DEPREMDEN ARTA KALAN ENKAZLAR « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

 DEPREMDEN ARTA KALAN ENKAZLAR

Bu haber 30 Ocak 2020 - 8:37 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Hasbihal                                                      

Elazığ’da 24 Ocak 2020 tarihinde saat 20.45 de kırk saniyeye yakın bir süreli 6,8 şiddetinde bir deprem oldu. Elazığ’da 37, Malatya’da 4 olmak üzere toplamda 41 insanımız hayatını kaybederken 1607 insanımızda yaralandı.

Çöken bazı binaların altında bir aileden beş kişi hayatını kaybetti,

Bunun yanında binleri aşan konutlarımız da orta ve ağır hasarlı olarak tespit edildi.

Bazı vatandaşlarımız yıkılmakta olan evlerinden eşyalarını bile kurtaramadı.

Deprem olduğu an vatandaşlarımız yalın ayak can havliyle sokaklara fırladı. Eksi 10 derece soğukta çoluk çocuğumuzun umutsuz bakışlarını ve dahi gözyaşlarını Rabbim hiç kimseye göstermesin.

Tarifi olmayan bir acıydı bu.

O gün Elazığ’ da sanki bir can pazarı yaşanıyordu.

Buna rağmen bu necip millet yıkılan bir balkonda asılı bulunan Türk bayrağını kurtarmaktan geri kalmıyordu.

İşte Elazığ ve Elazığlı buydu.

Can pazarının yaşandığı böyle bir günde bile bayrak sevgisi her sevginin üzerindeydi. Ve o soğuk gecede seksen vilayetimizdeki belediyeler, sivil toplum kuruluşları buldukları vasıtalarla bu yarayı sarmaya koşuyorlardı.

Müthiş bir yardımlaşma vardı.

Elazığ’a gelen yardım malzemeleri şehrin tümüne yetecek düzeydeydi.

Buna rağmen şikâyetlerin de ardı arkası kesilmiyordu.

Bir mahalle muhtarı kendisine uzatılan mikrofona ”Yardımlar halka ulaşamıyor. Vatandaşlarımız milletvekillerimiz nerede diye bizlere soru soruyor” diyordu,

 İNSANLAR VE İNSANCIKLAR

Gel gör ki!..

Deprem sonrası insanlığımıza, Müslümanlığımıza yakışmayan eylem ve söylemlere şahit olduk.

Sosyal medyada Elazığ’ın bir Kürt şehri olduğunu paylaşarak sözüm ona milliyetçilik taslayan sütü ve kanı bozuklar bile oldu.

İstisnalar kaideyi bozmasa da yardım malzemeleri bazı sütü bozuklar tarafından adeta talan ediliyordu. İnsanlar elde ettikleri battaniyeleri ve kolileri ambalajından çıkarmadan evlerine götürüyorlardı.

Böyle bir durumda insanlığımdan, Türklüğümden, Müslümanlığımdan utandım.

Oysa bu necip millet dil, din ayırımı yapmaksızın depremzedelerin yardımına koşuyor, maddi manevi hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyorlardı.

Acun Ilıcalı ve Haluk Levent’den utanmayan sözüm ona bir prof bozuntusu  ”Çocuk evlilikleri yasaklanmasaydı deprem olmazdı” diyebiliyorsa ben bu adamla enkaz altında canlı insan kurtaran kurtarıcı köpekleri aynı kefeye koymaktan utanırım.

O köpekler insanlara ve ülkeye o yobazdan, o hırsızlardan daha iyi hizmet ediyorlardır.

İyiyle kötünün, namuslu ile namussuzun sahada olduğu özümüze ve kimliğimize yakışmayan bu durum karşısında sosyal medyada;

“Elazığ’daki yetkililere sesleniyorum…

Bir Türkiye Elazığ’a maddi manevi destek veriyor, Tırlar dolusu, battaniye, çadır ve koli koli yiyecekler geliyor.

Ama çoğu ihtiyaç sahiplerine ulaşamıyor. Bunu ben söylemiyorum muhtarlar ve konu komşular söylüyor.

Ne olur hırsızlara ve çıkar gruplarına dikkat edin.

Fırsatçılara fırsat vermeyin. Bunlar vatandaşın hakkını çalmasınlar.

İhtiyacı olanların hakkı olan çadırları battaniyelerini, aşını ekmeğini ellerinden almasınlar.

800 Liralık ev kirasını 1600 liraya çıkartmasınlar.

Devlet her gücün üzerindedir BİNİN TEPELERİNE ACIMAYIN BU ŞEREFSİZLERE”..

Şeklinde paylaşım yapmaktan kendimi alamadım…

***

Bu gün bu şehirde ki görünüm içler acısıdır. Yara büyük yama küçüktür. Binlerce konut oturulamaz durumdadır.

Mevsim itibariyle soğuk ve karlı günler bizi bekliyor.

Bu vatandaşlarımız ne yapacak?

Benim bir ağabeyim bana sık sık ”Allah dert vermesin verirse de yoksullukla birlikte vermesin” diyordu.

Şimdi üzerimizde deprem dediğimiz bir büyük dert var o dertle birlikte yoksulluk da var, onun yanında şiddetli soğuklarda var. Demek ki işimiz Allah’a kaldı.

Devletimiz deprem bölgesinde doğalgaz, elektrik ve su gibi giderlerden vatandaşlarımızı hiç değilse iki üç ay muaf tutsun.

Vatandaşımızın ”Bu devlet nerede?” dememesi, vatandaşa da çıkarcılıktan uzak öz veri içerisinde insanlığa ve Müslümanlığa yakışır bir şekilde hareket etmeleri gerekir.

Bunun başka bir yolu yoktur.

 

Mehmet Şükrü Baş
Mehmet Şükrü Başmehmetsukrubas@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.