DERDİM ÇOKTUR HANGİSİNE YANAYIM!     « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

tempobet giriş tempobet

Pendik escort

DERDİM ÇOKTUR HANGİSİNE YANAYIM!    

Bu haber 18 Eylül 2020 - 8:41 'de eklendi.

Her olumsuzluğun içinde saklı mutlak fırsatlar vardır. Bu fırsatları yakalamak üstün maharet, cesaret, liderlik içgüdüleri ve tecrübe gerektirir. 2020 yılı dünya genelinde pandemi olumsuzluğu ile geçerken ülkemizde totalde bu sıkıntılar ile mücadele etmekte. İlimize dönüp baktığımızda mevcut pandemi sıkıntıları yanında yılın ilk ayında maruz kaldığı yıkıcı depremin sıkıntıları da eklenerek sırtımızda ki yükün üstüne birkaç batman daha yüklemiştir. Derdimiz bir iken ikiye, iki olan derdimiz dörde katlanmıştır. Bu zaman dilimin de sırtımıza taşıyamayacağımız yük yüklenmiş olmalı ki halkımız feryat figan etmekte, hatta bu daha da ileri boyutlara ulaşıp sosyal medya platformlarında ‘Sahipsiz Elazığ’ hashtag ile ülke gündemine oturmakta. Sonrasında ilimizin en tecrübeli vekili ne kendine ne de ilimiz insanına yakışmayacak nitelikte sözler sarf etmekte…

Halkımız gergin, halkımız umutsuz, halkımız yarınlarını görememe kaygısı ve endişesinde olabilir, toplumda liderliği, büyüklüğü, duruş ve vasıfları ile kabul görmüş kişilerin daha aklıselim yapıda olması, daha vakurla davranması, daha alçak gönüllü ve çözüm odaklı olması gerekliliğini düşünüyorum. Makamlar ve mevkilerin gelip geçici olduğu şu fani dünyada gönüllerde yer edinmek kolay değildir.

Depremin üstünden yaklaşık sekiz ay gibi bir süre geçmişken yakinen bildiğim Şehsuvar, Konakalmaz, Gedikyolu, Yolüstü Köylerinde daha evlerin temeli atılmamıştır. Temeli atılmadığı gibi ortada bir belirsizlik hâkim. Evleri yıkılmış konteynerde kalan köylülerimiz kışı nerede geçireceğini bilmemekte. Var sayalım konteynerde kalacak olan bu insanlar hayvanlarını nerede kışlatacak, hayvanlarının yemini-samanını nerede muhafaza edecek, bu konuları umutsuzluk içinde kara kara düşünmekte dilinden ‘’ derdim çoktur hangisine yanayım ‘’ türküsünü düşürmemektedir.

Deprem ve pandemi sonrası köyden kentlere olan göç tam aksi yönde değişmiştir. Yadsınamayacak kadar kentten köylerimize göç başlamışken maalesef ilimizde bu süreç şimdiye kadar olumsuzluğun içinde ki fırsat olarak görülmemiş bizlere yansıdığı kadarıyla olumsuzluğun içinde ki fırsatlar yakalanamamıştır. Şehir merkezinde görülen sıkıntıların kat be katı köylerimizde de yaşanmaktadır. Maalesef yukarıda saydığım köyler merkeze bağlı köylerdir.  Sorunları sadece deprem ile alakalı değildir. Hayvancılık yapana sorsanız; devletin görevlendirdiği veteriner hekime hasret kalmıştır, toprakla iştigal eden çiftçiye sorsanız; ziraat mühendislerini görene aşk olsun diyeceklerdir. Bu insanlara depremin sıkıntılarını sorsanız bin ah işitirsiniz…

Sayın büyüklerim! Sekiz aylık bu süreçte sizleri köyümüzde bir defa da olsa göremedik. Şimdi ahvalimizi kime anlatalım? Kafamızı gidip hangi taşa çalalım? Kış kapıya dayandı, kara kış geç gelsin, hükmü kısa sürsün diye nasıl bir dua edelim…

Merkeze 35-40 kilometre olan bu köylerde bu sıkıntılar yaşanırken ilimizin uzak köylerinde ne tür sıkıntılar var kıymetli büyüklerim oturun siz düşünün.

Oysa bu köylere ayda bir de olsa bir yetkili yöneticimiz, etkili büyüklerimiz, devletimizin kıymetli bir bürokratı uğrasa dertleri yerinde görse, insanların sorularına yanıt verse köylerimizin üstünde bu kadar umutsuzluğun sebep olduğu karamsarlık bulutları çökmüş olmayacaktı.

Maalesef üzülerek söylüyorum köyden kente göçün durduğu belirgin olarak tersine döndüğü bu süreci fırsat olarak tam manasıyla kullanamadık.  Vakit geç kalma vakti değildir. Bu konuda daha aktif çözümler üretilip köye göç etmiş insanların tekrar kente göç etme eylemimin kısmı olarak önüne geçilebilir.

Vakit; toplum ile toplumu idare ve sevk edenlerin kavga edeceği zaman değildir. Sırtımız da ki dertlerin ağırlığı ile kıvranırken, geçim sıkıntıları gönül dünyamızı yangın yerine çevirmişken, belirsizlik aralığında her ağızdan bir ses yükselirken, içeri girsen deprem dışarı çıksan virüs korkusu ile psikolojisi sarsılmış bu şehrin aziz insanlarının sitemleri, söylemleri doğru analiz edilmelidir. Bunun en kolay yolu halk ile daha çok diyalog kurmaktır. Sekiz ay süresin de eski, yeni, iktidar, muhalefetten vekilin, vekil danışmanı, vekil şoförünün uğramadığı köyümüzde köylüm sitem ediyorsa ona kulak verilmelidir.

Olmadı Zülfü Abi! Sana, senin ders verir o nüktedan kokan konuşmalarına, son söylemin hiç yakışmadı. Üç dönem sana vekillik için rey veren on binlerce insanın gönlünü incittin. Sana yakışmadı Zülfü Abi hem de hiç yakışmadı.

Bu olayı unutup şehrin sorunlarını çözmede toplum, muhalefet ve iktidar tek vücut olmalı, insanlarımız bireyselden kurtulup payda olarak aziz şehri odağına alıp daha fedakâr çalışmalar yürütmelidir. Kış yaklaşırken birlikte olma gece gündüz çalışma vaktidir.  Tüm insanlığa, en başta da aziz şehrin gakgolarına kolaylıklar diliyorum…

 

Muhammet Yalçın Azizoğlu
Muhammet Yalçın Azizoğlumuhammetyalcin@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.