ENFLASYON « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

 ENFLASYON

Bu haber 21 Ocak 2020 - 8:38 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Hasbihâl                                                     

Her ülkenin olduğu kadar ülkemizin de başında bulunan bir karanlık tablodur enflasyon.

Enflasyonla yatıp enflasyonla kalkıyoruz ama çoğumuz bilmiyoruz enflasyonun ne olduğu.

Enflasyon “Piyasaya gereğinden fazla kâğıt para sürülmesi” haline denir.

Enflasyonun göstergesi paranın satın alma gücünün azalması eşya fiyatları yükselmesidir.

Dünya devletlerinde geçerli olan kural da budur.

Paranın satın alma gücü azalıp fiyatların yükselmesi sonucu pahallılık artar, enflasyon azar.

Dünyadaki bütün sistem böyledir.

Gel gör ki bizde tam tersidir.

Paranın alım gücü azalıp fiyatlar yükseldikçe bizdeki enflasyon düşer.

Akıllara da Nasrettin Hoca’nın Nevşehir Gölüne maya çalmasını, vatandaşın  “Hocam hiç göle maya çalınır mı sorusuna ”Ya tutarsa” sözünü getirir.

Bu gidişe; dünyadaki hiçbir bilim dalı ve hiçbir bilim adamının aklı sırrı ermez.

Bu sadece bizimkilerin bulduğu dünyanın hiçbir yerinde olmayan dâhiyane bir buluştur.

Onun için hiç kimse Türk’ün dünya literatüründe bir buluşu yoktur demesin.

Böylesine bir buluş suyun kaldırma kuvvetinden ve dahi yer çekiminin buluşundan bile önemlidir.

MANDAL VE ÇAMAŞIR SEPETİ HESABI

Halkımızın alım gücü azaldıkça enflasyon düşüyor tencereler kaynamıyor, açlık ve sefalet baş gösteriyor. İğneden ipliğe gelen zamlar hayatımızı çekilmez kılarken devletlularımız mandalı ve çamaşır sepetini enflasyonda baz alıyor.

Çamaşır sepetine kirli çamaşırlarımızı koyup ağızlarımıza konuşmamak için mandal vurmamızı istiyorlar.

Bizde aynen öyle yapıyoruz.

Bütün kirli çamaşırları sepetlere doldurup ağzımıza mandal vurup konuşmuyoruz.

Daha doğrusu konuşamıyoruz.

İşte size ülkemizin gerçeği ve enflasyonun yükselme sebebi

***

Hükümet yılsonu enflasyonunu % 11 – 12 civarında gösterirken vatandaşın mutfağında bu oran % 30 veya % 35 civarındadır.

Memur ve işçi emeklisine enflasyon oranında zam verilmesi gerekirken verilen % 5,5 ve 6,5’ luk zam bu kesimi aptal yerine koymaktan başka bir şey değildir.

Böyle bir uygulamayla işçi, memur, emekli ve dar gelirlilerin nefes alması bile bir mucizedir.

Damat bey 2019 yılı başlarında fiil çekimi gibi vatandaşa bir müjde vermişti demişti ki;

Şubat ocaktan, mart şubattan,

Nisan marttan, mayıs nisandan,

Haziran mayıstan, temmuz hazirandan,

Ağustos temmuzdan, eylül ağustostan,

Ekim eylülden, kasım ekimden ve…

Aralık ekimden iyi olacaktı demişti.

İyi oldu mu?

Hayır…

İşsizlik, yoksulluk azaldı mı?

Hayır.

Enflasyon düştü mü?

Yine hayır…

Aksine geçim darlığından boşanmalar, intiharlar arttı.

İşsizlik en büyük sorun.

Üniversite mezunu gençlerimiz asgari ücretle de olsa iş bulamıyor.

Ülke nüfusunun dörtte biri icralık…

İcra dairelerinde dosya konulacak yer yok.

Ama devletlûlarımıza göre vatandaş uçuyor, ülke kalkınıyor.

***

Yazımıza yine merhum Nasrettin Hoca”nın bir fıkrasıyla nokta koyalım nede olsa bizim fıkra gibi bir yaşantımız var.

Aklınca Hoca’yı sınamak isteyen bir eski ahbabı, “İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn ayetinin anlamını sorar.

Münasebetsiz bir yerde sorulan bu soruya Hoca:

“Sen onu bırak da, şunu bil yeter: Bu ayet düğünlerde, dermeklerde, şenliklerde pek okunmaz!”

Bu sistemle de ne enflasyon düşer, nede vatandaşın nefes boruları açılır.

Sonuç ”İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn”

 

***///***

Mehmet Şükrü Baş
Mehmet Şükrü Başmehmetsukrubas@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.