“ELAZIĞ’IN SAHİP OLDUĞU SİYASİ PROFİL; ELAZIĞ İÇİN BÜYÜK BİR KAYIPTIR” « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

“ELAZIĞ’IN SAHİP OLDUĞU SİYASİ PROFİL; ELAZIĞ İÇİN BÜYÜK BİR KAYIPTIR”

Bu haber 16 Şubat 2020 - 18:01 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, gazetemize nezaket ziyareti gerçekleştirdiği sırada kendisine yönelttiğimiz sorulara da açıklık getirdi.  Vekil Erol, depremin ardından TBMM’ye sunduğu deprem araştırma komisyonun reddedilmesinden ziyade bu durumun AK Partili vekiller tarafından alkışlanmasına üzüldüğünü belirterek; “Deprem yaşanmış, can ve mal kayıpları olmuş bunun araştırılmasına yönelik bir önergenin reddedilmesi mecliste alkışlanıyorsa; bu meclis vicdanını kaybetmiştir” dedi.  Depremden sonraki sürecin Elazığ’ın ev sahipleri tarafından fırsata çevrilmesi gerekirken; bu konuda da pasif kalındığını da kaydeden Vekil Erol, “Elazığ’ın sahip olduğu siyasi profil; Elazığ için son derece büyük bir kayıptır!” dedi.

 

 

Röportaj: Kübra TÜRKAN

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, gazetemize nezaket ziyareti gerçekleştirdiği sırada kendisi ile güncel konulara ilişkin kısa da olsa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık. İşte Vekil Erol ile gerçekleştirdiğimiz söyleşinin detayları…

TBMM’de Elazığ’daki deprem ile ilgili araştırma komisyonu kurulmasını istemiştiniz; komisyonun kurulması isteğine de AK Parti Elazığ Milletvekilleri red oyu kullanmıştı. Bu durumu değerlendirmenizi istesek bizlere neler söyler siniz?

“MECLİS VİCDANINI KAYBETMİŞTİR!”***

Halkın beklentilerinin incelendiği bir araştırma komisyonu oluşturulsun istedik. Bu oylama AK Parti ve MHP Milletvekillerinin oyları ile reddedildi. Partilerin kendilerine göre davranış şekli vardı. Bu olağandır. Red çıkmasına değil de red çıkınca AK Partili Milletvekillerinin alkışlaması beni çok üzdü. Deprem yaşanmış, can ve mal kayıpları olmuş, bunun araştırılmasına yönelik bir önergenin  reddedilmesi mecliste alkışlanıyorsa; bu meclis vicdanını kaybetmiştir.

Daha öncede Maden ile ilgili bir öneriniz daha TBMM’de red oyu almıştı ve buna da yine AK Parti Elazığ Milletvekilleri red oyu kullanmıştı. Şimdi de böylesi bir durum oldu. Söz konusu Elazığ iken bizler neden vekillerimizi ortak hareket ederken göremiyoruz veya sizleri ne zaman ortak hareket ederken göreceğiz?

“AK PARTİLİ VEKİLLERİN TUTUMUNU ELAZIĞ KAMUOYUNUN VİCDANINA BIRAKIYORUM!”***

Ben iktidar partisinin yani AK Partili vekillerin davranışları ve söylemi ile ilgili yorum yapmam. Onların tutumunu Elazığ kamuoyunun vicdanına bırakıyorum. Zaten herkes her şeyi görüyor. Bu süreç Elazığ için birlik ve beraberlik süreci. Bu konuda olumsuz bir değerlendirmeyi bugün yapamam. Zamanı geldiğinde yaparız. Elazığ kamuoyunun vicdanına sunuyorum ben. Elazığ bu süreci çok iyi takip eder. Çünkü Elazığ değer yargılarına sahip bir kent.  Sokaklara çıktığımızda kimin ne düşündüğünü görmekteyiz.  Bu aşamada bir yorum ve değerlendirmenin günü bugün değil.

Elazığ’ın Afet Bölgesi ilan edilmesi konusunu ilk olarak gündeme getirenlerden biri de Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Asilhan Arslan oldu. Peki, ne oldu da Başkan Arslan ‘ın bu söylemleri bir anda bıçak sırtı gibi kesildi?

“ASİLHAN BEY, DEPREM SONRASI ÖNERİLERDE BULUNMUŞ!”

Bir kentte yaşanan bir sorunla ilgili o kentin iç dinamikleri sektör temsilcilerinin, STK’lerin ve temsil ettikleri iş gruplarının beklentilerini taleplerini gündeme getirmeleri bu konuda da öneri getirmeleri olağandır.  Bu kent için de kazanımdır. Şimdi Ticaret Odası Başkanı Asilhan Bey ne yapmış, sektör temsilcilerini bir araya toplayarak;  bu kentte deprem sonrası ticaretin yeniden hayat bulması, ticari kayıpların en aza inmesi ve kentten nüfus göçünün engellenmesi adına önerilerde bulunmuş.

“ASİLHAN ARSLAN ÖNERİ İLE GELMESEYDİ NEREDESİNİZ DİYE ELEŞTİRİRDİM!”***

Önerileri kapsamında burası afet bölgesi ilan edilmeli ifadelerini kullanmış. Bunu bir karşıtlık, düşmanlık gibi değil;  tam tersine bu süreçte herkesin aklına ihtiyacı var. Ben her gittiğim yerde hiç aklımıza gelmeyen öneriler sunuluyor. Sonuçta bir ilin oda başkanının kentte yaşanan sorunun çözümü ile ilgili öneride bulunmasından daha doğal ne olabilir ki… Zaten bir öneri gelmeseydi ben Asilhan Beyi neredesiniz diye eleştirirdim.  Adamlar burada ve öneri getiriyorlar.

“SÜREKLİ AYNI KONU AĞZA ALINMIYOR!”

Asilhan Bey neden artık çıkmıyor konusuna da eğilecek olursak; sürekli aynı konuyu ben de ağzıma almıyorum. Mesela ben bir öneri sundum ve o mecliste reddedildi. Biz Elazığ’ın sorunlarını giderecek düzenlemeler olsun istedik. Erzincan depreminde alınan ek kararların 7269 Sayılı Kanuna ilaveten alınan ek kanun maddelerinin Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile yayımlanması gerekiyor. Bunlar yayımlanmadığı sürece Elazığ’ın mağduriyetleri giderilmez ve vatandaşların talepleri de yerine getirilmez. Şu an kanunlarımız buna müsait değil. Elazığ’ın beklentilerini karşılamaya yönelik değil. Biz Erzincan’da bunu gördük.

“AK PARTİLİ MİLLETVEKİLİ ARKADAŞLARDA AKIL TUTULMASI VAR!”***

Bu kentte siyaset yapan AK Partili Milletvekili arkadaşlarda hakikaten akıl tutulması var. Bu kentin 20 belediyesi var ve bunun 15’i AK Partili, 3’ü de MHP’li,  yani 20 belediyenin 18’i cumhur ittifakının… Ben diyorum ki bu kentte en az 50 bin bina yıkılacak. Sen emlak vergisi toplayamayacaksın. Bu evleri TOKİ yaptığı için harç parası, temizlik vergisi de alamayacaksın. Senin belediye olarak ekonomik kaybın olacak.  Ama sonuç olarak; sen bu yeni alanların planlaması, altyapısı, çevre düzenlemesi,  yolu ve Elazığ’da devam eden belediyecilik hizmetlerinin devamı ile ilgili işleri devam ettirmek adına senin de ek gelire ihtiyacın olacak. Bunu örnek veriyorum: Erzincan depreminden sonra Gümüşhane ve Tunceli’de kararnameye dahil edilerek; üç yıl bu illerin iller bankasından aldığı gelir üç katına çıkarıldı.

“İLİMİZDEKİ BELEDİYELERE GELEN GELİR ELAZIĞ’A GELMİŞ DEMEKTİR”***

Sen iktidar partisisin. Ben senin için söylüyorum. Ben seni AK Partili belediye olarak görmüyorum. Bu ilin belediye başkanısın ve sana gelecek her gelir Elazığ’a gelmiş demektir. Bunları, Elazığ’ın sorunu çözülsün diye diyorum. Ama buna bile destek yok. Size para alın, devlet size para versin demekteyim. Buna bile destek bulamıyorum.  Anlamsız tamamen her şeyi siyasallaştırmışlar. Bu siyasal bakışta çok üzgünüm kendilerinin de ürettiği bir şey yok.

“ELAZIĞ’IN SAHİP OLDUĞU SİYASİ PROFİL; ELAZIĞ İÇİN SON DERECE BÜYÜK BİR KAYIPTIR!”

Süleyman Soylu’nun bu süreçte Elazığ ile ilgili görevlendirilmesi Elazığ için bir şanstır. Deprem sonrası kriz doğru yönetilmiştir.  Ama Elazığ’ın sahip olduğu siyasi profil; Elazığ için son derece büyük bir kayıptır. Bir irade yok, öneri yok. Depremi Elazığ için bir şansa dönüştürüp, kenti yeniden yapılandırmalıyız. Bu kente bir kimlik kazandırmalıyız.

“ŞİMDİ KENT YAPILANDIRILMALI!”***

Mustafapaşa Mahallesi’ne gittim nerede olduğumu karıştırdım. Çünkü mahallenin yarısı gitmiş. Saçma sapan çok yüksek evler. O zamanda Elazığ’ın dört beş katlı eski cumbalı evlerine kavuşturulmasını istedim. Kent meydanı olsun, kentin yoğunluğunu rahatlatalım. Ben bu süreçte bir belediye ofisi görmedim. Ya kardeşim sizin esas işiniz bu. Sizin işiniz protokole hoş geldiniz ya da güle güle gidin demek değil. Bir tek şu an bu yapılıyor. Oysa şimdi kent planlanmalı.

“BU KENTİN SAHİBİ BİZ DİYEREK HAREKET EDİLMELİ”***

Buraya İçişleri Bakanı geldi. Adam krizi doğru yönetti. Bir takım aksaklıklar ve eksiklikler var mı? Var. Vatandaşın bütün talebi çözüldü mü? Çözülmedi. Birden bire çözülmeyebilir. Ama bununla ilgili bir iyi niyet var ve bunu görüyoruz. Sizin yapmanız gereken; bu kentin sahibi biziz diyerek hareket etmek. Yarın bakan, vekiller ve Vali gidecek. Lakin bu kentte belediye başkanı kalacak. Yani belediye başkanı bu kentin sahibidir.

“BELEDİYE BAŞKANI EV SAHİBİ OLARAK KENTİ PLANLAMALI!”***

Belediye Başkanı ev sahibi olarak şehri planlamalı. Şahin Beyi bu konuda pasif gördüm. Bu konuda Şahin Bey iki kişiyi dinlemeli. Biri Saadet Partisinin Belediye Başkan Adayı Haluk Arslan’dır çünkü adamın teknik bilgisi var. Bir diğeri ise AK Parti İl Başkanı Ramazan Gürgöze’dir. Bu iki kişinin dinlenmesi lazım…

“BAŞKAN, PROTOKOL MÜDÜRÜ GİBİ DAVRANMAMALI” ***

Bir de orta hasarlı ya da az hasarlı gibi kavramlar da hatalı. Bir yer hasarlıdır veya hasarsızdır. Bu konuda güçlendirmenin doğru olup olmadığını biliyorlar. Elazığ ne yazık ki şansız bir şekilde bu süreci atlatıyor. Belediye Başkanı yapması gereken; kentin ufkunu ve vizyonunu arttırmaya yönelik görevine dönmeli. Bir protokol müdürü gibi geleni gideni ağırlayıp, gönderiyor.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

“BEN OLSAM ELAZIĞ’DAKİ TÜM SIKINTILI YAPILARI YIKARIM, ELAZIĞ’IN ARSA SORUNU YOK!”***

Depremi Elazığ şansa döndürmeli. Bu Elazığ için iyi değil. Ben olsam Elazığ’daki sıkıntılı tüm yapıları yıkarım. Elazığ’ın bir arsa sorunu yok.

 

 

 

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.