İnsanların, günlük hayatta en çok zorlandığın şeylerin başında öfke kontrolü geliyor. Günlük hayattaki anlaşmazlıklar ani öfkeyle kavgaya dönüşüyor. Bazı kavgalar büyümeden sona ererken, bazıları ise adli vakalara dönüşebiliyor. Uzmanlar, böyle durumlarda olaylara sakin ve serin kanlı bakılması gerektiği konusunda uyardı. Trafiğin kişide yol açtığı öfkenin altında yatan nedenler ve bu öfkeyle nasıl başa çıkılacağı hakkında önemli bilgiler paylaşan Medilines Hospital Hastanesi’nden Uzman Psikolog Zelal Aleyna Çetin ciddiye alınmadığını düşünen kişilerin trafikte daha öfkeli olduğunu belirtti.

“Öfkenin kurbanı olmak bizi hem manevi hem de maddi yönden yıpratabilir”

Günlük hayatta en fazla gerginliğin trafikte yaşandığının vurgulayan Medilines Hospital Hastanesi’nden Uzman Psikolog Zelal Aleyna Çetin; “Bizi rahatsız eden veya sinirlendiren her kişiye veya nesneye fiziksel olarak saldıramayız; yasalar, sosyal normlar ve sağduyu, öfkemizin bizi ne kadar ileri götürebileceğine dair sınırlar koyar. Öfke biyolojik ve psikolojik maliyeti yüksek bir duygu durumudur. Bireyin biyopsikolojik denge durumunu bozar, öfkenin yaşamın bir parçası haline gelmesi kalp ve damar hastalıkları, kaygı ve stres bozuklukları, dürtüsel öfke patlamaları gibi sağlık sorunlarına zemin hazırlar. Özellikle geçirdiğimiz pandemi sonrası toplumsal gerginliğimiz artmış durumda. Daha duyarlı olmalıyız. Bir anlık öfkenin kurbanı olmak bizi hem manevi hem de maddi yönden yıpratabilir. Öncelikle serinkanlılığımızı korumalıyız” diye konuştu.

“Trafikte insanlar çok farklı psikolojiye bürünür”

Trafikte insanların çok farklı bir psikolojiye büründüğüne dikkat çeken Çetin; “İnsanlar üç temel alanda çok sabırsız aceleci ve öfkeli oluyor. Bunlardan biri sağlık alanında. Çünkü oraya gelen herkes hastadır. Diğeri tatildir. Tatile gelen herkes çok güzel vakit geçirmek ister, beklemek istemez. Bir de trafikte beklemek istemiyor insanlar. Buda kural ihlali neden oluyor. Öfkeli, sabırsız, benmerkezci kişiler, trafik kurallarını daha çok ihlal eder” dedi.

“Trafikte didişmeyin”

Trafikte mümkün olduğunca kışkırtıcı diyaloglardan kaçınmamız gerektiğini vurgulayan Çetin; “Eleştirildiğinizde savunmaya geçmeniz doğaldır, ancak savaşmayın. Öfke durumlarında aklınıza gelen ilk şeyi söylemeyin, yavaşlayın ve ne söylemek istediğinizi dikkatlice düşünün. Aynı zamanda, diğer kişinin söylediklerini dikkatlice dinleyin ve cevap vermeden önce acele etmeyin. Belirli bir tartışmanın kontrolden çıkmasına izin vermeyin. Unutmayın ki insanlar büyük kavgalara aslında diğer araç trafikte önünü kestiği için değil aşağılandıklarını, haksızlığa uğradıklarını hissettikleri için tutuşuyorlar. Dolayısıyla, karşınızdaki bireyin benlik bütünlüğünü tehdit edecek aşağılayıcı ve örseleyici bir dilden kaçının. Sakinliğinizi korumak, öfkenizi yapıcı ve saygılı bir dille ifade etmek durumun felakete dönüşmesini engelleyebilir” ifadelerini kullandı.

Dansıyla gündem olmuştu kolyesi Elazığ'a geldi Dansıyla gündem olmuştu kolyesi Elazığ'a geldi

“Trafikteki hatalı eylemleri kişiselleştirmek öfkeyi artırıyor”

Trafikte yoğun bir şeklide öfke hissedilmesinin nedenlerine değinen Çetin; “İnsanlar günlük yaşamlarında stresle karşı karşıya kalıyor. Bu stres trafikte hissedilen engellenme duygusuyla daha da artarak öfke patlamasına neden oluyor. Yapılan bir araştırmaya göre günlük hayatında haksızlığa uğradığını, ciddiye alınmadığını ya da sürekli eleştirildiğini düşünen kişilerin trafikte daha çok sinirlendiği ve öfkelendiği tespit edilmiştir. Bu düşünceler kişilerdeki tolerans seviyesini düşürerek tahammülsüzlüğü artırıyor. Trafikte görülen sinyal vermeme, hız yapma, sollama gibi eylemlerin birey tarafından kişiselleştirilmesi yani kendisine yapılan bir haksızlık, saygısızlık olarak algılanması öfke duygusunu artırıyor” şeklinde konuştu.

“Öfke sizi kontrol etmeden siz onu yönetin”

Psikolog Çetin, hayal kırıklığı yaşandığında, trafikte, haksızlığa uğrandığında, anlaşılmayınca ve buna benzer bazı olaylarda insanların kendisine hâkim olamayarak, birtakım davranışlarda bulunduğunu belirterek, bu davranışın sebebi sorulduğunda ise herkesin ortak cevabı "öfkeliydim" kelimesi olduğunu hatırlattı. Öfkenin doğal ve geçici bir duyduğu olduğunu vurgulayan Uzm. Psikolog Çetin; "Öfkenin kaynakları ne olursa olsun tüm duygularımız gibi öfkede kişiliğimizin doğal bir bileşenidir ve dolayısıyla öfkeden tamamen arınmış bir kimse yoktur. Öfke, çok önemli ve güçlü özelliklere sahip en temel duygulardan biridir. Doğal ve geçici bir duygudur” dedi.

Editör: Lokman Polat