EĞİTİM’DE REFORM « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

EĞİTİM’DE REFORM

Bu haber 18 Kasım 2020 - 7:57 'de eklendi.

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN İbn Haldun Üniversitesi Külliyesi Açılış Töreni’nde; “Batı dünyası tıptan sosyolojiye kadar pek çok alanda ilhamını bizim köklerimizden almıştır. Buna karşılık biz de kendi köklerimizi tamamen unutarak veya dışlayarak onun türevlerini esas kabul etmek suretiyle iki asırdır kendimize yol ve yön bulmaya çalışıyoruz. Bir başka ifadeyle fikri bir buhranın içinde çırpınıyoruz. Aynı şekilde gerçek iktidarın, fikri iktidar olduğunu da gayet iyi biliyoruz. Şahsen bu konuda kendimi biraz mahzun hissediyorum. Önceliğimizi evlatlarımızı hakkıyla yetiştirmek olarak değiştirmemiz şarttır. Bu müfredat tadilatının ötesinde topyekûn eğitim öğretim reformunu gerektirir.” Şeklinde bir konuşma gerçekleştirdi. Yaptığı bu konuşmadan sonra Türkiye’de gündem 18 yıldır iktidar olmalarına rağmen ve bütçede en büyük pay Milli Eğitim Bakanlığına verilmesine rağmen neden eğitimde başarı sağlanmadı şeklinde yorumlara neden oldu. Aslında Cumhurbaşkanımız konuşmasında çok önemli konulara değindi ve sorunun ne olduğu, nasıl çözüm bulunacağı noktasında da fikir beyan etti. Ancak eğitim uzun bir süreç ve sonuç almak hemen olmuyor. Eğitimde reform yapılacaksa her şeyden önce sorunların kaynağının ve çözüm yollarının neler olduğunu çok iyi tespit yapmak gerekir. Tabi bunları yaparken diğer yazılarımda da belirttiğim gibi eğitim paydaşlarının görüşüne mutlaka başvurulması gerekir.

Türkiye’de eğitimde şu ana kadar istenilen seviyeye gelinmemiş ise yapılan hatalar zincirlerine bakmak ve bir daha bu hatalara düşmemek için azami gayret ve hassasiyet göstermek gerekir. 18 yıl iktidarda olan ve ülkemize her anlamda sayısız yenilik kazandıran Ak Parti iktidarının eğitimdeki yaptığı veya yap(a)madığı reformlar nelerdir ve bundan sonraki süreçte neler yapması gerektiğine bakmak lazım.

1- Ak Parti iktidarında son beş dönem içerisinde Milli Eğitimde Bakanlığında bakanlık görevini üstlenenlere baktığımızda eğitim kökenli bakan bulunmadığını görürüz. Nimet ÇUBUKÇU(Hukuk),Ömer DİNÇER(İşletme),Nabi AVCI(İletişim) ve İsmet YILMAZ(Denizcilik ve Hukuk). Eğitimde yakalamak istediğimiz başarı ile ters orantılı görünüyor maalesef. Ancak son olarak eğitim camiasının merakla beklediği eğitim kökenli bir bakanımız olmuştu. Ziya öğretmenden beklenti çok büyüktü. Geldiği günden itibaren tüm eğitim çalışanlarına sosyal medyada güzel mesajlar veriyordu. Özellikle 2023 Eğitim Vizyonu çalışmaları takdirle karşılandı. Öğretmenlik Meslek Kanunu merak uyandırdı. Ancak şu ana kadar somut adım atılmaması heyecanın yerine acaba geçen dönemlerdeki gibi mi olacak kaygısına bıraktı. Bakanlığı sadece bakan düzeyinde bakmamak gerekir aslında. İşin mutfağında olan kişilerin Bakan Yardımcılarına, Daire Başkanlarına, Genel Müdür/Yardımcılarına da bakmakta fayda var. Bu kişilerinde eğitim kökenli olması tabir-i caizse tebeşir tozu yutması yapılacak olan reform çalışmalarına çok büyük katkısı olacaktır.

2- 2012/2013 Eğitim-Öğretim yılında 4+4+4 uygulamasının getirilmesi ile zorunlu eğitim süresi, ders içerikleri ve okutulan dersler gibi birçok konuda değişikliğe gidildi. Ancak zamanla özellikle sahada olanlar bu sistemin birçok dezavantajı olduğunu gördüler. İlkokul 4.sınıf öğrencilerinin daha gelişimini tamamlamadan ortaokula gitmeleri hem öğrencileri hem velileri hem de öğretmenleri her anlamda yıpratmıştır. Çünkü öğrenci konuları anlamakta zorlanıyor ve öğretmenler de öğrencilerin seviyesine inmekte zorluk çekiyordu. Branş öğretmenlerimizin, sınıf öğretmenleri gibi öğrencilerle birebir ilgilenmek ve zaman ayırmak imkânsız. Ayrıca ortaokul ve liselerde 4 yıl uzun bir süre olduğu görüldü. Hatta bazı okul türlerinde öğrenim süresi 5 yıl(Sosyal Bilimler Liseleri). Yapılacak olan bir reformda tekrar 5+3+3 şeklinde olması ve lise eğitiminin isteğe bağlı olmasında fayda olacağı kanısındayım.

3- Reform yapılacaksa geçmişi ile barışık nesiller yetiştirmek gerekir. Bazı ülkelerin eğitim politikalarına baktığımızda (ABD, FRANSA) geçmişleri karanlık olmasına rağmen lise eğitimine kadar sadece ve sadece ülkelerinin geçmişindeki başarıları !!! Anlatılıyor. Ama bizde tam tersi. Osmanlı İmparatorluğu anlatılırken padişahların cariyeleri, saray dedikoduları ve şaşalı hayatları anlatılıyor. Oysaki geçmişi ile barışık nesiller yetiştirerek geçmiş ile sıkı sıkıya bir bağ oluşturmak ilkokuldan başlaması gerekir. Maddi bilgi yükleme yerine maneviyat anlamında eksikliğimizi gidermek için aileden başlayarak tam anlamıyla bir reform gerçekleştirmeliyiz.

4- Eğitimde başarı sağlamak ve tam anlamıyla reform yapmak isteniyorsa herhangi bir planlama yapmadan “Ben yaptım oldu” mantığından vazgeçmeliyiz. Köklü bir değişim yapılacaksa eğitim paydaşlarının görüşünü de alarak pilot uygulamalar ve alternatifler denenmelidir. Çünkü köklü değişimlerin sonuçları tahmin edilemez ve yapılan değişiklik tekrar önü alınmaz olumsuz sonuçlar çıkarabilir.

Eğitimde ki eksiklikleri gidermek adına reform yapılacaksa topyekûn bir çalışma yapılmalıdır. Bu sadece Cumhurbaşkanımız ile olacak bir iş değil. Toplum olarak gelecek nesillerimiz için gövdemizi taşın altına koymamız gerekir.

Mehmet Yeni
Mehmet Yenimehmetyeni@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.