Erzincan Polis Meslek Eğitim Merkezi, 29. dönem mezunlarını verdi. Okulun spor salonunda düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Törende, dönem birincisi Yasin Mert Akbaba mezunlar adına konuşma yaparak yaş kütüğüne dönem plaketini çaktı.

Erzincan POMEM Müdür vekili Alper Özdemir ise mezuniyet töreninde bir konuşma yaparak yeni mezunları tebrik etti. Özdemir, konuşmasında, “Bugün mezun olan bin 521 öğrencimizi tebrik ediyorum. Hepinizi göstermiş olduğunuz üstün gayretten dolayı kutluyorum. Bu süreçte sizlerden şu hususlara her zaman dikkat etmenizi istiyorum. Devlet geleneğimizin asırlardır değişmeyen esası, ‘İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın’ prensibidir. İnsanımızı görevimiz gereği ne kadar korursak, ne kadar yüceltirsek devletimiz de o derece büyüyecek, gelişecek, güvenle huzurlu bir hale gelecektir” dedi.

Daha sonra kürsüye gelen Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, aileleri ayağa kaldırarak mezun olan tüm öğrencileri alkışlattı. Vali Aydoğdu ardından yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün burada polis olmak için bir araya gelen bin 521 genç arkadaşımız mezun olacak ve memleketimizin dört bir yanına giderek görevlerine başlayacaklar. Bu ülkenin topraklarında gözlerini açan her çocuk Polis ve Asker olmak ister. Karşımda duran birbirinden güzel gençleri gördüğümde; onların zaten burada Vatanına Can olmak için bulunduğunu biliyor ve bu konuda en ufak bir tereddüt bile duymuyorum. Sevgili gençler, sizler artık, sadece kendi anne ve babalarınızın değil, devlet ana ve devlet babanın da kahraman birer evlatlarısınız. Bugünden itibaren, Anadolu’nun dört bir köşesinde, hilalin dalgalandığı her yerde, bizlerin huzur ve güveni için gecenizi gündüzünüze katacaksınız. Anadolu insanı vefalıdır. Anadolu insanı merhametli ve şefkatlidir. Sizleri de öz evlatları bilip, Anadolu insanı bağrına basacaktır. Buna emin olun. Şerefinizle giyeceğiniz ay yıldızlı üniformalarınızın, her yerde saygı gördüğüne şahit olacaksınız.

Benim sizden istediğim; yüreğinizden asla eksik etmemeniz gereken iki kavram var, sevgi ve merhamet Nerede, Kiminle ve Hangi durumda olursanız olun kalbiniz de her zaman sevginin tohumları olsun. Sevginin tohumları olsun ki, Vatanın hangi köşesine giderseniz gidin onları toprağa ekebilesiniz. Sizin ekeceğiniz bir tane sevgi tohumu bile devleti ve milleti birleştirecek ve aralarında kopamayacak bir bağ oluşturacaktır. Ülkemizin her karışında bu tohumlara o kadar muhtaç insan var ki

Hekiman'da kadın yolcunun uyuşturucu sakladığı yer pes dedirtti Hekiman'da kadın yolcunun uyuşturucu sakladığı yer pes dedirtti

Başlamak üzere olduğunuz bu kutsal meslek, sizlere kolaylıklar ya da zenginlikler bahşetmeyecek. Yorulacaksınız, üşüyeceksiniz, uykusuz kalacaksınız. Hatta kendi çocuklarınızın büyüdüğünü bile göremeyeceksiniz. Ancak, bu meslek bizlere, onurlu bir gelecek ve şerefli bir hazine verecek. Siz kalbinizden eksik etmediğiniz sevginiz ve yüzünüzle bir uzuv gibi bütünleşen güler yüzünüzle bu cennet vatanın evlatlarına rol model olacaksınız.

Sizden tek istirhamım, Gaffar Okkan, Fethi Sekin, Hakan Canların üniformalarını taşıdığınızı unutmayınız. Bugünden itibaren hayata atılacaksınız. Bu ilin Valisi, bir abiniz, bir akademisyen, bir baba olarak size bire kaç şey söylemek istiyorum.

Bilim, Teknoloji ve İletişim Çağındayız. Her şey hızla değişiyor, dönüşüyor, başkalaşıyor ya da eskiyor. Buna bizatihi bilginin kendisi de dâhil. Beş dakika önce doğru kabul ettiğimiz bir bilgi, on dakika sonra güncelliğini kaybediyor. Bugün, bilgi saniyeler içerisinde el değişiyor. Dünya hızla küçülüyor. Bilgi ve iletişim temelleri üzerinde, yeni bir dünya düzeni kuruluyor. Bu değişimi yakalamak zorundayız. Bu değişimi yakalamayanların eski dünya başlarına çökecektir. Bilgi olmadan değişim olmaz. Bilginin yolu okumaktır. Okumak, aynı zaman da manevi atmosferi olan da bir olgudur. Her gün azda olsa okumayı ihmal etmeyiniz. Kitaplar, zaman makinası gibidir. Bizleri düne, yaşadığımız ana ve geleceğe götürür. Okumazsak değişimin gerisinde kalırız. Sizler de kendinize; ‘değişmeli miyim’, ‘değişime nereden başlamalıyım’ diye düşünmelisiniz. Düzen ve sevgi dilini inşa etmelisiniz. Dayatmacı ve kibirli bir bakış açısıyla asla insanlarımıza yaklaşmamalısınız. Onları anlamak ve dinlemek zorundayız. Yoksa hepimiz kendi rutinimizde kaybolup gideriz. Gençlerin bizden daha anlayışlı olduğunu daha güzel hayal kurduğunu unutmayalım. Lütfen ama lütfen hayalleriniz olsun. Hem de büyük hayaller. Olmaz demeyin ve asla pes etmeyin. Sevgili gençler şunu hiç bir zaman unutmayın 19. ve 20. yüzyılın zihniyeti ile 21. ve 22. yüzyılın gençlerini idare edemeyiz. Sevgili gençler, bugünden itibaren Anadolu’nun dört bir yanına dağılacaksınız. Gittiğiniz her yerde farklı kültürler, farklı medeniyetler sizleri bekliyor olacak. Farklılıklar, değerlerimize, bayrağımıza ve vatan bütünlüğümüze zarar vermediği sürece zenginliğimizdir. Kıymetlidir. Herkesin aynı olması, lütfen ama lütfen beklemeyiniz. Bu vatan hepimizin ve hepimiz birlikte bu vatan için çaba sarf ediyoruz. Sözlerime son verirken Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, bu vatanın Al Bayrağı altında görev yaparken şehit olan şehit polislerimizi, rahmetle, minnetle ve dua ile yad ediyorum. İnsanları geçimsiz yapan sevgisizliktir. Birbirine düşman eden iletişimsizliktir. Güzelliklerden yana ne varsa yok edense ilgisizliktir. Biz birbirimize hep ilgi duyacağız. Sevgi göstereceğiz. Mutluluk bizim yaşadığımız hayat tarzında değil hayata bakış açımızdadır. Niyetimizi düzeltirsek işimizi düzeltiriz. İşimizi düzeltirsek ahlakımızı düzeltmiş oluruz. Ahlakımızı düzeltirsek gittiğimiz doğru bir yol olduğunun farkında oluruz. Sevgili anne babalar bugün sizin evlatlarınız sizi gururlandırdı. Bu gurur bir faninin yaşayabileceği en büyük gururdur. Bu çocuklarınız sizin atan kalbiniz, gözünüz, tutan eliniz, Allah sizlerden razı olsun. Al Bayrağın altında devletine, vatanına, milletine bağlı böyle evlatlar yetiştirdiğiniz için hepinizin samimiyetle ellerinden öpüyorum. Allah sizi var etsin. Sevgili öğrenciler, genç kardeşlerim, yolunuz bahtınız açık olsun, Allah’a emanet olun.”

Ardından, silah başına gelen öğrenciler, meslek yeminlerini edip kep attı. Törenin ardından polis adayları, mutluluklarını birbirlerine ve mezuniyet heyecanını paylaşmak için gelen ailelerine sarılarak paylaştı.

Kaynak: