84 yıl önce bugün Elazığlılar, Atamızı selamladı!

Tam 84 yıl önce bugün, takvimler 17 Kasım 1937’yi gösterdiğinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk Elazığ’a teşrif etti. Atatürk ve Elazığ kitabının yazarı Fırat Üniversitesi İnsani ve Sosyal Bilimler Fakültesi  Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yavuz Haykır, Atatürk’ün 17 Kasım 1937’de Elazığ’a yapmış olduğu gezinin detaylarını gazetemize anlattı. Atatürk’ün ilimizi ziyaretinin en önemli ve en  anlamlı yönünün şehrimizin yeni bir isme kavuşması olduğunu belirten Dr. Haykır , “Atatürk’ün, 1937 sonbaharında yapmış olduğu, içinde Elazığ ‘ın da bulunduğu Doğu Gezisi’nde  Elaziz isminin Elazığ olarak değiştirilmesi hususu kabul edildi. Ayrıca Gölcük Gölü’nün isminin Hazar Gölü olarak değiştirilmesi, Hazar Denizi’nin Türkiye tarihindeki yeri ve 16 Türk devletinden biri olan “Hazar Devletinin ismi bir sembol olarak Elazığlılara hediye edilmiş oldu” dedi.  

ELAZIĞ 17.11.2021, 10:45
84 yıl önce bugün Elazığlılar, Atamızı selamladı!

Haber: Songül DURSUN/ÖZEL

Atatürk, cumhurbaşkanlığı döneminde, ülkenin durumunu, problemlerini görmek, halkın dertlerini, istek ve ihtiyaçlarını bizzat öğrenmek ve alınacak tedbirleri yerinde tespit etmek için belli aralıklarla yurt gezilerine çıkmıştır. Bu gezilerden biri 1937 sonbaharında yapmış olduğu, içinde Elazığ vilayetinin de bulunduğu Doğu Gezisi’dir.

Düşman işgali görmemiş nadir illerden biri olan Elazığ, Atatürk’ün Elazığ ziyareti ile kurtuluş günü olmasa bile Elazığlılar en güzel gününe, sevincine ve iftihar kaynağına kavuşmuş ve Elazığlılar için 17 Kasım yeniden diriliş, kuvvet alış ve bir bayram günü sayılmıştır. Atatürk’ün Elazığ’a geliş yıldönümünde ziyaretin detaylarını Fırat Üniversitesi İnsani ve Sosyal Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yavuz Haykır gazetemize anlattı. İşte Haykır’ın Atatürk’ün Doğu Gezisi’ne dair detayların başlıkları:

ATATÜRK’ÜN DOĞU GEZİSİ

1867 tarihinde Harput vilayet ismi, şehrin yanı başındaki mezra denilen ovaya inmesiyle Mamuratü’l- Aziz olmuş, halk ve devlet ricali şehrin ismini kısaltarak Elaziz diye kullanmış ve 70 yıl sonra da Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1937 sonbaharında Doğu Gezisi sırasında, şehrin ismi Elazığ olarak değiştirilmiştir. Bunun yanında Atatürk bölgede incelemelerde bulunarak, bölgenin gelişmesi ve kalkınması için yapılacak işlerle ilgili gerekli talimatlar vermiştir. Özellikle Hazar Gölü kıyılarında modern bir tatil beldesi oluşturmak istemiştir. Hemen projeler hazırlanmıştır. Atatürk’ün Elazığ halkı ile kucaklaşmasından kısa bir süre sonra ebedi hayata intikali, bu projelerin yarıda kalmasına neden olmuştur. Yıllar sonra Atatürk’ün bu fikri özel girişimcilerin ve Elazığ halkının çalışmaları ile bir nebze olsun gerçekleşmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün Elazığ’ın da içinde bulunduğu Doğu ve Güney illerinde incelemelerde bulunmak üzere beraberinde Başvekil (başbakan) Celal Bayar, Dahiliye Vekili (içişleri Bakanı) Şükrü Kaya, Nafia Vekili (Bayındırlık Bakanı) Ali Çetinkaya halde 12 Kasım 1937 tarihinde Cuma günü saat 17.50’de Beyaz Tren ile Ankara’dan hareket etmiştir.

ATATÜRK, GECEYİ ELAZIĞ- SİVRİCE KÜRK İSTASYONUNDA GEÇİRDİ

Atatürk’ü taşıyan tren, Malatya’dan sonra 14 Kasım 1937 ‘de 15.30’da tren hattının kesişme noktası olan Elazığ-Yolçatı istasyonuna gelerek, burada bir saat durduktan sonra Diyarbakır istikametine hareket etmiştir. Geceyi Elazığ Sivrice Kürk istasyonunda geçirmiştir. Saat 24.30’da uyuyan Atatürk sabah 11.00’da uyanmış ve yola devam edilmiştir.

“ATATÜRK; GÖLCÜK KIYILARINDAN GEÇERKEN HAYRANLIĞINI GİZLEYEMEZ”

Tren Gölcük kıyılarından geçerken gölün ve çevrenin doğa güzelliğini ve tertemiz görünüşünü hayranlıkla seyrederek Başyaveri Celal Üner’e “bu hangi göldür?” diye sorar. Başyaver, gölün isminin Gölcük olduğunu söyler ve kısa bir izahatta bulunur. Atatürk, hayranlıkla izlediği gölün nihayetindeki Gezin istasyonuna gelmeden treni durdurur. Tren göl kıyısına kadar geri gider ve Sürek adı verilen mevkide durur. Atatürk beraberindekilerle trenden inerek göle doğru yürür ve gölün suyundan bir avuç su içerek tadına bakar.

“ATATÜRK; GÖLÜN İSMİNİN, HAZAR GÖLÜ OLARAK DEĞİŞTİRİLMESİNİ İSTER”

Daha sonra Atatürk, karşıdaki dağın adının Hazar Baba olduğunu öğrenince bu güzel gölün adını Hazar Gölü olarak değiştirdiğini söyler. Böylece Atatürk, Türk tarihinde büyük önemi ve yeri olan Hazar Denizi ve 16 büyük Türk Devletlerinden biri olan Hazar Devletinin ismini bir sembol olarak Elazığlılara hediye etmiştir. Atatürk bu doğa güzelliğine olan hayranlığı ile sohbetini yaparken jandarma kordonunun gerisindeki sırtlarda kendisini görmeye gelen köylüleri görünce; “Köylülere yasak yok, bırakınız hepsi yanıma gelsinler, onlarla konuşacaklarım var” koşup gelen kafile köylüler ortasında gür bir sesle:

ATATÜRK: DOĞUDA, YALOVA’NIN BİR EŞİNİ DE BU KIYILARDA HERKES GÖRMÜŞ OLACAK

“Köylüler! Yurdunuz çok güzelmiş. Şimdiye kadar buraları görmekte geç kaldığıma çok üzgünüm. Burada modern bir şehir kurduracağım. Sizler çalışıp kazanacak ve beni hatırlamış olacaksınız. Doğuda, Yalova’nın bir eşini de bu kıyılarda herkes görmüş olacak ve buraya medeniyet getirecektir. Ne diyorsunuz?”

İstiklal Savaşından beri hatta daha önce de buralardaki hizmetlerinden dolayı adını, şanını duyduğu fakat yüzünü görmediği Atatürk’e hayranlıkla bakan köylüler aynı gür sesle onu “sağ ol paşam var ol paşamız!” diyerek heyecanla tasdik etmiş ve ömürlerinin sonuna kadar duacı olacaklarını belirtmişlerdir.

“ATATÜRK, HAZAR GÖLÜ’NÜN BİR TATİL BELDESİ HALİNE GETİRİLMESİNİ İSTEDİ”

Atatürk hemen yanında bulunan Başbakan Celal Bayar’a adaya bazı askeri tesisleri, bir sanatoryum yapılması ve Gezin istasyonu ile ada arasında demiryolu döşenmesi talimatı vermiştir. Atatürk sadece askeri personele yönelik değil, göl kıyısının tamamının modern bir şekilde planlarının yapılarak tüm bölge insanının istifadesine sunulacak bir tatil beldesi haline getirilmesini istemiştir. Atatürk ve maiyetinde olan misafirler bu güzel doğa harikasının yanı başında öğlen yemeklerini de yiyerek iki saat boyunca Hazar Gölü kıyılarında zaman geçirdiler.

ATATÜRK, MADEN’DE!

Daha sonra Atatürk’ün treni, Maden’e doğru hareket etmiştir. Maden’de büyük misafirin karşılanması için hazırlıklar yapılmıştır. Maden istasyonu bayraklarla donatılmıştır. Atatürk’ün treni Maden’e doğru hareket ettiği ve daha önceden Maden istasyonuna gelmiş ve emre hazır bulunan pilot treninde bulunan otomobillerin hazırlatılması bilgisi alınmıştır. Atatürk’ün Diyarbakır’a geçmeden önce Maden bölgesinde incelemelerde bulunacağı anlaşılmıştır. Trenden indirilen otomobiller hazır hale getirilmiştir. Atatürk’ü taşıyan tren 15 Kası8m 1937 ‘de saat 13.35’te Maden istasyonuna varmıştır. Burada Umum Müfettişi Abidin Özmen, Diyarbakır Valisi Mithat Altıok, Maden Kaymakamı ve yanlarındaki zevat Atatürk’ü karşılamışlardır. Bu kısa karşılama merasiminin hemen ardından Atatürk, yanındaki misafirler ile birlikte daha önce hazır bekletilen otolara binerek incelemelerde bulunmak ve bilgi almak üzere maden ocaklarına hareket etmiştir.

ATATÜRK, MADEN ÜRETİMİ HAKKINDA İLGİLİLERDEN BİLGİ ALDI

Otomobille bakır madeni ocaklarına kadar çıkan Atatürk,  burada tesisat inşaat ve maden üretimi hakkında ilgililerden bilgi almıştır. Bakır madeni şirketinin müdürü Şevket Turgut yılda 10 bin ton bakır temin edecek tesisat ve inşaatlar hakkında tafsilatlı bilgiler vermiştir. Bir süre teleferikle gelip giden maden kovalarının geçişleri seyredilmiştir. Toprak kısmı kaldırılmakta olan cevherin bulunduğu maden sahasından kasabaya doğru yaya yürüyen ve halk tarafından coşkun bir şekilde alkışlanan Atatürk, maden sahasının karşısında dağlar silsilesinin etrafında kurulmuş bulunan Maden kasabasını seyretmiş ve 1. Dünya Savaşı sırasında Maden ‘de iki gün kaldığı evi soruşturmuştur. Daha sonra Atatürk ve beraberindeki heyet saat 13.00 sırasında maden istasyonuna gelmiş ve saat 15.20’de trene binerek Diyarbakır’a doğru seyahatlerine devam etmiştir.

“ATATÜRK’ÜN, ELAZIĞ’A GELECEĞİ HABERİ, KENTTE BÜYÜK SEVİNÇ UYANDIRDI”

Atatürk’ün bu gezi sırasında Elazığ’a geleceği haberi, şehir halkı tarafından büyük bir sevinç ile karşılanmıştır. Her tarafta taklar kurulmuş, bütün binalar bayraklarla süslenmiş ve caddeler elektrikle ışıklandırılmıştır. Atatürk’e kavuşmak heyecanıyla bütün Elazığ halkı, ulu önderi candan sevgi ve büyük tezahüratla karşılamak için hazırlıklar yapılmıştır. Özellikle Elazığ Belediyesi Atatürk’ün gelişi için günlerce önce çalışmalara başlamış ve tüm hazırlıkların eksiksiz olması için büyük çaba sarf etmiştir.  Diyarbakır’dan 18.45’te hareket eden Beyaz Tren 03.30’da Elazığ’a varmış ve gece saat 01.00’da uyuyan Atatürk geceyi Elazığ’da geçirmiştir. Gece kör makasa çekilen trende uyuyan Atatürk, sabah kahvaltısını trende yapmıştır.

Bu gezide Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen, Başbakan Celal Bayar, İçişleri Bakanı ve Parti Genel Sekreteri Şükrü Kaya, Nafia Vekili Ali Çetinkaya, Sağlık Bakanı Dr. Hulusi Alataş, Umumi Katip  Hasan Rıza Soyak, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Süreyya Anderiman, Ali Kılıç, Recep Zühtü, Salih Bozok, Hasan Cevat, Abbas Gürer, Dr. Neşet Ömer İrdelp, Ziya Naki Yaltırım, Dr. Şakir Ahmet Ediz, Vedit Özgören, Birinci Umum Müfettişi Abidin Özmen, Orgeneral Kazım Orbay, Emniyet Genel Müdürü Şükrü Sökmensüer, Parti Genel Sekreteri Ziya Arkant, İş Bankası Genel Müdürü Muammer Eriş, Cumhurbaşkanı Başyaveri Celal Üner, Yaver Naşit Menkü, Yaver Şükrü Üzer, Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Baki Bey, Emniyet Genel Müdürlüğünden Emniyet Müdürü İhsan Sabri Çağlayangil, İçişleri Bakanlığı Özel Kalem Şefi Cevdet Demirok, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Komutanı İsmail Hakkı Tekçe, Kavalalı İsmail Hakkı ve Atatürk’ün yakın hizmetinde bulunan Çankaya Köşkü Kütüphane görevlisi Nuri Ulusu gibi dönemin bakan, milletvekili, bürokrat, asker ve Atatürk’e yakın kişilerin bulunduğu göze çarpmaktadır.

ELAZIĞ TARİHİ BİR GÜN YAŞIYOR!

17 Kasım 1937 Çarşamba günü Elazığ, tarihi bir gün yaşıyordu. İstasyon Caddesinin sol tarafı kalabalık bir halk kitlesi tarafından doldurulmuştu. Adeta mahşeri andıran bir kalabalık vardı. Her kademeden öğrenciler kendilerine ayrılan yerlere konuşlandırılmıştı.

İstasyonda karşılama protokolünde Dördüncü Umum Müfettişi General Abdullah Alpdoğan, Elazığ Valisi Şefik Bicioğlu, Elazığ Belediye Başkanı Kemal Şedele, Erzincan ve Bingöl Valileri, Tunceli Vali Muavini, müşavirler, askeri yetkililer, Dördüncü Umum Müfettişliği erkanı, Cumhuriyet Halk Partisi Heyeti, vilayet ve belediye başkanları, sivil toplum temsilcilerinden oluşturulmuştur.

Atatürk saat tam 13.00’te Elazığ halkının coşkun sevgi gösterileri içerisinde Elazığ şehrini şereflendirmiştir. Genci yaşlısı kadını çocuğu tüm Elazığ halkı; “Yaşa! Var ol!” sesleriyle ilk defa ayak basan Atatürk’ü emsalsiz bir tezahüratla karşılamış ve top ateşiyle selamlamıştır. Gösterilen coşkun tezahürat yüzünden şehre ilerlemek güç olmuştur.

ELAZIĞ HALKEVİ’NDE KÜLTÜREL PROGRAM DÜZENLENDİ

17 Kasım 1937 tarihinde Çarşamba günü Elazığ tarihi bir gün yaşıyordu. Akşam, Atatürk’ün şerefine Elazığ Halkevi’nde yapılacak olan kültürel program için hazırlıklar büyük bir heyecan ve şevkle yapılmıştır. Daha Halkevi binasının yapımında düşünülerek yapılan ve hazır halde bulunan Atatürk Köşesi bugün için yeniden gözden geçirilmiş, Korgeneral Abdullah Alpdoğan ve eşi ile Elazığ Valisi Şefik Bicioğlu bizzat bu işlerle ilgilenmiştir.

Atatürk saat 19’da Elazığ Halkevi’ne teşrif etmiş ve kendisi için hazırlanmış olan Halkevinin ikinci katındaki kısma geçmiştir. Kendisi için bizzat 1937’te hazırlanmış olan bu odayı çok beğenmiştir.  Atatürk bu odayı ziyaret ettikten sonra Halkevinin alt katına inerek Büyük Konferans Salonu’ndaki kültürel geceye teşrif etmiştir. Coşkun alkışların eşliğinde salona giren Atatürk, yavaş yavaş yürüyerek duvarlarda asılmış tabloları incelemiş ve salonda bulunanları selamlamıştır. Atatürk kendisi için ayrılmış olan masaya oturmayarak, karlar üzerinde uyurken çekilmiş olduğu fotoğrafının tam karşısına, masasının kurulmasını istemiştir.

Modern müzikler eşliğinde yapılan danslardan sonra Atatürk, Elazığ Milletvekili Şair Fazıl Ahmet Aykaç’ı yanına çağırarak Elazizlilere bir kararını açıklamasını istemiştir. Şehirleri adlarıyla adlandırmak yerine, bundan sonra şehirlerin özellikleriyle adlandırılacağını belirtmiştir. Onun için Elaziz isminin de Elazık olacağını ve bunu Fazıl Ahmet Aykaç’ın gecede bulunan herkesin iyice anlayacağı bir biçimde anlatmasını istemiştir.

“ELAZİZ İSMİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ SALONDA COŞKUN BİR ŞEKİLDE ALKIŞLANDI”

Fazıl Ahmet Aykaç, sahneye çıkarak dönemin lengüistik görüşleri etrafında Elaziz kelimesinin Elazığ olduğuna dair Atatürk’ün direktifleri üzerine bir konuşma yapmış ve Elaziz kelimesinin aslının Arapça olmadığı, Türkçe memleket manasına gelen ‘El’ ile gıda manasına gelen ‘Azığ’ dan terekküp ettiğini bu itibarla kelimenin verimli, feyizli, bereketli ve mahsuldar anlamında olduğunu vurgulamıştır. Böylece 17 Kasım 1937 gecesi fiili olarak Elaziz şehrinin ismi Elazığ olarak kabul edilmiştir. İsim değişikliği salonda coşkun bir şekilde alkışlanmıştır.

Konuşmaların ve şiirlerin okunmasından sonra Elazığ musikisi ile halkoyunları da gecede sahnedeki yerini almıştır. Halkoyunları gösterisinden sonra başında Hafız Osman Öge’nin bulunduğu Elazığ musiki heyeti sahne almıştır. Kore’nin oğlu Mamo ismiyle maruf Mehmet Akar ve Elazığ’ın meşhur müzisyeni Gırnatacı (klarnet) Şükrü Canaydın gibi ses ve müzik ustalarının da yer aldığı heyet, Harput türkülerini icra etmiştir. Hafız Osman Öge’nin çok eski devirlere ait okuduğu “Aş yedim dilim yandı” parçayı işiten Atatürk, yanında oturan Elazığ Milletvekili Fazıl Ahmet Aykaç’a dönerek; “Fazıl! Bu gece bize iki de sırf Türkçe kelime kazandırdı!” diye işaret etmiştir. Biri aş, ikincisi köz idi”

“ATATÜRK, HARPUT MUSİKİSİNDEN BÜYÜK KEYİF ALMIŞTIR”

Atatürk ve yanındaki misafirler okunan türküleri büyük ilgi ve dikkatle dinlemişlerdir. Bazı türküleri tekrara tekrar okutmuştur. Harput musikisinden büyük zevk aldığını etrafındakilere belli etmiştir. Okunan türküler hakkında bilgiler almak istemiş ve “Kimlerdir bunları yazanlar besteleyenler?” diye sorması üzerine cevaben; “Paşam, bunlardan yalnız ‘Sinemde bir tutuşmuş yanmış ocağ olaydı’ şarkısı Hacı Hayri Bey’e aittir. Diğerlerinin bestekarları meçhuldür. Bizler bu makamları ata ve babalarımızdan öğrendik” demişlerdir. Sonra anlaşılmıştır ki Atatürk’ün yalnız Harput türkü ve uzun havalar içinde değil bütün Anadolu havalarında en çok beğendiği beste ise Harput Divanı olmuştur.

“ATATÜRK, ‘DAĞ BAŞINI DUMAN ALMIŞ’ MARŞIYLA HALKEVİNDEN İSTASYONA HAREKET ETTİ”

Harput türkülerinden sonra Atatürk son olarak salonda bulunan generallerden Harp Okulu Marşını okumalarını istemiştir. Atatürk de marşa katıldı. Gece saat 01.00’a geliyordu. Atatürk kalktı. “Yürüyelim arkadaşlar” dedi ve bütün salon ‘Dağ Başını Duman Almış’ marşıyla inledi. Bu marşla birlikte Atatürk ve yanındakiler Halkevinden istasyona hareket etmişlerdir. Halkevinde toplanan ve dışarıda bekleyen Elazığ halkı fener alayı düzenleyerek Atatürk’ü büyük bir sevgi ve coşkunlukla istasyona kadar uğurlamışlardır. Atatürk Halkevinden ayrıldıktan sonra 18 Kasım 1937’de saat 01.15’te Beyaz Tren ile Fevzipaşa’ya hareket etmiştir.

“ATATÜRK, BU GEZİ İLE HALKIN İHTİYAÇLARINI BİZZAT YERİNDE İNCELEMİŞ VE GÖRDÜĞÜ EKSİKLİKLERİ İLGİLİLERE TALİMAT VEREREK GEREKENİN YAPILMASINI İSTEDİ”

Atatürk yapmış olduğu bu gezi ile halkın ihtiyaçlarını bizzat yerinde incelemiş ve gördüğü eksiklik ve aksaklıklar için hemen yerinde ilgililere emirler vererek gerekenin yapılmasını dilemiştir. Seyahat dönüşü basına verdiği demeçte Atatürk, halkın içinde olmaktan büyük mutluluk duyduğunu, kadını erkeği ve çocuğuyla medeni bir şekilde yaşamak ve Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü müreffeh bir ülke olması için azmetmiş bir milletin evlatlarını gördüğünü belirtmiştir. İnsanlık tarihinde medeniyete büyük katkılar yapmış olan büyük Türk Milletinin bundan sonra da büyük katkılar yapmaya hazırlanan bir yüksek varlık olduğunu vurgulayan Atatürk, milletine olan güvenini belirtmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla anıyor, saygılarımı sunuyorum.

banner3
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
4
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Metin Akpunar HD Karakoçan FK'da Başarılı Olur Mu?
Metin Akpunar HD Karakoçan FK'da Başarılı Olur Mu?
Namaz Vakti 08 Aralık 2021
İmsak 05:53
Güneş 07:21
Öğle 12:20
İkindi 14:48
Akşam 17:09
Yatsı 18:31
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Konyaspor 15 27
3. Fenerbahçe 15 27
4. Hatayspor 15 26
5. Başakşehir 15 25
6. Alanyaspor 15 24
7. Galatasaray 15 23
8. Karagümrük 15 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Giresunspor 15 19
13. Kayserispor 15 19
14. Altay 15 18
15. Antalyaspor 15 18
16. Gaziantep FK 15 18
17. Göztepe 15 14
18. Öznur Kablo Yeni Malatya 15 14
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 15 10
Takımlar O P
1. Ankaragücü 15 30
2. Erzurumspor 13 28
3. Ümraniye 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. Samsunspor 14 22
7. Tuzlaspor 13 21
8. İstanbulspor 14 20
9. Kocaelispor 14 20
10. Gençlerbirliği 14 20
11. Boluspor 14 19
12. Adanaspor 15 19
13. Menemenspor 14 18
14. Bursaspor 14 17
15. Manisa FK 15 17
16. Denizlispor 14 15
17. Ankara Keçiörengücü 14 14
18. Altınordu 15 13
19. Balıkesirspor 14 7
Takımlar O P
1. Man City 15 35
2. Liverpool 15 34
3. Chelsea 15 33
4. West Ham 15 27
5. Tottenham 14 25
6. M. United 15 24
7. Arsenal 15 23
8. Wolverhampton 15 21
9. Brighton 15 20
10. Aston Villa 15 19
11. Leicester City 15 19
12. Everton 15 18
13. Brentford 15 17
14. Crystal Palace 15 16
15. Leeds United 15 16
16. Southampton 15 16
17. Watford 15 13
18. Burnley 14 10
19. Newcastle 15 10
20. Norwich City 15 10
Takımlar O P
1. Real Madrid 16 39
2. Sevilla 15 31
3. Real Betis 16 30
4. Atletico Madrid 15 29
5. Real Sociedad 16 29
6. Rayo Vallecano 16 27
7. Barcelona 15 23
8. Valencia 16 22
9. Athletic Bilbao 16 21
10. Osasuna 16 21
11. Espanyol 16 20
12. Mallorca 16 19
13. Villarreal 15 16
14. Celta de Vigo 16 16
15. Granada 15 15
16. Elche 16 15
17. Deportivo Alaves 15 14
18. Cádiz 16 12
19. Getafe 16 11
20. Levante 16 8