DEĞERİNİ YİTİRMİŞ BİR ŞEHİR!     « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

DEĞERİNİ YİTİRMİŞ BİR ŞEHİR!    

Bu haber 17 Ocak 2020 - 8:13 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bazıları diyor dünya benim etrafımda dönsün, maalesef dönmüyor. Dönen sadece dolaplar… Dolaplar dönüyor, o dönenlerin içinde de entrikalar, yalanlar, çıkar ilişkileri haddinden fazla dönmekte…

Cumhuriyetin yarım asırlık diliminde nevi şahsına münhasır bir il konumunda iken Elazığ’ımız şimdi hangi konumlarda seyretmekte ona biraz göz gezdirelim…

Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda bölgenin değil adeta ülkenin en önemli şehri olan Elazığ’a bu sıfatı hemşehricilik duyguları ile değil devleti yönetenlerin ve toplumun önemli katmanlarının vermiş olduğu kıymetle anlamak pekâlâ mümkün.  Bu şehrin insanının önemi, aldığı sorumluluk, sözünün eri olup topluma verdiği güven, sekiz köşe şapkanın her köşesine bir sıfat olarak işlenmiştir. Bu sıfatlar:  misafirperverlik, vatanseverlik, yiğitlik, mertlik, delikanlılık, alçakgönüllülük, dürüstlük, cömertliktir.  Bu sıfatlara başka sıfatlar da eklemek mümkündür.

Cumhuriyetin ilk elli yılında ilimize yapılanların birkaç tanesine göz atalım.

Şimdiki adıyla Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi 1925 yılında  ‘’Emraz-ı Akliye ve Asabiye Hastanesi’’  açılmıştır. Bu hastane kendi sahasında ülkenin ilk üç hastanesinden biridir. Bir başka hastane de sahasında ilk hastane olma özelliği taşıyan Elazığ Cüzzam Hastanesidir. 1941 yılında hizmete girmiştir.  Amerika’da yaşayan Elazığlıların bağışladığı 21,000 dolar ile verem savaş dispanserine röntgen cihazının alınma yılı 1948 yılına denk gelir. Sağlık sektöründe ülkenin en önemli illeri arasında bulunan ilimiz bu özelliğini son dönemlerde yitirmiş ilimizden hastalar şifa aramak için büyük şehirlerin yoluna revan olmuştur…

Burada şu soruyu sormak istiyorum şehir bu kimliğini yitirirken ‘’Bu gün dünya benim etrafımda dönsün kibrini taşıyan’’ insanlarımız ne yaptı?

1950 ile 1960 yıllarında ilimize kurulan fabrikalardan biri şeker fabrikasıdır bir diğeriyse çimento bu fabrikalar günümüzde hala ayakta lakin yerinde yeller esen fabrikalarımız iplik, kâğıt, deri, azot, kiremit, sabun, makarna fabrikalarıdır. Bunların bir kısmı özel teşebbüsün kurduğu bir kısmı ise devletin kurmuş olduğu fabrikalarımızdır.  Maden bakır işletmeleri aklıma düştükçe ciğerime kan damlatacak nitelikte 7000’e yakın istihdamın olduğu dönemlerden bu gün atıl hale düşmesiyle adeta sahipsiz kalan köy hüviyetine bürünen o modern kasaba çehresi nasıl değişmiş o döneme tanıklık etmiş insanlardan yüreğiniz yetiyorsa dinleyin.

Ey burnundan kıl aldırmayan kıymetli büyüklerimiz, şehrimizin kanaat önderleri,  sivil toplum kuruluşları, siyasi aktörlerimiz sağlık sektörü gibi sanayi sektöründe başımıza her inen balyoz darbesi ile yerle bir olurken, bu fabrikalar, işletmeler kapılarına kilit vurup çalışanları gurbetin yolunu tutarken ne yaptınız.

Kocaman hiç…

Fırat Üniversitesinin ilimize açılma hikâyesini çoğumuz biliriz. Önce ilimize söz verilen üniversite bir gece de başka ilde kurulması amaçlanıp nihayetlenince Elazığ insanı yüz yıllık tarihi boyunca  “tek birlik ve bütünlük göstermiş olduğu eylem’’ planını devreye koyar ve o gün ki sözünü tutmayan iktidara sandıkta tokat niteliğinde cevap verir…

Harput tarihinde eğitim öğretim yurdu olan ilimiz maalesef üniversite konusunda arzulanan seviyelere ulaşamamıştır.

Birçok değerini yitirirken bu şehir… Şehrin olumlu çehresinden uzaklaştığını görüp de kafasını kuma gömenler, duyarsız kalanlar maalesef bu şehirde dünya benim etrafımda dönsün tavırlarında olmuştur.

Bu şehrin değerleri için aydınlık yarınları için, yaşayanlarının ferahı için mücadele edenler elbette vardı hala daha ilimizde sayıları iki üçü geçmese de var. Bu insanlar istisna olmuş ve sözlerine kimse kulak vermemiştir.

Aksini idea edenler elbette olacaktır. Ben de halkımıza soruyorum.
Elazığ’ın şimdi ki halinden ne kadar hoşnutsunuz? Bir bir yitirirken değer ve kazanımlarımızı bunun sorumlusu kim?  Değerini yitirmiş bir şehrin sevdalısı olarak kalın sağlıcakla diyorum…

 

 

 

 

 

Muhammet Yalçın Azizoğlu
Muhammet Yalçın Azizoğlumuhammetyalcin@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Suat Yığmatepe Ocak 18, 2020 / 08:28 Cevapla

Muhammet bey yazınızı okudum . Sadece şunu söylemek istiyorum hiç bir şey eski tadında kalmıyor . Yaşam değişken ve iletkendir . Bugün yok olan değerler ve simgelerin yerini yenileri almıştır . Her şey eskisi gibi olacaksa yeni güne ne gerek . Belki şunu söyleyebiliriz gaz lambası varken daha mutluyduk . Ama insanoğlu geleceğe hep umutla bakmalı .