“ELAZIĞLILAR, ÜÇ MAYMUNU OYNAMAYACAK!” « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

tempobet giriş tempobet

Pendik escort

istanbul escort

kurtköy escort

antalya escort

“ELAZIĞLILAR, ÜÇ MAYMUNU OYNAMAYACAK!”

Bu haber 20 Eylül 2020 - 18:38 'de eklendi.

Fırat Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Murat Aygen, 24 Ocak Depremi sonrası Elazığ’da olup bitenleri bir siyasetçi gözüyle değerlendirdi. Aygen; “Bugün Elazığ sancılıdır. Elazığ halkı sıkıntılıdır. Elazığ, her gün daralan kıskacın içinde bunalımlarla boğuşmakta ve keskin viraja doğru giden çok tehlikeli yoldadır. İncitilmedik gönül kalmamıştır. Elazığ halkı kendisine yapılan hakaretleri kabullenemez. Bugüne kadarki gelişmeler, yarın karşılaşacağımız felaketlerin acı habercisidir.  Önümüzdeki tehlike çok büyüktür” diyerek insanlarımızın sorunlarının görülmesini de istedi ve artık Elazığlıların üç maymunu oynamadıklarını kaydetti.

 

 

Haber: Kübra TÜRKAN / ÖZEL

Fırat Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Murat Aygen, 24 Ocak Depreminin ardından Elazığ’da  yaşananları ve Elazığ’da yaşayan kişilerin içinde bulunduğu durumu değerlendirdi İşte Aygen’in gazetemize özel yaptığı açıklamanın detayları…

“BELİRSİZLİKLER, HALKI ÇİLEDEN ÇIKARMA NOKTASINA GETİRDİ”***

“Elazığ, mutsuz; geleceğinden umutsuzdur” diyerek sözlerine başlayan Aygen; “Deprem sonrası halk umutsuz ve mutsuzdur. Birçok konuda belirsizliğin devam etmesi halkı, çileden çıkarma noktasına getirmiştir. Elazığ’ın seçtikleri ilimiz iktidar milletvekilleri, kentin sorunlarını çözmede ve gündeme getirmede yetersiz kalmaktadır” dedi.

“DEPREMLE BİRLİKTE MİLLETVEKİLLERİ ELEŞTİRİLMEYE BAŞLANDI”

Parti politikalarının şehrin çıkarları üstünde tutulduğunu iddia eden Aygen; “Özellikle depremle birlikte milletvekilleri vatandaşlar tarafından eleştirilmektedir. Şehrin tüm dinamikleri tarafından Elâzığ’ın afet bölgesi ilan edilmesi gerektiği noktasında birleşilmişken, Elazığ’ın afet bölgesi kapsamına alınmaması ve Giresun’da yaşanan sel felaketinden sonra dağıtılan hibelerle ayrımcılık yapılması gibi bazı konular çok sesli olarak gündeme getirilmeye başlanmıştır” ifadelerini kullandı.

“MİLLETVEKİLLERİ İLE HALK KARŞI KARŞIYA KALMIŞTIR”

Milletvekillerinin kullandığı yanlış üslup neticesinde milletvekilleri ile vatandaşın karşı karşıya kaldığını da kaydeden ve geçtiğimiz günlerde AK Parti Elazığ Milletvekili Züldü Demirbağ’ın bir programda sarf ettiği kan testi isteme polemiğini değerlendiren Aygen; “İktidar milletvekillerinin televizyon konuşmalarında verdiği yanlış cevaplarda işin tuzu biberi olmuştur. Yazılı ve görsel basın aracılığıyla verilen demeçler ve konuşmalar milletvekilleriyle halkı karşı karşıya getirmiş şehrin problemlerini işin içinden çıkılamaz hale sokmuştur” dedi.

AYGEN, ELAZIĞ’IN İSMİNİN KÖTÜ ANILMASINDAN ENDİŞELİ!

Türkiye’mize örnek olan Elazığ’ımızın yanlış algılarla ulusal gündemde yer almasına da üzüldüğünü kaydeden Aygen; “Ulusal basının da konuyu işlemesiyle konu sosyal medyaya düşmüş,  dürüstlükte Türkiye’ye örnek olmuş Elazığ’ın ismi, ülke gündemine tartışmalarla, sütü bozuklukla, kanı bozuklukla, sahipsizlikle, öksüzlükle, yetimlikle, hainlikle, ihanetle yolsuzluklarla, usulsüzlüklerle anılmaya başlamıştır” şeklinde konuştu.

“ELAZIĞ HALKI, MİLLETİN VEKİLLERİ TARAFINDAN HOR GÖRÜLMEKTE”***

“Elazığ halkı, milletin vekilleri tarafından hor görülmekte, aşağılanmakta” diyerek son derece ciddi bir iddiada bulunan Aygen; “Elazığ’ın hakkını savunan bürokratlar susturulmakta ve Elazığ’a yapılan haksızlıkları gündeme getiren halkın kanından şüphe edilmektedir. Elazığlının kanından şüphe edenler bilsinler ki; ecdâdımızın heybeti ma’rûf-ı cihandır, Fıtrat değişir sanma! Bu kan yine o kandır. Sevginin ve hoşgörünün değil, zorbalığın egemen olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bir kimse, kurala uygun olarak yürümekte olan işi, istediği yola çevirmek için zor kullanırsa, artık kural söz konusu olamaz. Güçlü olan istediğini yapar. Her iş belli kuralları çerçevesinde yürütülür. Kurallara uygun olarak yürütülen bir iş, zor kullanılarak belli bir yöne çekilmek istenirse, artık kurallar söz konusu olmaz; güçlünün dediği olur. Zor oyunu bozar misali, ilimizde konuşanlar susturulmak istenilmektedir” diyerek iddialarına yenilerini de ekledi.

“SEÇMENLERİN TAVRI;  VER OYUNU BOZ OYUNU OLABİLİR!”***

Seçmenin bundan sonra farklı bir irade ortaya koyabileceğinden de bahseden Aygen; “Elazığlının önümüzde ki yapılacak seçimlerde ki sloganı  ‘Ver oyunu, boz oyunu’ olursa kimse şaşırmasın. Beyde bulunmayan halkın oyudur. Demokrasilerde halkın oyu halkın namusudur. Halk önüne sandık geldiğinde ayranını kabartırsa halkın gücünü herkes görür. Ama iş işten geçer. Bunun örnekleri çoktur. Çok yakın zamanda yapılan seçimde 41 yıl aradan sonra CHP ilimizde milletvekili çıkarmıştır. Bu seçimi okuyamayan, analiz edemeyen siyasiler, Elazığ’da nasıl siyaset yapacaklar? Merak ediyorum.1967 seçiminde ilimizin 6 milletvekilinin tamamını kazanan CHP’sinin niye, neden, niçin ve nasıl kazandığını merak edemeyen siyaset yapıcılar ve siyaset yapmayı düşünen milletvekili veya aday olmak isteyenler hiç mi merak etmezler?” diyerek siyasilerin siyasi okuma yapması gerektiği üzerinde durdu.

“ŞEHİR OLARAK; UYANMALI VE HAREKETE GEÇMELİYİZ”

“Bu kötü gidişe artık tüm Elazığ olarak dur dememiz gerekmektedir” diyen Aygen; “Bu gidişe, Elazığ’ı seven, yüreğinde gakgo ve mertlik ruhu taşıyan hiç kimsenin göz yumması mümkün değildir. Artık, şehir olarak hepimizin uyanma ve harekete geçme vaktidir. Elazığ’ın kalkınması ve gelişmesi için; Elazığlının mutlu ve huzurlu olması için, modern ve yaşanılabilir bir kent için daha önce hangi partiye oy vermiş olursa olsun, hangi lidere gönül vermişse olsun;  hangi düşünceye sahip olursa olsun; Elazığ için; Elazığ’ı yeniden şaha kaldırmak için tüm Elazığ’ı kucaklaşmaya ve birleşmeye davet ediyorum” dedi.

“YA ELAZIĞ’A ÇAĞ ATLATACAĞIZ YA DA ELAZIĞ KÜÇÜK KENT OLACAKTIR”***

Önümüzdeki seçimlerin son derece önemli olduğunu vurgulayan Aygen; “Önümüzde ki seçim sadece siyasi partilerin değil; Elazığ’ın geleceğinin seçimidir. Bu seçimde ya Elazığ’ı kurtaracağız, ya da bu darboğazda hepimiz boğulacağız. Ya Elazığ’ı çağ atlatacağız; ya da iyice gerileyecek; küçük kent olacağız. Ya Elazığlı olarak mutlu olacağız ya da hepimiz başka bir diyarda kendimize mutluluk arayacağız. Elazığlının vatanı bir, devleti bir, bayrağı birdir. Lisanı bir, milleti bir, inancı birdir. Dünü bir, bugünü bir, ülküsü birdir. Hiç kimse Elazığlının bugüne kadar göstermiş olduğu sadakatini,  yıllar boyunca gururla taşıdığı asaletini ve her zaman gösterdiği cesaretini sınamaya kalkmasın. Bütün güzellikler Elazığ’dadır. Elazığ;  tek nefestir ve tek sestir” ifadelerini kullanarak önümüzdeki seçimlerin Elazığ için tarihi bir dönüm noktası olduğunu aktardı.

“BUGÜN ELAZIĞ İNSANI SANCILIDIR”***

“Bugün Elazığ sancılıdır” diyen Aygen; “Elazığ halkı sıkıntılıdır. Elazığ, her gün daralan kıskacın içinde bunalımlarla boğuşmakta ve keskin viraja doğru giden çok tehlikeli yoldadır. İncitilmedik gönül kalmamıştır. Elazığ halkı kendisine yapılan hakaretleri kabullenemez. Bugüne kadarki gelişmeler, yarın karşılaşacağımız felaketlerin acı habercisidir.  Önümüzdeki tehlike çok büyüktür” diyerek insanlarımızın sorunlarının görülmesini de istedi.

“ELAZIĞ’IN BÜYÜKŞEHİR OLMA HAYALİ ARTIK SUYA DÜŞMÜŞTÜR!”

Sözlerini sürdüren Aygen; “Elazığ gittikçe kapsama alanımızın dışına çıkmaktadır. İlimizde yaşanan deprem, salgın hastalığın vermiş olduğu psikolojik durum, niteliksiz göç almanın yanında ve deprem sonrası ilimizde yaşanan göç verme olayı maalesef şehrimizin ekonomisini ve nüfusunu etkilemiştir. Meselenin sadece siyasi ayağı olmayacağı bunun yanında sosyolojik yansımaları da olacaktır. Büyükşehir olma hayali artık suya düşmüştür” dedi.

“KARDEŞLİK İKLİMİNİN TESİS EDİLDİĞİ GÜNLERİN KIYMETİ BİLİNMELİ!”

“Böyle giderse milletvekili sayısının düşmesi kaçınılmazdır” diyen Aygen;  “Çünkü milletvekili dağılımı nüfusla alakalıdır. Bir önceki seçimde ilimizin milletvekili sayısı 4 olduğu unutulmamalıdır. Elazığ hassas bir yapıya sahiptir. Şayet dış güçlerin yanında birde onların yerli işbirlikçileri devreye girerse,  etnik temelde bölünme, inanç temelinde cepheleşme, mezhep temelinde iç ve dış tahrikler artar ve kimlikler kaşınır, gerilim ortamı körüklenirse istenmeyen olaylar gelişebilir ve bundan şehir ve halk zarar görebilir. Geçmişte bunun acılarını halkımız çok çekmiştir. Kardeşlik ikliminin tesis edilmiş olduğu bu günleri iyi değerlendirmemiz ve kıymetini bilmemiz lazımdır” ifadelerini kullandı.

“TAHAMMÜLSÜZLÜK; ELAZIĞ’I İÇTEN İÇE ÇÜRÜTMEKTEDİR!”*

Tahammülsüzlüğün Elazığ’ı içten içe çürüttüğünü belirten Aygen; “Yapmamız gereken toplumsal huzursuzluk ve çatışma alanlarını genişletmemek,  iç huzur, kardeşlik ve dayanışma ruhunun yara almasını önlemektir. Bugün yaşananlar, konuşulanlar, yıkıcı ve yakıcı paylaşımlar, birbirimize olan tahammülsüzlük Elazığ’ı içten içe çürütmektedir. Ahlaki çürüme toplum hayatımızı bütünüyle kuşatırsa, kültürümüz yozlaşırsa her alanda derin yaralar açılır.  Devlete ve adalete olan güven duygusu zedelenmemeli.  Siyaset kurumu kirlenip ve toplum nazarında itibar kaybetmemelidir. Halkın siyasilere güveni sarsıldığında başka saikler devreye girer, demokrasi yara alır ve bu durumdan faydalanmak isteyen demokrasi dışı güçlerin ekmeğine yağ sürmüş oluruz. Adalet, demokrasi; su ve hava gibidir. Herkese lazımdır” sözlerini sarf etti.

“SORUNLARLA YÜZLEŞMEKTEN KAÇINMAMALIYIZ!”***

Seçilenlerin her istediğini yapma ve söyleme hakkı olmadığına da değinen Aygen; “Eleştiri kültürüne açık olmalıyız. Seçilmek kişiye istediğini yapma ve söyleme yetkisi vermez. İlimizde yaşanan deprem ve akabinde vuku bulan koronavirüsün neden olduğu ekonomik kriz, halkımızın bağrını delmiştir. İşsizlik, iflaslar, işten çıkarmalar, yoksulluk ve yolsuzluk artmıştır. Emeklimiz, işçimiz, memurumuz, köylümüz, çiftçimiz, esnafımız çaresizdir. Gelir dağılımında adaletsizlik artmış, servet farkı büyümüştür. Bu durum böyle devam eder ve bir çare bulunmazsa sonuç; çürüme, çözülme, çöküş ve çaresizliktir. Bu sorunlarla yüzleşmekten kaçınmamalıyız” dedi.

“KONUŞAN DİLLER, SUSTURULMAMALIDIR”***

Siyasilere kardeşlik kodlarını hatırlatan Aygen; “Bu şehirde yaşayanlar olarak hele hele siyasiler ve yöneticiler tarafından kardeşliğimizin şifreleri ve kodları kırılmamalıdır. Tertemiz vicdanlar doğranmamalı, pırıl pırıl yürekler karartılmamalı bugüne kadar devletinin yanında durmuş, devlet-i ebed müddet demiş Elazığlılar,  hainlikle, ihanetle, kansızlıkla, kanı bozuklukla suçlanmamalı ve konuşan diller susturulmamalıdır. İletişim konuşmayla olur. En büyük tehlike konuşmamaktır. Empati yapmak lazımdır. Elazığlılar için dilsiz olun, sağır olun, kör olun, gözleriniz görmesin, kulaklarınız duymasın, elleriniz kalkmasın istenmektedir. Duyulmasın, bilinmesin, görülmesin istenmektedir. Ama halk gerçekleri görmektedir” ifadelerini kullandı.

“ELAZIĞLILAR, ‘ARTIK YETER SÖZ ELAZIĞ’IN’ DEMEYE BAŞLADI!”*****

Elazığ halkının üç maymunu oynamayacağını aktaran Aygen; “Unvanı, kimliği, statüsü, makamı ve mevkisi ne olursa olsun herkes şunu iyi bilsin ki Elazığ halkı bundan sonra üç maymunu ( görmedim, duymadım, bilmiyorum) oynamayacaktır. Hangi Elazığlı, böyle bir tablo karşısında suskun kalabilir? Hangi Elazığlı, bunları kader diye kabul edebilir? Hangi helal süt emmiş evlat, bunu hazmedebilir? Hangi vicdan bunu sineye çekebilir? Sabır bir yere kadar, tahammül bir noktaya kadardır. Elazığlı bugüne kadar yapılanlara, kendini yok sayanlara aldırmadı,  söylenenlere dönüp bakmadı,  konuşulanları umursamadı, gülüp geçti,  bunlara takılmadı. Bunlarla oyalanmadı ve yoluna devam etti. Ne zaman ki, hakarete uğradı, kanı sorgulanmaya, şüphe edilmeye başlandı, ruhu incitildi, işte o zaman durdu ve hep bir ağızdan haykırdı. ‘Artık yeter! Söz Elazığ’ın’ demeye başladı” diyerek açıklamasını tamamladı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
ali Eylül 20, 2020 / 20:10 Cevapla

hdp yi günahım kadar sevmem..ama hdp den milletvekili çıkaran illere giden yardımları yatırımları çok iyi biliyorum. bu yüzden elazığ da da, hdp den milletvekili seçilirse, işte o zaman görün gelen yardımları..en azından elektrik bedava olur.