Elazığ Süt Üreticileri Birliği Başkanı Halef Ortaç ile hem üreticilerin sıkıntılarını hem de ilerleyen zamanlarda süt ve süt ürünlerine zam gelip gelmeyeceğini Fırat Gazetesinden Kübra Türkan konuştu. İşte Başkan Ortaç’ın açıklamalarından çarpıcı kesitler…

“Üreticinin üretim maliyeti de çok!”

Vatandaş et ve süt ürünlerine ciddi bir zam geldiğini belirtiyor. Kübra Türkan’ın bunun temel nedeni nedir? sorusu üzerine Başkan Ortaç; “Son iki yıl da et ve süt ürünlerinde ciddi bir artış oldu. Çünkü bir buçuk yıl önce damızlık hayvanların ciddi manada kesilmesi ile birlikte talepte artış arz da ise bir azalış söz konusu oldu. Bu durum et fiyatlarında ciddi bir artışa neden oldu. Ama üretici açısından bakıldığında çok kâr yok! Çünkü hayvancılık sektörünün girdi maliyetleri de bir hayli arttı.  Vatandaş bakıyor ve diyor ki et ve süt fiyatlarında ciddi bir artış var. Ama üreticiye de bunların ciddi bir maliyeti var. Eğer üretici desteklenmezse, üretici üretimden vazgeçer” dedi.

“Üretici, sütün litresini 11 tl ile 11, 50 tl arasında satıyor”

Açıklamasına devam eden Başkan Ortaç; “Önemli olan üretim maliyetlerinin düşmesi. Girdi maliyetlerinde son iki ayda özellikle çok ciddi zam var. Gıda maddeleri arasında süt vazgeçilmezdir böyle düşününce gıda maddeleri arasında fiyatı en uygun olan şey; süt diyebiliriz. Tüketici açısından bu durumu düşünmek lazım. Tüketicinin alım gücüne göre bu fazla gelebilir ama her şey pahalı. Süt ve süt ürünlerinin bir maliyeti olduğu da unutulmamalı. Üretici sütün litre fiyatını 11 ile 11,50 TL’den satmakta. Bu üreticiyi kurtarmıyor. Üretici açısından bakıldığı zaman raflardaki fiyat baz alınıyor.  Ama raflardaki fiyat tümü ile üreticinin eline geçmiyor”  ifadelerini kullandı.

“Üretici kâr edemiyor!”

“Üretici artan maliyetlerle boğuşuyor ve ne yazık ki üretici kâr edecek bir boyutta da değil” diyen Başkan Ortaç; “Üretici sütün litresini 11 ile 11,50 TL’den satmaya devam ederse kâr etmesi mümkün değil! Üreticinin eline en az 14 ya da 15 TL geçmeli. Siz raflardaki fiyatlara bakarsanız makasın baya büyüdüğünü görürsünüz. Üreticinin kârlı çıkması adına ciddi bir tarım politikası yapılması lazım. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tarımın planlanması ile ilgili bir takım çalışmaları var. Bu çalışmaların meyvesini vermesi lazım” dedi.

“Gençlerin; tarım ve hayvancılığa yönlendirilmesi elzem”

Hayvan üreticisine verilen desteklerin sembolik bir halde kaldığına da değinen Başkan Ortaç; “Enflasyonun böyle olduğu bir ortamda üreticiye verilen destekler çok düşük kaldı. Bu desteklerin bir hayli artırılması lazım. Üreticinin üretime teşvik edilmesi gerekir.  Bir de yaşlı kesim hayvancılıkla ilgileniyor, gençlerin de tarım ve hayvancılığa yönlendirilmesi elzem.  Üreticinin, köyde yaşarken çok bir sosyal hayatı yok. En azından insanlar sosyal hayatlarından vazgeçerek, köylerde yaşıyorlarsa bundan da kazançlı çıkmak isterler” dedi.

“Batı illerine göre bölgemizde süt verimi düşük”

“Üretici para kazanamıyorsa üretmeye devam etmez” diyen Başkan Ortaç; “Gençler tarım ve hayvancılığa yönlendirilmezse köyden kentte göç daha da bir artar. Köyden kente göçle birlikte ciddi bir üretim daralması olur.  Yaşlı bir nesilden üretimi arttırmasını bekleyemezsin. Gençliği yönlendirirseniz onlar teknolojiden faydalanarak daha sağlıklı üretim yapar ve bu şekilde verimlilik artar. Özellikle bölgemizde verimlilik çok az. Batı illerine göre süt verimimizin ortalaması çok az. Devletin destekleri ile üreticiyi ayakta tutacak bazı adımları atması gerekiyor” dedi.

“Destekler, üretici açısından son derece önemli”

Desteklerin üretici açısından son derece kıymetli olduğunu da aktaran Başkan Ortaç; “Üreticinin, devletin kendisinin yanında olmasını hissetmesi gerekiyor. Ancak bu şekilde tarım ve hayvancılık konusunda kendi kendimize yetebiliriz diyebiliriz. Maalesef biz özellikle et konusunda dışa bağımlı kaldık. Bu yadırganacak bir durumdur. Çünkü tarım ülkesiyiz ama yurtdışından damızlık hayvan getirmek durumunda kalıyoruz. Bir dönem gıda enflasyonu artmasın diye fiyatlar bastırıldı işte o dönem ciddi damızlık hayvan kesimi oldu. Damızlık hayvanın kesilmesi ile ülkede arz talep dengesi bozuldu ve ciddi bir şekilde fiyat artışı oldu. Yurtdışından damızlık ithal eder konuma düştük. Keşke bu duruma düşülmeseydi” dedi.

“Üretici teşvik edilmeli”

Sözlerine devam eden Başkan Ortaç; “İnşallah devletin yönlendirilmesi ve destekleriyle bu durum da aşılır. Ben eminim ki ciddi bir tarım planlaması yapılır ve hayvancılıkla ilgili ciddi tedbirler alınırsa Türkiye kendi kendine yetebilecek bir ülke olmakla kalmaz aynı zamanda ihracatçı bile olabilir. Yeter ki alacağımız tedbirler doğru olsun. Üretici teşvik edilebilsin! Köyden kente göçü engellemek adına da üreticinin hayatını köylerde ikame edebilmeli.  Bununla ilgili ciddi çalışmalar olursa bizler üzerimize düşeni yaparız. Tarım ve hayvancılıkta verim çok önemlidir. Bunun içinde üreticilerin kâr edecek bir pozisyona gelmesi gerekiyor” dedi.

“Üretici, üretime küsmemeli”

Üreticinin üretime küsmemesi gerektiğini de kaydeden Ortaç, “Üretici kâr edemeyip, üretimden vazgeçerse tarım ve hayvancılık ile ilgili ciddi sıkıntılar yaşanır. Tarım ve hayvancılıkta çalışanların muhakkak gençleştirilmesi lazım. Bu gibi tedbirler alınırsa ciddi bir verim artışı söz konusu olur” şeklinde görüş bildirdi.

“Bir ülkede süt para ederse orada hayvancılık gelişir”

“Arz ve talep dengesizliği var” diyen Başkan Ortaç; “Arz da azalış talepte ise bir artış söz konusu” diyen Başkan Ortaç; “Bu durum da fiyatlara ister istemez yansıyor. Özellikle et fiyatlarında ciddi bir artış bekleniyor. Süt fiyatları bana göre çok pahalı değil. Bir ülkede süt para ederse o ülkede hayvancılık gelişir. Süt para etmezse damızlık hayvan beslenmez, damızlık hayvan beslenmezse buzağı da olmaz. Kırmızı ette de sıkıntı yaşanır.  Ve başka şekilde et tedariğine başlanır. Sütün para etmediği bir ülkede hayvancılığın gelişmesi mümkün değil” dedi.

Et ve süt ürünlerinin fiyatında artış kapıda

Ayrıca Başkan Ortaç; “Süt ve süt ürünleri de piyasa şartlarına göre değerlendirilmeli. Üreticinin eline geçen fiyatlar yüksek değil. Raflardaki fiyatları baz alarak üreticinin kazancı çok yorumunda bulunmayın! Ama önümüzdeki günlerde de et ve süt ürünlerinin fiyatlarında bir artış olacaktır. Çünkü bir açık var. Bu açığın kapanması için bu yapılacaktır” dedi.

“Tüketici düşünülsün ama üretim maliyeti de unutulmasın”

Peynir fiyatlarının et fiyatlarına yaklaştığı konusunda da bir takım eleştiriler yapılmakta sizce bu eleştiri doğru mu? Dememiz üzerine de Başkan Ortaç; “Bir kilo etin fiyatı 400 ile 450 TL arasında değişiyor.  Ama kaşar peynirinin bile kilogramı 250 TL yani neresinden bakarsanız bakın yarı fiyatına. Ayrıca beş kilo yoğurt 100 TL ve neredeyse bir hafta boyunca tüketiliyor. Ama kesinlikle üretici ile tüketici arasındaki makasta açıldı bir hayli.  Bu makasın denetlenmesi de önemli. Raflarda fiyatın artmasını sanayidekiler de ambalajı, nakliyesi, işçi maliyetleri, enerjideki mali artışları dâhil ediyor. Onların da ciddi maliyetleri söz konusu. Bu da göz ardı edilemez. Enflasyona göre Türkiye’deki en ucuz gıda maddelerinden biri gerçekten süt ve süt ürünleridir. Kaşar peynirinin kilosunun 250 TL olması çok da yüksek değil. Tüketici düşünülsün ama üretimin de üretici üzerinde bir maliyeti olduğu unutulmasın. Bir kilo kaşar 11 ile 12 litre sütten elde ediliyor. Bu da düşünülmeli”  dedi.

“Tarımda reform şart”

“Tarımda reform ve planlama şart” diyen Başkan Ortaç; “Teknoloji kullanımı, makineleşme şart! Ayrıca bölgemiz için sulama maliyetleri düşürülmeli. Hayvancılık ve tarımın gelişmesi adına bunların hayata geçirilmesi gerekiyor. Çevredeki illerden buraya yem taşınmaya çalışılsa bile bunun bir nakliyesi var. Yerelde üretim ve yerelde tüketim bu nedenle çok önemli.  Çünkü dışarıdan alım satım nakliye ve iş gücü gibi ekstra maliyet yansıtır. Bunların da göz ardı edilmemesi gerekiyor. Son günlerde yem fiyatların %20 zam birden geldi. Kimse bunu görmüyor herkes kendine yansıyan zamdan haberdar. Herkesin emeğe saygı duyması lazım ” ifadelerini kullandı.

“Hayvancılıkla uğraşanların yaş ortalaması 55”

Bölgemizde hayvancılıkla uğraşanların yaş ortalamasının 55 olduğuna da dikkat çeken Başkan Ortaç, “55 yaşındaki insanların çok profesyonel olmasını bekleyemezseniz. Gençler köylerinde kazanacaklarına inansalar başkalarının himayesi altına girip çalışmazlar.  Bir tane köye de ne yazık ki 50 haneliyken 70 haneli oldu diyemiyoruz. Köylerimiz giderek küçülüyor.  Büyüyen bir tane köy bile yok! Köylerde sosyal yaşam olmadığı için gençler gidip köyde yaşamıyor. Hatta köyde yaşayan gençlerin ödüllendirilmesi lazım” dedi.

Elazığ’da ruhsatsız tabanca ve uyuşturucu madde ele geçirildi Elazığ’da ruhsatsız tabanca ve uyuşturucu madde ele geçirildi

“Üreticiye yol gösterilmeli”

Yerelde verimin artırılması adına yapılması gerekenlere de açıklık getiren Başkan Ortaç; “Yereldeki idarecilerin, siyasilerin, ilgili bürokratların, kurumların ve kuruluşların da üreticiye yol gösterici olması lazım. Hayvancılık ve tarımla ilgili kapsamlı çalıştaylar yapılmalı. Üretime dair ne gibi planlamalar yapıldığı paylaşılmalı. Herkes gördüğü sorunlardan ilgili ise sorumludur.  Bunlar yapılmalı sadece koltukta oturulmamalı. Süt toplama merkezimiz var ve bizler bölgedeki tek birliğiz ve bizler üreticilerimizin sorunlarını dillendirmeye ve çözümler sağlanması noktasında adımlar atılması için de mücadele veriyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Editör: Haber Merkezi