Hazar Gölü’nün hazinesi; Batık Şehir’i de batırdık!

Gerek jeopolotik konumu itibarıyla gerekse kültürel ve turizm yapısı itibarıyla Doğu Anadolu Bölgesinde farklı bir görünüm arz eden Elazığ’ın var olan potansiyellerinin değerlendirilemediğini sık sık dile getirmeye çalışıyoruz. Bunlardan bir tanesi de Sivrice ilçesinde Hazar Gölü suları altında kalan Batık Şehir… Geçtiğimiz yıllarda Elazığ’ın Sivrice ilçesindeki Hazar Gölü’nde bulunan ve halk arasında “Batık Şehir” adıyla bilinen tarihi yerleşim alanının UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine dâhil edilmesi hedefiyle çalışmalar başlatılmıştı. Sürecin hangi aşamada olduğu merak konusu olurken, Batık Kent’in su altındaki kısmının karada da sergilenebilmesini sağlayacak su altı arkeolojik müzesi,  arkeolojik eğitim, dalış eğitimi ve dalış sporu olarak da değerlendirilemez mi? Sorusu akıllara geliyor. Bu hazinenin gün yüzüne çıkarılması ve dünyaya tanıtılması için belki adımlar atıldı ancak kayda değer bir şey yapılmadı. Bu kadar zengin kültürel mirasa sahip olmasıyla Elazığ çok şanslı bir il olarak ifade edilirken, bu varlıklara bilimsel olarak sahip çıkılamaması akıl tutulması olarak değerlendiriliyor.  Diğer tarihi ve kültürel varlıklarımız gibi bu eşsiz zenginliğimizin dünyaya açılmasını sağlayamamak ne kadar acı!

ELAZIĞ 13.09.2022, 16:59 14.09.2022, 16:50
Hazar Gölü’nün hazinesi; Batık Şehir’i de batırdık!

Haber- Yorum: Songül DURSUN

Gerek jeopolotik konumu itibarıyla gerekse kültürel ve turizm yapısı itibarıyla Doğu Anadolu Bölgesinde farklı bir görünüm arz eden Elazığ’ın var olan potansiyellerinin değerlendirilemediğini sık sık dile getirmeye çalışıyoruz.

HAZAR GÖLÜ’NDE; BİR SU ALTI ŞEHRİ, BİR KÜLTÜR HAZİNESİ YATIYOR

Bunlardan bir tanesi de Sivrice ilçesinde Hazar Gölü suları altında kalan Batık ŞehirSivrice’ de bulunan Hazar Gölü’nde, 1991 yılında tescillenerek 1. derece arkeolojik ve doğal sit alanı olarak koruma altına alınan bir su altı şehri; bir kültür hazinesi yatıyor. Dünyaya tanıtılması için önemli bir fırsat olduğu düşünülen, tarihi ve kültürel zenginliği veya bir başka ifade ile elimizdeki bu serveti yıllardır niye değerlendiremediğimizi sorgular olduk. 

BATIK KENT’İN UNESCO SÜRECİNDE BİR İLERLEME KAYDEDİLEMEDİ

Elazığ'ın Sivrice ilçesindeki 'Batık Şehir', Hazar Gölü'nün 1830'lu yıllardan itibaren yükselmesi sonucu sular altında kaldı, ancak gölün güneybatısındaki 'Kilise Adası' adıyla bilinen noktadan şehrin kalıntılarını görebilmek mümkün. Bölge halkı tarafından çeşitli efsanelere konu olan Batık Şehir, su altı arkeolojik kazı çalışmalarının sınırlı olması sebebiyle ilk yerleşim tarihi belirlenemediğinden gizemini korumaya devam ediyor. Şimdiye kadar yapılan kazı çalışmalarında kentte 11. yüzyıla ait kalıntıların yoğunlukta olduğu görüldü ve bilim adamları şehri çevreleyen alanda 4 bin yıllık arkeolojik izlere rastladı. 2018 yılında, 'Batık Şehir' tarihi yerleşim alanını UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne kaydettirmek için harekete geçildi. Dönemin Sivrice Belediye Başkanı Ebubekir Irmak tarafından başlatılan Batık Kent’in Dünya Mirası Geçici Listesi'ne kabulü için UNESCO'ya yapılan başvurunun olumlu sonuçlanması,  beklenirken bugüne kadar sürece ilişkin bir gelişme yaşanmaması gözlerden kaçmadı.

BATIK ŞEHİR’İN, DALIŞ TURİZMİ AÇISINDAN CAZİBE MERKEZİ HALİNE GELMESİ BEKLENİYORDU

Hazar Gölü’nde 1890’lı yıllarda oluşan depremle beraber sular altında kaldığı tahmin edilen ve geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan batık şehir birçok dönemin izlerini barındırıyor. Önemli tarihi bir zenginliği de içerisinde barındıran Batık Şehir'in UNESCO tarafından tescillenmesiyle bölgenin dalış turizmi açısından cazibe merkezi haline gelmesi bekleniyordu.

TÜRKİYE'YE DEĞİL, DÜNYAYA TANITILMASI HEDEFLENİYORDU

Yerleşim alanının su altında kalmasından dolayı bugüne kadar tarihiyle alakalı kapsamlı bir arkeolojik araştırma yapılamadığı ve gizemini koruduğu bilinen Batık Şehrin yapılacak bir su altı arkeolojik araştırmayla gün yüzüne çıkarılması ve sadece Türkiye'ye değil, dünyaya tanıtılması bekleniyordu.

İLK SU ALTI GÖRÜNTÜLERİ, YÖNETMEN ERTUĞRUL KARSLIOĞLU TARAFINDAN ÇEKİLDİ

1. Derece Sit Alanı olarak ilan edilmiş olan adanın hemen batı yönünde yer alan kalıntılarıyla batık şehrin ilk su altı görüntüleri; belgesel yapıtlarıyla ünlü TRT Yönetmeni Ertuğrul Karslıoğlu tarafından çekilip yayınlanmıştı.  Hazar Gölü’ndeki Batık Şehir’e ilişkin bilgilerin tümü incelendiğinde 11 ile 12. Yüzyıl’a kadar uzanan bir geçmişe sahip olduğu ifade edilen yerleşim birimi hakkında birçok kaynak ve derleme bilgiler de mevcut…Yakın tarihe kadar, kilise ve eski bir yerleşim yerinden kalma birkaç yıkıntı yapı duvarından ibaret zannedilen Batık Şehir’in yaklaşık 1.5 km uzunluğunda surlara ve artı bir kaleye sahip olduğu yapılan drone çekimleriyle kanıtlandı.

SELÇUKLU, BİZANS VE OSMANLI DÖNEMİNDEN KALMA İZLERİ BARINDIRIYOR

Su altı turizmi bakımından önemli bir yere sahip olan Batık Şehir, kilise kalıntıları, kale surları, çanak, çömlek ve sırlı tabak parçaları, yonca ağızlı sofra amforaları gibi Selçuklu, Bizans ve Osmanlı döneminden kalma izleri de barındırmakta.

MATEOS'UN VEKAYİNAME ADLI ESERİNDE, BATIK ŞEHİR’İN ÖNEMLİ BİR KUTSAL MEKÂN OLDUĞU BELİRTİLİYOR

Yazılı kaynaklardan Batık Şehir'in yakın tarihi ile ilgili bazı bilgilere ulaşmayı başaran uzmanlar ise bölgeyle alakalı olarak Selçuklu döneminde yaşamış Ermeni asıllı yazar Urfalı Mateos'un Vekayiname adlı eserinde buradan bahsettiğini ifade ediyor. Urfalı Mateos’un eserinde, Batık Şehir’in,  Hristiyanlık inancında önemli bir kutsal mekân olduğu belirtiliyor ve burayı 'Dzok' diye adlandırdığı anlaşılıyor. 1025 yılındaki bu bilgiyi ilk olarak o veriyor. Selçuklu döneminde Hristiyanlar tarafından kutsallık atfedilen bu manastır önemini kuruyor ve manastırın etrafında bir yerleşim ortaya çıkıyor.

BATIK ŞEHİR, POLONYALI SİMEON'UN SEYEHATNAMESİ'NDE DE YER ALMIŞ

1608 yılında ise bölgeyi ziyaret eden Polonyalı Simeon'un Seyehatnamesi'nde bölgenin anlatıldığı belirtiliyor. Polonyalı Simeon o dönemde artık bir kısmı suların altında kalmış mevkide kendisinin de kayıkla Kilise Adasına giderek ibadet ettiğini ve orada bulunan kutsal bir haçı kendisine gösterdiklerinden bahsediyor. Osmanlı döneminde yine burada bir yerleşim olduğunu ve devam ettiğini görüyoruz. Kilise Adası olarak adlandırılan adanın en tepesinde manastır bulunmakta ve ayrıca burada aşağıya doğru evler yer almakta. Sular 1800'lü yılların başına kadar fazla yükselmiyor. 1830'lu yıllara gelindiğinde sular olağanüstü bir şekilde hızla yükseliyor  ve bunun bir sonucu olarak artık evlerde su altında kalmaya başlıyor. Haliyle burada yaşayan insanlar da kıyıda yeni evler inşa edip buralara taşınıyor.

EVLİYA ÇELEBİ, SEYAHATNAMESİ’NDE YÖREDEN BAHSETMİŞ

Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde de yöreye ait bilgiler yer alıyor. O da bölgedeki kilisenin Hristiyanlık inancı açısından önemli bir kilise olduğundan bahsediyor. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde; 17. yüzyılda burada Harput’a beş saat mesafede bir kent olduğundan söz edilerek, Hristiyanların taptığı Hz. İsa veya havarilerinden birinin olduğu rivayet edilen altın çullu bir merkebin mumyalanarak manastırın içinde yerin altına saklanmış olduğu anlatılmaktadır. Gölün daha alt tabakalarında bugüne kadar bir araştırma yapılamadığını aktaran uzmanlar, çalışmalar yapılması halinde Batık Şehir'in tarihiyle ilgili daha gizemli noktaların gün yüzüne çıkacağını düşünüyor.

BATIK ŞEHİR İÇİN DE NEDEN BİR SU ALTI MÜZESİ PROJESİ HAYATA GEÇİRİLMESİN?

Öte yandan, arkeolojinin bir alt disiplini olarak 1960'larda doğan su altı arkeolojisinin tüm dünyada kuruluş yeri olarak Türkiye kabul ediliyor. Batık Şehir’de ülkemizde bu kadar öneme haiz su altı arkeolojisi anlamında değerlendirilebilir. Bölgede yapılacak çalışmalar uluslararası ve yereldeki kanunlar önderliğinde sağlıklı bir yaklaşımla sürdürülebilir. Kültür mirasının yeniden işlevlendirilmesi, korumanın önemli adımlarından biridir. Bu adımlar; bölgenin yaşaması, yaşatılması adına önemlidir. Bu bağlamda, su altı kültür mirasının sürdürülebilirliğinde, turizm sektörü çok iyi yönetilmelidir. Örneğin; geçmiş yıllarda önerilen şeffaf asansör ve tüp geçit sistemiyle yapıların bulunduğu yerlerin gezilip, görülmesi ve buranın dalış turizmine açılması için birtakım girişimler yapılabilir. Batık Kent, su altı arkeolojik mirasının, keşfedilmeyi hak eden önemli bir durağıdır. Bölgemizde, böyle bir su altı mirası özelliği taşıyan Batık Kent’in değerli noktaya taşınması elzemdir.  

SANAL CANLANDIRMALARA DAYALI SERGİLEME YÖNTEMLERİYLE BATIK ŞEHİR DE GÖRÜCÜYE ÇIKARILAMAZ MI?

Ayrıca Yeditepe Üniversitesi Yayınevi tarafından basılan “Sivrice’yi Yeniden Düşünmek” adlı araştırma çalışması kitabında Batık Kent’in su altındaki kısmının karada da sergilenebilmesini sağlayacak olanaklar üzerinde durulması gerektiği belirtiliyor. Sergileme alternatifleri içinde ilk akla gelen yöntem, müzeler aracılığı ile sergilemenin yapılmasıdır. Müzeler bilindik şekilleri ile kültür varlıklarının durağan bir ortamda sergilenmesi imkânı sağlamaktadır. Ancak günümüzde, bu durağan ve ziyaretçinin katılımına açık olamayan sergileme şekillerinin yerine karşın, dinamik ve katılımcı sunum yöntemleri yardımı ile daha iyi algılanmasını sağlayacak alternatifler yer bulmaya başlamıştır. Teknoloji kullanımına bağlı olarak kurgulanan, deneysel ve sanal canlandırmalara dayalı sergileme yöntemleriyle Batık Şehir de görücüye çıkarılamaz mı?

BATIK ŞEHİR KALINTILARINA YERLİ VE YABANCI TURİSTLER DE YOĞUN İLGİ GÖSTERİYOR

Batık Şehir kalıntılarına yerli ve yabancı turistler de yoğun ilgi gösteriyor. Hazar Gölü’nün altında bulunan Batık Şehir’in çok önemli bir tarih ve kültürel miras olduğunu, bu kültür zenginliğinin iyi ve doğru bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizerek belirtiyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı Denizaltı Müzesi anlamında su altı tarihinin izini süren arkeologlar, binlerce yıl öncesine ait eserleri su altı müzelerine kazandırmakta. Batık Şehir için de neden bir su altı müzesi projesi hayata geçirilmesin?

BU TARİHİ VE DOĞAL ZENGİNLİK KEŞFEDİLMEYİ BEKLİYOR

4 bin yıllık bir geçmişi olan bu tarihi ve doğal zenginlik keşfedilmeyi bekliyor. Selçuklu, Bizans ve Osmanlı döneminden kalma izleri taşıyan ve birçok efsane ve hikâyeyi içinde barındıran buradaki gizemin bir an önce ortaya çıkarılmasını ve bugüne kadar göz ardı edilen bu tarihi varlığın dünyaya tanıtılmasını arzu ediyoruz. Bu eşsiz zenginliğimizin dünyaya açılmasını sağlamalıyız. Sivrice’nin bu tarihi ve kültür zenginliğinin yanı sıra eşsiz doğal bir güzelliğe de sahip olduğu bir gerçek. Sivrice bütün bu özellikleri ile görülmeyi ve tanıtılmayı hak etmektedir.

“YETKİLİLER; AVUCUMUZUN İÇİNDEKİ BU HAZİNENİN DEĞERİNİ HATIRLAMALI”

Yetkililere avcumuzun içindeki bu hazinenin değerini hatırlatmak istiyoruz. Deprem felaketi sonrasında Sivrice halkının karşılaştığı maddi ve manevi zorluklar göz önünde bulundurulduğunda, Batık Kent’in potansiyelinin Sivrice’nin ekonomik olarak kalkınması, sosyal olarak ilerlemesi ve turizm odağında bir kültür bölgesi olarak gelişmesi konusunda önemli bir katkı sağlayacağı göz önünde bulundurulmalıdır. İlimizin, ekonomik olarak kendi kültürel ve doğal zenginlikleriyle kalkınan, kendi yerel ve merkezi yönetim birimleri tarafından idame ettirilen ve sürdürülebilir bir turizm döngüsü sağlamayı başarmış bir kültür bölgesi olmasını temenni ediyoruz.

SİVRİCE’NİN GELİŞİMİNE KATKI SUNACAK;  POTANSİYELLER, FIRSATLAR VE YÖNTEMLER ÇOK FAZLA İKEN BUNLARI DEĞERLENDİREMEMEK NE KADAR ÜZÜCÜ!

Geçici Listesi’ne kabulü için UNESCO’ya da daha önce başvurusu yapılan ancak bir ilerleme kaydedilemeyen Batık Kent gibi kültürel ve tarihi bir mirasın bölge sınırları içerisinde bulunması, Sivrice’nin konum olarak bir kültür ve arkeoloji rotası dâhilinde değerlendirilmesi açısından büyük bir fırsat sağlamaktadır. Batık Kentin uygun koruma yöntemleri ve güvenlik önlemleri ile mümkün olduğunca aslen dijital olarak sergilenmesi bölgenin ilgi çekmesine katkıda bulunacaktır. Batık Kent arkeolojik olarak gerekli önlemler çerçevesinde; arkeolojik eğitim, dalış eğitimi ve dalış sporuna fırsat tanıyabilir. Sivrice’nin gelişimine katkı sunacak;  potansiyeller, fırsatlar ve yöntemler çok fazla iken bunları değerlendirememek ne kadar üzücü! Elazığ’da, Batık Kent gibi kültürel miraslarımıza odaklanan bir strateji gereksinimine ihtiyaç duyuluyor. Bu kadar zengin kültürel mirasa sahip bir kent olarak çok şanslıyız. Ancak Elazığ’da bu varlıklara bilimsel olarak sahip çıkılmalı ve bu değerlerin  ortaya çıkarılması beklenmekte!

banner3
Yorumlar (0)
Namaz Vakti 05 Şubat 2023
İmsak 05:55
Güneş 07:19
Öğle 12:42
İkindi 15:30
Akşam 17:55
Yatsı 19:14
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 21 51
2. Fenerbahçe 21 45
3. Başakşehir 21 40
4. Beşiktaş 21 39
5. A.Demirspor 21 38
6. Trabzonspor 21 38
7. Kayserispor 21 32
8. Konyaspor 21 27
9. Karagümrük 21 26
10. Gaziantep FK 22 25
11. Alanyaspor 22 26
12. Sivasspor 22 24
13. Antalyaspor 21 24
14. Ankaragücü 21 22
15. Kasımpaşa 21 22
16. Giresunspor 21 21
17. Hatayspor 20 20
18. İstanbulspor 22 19
19. Ümraniye 21 14
Takımlar O P
1. Samsunspor 22 42
2. Eyüpspor 21 41
3. Bodrumspor 21 38
4. Pendikspor 22 37
5. Rizespor 21 37
6. Keçiörengücü 21 37
7. Sakaryaspor 21 34
8. Bandırmaspor 21 34
9. Boluspor 22 34
10. Göztepe 21 30
11. Manisa FK 21 30
12. Adanaspor 22 25
13. Tuzlaspor 22 22
14. Altay 22 19
15. Erzurumspor 22 18
16. Altınordu 21 17
17. Denizlispor 22 16
18. Yeni Malatyaspor 22 17
19. Gençlerbirliği 21 13
Takımlar O P
1. Arsenal 20 50
2. M.City 20 45
3. M. United 21 42
4. Newcastle 21 40
5. Tottenham 21 36
6. Brighton 20 34
7. Brentford 21 33
8. Fulham 22 32
9. Chelsea 21 30
10. Liverpool 20 29
11. Aston Villa 21 28
12. Crystal Palace 21 24
13. Leicester City 21 21
14. Nottingham Forest 20 21
15. Wolves 21 20
16. West Ham United 21 19
17. Leeds United 19 18
18. Everton 21 18
19. Bournemouth 21 17
20. Southampton 21 15
Takımlar O P
1. Barcelona 19 50
2. Real Madrid 19 45
3. Real Sociedad 19 39
4. Atletico Madrid 20 35
5. Villarreal 20 31
6. Real Betis 20 31
7. Athletic Bilbao 20 29
8. Rayo Vallecano 19 29
9. Osasuna 20 29
10. Mallorca 19 25
11. Celta Vigo 20 23
12. Almeria 19 22
13. Girona 19 21
14. Sevilla 19 21
15. Espanyol 20 21
16. Valencia 19 20
17. Real Valladolid 19 20
18. Cadiz 20 19
19. Getafe 20 18
20. Elche 20 9