Elazığ’ın çözülmeyen sorunu; Maden

Uzun yıllardan beri Elazığ’ın çözülemeyen sorunlarının başında  Maden ilçesinde yaşananlar var. Keşfedilen zengin maden yatakları ile bir dönem Türkiye gündeminde uzun süre yer alan Maden İlçesi’nin sorunlarını Sosyolog Gökhan İlhan ve Maden Camii Kebir Mahallesi Hafriyat Mağdurları Derneği Başkanı Hayati Acar, anlattı.

Elazığ’a bağlı Maden ilçesinde yaşanan sorunlara ilişkin ilçe halkı tarafından çözüm bekleniyor... Maden’in değerlerini yitirdiğini ve yetkililere sesini duyurmak isteyen Madenliler elazigfirat.com’a konuştu.

“Öncelikli olması gereken denetim ve kontrol mekanizması ne hikmetse çalışmadı”

Sosyolog Gökhan İlhan ilçede yaşanan çevre kirliliğine dikkat çekerek; “Bu şekil çevre kirliliği tablosunda, bu şekil sağlıksız bu şekil güvensiz bir hafriyat yığını kendileri yaşayabilir mi? Empati kurmasını diliyoruz. Yıllardır diyoruz ve demeye devam edeceğiz. Bu bir doğal heyelan değil. İşleyişin pozitif madencilikten uzak, doğaya çevreye insanlara zararlar vererek doğa cebri uygulayarak; bilgiden ve bilimden uzak teknik kadrosunun net ve bariz hatasıdır. Bu tanımızı 2018’de başından beri ortaya koyduk. Resmi raporlarda teyit ederek işletmeden kaynaklı doğal olmayan heyelandır diyerek bilimsel olarak konuyu ortaya koyduk. 2007 yılından bu yana Maden ilçemiz üzerinde kara bulutlar eksilmedi. Görev ihmali eksiklikler sonucu ne yazık ki bugünlere kadar geldik. Öncelikli olması gereken denetim ve kontrol mekanizması ne hikmetse çalışmadı. Hep beklemede kalındı. Hep rötarlı davranıldı. Bu şekil de ilgili işletmenin değirmenine su taşındı durdu. Bu düşünceye ilçe halkı olarak bizleri sürüklediler. Maden etekleri üzerine dökülen hafriyattan kaynaklı tarihi tescilli yapılar, evler, iş yerleri birçok yerleşim alanları güvensiz ve korunaksız hale getirildi. Adım adım senaryolu filim hayata geçti. Ama unuttukları şu oldu; Maden ilçesinin kültürü ile ve insanının aklıyla oynanmamalı. Oynayan aklından olur” ifadelerine yer verdi.

“Tarihi taş köprü yıkımına neden olan sorumlular adaletten kaçamayacaklar”

Maden ilçesi girişinde ki Tarihi Taş Köprü Selçuklu döneminden kalma 1.Gurup korunması gerekli bir köprü olduğunu söyleyen Sosyolog İlhan; “Geçen yıllarda bu ata yadigarı köprü üst kodlara dökülen hafriyatın yere bindirdiği ağır hacimden dolayı çöktü ve yıkıldı. Konunun yargıda olduğunu biliyoruz. Konunun takipçisiyiz. Sorumlular hakkında adaletin tecelli etmesini sabırla bekliyor ve arzuluyoruz. Tarihi taş köprünün yıkımına neden olan sorumlular adaletten kaçamayacaklar” ifadelerini aktardı.

“Bahane üretmek acizliktir”

15 yıldır restorasyon bekleyen Tarihi Camii Kebir Camisi çok gariptir ki yıllardır bekletilmekte diyen İlhan; “Antik kent ve tarihi varlıklarımızın UNESCO Dünya Mirası Listesine girmesine ne kadar seviniyorsak, doğal ve tarihi varlıklarımızın bakımsızlığına da o bir o kadar üzülüyoruz. Bu üzüntülerimizden birisi de Elazığ ili Maden ilçemizde bulunan 231 yıllık Maden Camii Kebir Camisidir. Maden ilçe merkezinde bulunan yaklaşık 15 yıldır restorasyon bekleyen Tarihi Camii Kebir Camisi çok gariptir ki yıllardır bekletilmekte ve restorasyonu yapılmamaktadır. Bu denli gecikmenin nedeni nedir? Kimler? Bunu da açıkçası çok merak etmekteyiz. Birileri afet bölgesi ilan edildi de ondan restorasyonu olmuyor demekte ve bahaneler üretmekte.

Birileri çevresinde bulunan hak sahiplerini bahane etmekte. Kamulaştırma sorunları ve benzeri denilmekte. Peki şöyle soralım. Maden, Afet risk bölgesi alanı ilan edilmeden caminin Malatya Vakıflar Bölge Müdürlüğü onayı uygulama proje ödeneği çıktığı halde neyi beklediler veya kimler tarafından askıya alındı? Doğal olmayan bir heyelanın ileride filmi gösterime girecek de izleyeceklerinden haberlerimi vardı acaba? Gelinen son nokta hala caminin restorasyonun yapılmasını ilçe halkı ve biz gurbette yaşayan Madenliler olarak önemsiyor ve de bekliyoruz. Bu gelişen teknoloji yüz yılında yapı ve inşaatın yüksek gelişim gösterdiği yüz yılda yapılmaması ile ilgili bahane üretmek tek kelime ile acizliktir. Bir an önce insanlarımızın ibadet ettiği kutsal yapımızın Cami Kebir Camisinin restorasyonu yapılmalıdır” dedi.

“Madenliler zorunlu göçe maruz kaldılar”

Maden ilçesinde yıllardır gönüllü olmayan, zorunlu göçe insanların maruz kaldığını ifade eden Sosyolog İlhan; “Toplumsal travma yaratıldı. Kamuoyu algısı oluşturularak ilçede hayat yok, iş yok, gelişim yok bir şey yok, denilerek göç olgusu oluştu. Hizmet eksikliğinin, açlığın, sefaletin, çaresizliğin ve işsizliğin sorumlusu Maden insanı olamaz. Kadim ilçemiz viraneleştirilip, kimsesiz ilçe görüntüsüyle acı durumda bırakıldı. İlçe halkını görünmez bir kutuplaşmaya çaresizliğe ittiler. Sorunları görmezden geldiler. Maden insanı ise hep saygıyla ve sabırla olayları izledi. Ama bilinen şu bir gerçek ki Madenliler haklıdır” ifadelerini kullandı.

“TOKİ'nin Maden'de başlaması büyük bir sevinç kaynağıdır hakkedilen bir durumdur”

Konut sorununun Maden'de yıllardır var olduğunu ifade eden Sosyolog İlhan; “Maden halkının yoğun istek ve talepleri gündemde tutmaları sonucu yakın zamanda TOKİ’nin ilçede inşaata başlaması sevindirici bir durum geç te olsa başlanması büyük bir heyecan ve umut yarattı. Bu konuda emeği geçenlere şahsım adına ilçem insanımız adına teşekkür ederim. Allah razı olsun kendilerinden” dedi.

Dogal gazı Maden ilçesi hakketmiyor da hangi ilçe hakediyor?

Yaklaşan kış şartları göz önüne alındığında Maden ilçemize Doğal Gazın gelmemesi hala alt yapısının oluşturulmaması da üzüntü verici bir durum. En yakın ilçelerde Ergani Sivrice vb. yerlerde doğalgazın olması Maden ilçesinde olmamasına neden nedir? Niçindir? onu da bilemiyoruz. Bu gariplikler ve çelişkiler ne dense hep Madeni bulmaktadır. Bölgesel, iller, ilçeler arası eşitsizlikler umuyorum inşallah son bulur. Maden ilçemiz insanı da Doğal Gaz dan insanı olarak doğal bir yaşam hakkı olarak en kısa zamanda faydalanır” ifadelerine yer verdi.

“Sosyal planlara ihtiyaç var”

“İlçenin geleceğine yönelik iyileştirici bir perspektif oluşturulmasına; Fırat üniversitenizin akademik kadrolarınca disiplinler arası plan-proje destek sağlanmasına ihtiyaç vardır” diyerek akademisyenlere seslenen İlhan; “Üniversitenizce Maden ilçesinin kalkınmasına ve gelişimine yapılacak bir akademik çalışmanın ilçe kent sosyolojisi boyutunda faydalı olacaktır. İlçe geleceğine dair de yapıcı kararların alınmasına siz değerli akademisyenlerimizin ön ayak olacağı bir gerçektir. Bu araştırmalarınızla ilçe kültürel turizminin, yaşanılabilir sosyal yaşamla sürdürülebilirliğin sağlanması adına önemli adımlar olacaktır. Maden ilçesinin içerisinde bulunduğu temel sorunların çözümüyle, toplumsal faydaya ve ilçenin kalkınmamasına gelişimine yönelik sosyal dokusuna dâhil olan herkesi kapsayacak bir planlama yapmak ve sonrasında ise uygulamalar ortaya koymak gereklidir. Kentteki mevcut durumu, sosyal sorunları ve yeni eğilimleri tespit ederek bütünsel, sürekliliği ve iç tutarlılığı olan sosyal planlara ihtiyaç olduğu söylenebilir” dedi.

“Akademisyen, gözüyle Maden’e bakılsın”

İlçenin gelişimi için akademisyenlerin bakışlarının önemli olduğunu aktaran Sosyolog İlhan; “Fırat Üniversitesi İklim, Çevre ve Yeşil Kalkınma Merkezi Müdürlüğünüzce; Maden ilçesi çevre sorununa bilimsel ve duyarlı yaklaşım çözümü ile sürdürülebilir yaşamın inşası için, gelecek nesillerin sağlıklı nefes alması adına faydalı olacağını ve ilçenin kalkınması ve gelişimi adına ve ilçenin istihdama yönelik yatırımlarında gelişmesine katkı sunacağı bir gerçektir. Üniversitenizce Maden ilçesinin kalkınmasına ve gelişimine yapılacak bir akademik araştırma çalışmasının ilçe kent sosyolojisi boyutunda, ilçe geleceğine dair yapıcı toplumsal faydalı kararların alınmasında etkili olacağının yüksek kanaatini ve umudunu taşıyoruz” dedi.

“Maden’in tarihi zenginliğine de dikkat edilmeli”

Maden’in birçok tarihi miras zenginliğini barındırdığına da dikkat çeken Sosyolog İlhan; “İlleri, kentleri, köyleri anlamak içerisinde, yaşadığımız toplumu ve onun temel sorunlarını anlamak bakımından büyük önem taşımaktadır. Bir kenti biçimlendiren, planlayan dalında uzmanlar olsa da kentlerde insanların yaşam sorunları, toplumların gelişimini, geleceğini şekillendirmektedir. Türkiye, kültürel miras turizmi açısından çok zengindir. Tarihi yapılar, saraylar, antik kentler, hanlar, ören yerleri gibi birçok kültürel varlıklar turizm açısından çekicilik unsuru oluşturmaktadır. Bu tarihi miras zenginlikleriyle bilinenlerden biri de Elazığ-Maden ilçesidir” dedi.

“Hafriyat konusunda bilimsel ve çözüm odaklı çalışılmalı”

Maden’deki hafriyat konusunda bilimsel ve de çözüm odaklı çalışılması gerektiğinin de notunu düşen İlhan; “Maden ilçemizin içerisinde bulunduğu çevresel hafriyat sorununa bilimsel ve çözüm odaklı yaklaşılması hususunda çevrenin korunması ve iyileştirilmesi, kırsal ve kentsel alanda arazinin ve doğal kaynakların en uygun ve verimli şekilde kullanılması ve korunması, doğal bitki ve hayvan varlığı ile doğal zenginliklerin korunması, geliştirilmesi, bozulan alanın acil eylem planları ile ağaçlandırma vb. her türlü çevre kirliliğinin önlenmesi veya kirlenerek bozulan çevresel sistemlerin tekrar sağlıklı hale getirilmesi için; gereken yaptırımların uygulanmasını paydaş kurum ve kuruluşlarla, Fırat Üniversitesi İklim Çevre ve Yeşil Kalkınma Uygulama ve Araştırma Müdürlüğünüz öncülüğünde sorumluluk ve yetkilerinizle istirham ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Amacımız felâket tellallığı değil!”

Son olarak ise Sosyolog İlhan; “Gerek dışarı da yaşayan biz gurbetçi Madenliler, gerekse Maden ilçesinde yaşayan toprağına, çevresine duyarlı birbirinden değerli hemşehrilerimizce haklı olarak, dile getirilen bu utanç ve hüzün çevre sorunumuza duyarlı kalmak asla bir felâket tellallığı değildir. Sadece yurttaşlık bilincimizdir. Atasına, geçmişine, gelecek nesillere olan tarihi sorumluluğumuzdur. Topraklarımıza, anayurdumuza olan sevgimizdir ve görevimizdir” diyerek açıklamasını tamamladı.

“Madeni sahipsiz bırakılmamalı değerlerimize sahip çıkılmalı”

Yıllardan bu yana yetkililerden açıkçası bir çözüm gelmediğini ifade eden Başkan Acar; “Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden talebimiz, çevremizi sağlıklı güvenilir ve pak hale getirmesidir. Kendileri de bilir ki anayasamızın 56 maddesi bu görevini emreder. Dilekçemizde belirttiğimiz konularla ilgili ivedi çalışmaların başlatılmasını ve mağduriyetlerimizim giderilmesi hem bir kamu görevidir hem de bir vatandaşlık görevi olduğunu hatırlamakta fayda var. İl müdürümüze gazeteniz aracılığıyla sesleniyorum. Bu şekil çevre kirliliği tablosunda, empati kurulmasını diliyoruz. Madeni sahipsiz bırakılmamalı değerlerimize sahip çıkılmalı” diyerek sözlerini noktaladı.

Editör: Beyza Bişkin

27 Kas 2023 - 16:25 - Gündem

Mahreç  Beyza Bişkin


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.