya dağlarını yol tutan Türkler; bu yolları takip ederek bugün Dersim dağları dediğimiz fakat Asya dağlarının devamı olan Toros dağlarına ulaşıyorlar.

Şimdi Dersim denilen bölgede kendilerine en uygun tabiat şartlarını buldukları için burada yerleşip kalıyorlar. Maden işletmesini çok iyi bilen bu adamlar, Dersim’de bakır ve kalay madenlerinin de yan yana ve pek zengin bir halde bulunduğunu görüyorlar, burada da yerleşiyorlar.

Daha aşağılara inenler ve Avrupa’ya geçenler, cenupta Suriye ve Irak’a gidenler de oluyor. Lâ­kin şimdiki Dersim’de ve bu dağlarda yerleşenler orada hemen kendi medeniyet­lerini kuruyor ve bakırla kalayı işleyip yine tunç yapmaya başlıyorlar. Buralarda o günlerden kalma maden ocakları halâ görülmektedir. İşte şimdiye kadar zanlar ve tahminler üzerine uy­durmalarla Dersim adı ile anılan bu güzel yerlere en uygun ve tarihin özün­den süzülüp çıkarılan bu ad, yani TUNÇELİ adı verilmiştir.

Bu bölgenin bakırı ve kalayı, taşı ve toprağı kadar sakinleri de Türk’tür. Hem de soyları karışmamış dip diri ve tam manasile öz Türklerdir. Ancak Arap ve İran topraklarına yakın bir yerde yerleşmiş olan bu Türkler, kondukları bu yurtta kendi meziyetleri ve kendi bilgileri ile yaşamaya muktedir oldukları için yıllarca yurtlarının kapılarını yadlara kapamışlar ve kimse ile temas etmemişlerdir. Yerleş­ikleri bölgenin kolay kolay girilip geçi­lemez dağlarla çevrilmiş olması onların bu halde yaşamalarına çok yardım et­miş ye asırlarca kendi içlerinde ve kendi kendilerine yaşamışlardır.

Lâkin Arap’ın İran’a, İran’ın Arap illerine ve daha ötelere ilgar edip geçmeleri buralarda oturan Türklere de el uzatılmasını mümkün kılmış ve yurtlar­ın kapılarını bunca yıllar harice açmamış olan bu azlık Türkler, mede­niyet itibarile pek ilerleyememiş ve oldukları gibi, kalmışlardır.

Bu azlığın bilgide ve medeniyette oldukları halde kalmaları etrafta yaşayan ilerleyen kuvvetli harsın te’sirine tutul­malarına mani olamamış, evvelâ dilleri bozulmuş ve sonra yavaş yavaş karışarak öz Türkçe kaybolmuş yerine, çoğu Türkçe, kısmen Farsça ve kısmen de diğer milletlerin dilinden toplanma başka bir dil vücuda gelmiş lâkin bu Türklere, Arapların olsun Farsların olsun kültür yolundan tamamiyle nüfuz edememeleri çok dikkate değer bir haldir.

İşte bugün Dersim dediğimiz bölge­nin sakinleri bu halde bulunan Türklerdir. Onlar kendileri de öz Türk soyundan olduklarını çok iyi bilirler. Ve Türk olduklarım hiçbir zaman unutmamış­lardır. Köylerinin, dağlarının, belli başlı sahaların adları tamamiyle Türkçedir.

Aşiretlerin taşıdığı adlar en temiz bir Türkçe ile söylenilmiş çok ahenkli birer lakaptır. Bunlar asla Kürd değil­dirler ve bu bölgede Kürt yoktur. Yal­nız bazı kimselerde öteden beri yanlış ve fena bir telâkki yer etmiştir.

Belki de bu bölgeleri bizden ayırıp kendi haris ve doymaz emellerine amaç edinen ya­bancılar, yurttaşları birbirine sevdir­memek ve birbirinden uzaklaştırmak için ortaya bir Kürtlük atmışlar ve isti­fade ederek bu bölgeyi de böylece daima elde tutmak istediklerindendir ki Dersimlilere de Kürt deyip ve bunda da ısrar etmişlerdir. Hâlbuki bu düşünce ve bu zan çok yanlıştır.

Dersimli asla Kürd değildir, Türk oğlu Türk’tür. Fakat eski idarelerin onları acıklı bir şekilde ihmal edişi bu adam­ları da haklı olarak eski idarelere karşı müteneffir kılmış, onlar, biz Türk’üz biz Türklükten ayrılamayız dedikçe, o idare­ler, aldırış etmemiş ve kazanıcı değil daima kaybedici kötü bir idare siyaseti, tatbik etmişler ve bu adamları da dev­letten ve idareden soğutmuşlardı.

Cumhuriyet hükümetinin iş başına geldiği günden beri Dersimliler, hiçbir gailenin arkasına takılmamış ve daima devlete sokulacak ve yanaşacak bir yol aramıştı. Ufak tefek ve alelâde vak’alar, bir tarafa bırakılırsa Dersim işi bir mes’ele teşkil etmiş değildir.

Bilhassa General Alpdoğan gibi çok değerli ve geniş görüşlü, sağlam tutuşlu, tuttuğu işte inanı ve azmi, bütün olan bir idare adımı işe başladığı gün Dersim meselesi kendi kendine çözülmüş ve ele gelmiştir. Birçok kimselerin hatta adları anıldıkça muhitlerine korku veren şahısların dahi kendilerine bir teklif vaki olmadan haberler göndererek dev­lete dahalet etmeleri Dersim mes’elesinin kalmamış olduğunu göstermeğe kâfidir. Esasen aç, perişan, topraksız, hayvansız, cahil bir halk kütlesinin yapacağı ne olabilirdi ki?...

Şimdi bütün bu bölge halkı elindeki silâhım hükûmete vererek kazmaya kü­reğe, sapana, baltaya sarılacak hem yurdunu imar edip güzelleştirecek ve hem de kendisi refaha erecek, Dersimlilerin de malları, evleri, tarlaları, bağları bağçaları ormanları, sürüleri olacak yaşamanın ve rahat ömür sürmenin ne demek olduğunu gerecek, bundan sonra onlar, hiçbir entrikanın ve hiçbir fenalığın aleti olmayacaktır.

ATATÜRK Türkiyesinde anormal bir yurt bucağı kalmayacak refahın erişmediği bir tek köşe bulunmayacaktır.

Buna her Türk gibi Tunçeli bölgesi de inanıyor ve yakında kavuşacaktır. Ve kavuşmak yoluna girmiştir.”

C.A. (Cemil ATAÇ)



 

banner3
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
5
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Metin Akpunar HD Karakoçan FK'da Başarılı Olur Mu?
Metin Akpunar HD Karakoçan FK'da Başarılı Olur Mu?
Namaz Vakti 08 Aralık 2021
İmsak 05:53
Güneş 07:21
Öğle 12:20
İkindi 14:48
Akşam 17:09
Yatsı 18:31
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Konyaspor 15 27
3. Fenerbahçe 15 27
4. Hatayspor 15 26
5. Başakşehir 15 25
6. Alanyaspor 15 24
7. Galatasaray 15 23
8. Karagümrük 15 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Giresunspor 15 19
13. Kayserispor 15 19
14. Altay 15 18
15. Antalyaspor 15 18
16. Gaziantep FK 15 18
17. Göztepe 15 14
18. Öznur Kablo Yeni Malatya 15 14
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 15 10
Takımlar O P
1. Ankaragücü 15 30
2. Erzurumspor 13 28
3. Ümraniye 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. Samsunspor 14 22
7. Tuzlaspor 13 21
8. İstanbulspor 14 20
9. Kocaelispor 14 20
10. Gençlerbirliği 14 20
11. Boluspor 14 19
12. Adanaspor 15 19
13. Menemenspor 14 18
14. Bursaspor 14 17
15. Manisa FK 15 17
16. Denizlispor 14 15
17. Ankara Keçiörengücü 14 14
18. Altınordu 15 13
19. Balıkesirspor 14 7
Takımlar O P
1. Man City 15 35
2. Liverpool 15 34
3. Chelsea 15 33
4. West Ham 15 27
5. Tottenham 14 25
6. M. United 15 24
7. Arsenal 15 23
8. Wolverhampton 15 21
9. Brighton 15 20
10. Aston Villa 15 19
11. Leicester City 15 19
12. Everton 15 18
13. Brentford 15 17
14. Crystal Palace 15 16
15. Leeds United 15 16
16. Southampton 15 16
17. Watford 15 13
18. Burnley 14 10
19. Newcastle 15 10
20. Norwich City 15 10
Takımlar O P
1. Real Madrid 16 39
2. Sevilla 15 31
3. Real Betis 16 30
4. Atletico Madrid 15 29
5. Real Sociedad 16 29
6. Rayo Vallecano 16 27
7. Barcelona 15 23
8. Valencia 16 22
9. Athletic Bilbao 16 21
10. Osasuna 16 21
11. Espanyol 16 20
12. Mallorca 16 19
13. Villarreal 15 16
14. Celta de Vigo 16 16
15. Granada 15 15
16. Elche 16 15
17. Deportivo Alaves 15 14
18. Cádiz 16 12
19. Getafe 16 11
20. Levante 16 8