DOSTLUK VE TELMİH « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

DOSTLUK VE TELMİH

Bu haber 04 Aralık 2019 - 8:34 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Kapitalizmin, bireyleri ben merkeziyetçi bir anlayışa esir ettiği günümüzde, içi boşaltılan bazı değerler gibi içi boş ve anlamsız gelen bir kavram ’dost’ ve ‘dostluk’.  Sosyal yaşamın mecburi bir araya getirdiği, birliktelik sonucu oluşan arkadaşlıktan farklı olarak; mutluluğunu kendi mutluluğu, üzüntüsünü kendi üzüntüsü gibi hissetmenin; onun için ağlayıp veya onunla gülebilmenin, onunla kendinde güç hissetmenin adıdır ‘dostluk’. İnsanın çıkmaza girip, ‘tükendim, bittim’ diye düşündüğü anda omzuna, menfaat beklemeden dokunan elin adıdır, dostluk. Hiçbir maddi fayda beklemeden onun nefsini, kendi nefsine tercih ederek kurşuna siper etmektir, dostluk. Kendi iç aleminde fırtınalar kopup, depremler olurken,  defalarca ve sabırla onu dinlemek, teselli etmek ve varlığını göstermektir. Bir insanın yüzlerce arkadaşı olur, ancak bir elin parmakları kadar bile olmaz dostunun sayısı. Dost, biyolojik ve kan bağı bulunan kardeşten bile daha yakın hissedilir, çoğu zaman. Karındaş değildir, ama kardaştır… Emindir dost, güvendir, güvenilirdir. Sırtını dayadığın yıkılmaz duvarın, vefa duvarının adıdır. Hatırlamak, hatırlanmak ve anımsamaktır. Baki kalan, hiç eskimeyen ve zaman aşımında bile pekişen, katılaşan manevi bağdır. Yılan ısırmasın diye, ayağıyla deliği kapatan fedakar mağara arkadaşlığının;  Ana-baba ayrı, öz kardeşliğin, adıdır dostluk…

İnsanı, hoşuna gitmediği davranışa, fikir, düşünce uyuşmazlığına, tartışmalara, bağırmalara ve eksikliklerine rağmen, birbirine bağlayan güçtür, dostluk. Çoğunlukla, arkadaş kavramı ile karıştırılır. Arkadaşlık sosyal, iş ve yaşanılan çevrede zaman geçirilen, paylaşımlarda bulunulan, mecburi bir araya gelmenin adıdır. Ve bu mecburiyet son bulduğunda arkadaşlık da, son bulur. Bir daha görüşme şansı olmaz, görüşemezsin, koparsın. Derdini, sorununu paylaşama gereği duymazsın. Ama dostluk öyle değildir,  kadimdir.  Sıklıkla görüşemezsen de, bilirsin ki bir dostun vardır. Gece yarısı arayıp ‘haydi’ dediğinde, ‘ nereye’ diye sormaz, çıkar gelir…

Maddiyatçı ve bencil bireyler oluşturan, çağımızın canavarı kapitalizm; dostluk, vefa, hoşgörü ve samimiyet gibi birçok duyguyu hunharca yok etmektedir. Bu gün ‘dostum’  denilen insanı, yarın ayaklar altına alabilecek kadar, zalimleştiriyor, kötü gösteriyor. Özellikle dost kelimesinin anlamını kavrayamamış gençler, ‘dostum, kankam’ diye bildiği insandan bir kaç zaman sonra, en ağır darbeyi alabiliyor da. Sonra, diğer insanlara olan güveni kaybolup, gidiyor. Daha sonra da, birbirine menfaat veya şüpheyle yaklaşan, vefadan samimiyetten yoksun bireyler, gençler ve toplum meydana gelip, huzur ve güven adına bir şey kalmıyor. Hani birçoğumuzun bildiği bir maydanoz tarlası hikayesi var, vefayı ve dostluğu en iyi anlatan;

Sürekli eve geç gelen ve arkadaşlarıyla zaman, geçiren bir genç vardır. Babasının kızarak: ‘bunlar dost değil’ dediğinde ona karşı çıkarak ‘onlar benim en iyi dostlarım‘ der. Baba ‘peki’ der. ‘Git şu kadar tavuk al ve keserek, kanlı kanlı şu çuvala doldur gel’ der. Oğul, dediğini yapar. ‘Şimdi bu kanlı çuvalı sırtlayarak dostlarına git’ der… Tek tek kapısına gittiği arkadaşları ‘oğlum çek git başımı belaya sokma’ diyerek, korku ve endişeyle kapıyı suratına çarparlar. Genç, hepsinden benzer tepkiyi alıp, dönüp gelince, ‘haklıymışsın baba, sırtımdaki kanlı çuvalı görüp, cinayet işlediğimi düşünüp hiç biri yardım etmek istemedi ‘ der. Bunun üzerine baba, bir adres vererek, ‘şu kişiyi bul ve selamımı söyle’ diyerek, aynı çuvalla gönderir. Oğul gider, adresi bulur kapıyı açan adama babasının selamını söyler. Adam önce gencin sırtındaki kanlı çuvala, sonrada etrafına bakarak, genci hızlıca içeri çekerek kapıyı kapatır. Evinin arka bahçesinde bir çukur açıp, kanlı çuvalı gömerek üzerine de maydanoz eker. Genç mahcup bir şekilde çıkar gelir ve babasına olanları anlatır. Üzerinden birkaç ay geçer herhangi bir dedikodu veya ses seda yoktur. Baba oğlunu tekrar aynı kişiye giderek ona hakaret etmesini ve en sonunda da bir yumruk atarak çıkıp gelmesini ister. Genç, ‘bana yardım eden birine hem de senin dostuna bunu nasıl yaparım’ dese de, çaresiz gider… Ve adama hakaret ettikten sonra yumruk atıp kaçarken, adam gencin arkasından ‘evladım babana selam söyle, biz bir yumruğa maydanoz tarlasını satmayız’ diyerek seslenir…

İşte, canı yansa da, gururu incinse de bu maydanoz tarlasını satmamaktır, dostluk ! Hatırlamak, hatırı sayılmak ve hatırla gelip, hatırla gidendir dost, Telmihtir. Allah, karanlık çökünce ortaya çıkan dostların, yokluğunu vermesin…

***

Tam da burada, değinmek gerek… Elazığ’da, kültür elçisi, yazar ve şair, birkaç genç dostun bir araya gelerek, dört yıl önce yaktığı meşalenin ışığı; bu gün onlarca genç şair-yazar ve birçok değerli akademisyenin de katkılarıyla, küçücük bir ofisten, dünyaya ulaşmakta. Büyük bir aile edasıyla, dostane bir ruhla, tüm zorluklara rağmen, yerel mili ve uluslar arası yelpazede yayın hayatını sürdüren;  tarih, kültür, sanat ve edebiyat dergisi, Telmih, geçen hafta 4. yılını geride bırakıp,14.sayının hazırlıklarına başladı. Telmih’in 5.yıla yürüyüşünü kutluyor ve bu ailede yer almaktan da mutluluk duyduğumu belirtmek istiyorum…

Elazığ’ın ve Elazığlı edebiyat gönüllüsü dostların, aydınlık geleceğin bayrağını alarak yola çıkmış gençlerin yanında yer alması temennisiyle…

 

 

 

 

Üstün Üstündağ
Üstün Üstündağustun@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Ahmet Cengiz Aralık 4, 2019 / 16:33 Cevapla

Yeğenim tebrik ederim agzina diline yüreğine sağlık. Öptüm başarıların devamını dilerim

Omer kivanc Aralık 4, 2019 / 17:28 Cevapla

Ustun hocam gonlunuze saglik kadim dostluklari kurmaniz dilegi ile basarilarinizin devamini dilerim

Yasin Çelik Aralık 4, 2019 / 17:45 Cevapla

Sn.Üstündağ, yazılarınızı uzun bir süredir takip ediyorum emeğinize ve kaleminize sağlık.Günümüzde sizin yazılarınızın yaşandığı bir ortam,dostluk,sevgi veya ahdw vefa örnekleri de bir hayli azdır.Umarım yemi neslimize sizin yazılarınız kadar değerli öğretileri miras bırakabiliriz,çünkü biliyorumki bir insanın dünyaya bırakabileceği en büyük miras hayırlı evlattır,hayırlı gençliktir…vesselam