DOSTLUK MÜESSESESİ « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

DOSTLUK MÜESSESESİ

Bu haber 27 Aralık 2019 - 8:22 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Dostluk, plansızca ve alelade karşılaşmaların ve görüşmelerin sonucunda en minimal tabirle iki kişinin birbirlerine olan aşırı saygı ve sevgi bağına verilen addır. Kan bağınız bulunan insanlardan ziyade her an herhangi bir yerde ve herhangi bir şekilde karşınıza çıkabilecek bir bağdır bu. Özünde emek yatar. İlmek ilmek işlediğiniz ömrünüze halden anlama getirir, empati yaratır, sempati verir.

İnsan doğası gereği, kendisini anlamlandırmaya çalışırken rol model olarak alması gereken başka fenomenlere ihtiyaç vardır. Çünkü dışarıdan da gözlem yapabilmesi aklında oluşacak tüm sorulara cevap bulabilmesi ya da en azından çaba sarfetmesi babında bu gereklidir. İşte güven temelli ilişkilerimiz öncelikle çekirdek aile kavramında karşımıza çıkarken, bu aile hayatı dışında kalan ise bize ‘’dostluk’’ diyebileceğimiz bir olguyu sağlayabiliyor. Aynı ekmeği bölebilmek, aynı tastan çorba içebilmek, sırrını dahi paylaşabilmek yetisi verilmiştir bu kuvvetli bağa. Adanmak verilmiştir hatta. Belirli bir kuvvete erişebilmiş her yapının ya da örgütün çıkış noktalarında sıkı dostluklar görmeniz gerekir. Biraz evvel söylediğimiz tüm bu dost tabirleri ancak su götürmez gerçeklerden ibarettir.

Fakat son yıllarda etrafımızda “dostum” diyebileceğiniz çok az kişiye rastlıyoruz… Bunun sebepleri üzerine birçoğumuz belki düşünmüş ve makul sebepler de bulmuşuzdur. Ben bu konuyu bir de seçimsel ve tercihsel olarak işlemek istiyorum. Nitekim alelade bir karşılaşmanın sonucunun dostluğa çıkabilmesi için bize en yakın mevzu tercih edip seçtiklerimizdir.

Dünyanın en karmaşığı olan bizler, seçimlerimizi yine karmaşıklığımızın vermiş olduğu ikilemle yanlış yapabiliriz. Yani bir şekilde, her ne kadar kabullenemesek de, kendimizi ben yanlış yapabilirim çerçevesine sığdırmamız gerekir. Özellikle çevremizdeki insan seçimlerinde dikkat etmemiz gereken husus muhakkak ki bu olmalıdır. Fakat çevreden ziyade dostlar seçilirken bazı hususlarda, tabii bir şekilde kırmızı çizgilerin belirli bir dolgu oluşturması gerekmektedir. Bir insanın sizinle aynı düşünceler taşıması sizi onunla kuracağınız bu yakınlığın adını, dost, koymaya itmemeli. Çünkü bu hususta esas olan şey aynı şeyleri düşünmek değil, birbirini etkilemek değil, aynı hoşgörüye sahip olabilmektir, aynı adanmışlığı savunabilmektir. Maddi kirliliklerin olaylara müdahil olmaması, manevi hasletlerin haddini aşabilmesidir.

Bu çıkarımları anlamış bir kişinin, merkantilist bir çağda bulabilmesi en zor olan şeyin böyle bir bağ olduğunu anlamamak imkansızlaşıyor muhakkak ki. Kapital düzenin emrettiği düsturla tükettiğimiz günlerimizin aynı zamanda bizleri ruhlar aleminden de men etmiş olması hasebiyle, kendimize dahi zaman ayıramaz duruma gelmemiz, dost bulmak için gezip dolaşmamızın da önüne geçiyor. Bireysel insan portresinin cazibiyeti ve faraziyesi, maddi olanakların rableştirilmesi hususunda ilk naslardan. Çünkü birlik ve beraberlik hatırlayacağımız baba/oğul menkıbesindeki gibi kırılmaz çubuklar haline gelecek ve buna binaen istenilen ahlak yoksunu ve tam zamanlı tüketici toplum yaratılamayacaktır.

Bu yalnız insan portresinin ruhsal çöküntülerini mutluluk kaynağını bir dosttan alamayacağı için kredi kartı veya banka kartıyla yakın bir bağ kuracak ve bu da bir şekilde Keynesyen teoriyi destekleyecektir. Fıtri argümanların çok iyi temayül edildiği bu kapital sistemin insanı tekleştirme politikalarının yalnızca dostsuzlaştırma olduğunu düşünmek de ayrı bir dar kafalılık telakki eder. Lakin şu an için en mühim mevzuyu da bu olarak tertip etmektedir.

Temsil ettiğimiz geleneğin ve temsil edecek geleceğin müthiş bir süratle bir dostluk bağı kurması ve tarih biliminin de bu konudaki bütün yetkinliği gösterebilmesi elzemdir. Bize kalan mirasını hoyratça tükettiğimiz bu medeniyetin yapı taşları aile bağları üzerine değil, düşmanın kuvvetine karşı değil, sevgi ve muhabbetle kurulmuştur. Bizlerde bu mirası yeniden dizayn edebilip gelecek kuşağa da “dostluk” müessesinin toplum içindeki o mühim yerini tekrar kazandırmak çabasına girebilmeliyiz.

Tüm bu dostça sohbetle birlikte büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öper; sevgi ve muhabbetler dilerim.

 

M. Hamza Ergen
M. Hamza Ergenmhamzaergen@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.