Elazığ Sanayi Sitesinde bir zamanlar demirciler çarşısı olarak bilinen alandan duyulan çekiş sesleri yerini sessizliğe bıraktı. Dükkanların birer birer kapandığı çarşıda kalan son iki demirci ustası mesleği sürdürmeye çalışıyor.

50 yıllık baba mesleği

80 yaşındaki Ahmet Altunkaya, 50 yıldır sürdürdüğü sıcak demirci mesleğini babasından aldığını ve oğluna devredeceğini söylüyor.

Ahmet Altunkaya babasının amcasının sıcak demirci olduğunu belirterek, “Bizim aile bu iş yapardı, babam amcam bu işi yaparlardı dolayısıyla bende başladım. Benden sonra bir oğlum mesleği sürdürecek, o yanımda yetişti. Gençler rağbet etmiyor bu işe çırak yok, benim oğlum var o yetişti. Ben çırak olarak başladığımda teknoloji yoktu. Körük vardı ocakta ateşi harlamak için körük çekerdik. Yüz para var çeyrek ekmek almak için yüz para verirdik ortası delik paraydı” dedi.

Ağır bir iş bilek gücü ile yapılıyor

Türk tarihinde önemli bir yere sahip olan demir tarih boyunca kullanılan bir maden. Savaş silahlarının yanı sıra teknolojide de kullanılan demir; ustasının elinde şekillenerek tarım aletleri olarak da çiftçinin günlük işlerde en büyük destekçisi oluyor.

Ahmet Altunkaya, el emeği bilek gücü ile demire şekil verdiklerini ifade ederek, “Bizim yaptıklarımız, tahra, Balta, Çapa, Kara saban demiri, Bel benzeri aletler yapıyoruz. Bunların yapımı kolay bir iş değil, demir parçaları ve makas parçaları var, onları ocakta kıvamına gelinceye kadar ısıttıktan sonra çekiş ile örs üzerinde döverek şekil veriyoruz. Ağır bir iş bilek gücü ile yapılıyor” diye konuştu.

Hayat pahalılığı ve teknoloji mesleği bitirdi

Ahmet Altunkaya, ekonomik sıkıntılar ve teknolojinin mesleği bitirdiğini belirterek, “Eskiden çiftçilik vardı bölgede şimdi köylerde kimse kalmadı. Çiftçilik olunca da bizim yaptığımız malzemelere ihtiyaç vardı. Hem teknoloji hem de çiftçiliğin yapılmaması işlerimizi düşürdü. Köyde yaşayanlara fazla kalmadı kalanlarda imkanları olmadığı için kullandıkları malzemeleri tamire getiremiyorlar. Teknoloji bizi bitirdi. Bu çarşı hep demirciydi şu anda iki dükkan var. İşler olmayınca kimseyi çalıştıramıyoruz. Bir oğlum var yanımda onun harici giderler fazla olduğu için başka kimse çalıştıramıyoruz. Zaten bu mesleğe çırakta yok.  Şu saate günün yarısına gelmişiz 40 lira para kazanmışım, 100 lira masrafım oldu karşılığında 40 liralık iş yapmışım” dedi.

Hayat pahalılığından dolayı köylü tamirat içinde kente gelemiyor

Yaşanan ekonomik kriz nedeniyle zaten az sayıda köylerinde kalan çiftçilerin tamirat için şehre gelemediklerini ifade eden Altunkaya, “Esnafın en büyük zorluğu pahalılık geçen yıl 400 liraya aldığım taşı bu yıl Bin liraya aldım, 600 lira birden zam gelmiş, 160 liraya aldığım elektrot, 200 lira oldu, kömürün tonu olmuş 10 bin, lira Pahalılıkta olunca köylü gelemiyor. Köyünden bir tahra tamiratı için gelmeye kalksa, gelip gitmesi 500 lira masrafı olacak onun için köylüde gelmiyor” dedi.

Elazığ’da husumetlisini yaralayan şüpheli tutuklandı Elazığ’da husumetlisini yaralayan şüpheli tutuklandı

Editör: Şah İsmail Gezici