FIRSATA ÇEVİRME GÜNÜ « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

FIRSATA ÇEVİRME GÜNÜ

Bu haber 11 Ocak 2021 - 7:41 'de eklendi.

TOKİ başkanı, deprem sonrası Elazığ’a yaptığı ziyaret sırasında, Sivrice merkezli depremi Elazığ’da bir yapılaşma fırsatına çevireceklerine değinmişti. Bununla birlikte, halkta büyük bir beklentiye yol açan bu açıklamanın bugüne kadar yaşanan gelişmeler ışığında sadece söylemde kaldığını dile getirmek istiyoruz. Bu yazının hatları sadece Sivrice ilçe merkezi düzleminde yaşananlarla sınırlıdır.
İmar uygulama planlarında, Sivrice ilçemizin yüksek potansiyelli bir turizm beldesi olduğu ve bu doğrultuda gelişmeye gereksinim duyduğu gerçeğinin göz önünde tutulmadığını görüyoruz.
Çünkü mevcut imar uygulama planları bırakın Sivrice’nin bu potansiyelini harekete geçirmeyi, gelecekte bu hedefe yönelik olarak yapacağı atılımlar üzerinde de ciddi bir baskı kaynağı olma durumundadır. Aynı şekilde, imar uygulama planları yapılırken ne kıyı koruma, ne de Sivrice halkının geçim kaynaklarının belirlediği sosyal yaşam tarzı ve ekonomik durumu dikkate alınmıştır.
Genel olarak sorun ve eksiklikleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz ;
1-) Kıyı koruma kanununun dikkate alınmadığına dönük yapılan yerinde itirazlar üzerine proje, yeşil ve sosyal alanlara terk edilmiş yaşam alanlarından feregat etme pahasına, geriye doğru çekilerek inşa edilmeye başlanmıştır. Haliyle, kıyı kenar çizgisi ve ana yol arasında sıkışan proje, yeşil ve sosyal donatı alanlarına tahsis edilmiş alanlara oturtulmak ve bu alanları önemli oranda kullanmak suretiyle hayata geçirilmiştir. Bu uygulama ile kıyı kenar çizgisi güvence altına alınırken sahil şeridi üzerinde yapılaşmaya gidilmesi, faydalı alan kapsamında bırakılması gereken bölgenin yok olmasına yol açmıştır.
2-) Her ne kadar halkın taleplerine uygun olarak yerinde dönüşüm kriteri gözetilmişse de, yapıdan tamamen arındırılmış boş bir alanın sunduğu nimet ve kolaylıklardan bütünüyle faydalanılarak oluşturulmuş bir mimarı çalışma yapılmadığına tanıklık ediyoruz. Binalar daha işlevsel planlanabilecek iken, derin çukurlara konumlandırılan binaların giriş/ zemin katlarının bir nevi bodrum niteliğine bürünmesi, sanki çukur içinde imal edildiklerine dair görsel bir estetik sorunu yaratmasının yanısıra, mimari açıdan kullanım, ferahlık, gün ışığından yeterince faydalanamama gibi dezavantajların da ortaya çıkmasını doğurmuştur. Oysa, bina oturumu saha üzerindeki yüzey eğrileri gözetilerek yapılsaydı, Sivrice bir turistik beldeye yakışır çok daha düzgün bir mimari estetiğe, binalar da kullanım işlevselliğine sahip olacaktı.
3-) Sivrice ilçe merkezinde iş yerleri ve konutların iç içe geçerek sosyal yaşam alanlarını kısıtlaması, estetik mimari görünümü bir turizm yerleşkesi görüntüsüyle bağdaşmayacak biçimde gündemden düşürmüştür. İmar boyutunda yeşil ve sosyal alanlar bir turizm beldesini yaşanılır, kaliteli ve rağbet edilir kılan fonksiyonel mekanlar olup, aynı zamanda yeşil mimariyi oluşturduğu için de başka hiçbir alternatifi olmayan ana bileşenlerdir. Bu kapsamda şairin şu dizesine atıfla; şehir içinde çok bahçeler gezdim, ama bir bahçe içinde sadece Kiev’i gördüm. Biz de, fırsat bu diyerek Sivrice’yi bir bahçe içerisine inşa edip hem şairi, hem de Kiev şehrini kıskandırabilirdik.
4-) İçimiz kanaya kanaya Gölbaşı mahallesi için artık belki pek birşey yapılamayacağını, ancak ilçemizin geriye kalan diğer mahalleleri için yeni plan çalışmaları yapılması gerektiğini vatandaş olarak bu platformundan dile getirmeyi elzem bir sorumluluk olarak addediyoruz. Bu çağrımızın dikkate alınması hususunu yetkililere buradan bir kez daha hatırlatıyoruz. Aksi takdirde ilçe terkedilmiş boş binaların yer aldığı izbe bir yere dönme riskiyle karşı karşıyadır. Boş binaların yanı başında bir turizm beldesi tahayyül edilebilir mi?
5-) Yeni yapılacak plan çalışmaları ilçe halkının görüşü alınarak büyük bir uzlaşıyla neticelendirilmelidir. Halk kendi sosyolojik ve ekonomik gerçekliği temelinde imar çalışmasından mimariye, mimariden mekan projelendirmesine kadar taraf olarak tüm sürecin içinde yer almalı ve yeni konut projeleri bu uzlaşıya uygun çerçevede geliştirilmelidir. Turizm boyutunu da hesaba katarak depremi Sivrice açısından fırsata çevirmek, ancak böyle mümkün olabilir. Bu amaçla komşu ilimiz Malatya’nın tecrübelerinden faydalanabilir, orada yapılan deprem evlerini referans olarak alabiliriz. Şu süreçte ne yapıp edip insanımızı ve kızgın Sivriceli’leri iliklerine kadar yaşadığı ayrımcılığa maruz kalmış olma ve kaderine terkedilmişlik duygusundan arındırmalıyız.
6- ) Gözde ilçemizin turistik bir belde olması dolayısıyla bu dokuya uygun binalar inşaa etmeye büyük özen göstermek zorundayız. Aynı yerinde olmasa bile her aileye mümkünse müstakil tek katlı ev yapılmalıdır. İsteyen ailelere ise imkanlar ölçüsünde sadece bir ailenin kullanımı için iki katlı konut tercihen sunulmalıdır. Yapılan evler balkonlu ve bahçeli olmalıdır.
7-) Önceden hak sahiplerine deklere etmek koşuluyla, konut projelerinde kura olmadan ailelerin ve akrabaların aynı binalarda kat kurasına tabi tutulması suretiyle iskan edilmeleri mutlaka gerçekleştilmelidir. Bu aynı zamanda Bakanlığı, TOKİ’yi ve yüklenici firma ile Gedaş’ı çok rahatlatacak ve işlerini kolaylaştıracak mahiyettedir.
😎 İlçenin bir bölgesinde arzu eden aileler için ahırlı ev seçenekleri oluşturulmalı ve bu paralelde hayvancılığın kapsamlı bir şekilde teşvik edilmesi sağlanmalıdır.
9-) Konut projeleri içinde yer alacak evler yöre insanının geniş aile olması dikkate alınarak en az 175 m2 ve 3+1 olarak tasarlanmalıdır.
10-) Halka ve halkın taleplerine rağmen dayatmacı plan ve projeler sadece mutsuzluk ve memnuniyetsizlik yaratır. Yöre insanı ve isteklerini görmezden gelmek hizmetin her türlüsünü itibarsızlaştırarak vatandaşın yönetime küsmesini doğurur.
11-) Bir kısım bina dış cephelerinin bir turizm beldesine yakışacak vasıfta doğal taşla kaplanmış olduğuna büyük bir memnuniyetle tanık oluyoruz. Ancak, taş kaplamanın işçilik hatasından ötürü bazı bölgelerde duvardan ayrıldığını görmek bizi üzmüştür. Böylesine kaliteli ve pahalı bir kaplama elemanının basit uygulama hatalarına kurban edilmemesi gerekir. En az bunun kadar önemli bir diğer husussa duvarlarda ısı yalıtım elemanının varlığını gözlemleyememek olmuştur.
Elazığ’dan ortalama asgari 5-6 ⁰ derece daha düşük sıcaklık değerlerine sahip Sivrice açısından bu durum kesinlikle kabül edilebilir bir şey değildir. Çünkü, bağımsız blok şeklinde konumlandırılan bu evleri ısıtmak hiçbir biçimde mümkün olmayacaktır.
12-) İşin içinde olan TOKİ’nin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı olması dolayısıyla Sivrice Belediye’sinin projelendirme süreçleri dışında tutulduğunu biliyoruz. Ancak prosedürün böyle olması Belediye’nin halk karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Belediye, yerelde tüm sürecin takipçisi olma görevini halk adına kararlılıkla sürdürmeli ve bu işin peşini asla bırakmamalıdır. Belediye orada halkın ağzı ve kulağı olmak, gerektiğinde de siyasi baskı kurmak amacıyla  kamuoyu oluşturmak yükümlülüğündedir.

Deprem vesilesiyle tüm kesimler için önemli bir fırsata dönüşmesi muhtemel bu yeniden imar etme imkanını heba etmemek için yetkili kurumların her açıdan gerekli duyarlılığı sarsılmaz bir tavır olarak sonuna kadar göstermesini talep ediyoruz. Aksi halde, zaten yıllardır her anlamda zor ve sıkıntılı bir süreçten geçen ve boşalmaya yüz tutmuş Sivrice, tamamen boşalacaktır.
Tarihsel bir vebalden sakınmak için el ele verip, hep birlikte buna Sivrice’nin geleceği adına dur demek zorundayız.
Tek cümleyle; halkın projelere katılımını sağlayarak Sivrice’yi turizm, hayvancılık ve tarım alanında bir cazibe merkezine dönüştürecek temel alt yapıyı bu vesileyle, bugünden kurmalıyız. Hiçbir baheneyle bu fırsatı heba etmemeliyiz. Bunu, bugün yapmazsak ne zaman yapacağız..? İşte, o gün bu gündür.
Depremin merkez üssü olması hasebiyle sembolleşen Sivrice’nin asli sahibi Sivrice’lilerin yetkili ve ilgili makamlardan gerekli her türden desteği büyük bir umutla beklediğini dile getirmeyi vatandaş olarak asli bir görev biliriz.

Yusuf Polat
Yusuf Polatyusufpolat@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.