Elazığ İl Emniyet Eski Müdürü Feyzullah Aslan artan asayiş olaylarını değerlendirdi

Eski ama eskimeyen efsane Müdür Feyzullah Arslan ile Elazığ Belediyesi’nin düzenlediği Kitap Fuarı’na katılmak üzere Elazığ’a geldiği sırada keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Görev yaptığı süre içerisinde polisin halkla kaynaşması için görev yaptığı her yerde proje üreten, Av. Feyzullah Arslan, Elazığ’da görev yaptığı süre içerisinde başlattığı ‘Bıçağı bırak kalemi al’ kampanyasının kendisinin de yazım hayatının başlamasına vesile olduğunu aktararak, Elazığ ve Elazığlılardan da övgüyle bahsetti.  Elazığ’a geliş nedeninin Kitap Fuarı’na katılmaktan ziyade Elazığlılar ile özlem gidermek olduğunu dile getiren Arslan, ortak aklın ve eğitimin önemine de vurgu yaparak, son günlerde yaşanılan asayiş olaylarını önlemeye ilişkin olarak; önerilerde bulundu ve “Günübirlik tedbirler değil de kalıcı tedbirler gerekli. Bazı şeyleri önlemek tedavi etmekten daha iyidir” dedi.

ELAZIĞ 21.10.2022, 17:01 25.10.2022, 16:23
Elazığ İl Emniyet Eski Müdürü Feyzullah Aslan artan asayiş olaylarını değerlendirdi

Röportaj: Songül DURSUN

Emniyet Müdür yardımcılığı, Elazığ, Kocaeli, Gaziantep ve Antalya İl Emniyet Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcülüğü,  İskandinav Ülkeleri Emniyet Müşavirliği, TBMM Başkan Müşavirliği, Millî Savunma Bakanlığı Müşavirliği, Millî Eğitim Bakanlığı Müşavirliği ve Talim Terbiye Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunan, Akdeniz Üniversitesi Rektör Müşavirliği ve Öğretim Görevlisi görevini ifa eden Av. Feyzullah Arslan ile bir röportaj gerçekleştirdik. Arabulucu, avukat, uzlaştırmacı, yazar, avukat, öğretim görevlisi gibi birçok mesleği başarı ile yürüten, deyim yerindeyse 10 parmağında 10 marifet olan Arslan, aslında içimizden biri… Feyzullah Arslan ile dostlarının eşliğinde gerçekleştirdiğimiz röportajımızın detayları ise şu şekilde…

Aslına bakılırsa tüm Türkiye sizi tanıyor ama Feyzullah Arslan’ı kendi ağzınızdan okuyucularımıza tanıtır mısınız?

“SİVAS DOĞUMLUYUM AMA ELAZIĞ DOSTU BİR ELAZIĞLIYIM”

Feyzullah Arslan, eski Elazığ Emniyet Müdürü; Sivas gürün doğumluyum... Polis koleji ve polis akademisi mezunuyum.  1976 yılında polis akademisinden mezun oldum.  O dönemlerde biraz hiperaktiftim sanırım; senden polis olmaz diyorlardı. O bakımdan ben de biraz fazla okudum ve 5 fakülte bitirdim, iki alanda master yaptım. Açıkçası çok meslekli bir insanım.  Öğretmenim, işletmeciyim, kamu yöneticisiyim, avukatım, arabulucuyum, uzlaştırmacıyım, polisim; bir de Sivas doğumluyum ama Elazığ dostu bir Elazığlıyım.

Başarılı bir insan olarak elinizin değdiği her alanda örnek biri olarak biliniyorsunuz. Başarınızın sırrı nedir? Başarınızı neye borçlusunuz?

 “FELSEFEM; YAPAMAM DEME, YAPAN SENDEN ÜSTÜN DEĞİLDİR”

Öncelikle insan sevgisi önemli, insanları sevmek lazım. İnsan sevgisi ve hizmet etmek. Bir de inanmak lazım. Yapamam deme yapan senden üstün değildir. Felsefem bu. O halde sabırlı, insan sevgisi olan ve de yılmadan, yorulmadan çalışan birisi olmak. Şu felsefesi vardır; su hiç durmaz, dursa bile aşamıyorsa bekler engelinin üzerinden aşarmış. Bir de bana senden polis olmaz diyenler beni eğitime teşvik etti. Ben biraz çok gezdim. Hareketli olmak her zaman faydalıdır. Türkiye’de 22 ilde çalıştım yurtdışında da 8 ülkede çalıştım.  Danimarka, İsveç, Norveç ve Finlandiya de emniyet müşavirliği yaptım. İngiltere,  Almanya, Amerika ve Kanada’da uzun süreli görevler yaptım. Hareket başarı getirirmiş.

“ELAZIĞ İNSANI; DEVLETİNE BAĞLI, KADİRŞİNAS İNSANLAR”

Eğitim, her türlü güzelliğin kaynağıymış, bilmek gülmekmiş. O nedenle biraz fazla meslekte olunca bunları tecrübe ediniyorsunuz. Örneğin Elazığ da görev yaptığım dönemlerde bir Elazığ Emniyet Müdürü gibi değil, bir öğretmen gibi, bir kamu yöneticisi gibi, bir insanlık dostu gibi, bir yazar bir çizer gibi düşündüm. Öyle olunca birçok şeyi birleştirince çok daha iyi oluyor. Bugün Elazığ neden seviliyor, bir kamuoyu Elazığ’ı neden seviyor? Elazığ için neden huzura çıkan yol deniyor? Neden doğudaki batı deniyor? İnsanların kadirşinas olması, devletine bağlı olması, işine gücüne bağlı olması insanları sevmesi ve hizmet aşkıyla çalışmasından kaynaklanıyor.

Elazığ’da görev yaptığınız süre içerisinde ‘Polis vatandaş el ele, daha huzurlu günlere’ ve ‘Bıçağı bırak, kalemi al’ gibi birçok kampanya yürütmüştünüz. Son dönemlerde de asayiş olaylarında artış gözlemliyoruz. Kolluk güçleri çalışmalar yapıyor bu anlamda ancak bahsettiğimiz kampanyaları başlatan bir emniyet mensubu olarak, bu olayların önlenebilmesi adına yapılan çalışmaları yeterli buluyor musunuz? Sizce bu anlamda neler yapılabilir?

“GÜNÜBİRLİK TEDBİRLER DEĞİL, KALICI TEDBİRLER GEREKLİ”

Son zamanlarda bahsettiğiniz konularda olaylar arttı mı? Derseniz, aslında arttığını düşünmüyorum ben. Ama tabi ki daha çok üzerine düşüldüğü için belki de artış gösteriyor. Ama pandemi süreci insanları psikolojik bunalıma itti. Evden çıkamayan, eve hapsolanlar başka uğraşlar aradı, kimileri kendilerine başka uğraşlar buldu. Ama kimileri bulamadı ve zararlı meşguliyetlere yöneldi. Örneğin kumar oynadı veya alkol aldı vs vs. Bunlar pandeminin getirdiği geçici kötülüktür ama bu geçicidir. İstisnalar kaideyi bozmaz, kötü örnek teşkil etmez. Çünkü bu dönemler olağanüstü dönemler. Onun ötesinde varsa bir sorun, o soruna parmak basıp,  teşhis edip, çözmek tedavi etmek lazım. Sizin dediğiniz gibi ‘Bıçağı bırak kalemi al.’ Aslında bazıları kendiliğinden gelişiyor. Ufacık bir parmak bassanız çözümlenebilecek. ‘Bıçağı bırak kalemi al’ kampanyasını neden başlatmıştık? Benim bir alışkanlığım var. Belki tarımla uğraşmaktan, bağcılıkla uğraşmaktan. Çocukların bile cebinde bıçak vardı. Yaş itibariyle duygusal hareket ediyorlar tabi mantıksal değil, sinirlenince bıçağı çıkarıp karşısındakini yaralayabiliyor ve öldürebiliyor. Oysaki cebinde bıçak olmasa belki de sadece bir tokat atacak ya da o olay olmayacak. Bıçak taşımak cehaletin kalem taşımak ise bilimin ilimin göstergesidir.  Bu anlamda çocuklara gençlere bu şekilde anlatınca onlar da gereksiz olduğunu anladı. O bakımdan bazı şeyleri önlemek, tedavi etmekten daha iyidir diyoruz.

“EĞİTİMİN KÖKLERİ ACI AMA MEYVELERİ TATLIDIR”

Covid döneminde aşı neden yapıldı; hastalığı önlemek için, vücudun direncini artırmak için. O halde önleyici hizmet yapmak, bunun sebeplerini araştırmak lazım. Sivrisineği ilaç sıkarak mı öldürmek daha iyi yoksa bataklığı kurutmak mı daha iyidir? Elbette bataklığı kurutarak kökünden çözmek daha etkilidir. Yani günübirlik tedbirler değil de kalıcı tedbirler gerekli. Eğitimin kökleri acı ama meyveleri tatlıdır denilir ya hani eğitimden bahsediyoruz, çocuğunuzu ilkokuldan ortaokuldan sonra okutmayabilirsiniz belki ama üniversiteye götürürseniz biraz daha fazla çalışırsa daha iyi meslek sahibi olacaktır. Yani karınca misali yaz boyunca yatarsan kış boyunca aç kalırsın. Dolayısıyla her şeyin kaynağı insan, katil insan da var, bilim adamı da var.  O bakımdan aklı iyi kullanmak lazım, yaratıcı zekâyı iyi kullanmak lazım.

‘Başımıza bir hâl gelirse ilk aradığımız polistir; en çok şikâyet ettiğimiz de polistir’ sözünüzü biraz detaylandırabilir misiniz? Bu sözünüze istinaden sormak isterim; öcü polis mi, polis amca mı?

“MALUM YERDEYİZ, VATANDAŞIN GÖNLÜNDEYİZ”

Bunu ben çok kullanırım fakat bu sözlerim bazen de yanlış anlaşılıyor. ’Malum yerdeyiz, vatandaşın gönlündeyiz’ diyorum.  Vatandaşın bir sıkıntısı olduğunda haber versin diye. Dolayısıyla başın düşerse dara polisi ara diyoruz. 

Türk Polisinin şu anki durumunu nasıl görüyorsunuz?

“TÜRK POLİSİ, ATASININ İZİNDE; MİLLETİNE HİZMETİN EN İYİSİNİ YAPMAK İÇİN ÇALIŞMAKTADIR”

Türk Polisi hep iyiyi görmek, ileriye gitmek, vatandaşına yardım etmek için çalışıyor. Ama sıkıntılı dönemler de yaşadı. Örneğin şu son olaylar, 2015 süreci sıkıntılı geçirildi. Meslektaşlarımızdan problemli olanlar oldu, bazıları koptu; polis akademisi, polis koleji kapatıldı. Kaynaklar kurudu, yeni yeni kaynaklar üretiliyor. O nedenle bir geçiş dönemi yaşanıyor. Bu geçiş döneminde birtakım aksaklıklar yaşanabiliyor. Dere geçerken at değiştirilmez ama at değiştirildi, problemler oldu. Ama ben inanıyorum ki Türk Polisi atasının izinde, milletinin hizmetinde daha iyisini yapmak için de çalışmaktadır.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da sizden övgüyle bahsederek; “Feyzullah bey emin adamdır, güzel adamdır. Şunu açık ve net söylüyorum; ben de İçişleri Bakanıyım, Feyzullah Bey de İçişlerinde çalıştı ama ben Feyzullah Arslan’ın emrindeyim” demişti. Bakan Soylu’nun bu sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

“HİÇBİRİMİZ, HEPİMİZ KADAR AKILLI, HİÇBİRİMİZ DE HEPİMİZ KADAR GÜÇLÜ DEĞİLİZ”

Sayın İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun bu sözleri; iyi olanı, doğru olanı, bileni, tecrübeli olanı dinleriz demektir.  Ben ortak akla ortak güce çok inanırım. Hiçbirimiz, hepimiz kadar akıllı değiliz; hiçbirimiz de hepimiz kadar güçlü değiliz. O halde ortak akıl ve ortak gücü kullanabilmeliyiz. Sayın bakanımız da ortak aklı, ortak gücü kullanarak başaramayacağımız bir sorun yoktur demek istedi. Bilgi ve sevgi paylaştıkça çoğalırmış. Dertler de paylaştıkça azalırmış.

 “BIÇAĞI BIRAK KALEMİ AL KAMPANYAMIZ, BENİM DE KALEMİ ALMAMA VESİLE OLDU”

İnsanlara ‘Bıçağı bırak kalemi al’ dedik ama bu vesile ile 1998 yılında ben de kalemi almak durumunda kaldım mesela. Polisin hatıra defterinden isimli kitabımda ilginç Elazığ hikâyelerini kaleme aldım.  Bir anımı paylaşmak isterim burada, kitabımda da bahsetmiştim. Çok güzel Elazığ hikâyelerini anlattım o kitabımda. Allah Rahmet eylesin Ramazan Emre, Elazığ’da görev yaptığım dönemde ‘sabahtan akşama kadar çarşıyı gezdim kafama göre bir ayakkabı bulamadım’ demişti. Ben de ona ‘Ramazan Bey elbette kafana göre ayakkabı bulamazsın ayağına göre bulacaksın’ demiştim.

“ELAZIĞ’DA YAŞADIĞIMIZ OLAYLARI DA KALEME ALDIM”

Yine Elazığ’da görev yaptığım dönemde, trafik düzeni daha iyi olsun diye kadın polisleri trafikte görevlendirmiştim. Kadın Polis arkadaşlarımız da’ lütfen müdürüm beni trafikten alın’ diye ısrar ediyorlardı.  Neden diye sorduğumda ise ‘Bizim sözümüzü dinlemiyorlar, kadın sözünü mü dinleyeceğiz diyor vatandaşlar’ diyorlardı. Bir gün yine kadın polis arkadaşımız kırmızı da geçmiş bir vatandaşa sormuş; ‘ neden kırmızıda geçtin ışığı görmüyor musunuz?’ Vatandaş ise “memure hanım kusura bakmayın; kırmızı ışığı gördüm ama seni görmedim’ diye cevap vermiş. Bu olayın üzerine de bir tiyatro oyunu yazdım ‘Ehliyet senin neyine dön Şinasi köyüne’ isimli.

Asayiş Berkemal diye sürekli kullandığımız bir tabir var, sizin de bu isimde bir kitabınız var. Peki, asayişin berkemal olmasında en etkili kimdir ya da kimlerdir?

“TOPLUM DESTEKLİ POLİSLİĞİN, PROAKTİF POLİSLİĞİN BAŞLANGICI ELAZIĞ’DIR”

En etkili vatandaşın kendisidir. ‘El el güzel günlere polis vatandaş el ele, Elazığ’da daha huzurlu günlere’ dedik ve kampanya başlattık görevdeyken.  Toplum destekli polisliğin, proaktif polisliğin başlangıcı Elazığ’dır. Neden? Devletine milletine bağlı, kurallara uyan, doğrunun arkasında giden, yanlıştan kaçan bir il Elazığ. Vatandaşa dedik ki ‘sizden biriyiz, sizin için varız; size yardımcı olabilmemiz için bize yardımcı olun’ dedik onu da yaptılar Elazığlılar. ‘Hatta Bir çay içelim birlikte sorunları çözelim’ diye pankartlar asmıştık. Bir gün Elazığlı bir yaşlı amca pijamasıyla karakolun önüne geliyor.  Hayırdır? Diyorlar arkadaşlarımız. ‘Müdür yazmış ya bir çay içelim diye uyku tutmadı ben de çay içmeye geldim’ diyor.

“KURALLARI UYGULATAN, KÖTÜLÜKLERİ ÖNLEYEN, ÖNLETEN; AHDE VEFA VE İYİ NİYET”

Yine bir gün sarhoş bir vatandaş lojmanın önüne geliyor. Benimle görüşmek istediğini söylüyor.  Gürültüye kalktım. Nöbetçi arkadaşlar dedi ‘Sizinle görüşmeye gelmiş sarhoş bir vatandaş. Hani müdür benim kapım herkese 24 saat açık demiş’ diye.  Sarhoş olabilir ama aşağıya indim, o vatandaşın sorununu dinledim. Sorununu çözdük. Bir daha görmedim o vatandaşı. 10 yıl sonra kızımın düğününe geldi ve kendini hatırlattı; ‘Senin kızının düğününe gelmeyeceğim de kimin düğününe geleceğim’ dedi.   Ahde vefa işte bu. İşte kuralları uygulatan, kötülükleri önleyen önleten bu ahde vefa ve iyi niyet. Ben bütün Gakkoşlara , sizlerin aracılığı ile iyi niyetlerinden dolayı teşekkürlerimi iletiyorum. ‘Sizden biriyiz sizin için varız’ diyorum.

Tecrübelerinize dayanarak, sizi örnek almak isteyen gençlere ne gibi öneri ve tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

“GENÇLER, İYİ MESLEK SAHİBİ OLMANIN ÖTESİNDE İYİ BİR İNSAN OLMANIN YOL VE YÖNTEMLERİNİ DE ÖĞRENSİNLER”

Gençler kendilerini iyi yetiştirsinler. Az önce de dediğim gibi eğitimin kökleri acı ama meyveleri tatlıdır. Lütfen kendilerini geleceğe iyi hazırlasınlar. Aydınlık geleceğimiz onlar. Çalışsınlar, verilen görevi iyi yapsınlar. Elbette ki ergenlik çağında, delikanlılık çağında birtakım yanlışlar olabilir. Ama bunları düzeltmenin yolunu bulsunlar. Atalarının, analarının, babalarının, öğretmenlerinin sözünü dilesinler. İyi bir meslek sahibi olmanın yanı sıra iyi bir insan olmak gerekiyor. Ben aynı zamanda üniversitede Sosyal Sorumluluk ve Topluma Hizmet diye bir ders veriyorum. Hatta bununla ilgili de Elazığ’da Emniyet Müdürü iken boyun fıtığından MR çekilmem gerekiyordu ancak ben MR cihazına girmekten korkuyordum. MR’a girdim ve Candan Erçetin’in Yalan isimli şarkısı bir yandan dinletiyorlar. Korkuyorum tabi ama ‘Bundan Emniyet Müdürü mü olur ?‘diye kınamalarından da çekindiğim için dişimi sıktım. Çıktıktan sonra ‘Bu şarkıyı nasıl çalarsınız? İnsanın psikolojisini iyice bozuyor’ diye serzenişlerimi ifade ettim. Ama bana radyoda çaldığını söylediler. Daha sonrasında üniversite Başhekimine gittim,  o dönem üniversitenin Rektörü Eyüp İspir’e konuyu dile getirdim, bir müzik seti alınarak hastalara MR cihazında başka müzikler dinletilmesi önerisinde bulundum ama Ö-‘Ödeneğimiz yok’ dediler. Ama ben bir müzik seti aldırdım. Sonrasında Beethoven’den, Mozart’tan müzikler çalınmaya başlandı. Yani diyorum ki;  İyi bir doktor olabilirsiniz, iyi bir mühendis olabiliriniz, iyi meslek sahibi olmanın ötesinde iyi bir insan olmanın yol ve yöntemlerini de öğrensinler gençlerimiz.

Emniyetteki görevlerinizin dışında sanatsal bir yönü de olan bir insansınız. Kitap yazarlığı, tiyatro eseri yazarlığı yönünüz de var. Biraz da bu yönünüzü konuşalım isterseniz…

“POLİS DE NORMAL VATANDAŞ GİBİ BİR İNSAN”

Yazmak tabi ki güzel bir şey. Söz uçar yazı kalırmış. Bilgiyi paylaşmanın yolu da anlatmanın ötesinde yazıp okutmaktan geçiyor.  Bir diğer konu da; benim bilgim bende kalırsa bir anlamı kalmıyor, unutulup gidiyor. Bunların yanı sıra polis teşkilatında görev yaptığım süre içerisinde vatandaşlarla çok yoğun bir şekilde içi içe olduğumuzdan dolayı olumlu ve olumsuz şeylerle karşı karşıya kalıyorduk. Bu yaşadıklarımızı kimilerine öğüt vermek için, kimlerini ders çıkarılması için anlatmak gerektiğine inanıyorum. Bunun en kolay yolu da yazı. Bir ötesi de insanlar polisi hep kötü adam, sert adam gözüyle görüyor. Hâlbuki polis de normal vatandaş gibi bir insan. Polisi ceza yazan, kızan vs olarak görülüyor. Oysaki polisin görevi, amacı vatandaşı korumak kollamak...

“ELAZIĞ DEMEK, HUZURA ÇIKAN YOL DEMEK”

Benim 8 kitabım 3 tiyatro eserim var. Bir tanesi ‘Ehliyet senin neyine dön Şinasi köyüne’, gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunması için ‘Yarınlara geç kalmadan’, diğeri de aile içi şiddeti önlemek amacıyla yazdığım ‘Bir Dönüş Hikâyesi.’ Üçü de Devlet tiyatroları repertuarında. Kitaplarım da ‘Gül Güldür Düşündür’, ‘Asayiş Berkemal’, ‘Polisin Hatıra Defterinden’,  ‘Danca Manca Bence’, ‘Ya Bizden Sonra’, ‘Yarınlara Geç Kalmadan’, ‘Feyzullah Arslan’ın Tiyatroları’ diye 8 kitap yazdım. 3 tane de çocuk kitabım var; bunlar da ‘Çocuklar Trafik Kurallarını Öğreniyor’, diğeri hayvan sevgisi üzerine ‘Çocuklar ve Atlar’, diğeri de yine çocukların zararlı alışkanlık edinmemesi konusunda yazdığım kitap. Diyeceksiniz ki ‘Bu kadar kitabı nasıl yazdınız?’ Hayat tecrübesi ve Elazığ’da 3 yıl Emniyet Müdürlüğü yapmak;  huzura çıkan yol demek, doğudaki batı demek, Hazarbaba’da kayak kaymak, Sivrice’de yüzmek, her şeyi öğretti bize.

Son olarak Elazığlılara bir mesajınız olacak mı?

“DEZENFORMASYON YASASI,  ELAZIĞ BASININI, ETKİLEMEYECEK ÇÜNKÜ ELAZIĞ BASINI DOĞRUYU YAZIYOR”

Elazığ’ı çok seviyoruz. Diyorlar ki bu Elazığlılar neden bu kadar başarılı?  Türkünün sözlerinde Harput’tan at beni in aşağı tut beni ifadeleri yer alıyor. Nasıl gelip tutuyorlar? Bu ne demek bu Elazığlıların ışık hızıyla hareket ettiklerinin ifadesi bu da başarı getiriyor elbette. Ayrıca şunu da belirtmeden geçemeyeceğim; Elazığ’da basın da çok güçlü. Geçtiğimiz günlerde bir dezenformasyon yasası çıktı. Ama Elazığlıları o yasa etkilemiyor. Neden diyecekseniz eğer? Çünkü Elazığ basını doğru yazıyor. Herkes dezenformasyon yasasına karşı ama doğruyu yazanı etkilemiyor ki bu yasa. Elazığlılar doğruları yazmaktan vaz geçmesin. Kitap fuarına gelirken kitap imzalamak, kitap satmak değil Elazığlılar ile hasret gidermek, onların güzelliğini paylaşmak, onlarla konuşmak için geldim. Elazığlılar ile sohbete geldim. Her şey gönüllerince olsun.

banner3
Yorumlar (0)
Namaz Vakti 27 Kasım 2022
İmsak 05:44
Güneş 07:11
Öğle 12:16
İkindi 14:49
Akşam 17:11
Yatsı 18:32
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 14 33
2. Rizespor 14 25
3. Boluspor 14 25
4. Pendikspor 13 24
5. Keçiörengücü 13 24
6. Samsunspor 13 23
7. Bodrumspor 14 22
8. Manisa FK 13 20
9. Sakaryaspor 15 19
10. Altay 14 18
11. Bandırmaspor 13 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 13 14
16. Altınordu 13 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4