GAZETECİ, GAZETECİ GİBİ DAVRANMAKTAN KAÇINCA… « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

GAZETECİ, GAZETECİ GİBİ DAVRANMAKTAN KAÇINCA…

Bu haber 10 Eylül 2020 - 7:59 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Kent Güncesi

Keşke pembe gözlüklerimizi taktığımız anda tüm sorunlarımızı ortadan kaldırabilsek ama maalesef öyle bir dünya yok! Elbette moralimizi yüksek tutarak hareket etmeliyiz. Lakin bunu yaparken sorunlarımızı halının altına süpürerek ilerleme şansımız yok.

Özetle olaylara daha geniş çerçeveden bakmak durumundayız.  Siyasiler,  toplumun moralini düzeltmek, insanların karamsarlığını ortadan kaldırmak adına; siyasetçi kimliği ile elbette pembe tablolar çizmek durumunda. Ama biz gazeteciler; sorunlara daha genel bir bakış açısı ile yaklaşmalı ve sorunlar; bu minvalden düşünülmediği takdirde zararları da faydaları da bunlar olabilir demeliyiz. Çünkü gazetecilerin tek yaptıkları kamuoyunu bilgilendirmek değil, aynı zamanda yönlendirmekte; siz toplumu aydınlatabilmek için sorularınızı yönlendirerek sunmazsanız; hiçbir siyasetçi bülbül gibi şakımaz.

Toplumun merak ettiklerini öğrenmek adına biraz mücadele vermek durumundasınız. Sordum da cevap alamadım diyerek geri çekilme şansınız yok! Nitekim geçtiğimiz günlerde gazetemize nezaket ziyareti gerçekleştiren AK Parti MKYK Üyesi, Teşkilatlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Elazığ Milletvekili Metin Bulut’a OSB’mizin 6. bölge teşviklerinden yararlanma süresini uzatıp uzatamayacaklarını dair bir soru yönelttim. Bunun üzerine Vekil Bulut, ilk etapta sürenin 2021 yılına kadar süreceğini ifade etmişti. Bunun üzerine “Sayın Vekilim, bu konuyu biliyoruz ama bir yatırımcının yerine kendini koyduğunuzda depremin yaralarını tam manası ile saramamış ve üzerine pandemi sürecinin etkisine giren bir ilde yatırıma sıcak bakma şansı var mıdır?  Yani bu kadar kısa sürede yeni yatırımcı çekme şansımız olabilir mi?” Demem üzerine istediğim cevabı alabildim ve Vekil Bulut, bu sürenin uzatılması adına nazlarının geçebileceğini ve inşallah 6. bölge teşvik süresinin uzatabileceklerini aktardı.

Şimdi neden bunu yazıyorum derseniz siyasetçi siyasetçi gibi davranırken biz neden gazeteci gibi davranmaktan geri duralım da toplumu gerçek manada aydınlatmayalım?

Herkes işini layığıyla yapmalı!  Siyasetçinin görevi toplumu demorize etmeden onları bilgilendirmekse; biz gazetecilerin görevi de; topluma doyurucu ve objektif bilgiler sunmaktan geçmiyor mu? Yıllarını bu mesleğe adamış meslektaşlarım eminim beni çok daha iyi anlayacaktır; temcid pilavı gibi önümüze ısıtılıp ısıtılıp sunulan bilgilerden biz bıkmışken, bunu okura kakalamak durumunda kalmak sizlerin de vicdanını sızlatmıyor mu? Sızlatmıyorsa lütfen bu mesleği daha fazla erozyona uğratmadan başka iş kollarına yönelin!

Bu işi layığıyla yapan yapmayan herkesin gazeteci kisvesi adı altında toplanmasına son derece tepkiliyim.  Nasıl olmayayım ki sonra bazı yaşlı amcalar ve teyzelerle bir diyalog kurduğumuzda onlardan gazetecilere bakış açıları neden böyle deme şansınız olmuyor? Yaşlı amcalar; “Aman kızım ben sana bir sürü bir şey anlattım. Bilsen gazeteciyim susardım. Kim bilir neler neler yazarsın” demekte. Yaşlı teyzeler ise; “Kızım kızım öğretmen olsan iyiydi ya senin ne gecen var ne gündüzün üstelik çokta bilmişsindir sen. O yüzden senden korkulur” diyerek yanımızdan uzaklaşmaktalar.

Eskiden vatandaş gazeteciliği denen bir kavram vardı. Şimdi bunu tam manası ile yerine getiremiyoruz ne yazık ki vatandaş korkuyor konuşmaktan konuştuklarının tam manası ile verilmemesinden herkesin kendi içinde büyüttüğü bir korku dünyası var. Maalesef oluşturulan bu korku dünyasında biz gazeteciler öcü medya materyallerimizde cadılar dünyası diye imgelendirilmiş durumda.

Kimseye hadi sil baştan bu durumu düzeltin deme şansımız yok! Bu sektörde kalem tutan herkes; kalemini vicdanı ile şekillendirebildiğinde basın etiği kendiliğinden gelecek. Bazı mesleklerde sık sık mesleki sınavlar yapılır, bizim mesleğimizde de bu yapılmalı! Nasıl ki yeterli belgesi olmayanlara diğer meslekler emanet edilmiyorsa; gazetecilik gibi hassas bir görevde yeterli belgesi ve donanımı olmayanlara katiyen emanet edilmemeli!

Mesleki saygınlığımızı korumak adına işin ehli olmayanlar meslekten dışlanmalı!  Bir kasadaki çürük elma bir kasadaki geri kalan güzel elmayı da kurtlandırabilir. Bunun için aman dikkat!

Kübra Türkan
Kübra Türkankubraturkan@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Metin FIRAT Eylül 10, 2020 / 10:22 Cevapla

Sevgili meslektaşım kalemine ve yüreğine sağlık Çok güzel anlatmışsın gazeteciliği bu kadar kimse anlatamaz Eskiden gazetecilik daha güzeldi tarafsız da ama şimdiki zaman öyle değil şu anki zaman artık siyaset üzerine kurulan bir gazeteler oluyor benim düşüncem gazete özgürdür her gazete gerçeği yansıtmalı gerek ama şimdi artık gerçekler gizli umarım sahte yalanlar değilde gerçek haberlerle okuruz Kübra Hanım kolay gelsin tekrardan kalemine yüreğine sağlık Çok güzel anlatmışsın

Mehmet Şükrü Baş Eylül 10, 2020 / 12:10 Cevapla

KÜBRA Hanım kızım yine her zamanki muhteşem bir yazı kaleme almışsınız onun için sizi kutlarım….Gazetecilik en önemli mesleklerden birisidir. Gazeteci tarafsız olmalı halkın duygu ve düşüncelerine tercüman olmaları onların dert ve arzularını dinlemelidir.Ve gazeteci sofraların baş köşesinde oturmak yerine gönüllere taht kurmalıdır. Yoksa gazeteci gazeteci olmaktan çıkar yalakalık kervanına katılır ki bu basınımız için bir tehlikedir. Yazılarını zevkle ve beğeni ile takip ediyorum eline yüreğine salık iyiki varsın.Sevgi ve saygılarımla…

YAKUP SAĞLAM Eylül 10, 2020 / 18:17 Cevapla

Kübra Hanım; kaleminize ve yüreğinize sağlık gerçekten gerçekleri olduğu gibi yazdığınız için teşekkürler…