DEPREMLE İLGİLİ HAK SAHİPLİĞİ MUAMMASI  « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

DEPREMLE İLGİLİ HAK SAHİPLİĞİ MUAMMASI 

Bu haber 01 Aralık 2020 - 8:13 'de eklendi.

Hasbihâl                                                    

Dert bir değil elvan elvan diyorlar ya ne kadar doğru bir söz. Bu sözden de anlaşıldığı gibi dertlinin halinden dertliler anlar.

Geçtiğimiz gün bir yakınım telefon etti.

Hal hatır sorumundan sonra “Şükrü amca” diyerek söze girdi.

İşte anlattıkları…

“24 Ocak depreminde bizimde evimiz yıkıldı. Ancak bu güne kadar hak sahipliği belgemiz verilmedi. Bu yüzden ne TOKİ” ye müracaat edebiliyoruz ne de devletimizin bize sağlayacağı hiçbir haktan yararlanamıyoruz” dedi.

Yutkunmaya başlamıştı.

Biraz nefes aldıktan sonra sözlerine devam etti.

“Sebep ne biliyor musun?” diye bir soru sordu.

Zor bir soruydu.

Günümüzde bu gibi sorular o kadar cevapsız kalıyordu ki bende bu soruya bir cevap veremedim.

Devam etti…

“Sebep benim babamdan kalan İstasyon altındaki yığma bir evden yedi hisseden bir hissemin oluşu.

Allah Allah.

Bu nasıl bir sebep?

Bir insanın babadan kalan bir evinde yedide bir hissesi olunca yıkılan evinde hak sahibi olamaması nasıl bir mantık, nasıl bir sistem ve nasıl bir ayıp?

Bilen yok!

Cevap veren buna bir çözüm bulan bir Allah kulu da yok.

Tam anlamıyla “Saldım çayıra Mevla’m kayıra”

“Peki, ilgili mercilere itirazınız olmadı mı? Dedim.

“Beyim İtiraz etti” dedi.

Adamın evi yıkılıyor.

Hak sahipliği çıkmıyor. İlgili mercilere İtiraz ediyor aradan tamı tamına on bir ay gibi çok uzun bir zaman geçiyor.

İtirazını cevap veren bir makam yok.

Bu mudur bu şehrin sahipliliği,

Bu mudur bu şehrin sahibi olmak?

Bu şehre “Sahipsiz şehir diyenleri kan tahliline göndermekle görev yaptıklarını sananlara sesleniyorum.

Lütfen vatandaşın dertleri ile behemehâl ilgileniniz. Çözüm neyse çözümünü bulunuz.

Değeri 40 – 50 bin lira olan ve bununda yedide bir hissesine sahip olan vatandaşları mağdur etmek hangi kitapta, hangi anayasada yazıyor?

***

Bu deprem Elazığ’da çok büyük hasarlar verdi. Çok büyük yaralar açtı bu yaraları mantıklı bir yaklaşımla çözmek yerine bay mevzuatın engellerine takıp da perişan etmenin anlamı ne?

Burada bu şehrin idarecilerine, mülki amirlerine, milletvekillerine sesleniyorum.

Vatandaş mağdur ve perişan durumda…

Bay mevzuatın labirent misali dehlizi içerisinde ne yapacağını bilmiyorlar.

Bunlara bir çözüm sunulması gerekmiyor mu?

Devletimiz evi yıkılan vatandaşa TOKİ’yi işaret ederken “Ben kendi evimin yerinde evimi yapmak istiyorum” diyenlere bir cevap veremiyor,

Onları kaderleriyle baş başa bırakıyor.

Vatandaş kendi evini kendisi yapacaksa bu nasıl olacak?

Yıkılan beş katlı binalara yeniden beş kat ruhsatı verilirse hangi müteahhit bu evleri yapmaya talip olacak?

Diyelim ki talip oldu vatandaştan ne kadar para talebinde bulunacak?

Devletimiz bunlara faizsiz kredi verecek mi vermeyecek mi?

Bunlara resmi sıfatı olan insanlarımız neden bir cevap vermiyor.

Bir şehri böylesine âcizane bir şekilde yönetmekte neyin nesi?

***

Örneğin vatandaş soruyor.

Hala orta hasar muamması çözülemedi bu şehirde.

Binlerce orta hasarlı evlerin durumu ne olacak?

Güçlendirilecekse ne zaman bunun işlemi başlatılacak?

Bu sorulara da bir cevap yok.

Bir başka soru TOKİ’ye vatandaş ferdi başvuru talebinde bulunacak mı?

Kimileri hak sahipliği belgesinin bu talebin yerine geçeceğini söylüyor doğru mu?

***

Allah Billâh aşkına bu şehrin valisine, belediye başkanına TOKİ’sine, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne yalvarıyorum.

Vatandaşa kalıcı ve inandırıcı bir cevap verin.

Depremle ilgili bir yol haritası çizin, bir kitapçıkla nasıl işlem yapılacağını vatandaşa anlatın.

Anlatın ki…

Vatandaşta başı kesilmiş tavuklar gibi çırpınıp durmasınlar.

Ne yapacağını bilsinler.

Bu işin bu kadar zor bir iş olmaması lazım.

Önümüz kış.

Elazığ’ı soğuk ve karlı günler bekliyor.

Vatandaşlar ev bulmakta zorlandığı için hala evlerinde canı pahasına oturmaya devam ediyorlar.

Her gece deprem korkusuyla yatıp deprem korkusuyla kalkıyorlar.

Torunlarının ve çocukları sürekli “Baba deprem olacak mı?” diye sorularına muhatap oluyorlar.

Böyle bir ortamda bu şehrin sahipleri sizler yatağınızda nasıl rahat rahat uyuyorsunuz merak ediyorum.

Diğer sorulara cevap veremiyorsunuz bari bu soruya bir cevap verin.

***///***

 

Mehmet Şükrü Baş
Mehmet Şükrü Başmehmetsukrubas@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.