Elazığlı kadınlar soyadı kararını değerlendirdi: Akıllara o soru geldi! Mal paylaşımı nasıl olacak?

Kadınların kendi soyadlarını kullanmasının önünü açan karar Anayasa Mahkemesi'nde yürürlüğe girdi. Kararı Elazığlı kadınlar değerlendirdi. Kararın ardından ise akıllara mal paylaşımının nasıl olacağı geldi. Peki kadınların evlilikte kendi soyadını kullanması durumunda olası bir boşanmada mal paylaşımı nasıl olacak? Elazığlı kadınlar karar için ne dedi? İşte haberin detayları…

Elazığlı kadınlar soyadı kararını değerlendirdi: Akıllara o soru geldi! Mal paylaşımı nasıl olacak?
Elazığlı kadınlar soyadı kararını değerlendirdi: Akıllara o soru geldi! Mal paylaşımı nasıl olacak?
+3
Haber albümü için resme tıklayın

Özel Haber: Beyza Bişkin

Anayasa Mahkemesi (AYM), kadınların kendi soyadlarını kullanmasının önünü açan kararı yürürlüğe girdi. AYM, Medeni Kanun’un “evlenen kadının kocasının soyadını taşımasını” zorunlu kılan 187. maddesinin birinci ve ikinci cümlesini iptal etti. Kararın ardından kadınlar evlenirken nikah memuruna, evliyse de nüfus müdürlüklerine talepte bulunarak kendi soyadını kullanabilecek. Kararın ardından özellikle boşanma durumlarında mal paylaşımının nasıl olacağı konusu gündeme geldi. Aynı zamanda velayet hakkı ve doğmuş olan çocuğun kimin soyadını alacağı da merak konusu. Tüm bu sorulara Avukat Adem Aydın’dan cevap geldi.

Aydın; “Türkiye’de kadınların kişilik haklarına yönelik büyük bir sayfa açan bu karar öncesindeki uygulamada; kadın kocasının soyadını almak istemiyor ise, kocasına karşı dava açması gerekmekteydi. Bu da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ışığında Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli ve 2013/2187 sayılı kararı ile mümkün olmuştu. AYM, eşitliğin sağlanabilmesi bakımından kadının bekarlık soyadının kullanabilmesi gerektiğine karar vermişti. Anayasa Mahkemesi son olarak İstanbul 8. Aile Mahkemesinin başvurusu üzerine bu karara ilişkin kanuni düzenleme olan Türk Medeni Kanunu’nun 187.maddesini iptal etmiştir” dedi.

Başvuru gerekçesi ne oldu?

Başvuru gerekçesinden de bahseden Avukat Aydın; “Başvuru kararında özetle; soyadının kadının kimliği ile kişiliğinin bir parçasını oluşturduğu, itiraz konusu kuralla kadının evlenmeden önceki soyadını kullanma hakkına getirilen sınırlamanın meşru bir amacının bulunmadığı, erkeğin doğumla kazandığı soyadını ömrü boyunca kullanması mümkün iken aynı hakkın kadına tanınmamasının eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) söz konusu farklı muamele nedeniyle ihlal kararları verdiği, ayrıca bireysel başvuru alanında Anayasa Mahkemesince verilen ihlal kararlarının da bulunduğu ancak değiştirilmeyen kuralın idare tarafından uygulanmaya devam edildiği, bu durumun ise Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı ilkesini ihlal ettiği belirtilerek kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür” ifadelerini kullandı.

Mahkemenin değerlendirmesinde hangi unsurlar yer aldı?

Mahkemenin kararı değerlendirirken hangi konuları ele aldığına dikkat çeken Aydın; “Kişiliğin bir parçası olan soyadını taşımak yalnızca bir yükümlülük değil aynı zamanda Anayasa’nın 20. maddesi kapsamında bir hak niteliğindedir. Nitekim AİHM de anılan hakkın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi kapsamında yer aldığını kabul etmiştir. Süreç içerisinde yapılan anayasal değişikliklerle hem kanun önünde eşitlik ilkesinin hayata geçirildiğinden söz edilebilmesi için kadın ve erkek eşitliğinin tam anlamıyla sağlanması gerektiği güçlü bir biçimde vurgulanmış hem de anayasa koyucunun eşitlik ilkesinin eşler arasındaki görünümüne verdiği önem açık bir şekilde ortaya konulmuştur. Bu itibarla evlenmeden önceki soyadının evlendikten sonra da kullanılması yönünden kadın ile erkeğin karşılaştırmaya müsait şekilde benzer durumda bulundukları sonucuna ulaşılmıştır. Erkek evlenmeden önceki soyadını evlendikten sonra da tek başına kullanabildiği hâlde kuralla kadının evlenmeden önceki soyadını evlendikten sonra ancak kocasının soyadının önünde kullanabileceği öngörüldüğünden karşılaştırmaya müsait şekilde benzer durumda olan eşler arasında cinsiyet temelinde farklı muamelenin yapıldığı açıktır. Nüfus kayıtlarındaki karışıklığın önlenmesi ve soy bağının sağlıklı bir şekilde tespit edilmesinde kamu yararı bulunmaktadır. Ancak söz konusu kamu yararının sağlanmasının yegâne yolunun kadının evlendikten sonra kendi soyadını eşinin soyadının önünde kullanması olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu nedenle nüfus kayıtlarının düzeni sağlama amacı, kuralla öngörülen farklı muamelenin makul nedeni olarak kabul edilemez. Ayrıca kadının evlendikten sonra kocasının soyadını almasının ailenin ortak bir soyadına sahip olmasını mümkün kılan tek seçenek olmadığı açıktır” şeklinde kaydetti.

“Aile bağlarının hiçbir şekilde korunamayacağının söylenmesi zordur”

Mahkeme kararında eşitlik ilkesini ihlal ettiği gerekçesinin yer aldığına değinen Avukat Aydın; “Bu bağlamda eşlere içlerinden birinin soyadını veya bunun dışında bir adı ortak soyadı olarak belirleme imkânının tanınması ya da ortak soyadının eşlerin evlenmeden önceki soyadlarının birleşimden oluşacağının öngörülmesi de mümkündür. Kaldı ki ortak soyadının aile bağlarını korumanın zorunlu unsuru olduğunun, bu manada eşlerin ortak soyadı taşımamaları hâlinde aile bağlarının hiçbir şekilde korunamayacağının söylenmesi de zordur. Buna göre aile bağlarının korunup güçlendirilmesi amacının da kuralla öngörülen farklı muamelenin makul nedeni olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu değerlendirmeler ışığında, evlenmeden önceki soyadının evlendikten sonra da tek başına kullanılması bağlamında kadın ve erkek arasında kuralla öngörülen farklı muamelenin eşitlik ilkesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır” ifadelerini aktardı.

Boşanma durumunda mal paylaşımı nasıl olacak?

Mal Paylaşımı ve çocuğun kimin soyadını alacağı sorularına da yanıt veren Avukat Adem Aydın; “Bu durum sadece soyadına yönelik bir değişiklik yani kadın evlendi kocasıyla soyadı farklı diye malları da farklı olmuyor. Burada aynı eskisi gibi evlendikten sonra alınan araba, ev, para, yatırım aklınıza gelebilecek her şey evlilik birliğinin ortak malı yani tarafların ortak malı. Bunun yanında çocuk yine babanın soyadını almaya devam ediyor. Sonuç olarak resmiyette değişen tek şey kadına verilen soyad değişiyor onun dışında evlilik yükümlülükleri evliliğin getirdiği haklar aynı bundan yana hiçbir değişiklik olmuyor” diyerek sözlerini noktaladı.

Elazığlı kadınlar kararı nasıl değerlendirdi?

Kadınların kendi soyadlarını kullanmasının önünü açan kararı Elazığlı kadınlara sorduk. Kadınların kimisi kararı gereksiz bulurken kimisi ise doğru buldu.

“Doğduğumdan beri bu soyadlayım, soyadım kimliğimi oluşturan, beni ben yapan bir olgu”

Bu kararı kişisel bir mesele olarak değerlendiren Gizem Hanım; “Doğduğumdan beri bu soyadlayım dolayısıyla soyadım kimliğimi oluşturan, beni ben yapan bir olgu. Hayatımın her alanında bu soyadla anılmak ve ailemin de şimdiye kadar bana verdiği destekleri, bu soyadı kendimde devam ettirerek yaşatmak isterim. Yani bu durumu kişisel bir mesele olarak ele alıyorum. Başka biri evleneceği aileyi daha çok benimseyebilir veya eşinin soyadını taşımak isteyebilir. İki durum da olasıdır. Bu konunun özgürleştirilmesi de yerindedir” dedi.

“Başarı kazanmış biri kendi soyismini kullanmak isteyebilir”

Şu anda eşinin soyadını benimsediğini ancak başarı kazanmış birinin kendi soyismini kullanmak isteyebileceğine dikkat çeken Aynur Hanım; “Başarı kazanmış biriyse kendi soyadıyla devam etmek isteyebilir. Kızlık soyadımı çok seviyorum ama şu an eşimin soyadını benimsemiş durumda olduğum için değiştirmekten ziyade bir ekleme yapabilirdim” ifadelerini kullandı.

“Aile yapısına zarar verebilir”

Kararın aile yapısına zarar vereceğini düşünen bir vatandaş ise; Aslında bunu boşanmış bir kadın olarak düşününce bence gayet güzel bir şey olarak görüyorum ama aile yapısı tarafından bakınca da bu kararın yapısal bir bozukluk olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“Tüm hayatı paylaşacağın bir insanın soyadını almamak mantıklı değil”

30 yıldır evli olduğunu dile getiren Zilfi Hanım “Bence çok yanlış. Evli olmak demek zaten eşinle tüm hayatı paylaşmak demek. Tüm hayatı paylaşacağın bir insanın soyadını almamak mantıklı değil. Çocuklar için de doğru değil baba ve annesinin soyadının farklı olması dışarıdan bakınca sanki boşanmışlar gibi algılanabilir” diye konuştu.

“Normal vatandaşların kendi soyadını kullanması bana çok mantıklı gelmiyor”

Eğer çok önemli bir soy isimse o zaman kullanılabilir ama çokta gerek olmadığını düşünüyorum diyen Gamze Hanım ise; “Normal vatandaşların kendi soyadını kullanması bana çok mantıklı gelmiyor. Ama soyadını bir marka haline getirmişse ya da ünlü biriyse o zaman kullanılabilir. Normal mesleklerde çalışan ya da ev hanımı olan insanların eşinin soyadını kullanması bence çok daha doğru. Eğer eşinin soyadı çok kötüyse o zaman mahkemeye başvurup eşi soyadını değiştirebilir ve ikisi ortak bir soyadı kullanabilir” ifadelerini aktardı.

Editör: Beyza Bişkin

06 Şub 2024 - 14:55 Elaziğ/ Elaziğ- Gündem

Mahreç  Beyza Bişkin


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.