ELAZIĞSPOR VE SAHA DIŞI FAKTÖRLER? « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

ELAZIĞSPOR VE SAHA DIŞI FAKTÖRLER?

Bu haber 30 Kasım 2020 - 14:42 'de eklendi.

Tarsus İdman Yurdu’nu deplasmanda mağlup ettikten sonra üst üste 3. yenilgisini alan Elazığspor, Pazarspor’a da mağlup oldu…
***
Önce Kırklarelispor’a evinde 1-0 mağlup olan Elazığspor, gerçekten çok kötü olan “hakeme yenildi” dedik.
Maçın ardından çıkan olaylara karışan 3 futbolcusu Kaleci Ahmet, Cengizhan ve Cihan ASLAN’ın PFDK’ye sevki, 2 oyuncusu Murat CEYLAN’ın kırmızı kart, Kadir TAŞOĞLU’nun sarı kart cezâlısı olması, ayrıca Kadir BEKMEZCİ, Selim, Muhammed ILDIZ, Fırat Sefa ile İzzet olmak üzere 5 ismin de sakat olması dolayısıyla Van deplasmanına çok eksik bir kadroyla giden ve herkesin “umutsuz” olduğu bir ortamda ne yazık ki bitime 3 dakika kala yediği golle beraberliği kaçıran Elazığspor’a üzülsek de, ortaya konan direnç ve sergilenen mücâdeleden dolayı gelecek adına umutlanmıştık.
Ancak, yetersiz ve alternatifsiz kadroya rağmen, gördükleri kartlarla cezâlı duruma düşenlerle, hiç gereği yokken çıkan olaylara karışan ve takımını yalnız bırakan oyunculara “futbolcuya dayalı düzen” umursamazlığından kaynaklanan davranış biçimleri nedeniyle de kızdık ve hayıflandık!
***
Van deplasmanından eli boş dönen ve puan cetvelinde 3’er maçları eksik olmasına rağmen Bayburt ile Pazarspor’la aynı puana sâhip olan Elazığspor, ateş hattının 1 puan üstünde yer alırken, üzerindeki 3 takımdan bir maç fazlasıyla biriyle aynı puanda diğer ikisinden de 1’er puan geride bulunuyordu.
İşte böylesine tehlikeli bir durumda olan Elazığspor’un kötü gidişâta son vermek için mutlaka mağlup etmesi gereken rakibi Pazarspor’a yenilmesi büyük bir hüsrâna sebep oldu ama, mağlubiyetten daha üzücü olan bordo-beyazlı takımın “havlu atmış” görüntüsü veren hâliydi?
Bu durum saha içi ya da son haftada yaşandığı iddiâ edilen ve sosyal medyada ayrıntılarıyla yer alan saha dışı faktörlerden mi kaynaklandı?
Bu soruya cevap vermek için, evvelâ sahada olan bitene bakalım, sonra da saha dışı faktörler mi etkili oldu Elazığspor’un umutsuz durumuna, onu da cevaplaması gereken muhâtaplarına soralım?
***
Elazığspor’un Van Maçı’ndaki eksiklerinden; PFDK’ye sevk edilenler, kart cezâlarını tamamlayanlar ve sakat olanların büyük çoğunluğu takıma dönerken, sâdece Murat CEYLÂN, Kadir BEKMEZCİ ve İzzet ile uzun süreli sakatlıkları olan Fırat Sefa ve Murathan kadroda yer alamayan isimler olacaktı…
Bizden 3 maçı eksik, ama aynı puanda olduğumuz rakip Pazarspor’un, Koronavirüs Salgını nedeniyle 8 oyuncusunun izole durumda, 2 futbolcusunun da cezâlı olması sebebiyle 10 oyuncusunu Elazığ’a getiremeyeceğini resmen duyurması; “Pazarspor ateş hattında ve 15 oyuncuyla geliyorlar, nasıl olsa yeneriz!..” düşüncesiyle ister istemez bir rehâvet oluşturdu Elazığspor’da ve toplumda?
***
İşte bu şartlarda, kalede Ahmet, savunmada Tufan, Yiğitcan, Ömer Faruk, Hebat, çift önliberoda Kadir TAŞOĞLU ile Muhammet Umut, orta 3’lüde Yusuf Ensar, Cengizhan, Selim ve ileride Ömer YILDIZ’dan oluşan 11’le ve 4-2-3-1 dizilişiyle sahaya çıkan Elazığspor’da Van deplasmanında 11’de forma giyen 5 isim yedekte, 6 oyuncu da 11’deydi.
Oyuncu tercihlerine baktığımda Van’da 2. Yarı’da oyuna giren Muhammed Umut’un çift önliberoda görevlendirilmesi sürpriz oldu elbette ama, Muhammed ILDIZ’ın maç eksiği dolayısıyla kulübede yer alması çok doğaldı.
İlerleyen dakikalarda Muhammed Umut’un birkaç top kaybına rağmen gelecek için umut veren mücâdeleci oyunu, Elazığspor adına mutlu olduğumuz gelişmeydi.
Ancak, 35. Dakika’da Selim’in yerine sahaya sürülen Muhammed ILDIZ’ın takımı toparlama çabaları olumlu sonuç vermezken, “tecrübeli oyuncu mâdem bu kadar erken oyuna alınacaktı, maça neden 11’de başlamadı?” sorusu zihnimizde çalkalandı durdu?
Selim oyundan çıkarılırken, Elazığspor adına ilk yarının tek ve maçın en net gol pozisyonunu hazırlayan isim olduğu düşünülmedi, çünkü Selim’in “al da at” dercesine pasında Yusuf Ensar topu kale yerine üstten dışarı atmasa Elazığspor daha 11. Dakika’da öne geçecekti!
79. Dakika’da skor 3-0 olduktan sonra Muhammed Umut’un yerine Onur’u oyuna alıp, Yiğitcan’ı santrafora sürmek hücuma yönelmek açısından doğru, ama çok geç kalmış bir hamleydi?
84’te aynı anda yapılan 3 genç oyuncu değişikliği ise formaliteden ibâret olan maçın kaybedildiğini kabûl işâreti gibiydi!
***
Müsabakanın oyun analizine baktığımda; ilk yarıda henüz ilk dakikada altıpasa gönderilen bir yan topa dokunamayan rakip takım, 8. Dakika’da daha sonra takımının 3. ve son golünü atacak olan Kadir’in ceza alanı yayı sol çaprazından attığı direği sıyırıp yandan dışarı giden bir tehlike daha oluşturdu o kadar.
Sonra Selim’in asistini Yusuf Ensar gol yapamayınca, gol noktalarından uzakta ve genelde rakip takımda kalan top, oyun hâkimiyetinin de Pazarspor’a geçmesine sebep oldu.
Özellikle Eren ve Kadir’le Elazığspor savunmasını zorlayan rakip, sağ çaprazda Eren’in şahsî çabasıyla bulduğu pozisyonu gole çevirince Pazarspor, ilk yarıyı galip tamamladı…
***
Gol pozisyonu ve tehlike oluşturma bakımından 2. Yarı çok daha zengin ve zevkliydi.
Bu bölümde Pazarspor’un üst üste elde ettiği iki fırsattan sonra, Elazığspor, bir duran topta Yiğitcan’ın kafasını sıyıran ve kalecide kalan zayıf kafa vuruşu dışında, Yusuf Ensar’ın şahsî gayreti ve bireysel becerisiyle 3 tehlike oluşturdu…
Birinde Yusuf Ensar’ın pasında Muhammed ILDIZ’ın şutu zayıf kaldı, diğerinde Ömer YILDIZ ön direğe hareketlense gol olabilecek pozisyonda ağır davrandı ve arka direkte kaldı, sonuncuda da Yusuf Ensar, Tufan’ın ortasına kafayı vurdu ama, yandan auta attı?
Ardından penaltıdan farkı 2’ye çıkaran Pazarspor, 78. Dakika’da Kadir’in jeneriklik golüyle maçın skorunu ilân ederken, 4 yedek oyuncuyla geldiği Elazığ’dan elini kolunu sallayarak 3 puanla döndü!..
***
Elazığspor’un saman alevi misâli parlayıp sönen bireysel çabalarla karşı koymaya çalıştığı rakibi karşısında, yardımlaşma ve dayanışmadan uzak, futbolun “takım oyunu” olduğunu unutmuş oyuncularıyla isteksiz ve arzusuz biçimde verdiği negatif görüntü, haklı olarak bordo-beyazlı takımın âdeta “havlu atmış” olduğuna yorumlandı!
Tabii bu duruma sebep olabilecek saha içi faktörleri yorumlamak bizim işimiz…
Oyun alanında olan- bitenleri yazdık.
Hakem faktörüne baktığımızda, Pazarspor Maçı’nın hakemi, 3 puanı bizden alıp rakibe verecek ağırlıkta bir hata yapmadı?
Belki rakip oyuncu Kadir’e maçın başında Yusuf Ensar’a yaptığı sert hareketinden dolayı uyarıda bulunmakta hatalıydı, ihtar verse daha sonra sarı kart gören rakip oyuncu 2. İhtar’dan ihraç olabilirdi?
Bir de bâriz gol şansı kararı beklediğimiz bir pozisyonda topun yönünün kenara doğru olduğunu işâret etmekle, neden sarı kart gösterdiğini de izâh ederek, herkesi iknâ etti!
***
Bir maç kaybedilebilir, rakiplerle şimdiden oluşan puan farkı da kapanabilir ama; “bordo-beyazlı oyuncuların takım olarak isteksiz oluşları ‘saha dışı faktörler’den mi kaynaklanıyor”, cevaplanması gereken soru bu elbette?
Kırklareli Maçı sonrası çıkan olaylara karışan ve “futbolcuya dayalı düzen” umursamazlığından kaynaklanan davranış biçimleri nedeniyle, eleştirilerin muhatabı olan oyunculara kızdık tamam!
Pekâlâ; Paralarını alamadıkları için futbolcuların isteksiz olduğu ve daha da tehlikelisi son haftada yaşandığı iddiâ edilen ve sosyal medyada ayrıntılarıyla yer alan tesislerin basılması ve bir ya da birkaç futbolcunun tehdit edilmesi gibi iddiâlar içeren saha dışı faktörler doğru mu?
Elazığspor’un umutsuz durumuna üzülüyoruz tabii, ancak muhatapları tarafından cevaplanması gereken bu sorulardaki iddiâlar yalansa mutlaka kamuoyuna açıklanmalı?
Yok eğer iddiâlar doğruysa şâyet, başka soruya gerek yok; “Vah” deyip Elazığspor’un hâline yanmalı!

H. Vehbi Coşkun
H. Vehbi Coşkunvehbicoskun@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.