DOKTOR DÜŞMANLIĞI « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

tempobet giriş tempobet

Pendik escort

DOKTOR DÜŞMANLIĞI

Bu haber 21 Eylül 2020 - 8:28 'de eklendi.

Fikir Günlüğü

Az gelişmişlik ve laiklik – İslamcılık kısıtları arasında gidip gelen ülkemizde doktor düşmanlığı uzun zamandır aldı başını gidiyor. Taa ANAP hükümetleri zamanında bir utanmaz bakanın doktorlar hakkında “ne versek doymuyorlar” dediği günlerden, günümüzdeki İslamcı faşizmin Türkiye’de tesisinin sorumlusu darbeci general Kenan Evren’in “bu doktorlar para vermesen bayrağı bile tutmazlar” diyerek açıkça hakaret ettiği günlerden doktorlara saldırılara, doktorların katledilmesine kadar geldik. Daha geçen gün ameliyathaneye, benim kartımla açılan otomatik kapıdan, hırsız gibi sızan birini uyardım. Tepkisi çok ilginç oldu: çakkal! Evet iki “k” harfiyle.

Doktor düşmanlığı Arap kültür emperyalizminin gönüllü uşaklığını yapan kültürlerde, ölüye tapıcılık geleneğinde, yoz Orta Doğu kültüründe yaygındır. Kafasına silah dayanıp “hastam ölürse sen de ölürsün” denen doktor az değildir. Saygıdeğer hocamız Prof. Dr. Göksel Kalaycı, ameliyat edip yaşamını uzattığı hastasının yakını tarafından hastane otoparkında haince ve sinsice katledildi. Kardeşimiz Op. Dr. Ersin Arslan’ı da, dedesi ölünce bankamatikten emekli maaşını çekemeyen torunu acımasızca bıçaklayarak öldürdü.

Üfürükçüler, tarikat şeyhleri kadın cinsel organı üzerine muska yazıp güya şifa-bereket dağıtır; küçük erkek ve kız çocuklarına tecavüz edilir, sapık tarikatlarda şeyh kadınla birlikte olurken kocası kapıda bekler; fiili livata yapan tarikatçıya müridi der ki, hocam yasak değil mi? Cevap: evet İslam’da yasak ama bizde serbest!

Bu utanılası işleri yapanlar el üzerinde tutuluyor, belediye kadrosundan imamlık kadrosu veriliyor. Şeyhler, cemaatçiler, din istismarcıları, bakanlarla poz veriyor.

Dün çulsuz gezen, dini bilgisi de olmayan, sakal bırakıp cüppe giyince emlak zengini oluyor. Devlet ihalesinde kayırılıyor.

Adalet azıcık üzerine gitse bas bas bağırıyorlar: size o kadar bekçi verdik, polis verdik; arkadaşımız 10 yıllık sakalını ağlaya ağlaya kesti!

Vatandaş mehdidir diyerek bu sahtekarların peşine takılırken devlet-i aliden tık yok, Sayın Bahçeli görmüyor bile.

Sahtekarların arasında namaz kılmayanlar var. Namaz kılmayan da değil, bilmeyen! Beslemeleri diyor ki, “o her vakit namazını Mekke’de kılar”. Öyle uçmuşlar yani.

Kızını, karısını, oğlunu, parasını böyle ahmakçasına teslim eden bir toplumsal yapı, işte Arap kültür emperyalizminin gönüllü uşaklığı. Dünyaya hükmetmiş, uygarlık götürmüş yüce Türk milletini, Orta Doğunun yoz kültürünün getirdiği durum buyken, milliyetçi partinin başkanının sesi çıkmıyor. Oy kaygısı, “siz isteseniz hilafeti bile getirirsiniz” diyerek şıh eli öpen Menderes’i aratmıyor.

Şimdi, üfürükçüleri, tarikat şeyhlerini, şifacıları el üstünde tutan siyasi iktidar sahiplerinin Ulu Önder’in “beni Türk hekimlerine emanet ediniz” sözünden bir nebze olsun anlamasını bekler misiniz?

Tam tersine.

“İnönü ile Atatürk iki ayyaştılar”, diye hakaret yolunu seçiyorlar. Atatürk’ün alkolik sirozdan öldüğü yalanını İngiliz efendileriyle beraber yayarak itibarını zedeliyorlar. Savaş meydanlarında, top sesleri arasında işitme duyusunu kaybetmiş İsmet İnönü ile “sağır” diye alay etmeye kalkarlar. Hastalıkla, yaralanmayla alay edenler mi Türk hekimlerini koruyup gözetecek?

Her ölümümüzden, uğradığımız her saldırıdan haz duyuyorlar, timsah gözyaşı döküyorlar.

 

Doktor düşmanları kervanına milliyetçi partinin başkanı da katıldı. Kalp ameliyatını olmasaydı hayatta bile olmayacaktı. Sayın Erdoğan’ın yıllar önce “artık hararet yapıyor” dediği Bahçeli, hararetin de ötesinde su kaynattı. Cami duvarının dibinde kaldı.

Türk hekimlerinin Anayasal kuruluşu olan Türk Tabipleri Birliği’ne savaş açmak size mi düştü? Covid 19 salgınıyla mücadele ederken 50 doktor ve 60 civarında sağlık personeli şehit oldu, devam da ediyor. O insanlar günlerce kan ter içinde çalışıp, evlerine gidince çocuklarına bile sarılamıyorlar. Çalışma koşullarının ağırlığı nedeniyle bin civarında doktor istifa etti ya da emekliye ayrıldı.

Sıkıntılar içinde serzenişte bulunmalarını niye kaldıramıyorsunuz? Ölüyoruz ve yönetemiyorsunuz demelerinin karşılığı meslek örgütlerinin kapatılması mı?

Bahçeli tepkileri görünce söylediklerini tevil yoluna gitti. Türk Tabipler Birliği’nin yönetimine çevirdi silahını. Marksistlermiş! Özür kabahatten büyük! Ok yaydan çıktı bir kere. Doktor düşmanı saflarında yerini çoktan aldı. Üfürükçüler, şeyhler baksın artık!

Sayın Bahçeli, “devlette kilit noktalara sızalım”, diyen tarikatçıyı hiç gündeme getirmediniz. Ankara’da bar ve pavyonlarda partinizin adını kullanarak haraç toplayan, af edersiniz kadın-kız pazarlayan, işkence edenleri hiç kınamadınız. Tecavüz edilen küçük kız – erkek çocuklarıyla ilgili ses getirici bir çıkış yapmadınız.

Türk Milliyetçilerinin partisinden, Başbuğ Türkeş’in ardıllarından, her türlü pisliğe karşı; tecavüz, çek-senet mafyası, zorla alıkoyma gibi suçlara karşı, Türk Milliyetçilerinin şerefli adını kullanıp da ahlaksızlık ve zorbalık yapanlara karşı, en gür ve güçlü sesinizle büyük kampanyalar yapmanızı beklerdik. Oysa siz gidip doktorlara, hayatlarını hastaları için feda eden sağlıkçılara çatıyorsunuz.

Ne oluyor? Bir şeyleri gizlemek, ört bas etmek için gündem mi değiştirmeye çalışıyorsunuz?

Sayın Bahçeli de memleket insanını en az tarikatçılar kadar iyi tanıyor. Bunda kuşku yok. FETÖ’nün darbe girişiminden sonra gene cemaatlerin peşinde pervane olan bizim insanımız. Birçok İslami görünümlü şirkete para kaptırdıktan sonra Çiftlikbank’a koşup tosuncuğu trilyonlara boğan halk. Uçak fabrikalarını kapatan ve petrol çıkarılmasını Amerika’nın iznine bağlayan Menderes’i kahraman ilan edenler aynı. Yeraltı kaynaklarımızı Lozan’dan dolayı çıkaramayız, yalanına inanan, Karadeniz’de gaz bulduk, çıkarıp zengin olacağız deyince de galeyane gelen aynı halk. Ne desen yutuyor, kurban olduğum Allah öyle bir koyun damarı vermiş ki! Ne kadar dönersen dön gene yutuyor.

Aslında aklı olan herkes biliyor sorunun ne olduğunu.

Sorun “Beka” sorunu. İktidar ve yancısının bekası.

Sayın Cumhurbaşkanı, Ak Parti için açtığı üyelik kampanyasıyla zımnen kabul etti ki iktidar eriyor. Daha önce gündeme getirdiğimiz bir konuydu bu. CHP üye sayısı çığ gibi artarken Ak Parti sürekli üye kaybediyor, demiştik.

Sayın Devlet Bahçeli 2015’te Kahramanmaraş’ta şunu dile getiriyordu: “Erdoğan, sen Esad’ın kirli bir kopyası, Pensilvanya’nın eski sevdalısı, Washington’un daimi tutsağı, Kandil’in tavizsiz havarisi, Ermeni’nin hısımı, Türklüğün yaşayan düşmanısın”.

Sadece Ak Parti’nin değil, Sayın Bahçeli başkanlığındaki, artık Türk Milliyetçilerini temsil yeteneği cılızlaşmış olan partisinin de oylarının eridiği görülünce, çare tam tornistan yapmakta aranıyor. İktidara eklemlenerek devletin imkanlarından faydalanıp baraj altı riski bertaraf edilmeye çalışılıyor.

Yancılık bu yüzden!

İktidar tarafının oyları eriyor, doktorlar, sağlıkçılar ölüyor.

İyi yönetemiyorsunuz, ölüyoruz.

Meslek örgütümüz Türk Tabipleri Birliği ise doğruları söylüyor.

Akın Eraslan Balcı
Akın Eraslan Balcıakineraslanbalci@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.