COĞRAFYA, KADER, ZENGİNLİK !.. « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

COĞRAFYA, KADER, ZENGİNLİK !..

Bu haber 23 Kasım 2020 - 7:59 'de eklendi.

Toplumların kalkınmışlık düzeyini etkileyen bir çok faktör bulunur.

Tarihsel süreç, gelenek-görenek, eğitim, fiziki şartlar, yer altı zenginlikleri gibi bir çok etkeni, gelişmişliği belirleyen ona ivme kazandıran unsurlar olarak sayabiliriz.

Avantajlı durum olarak da tanımlayabileceğimiz şartların varlığı, zenginleşmeye rahat ulaşılabilmeyi olanaklı kılar.

Yer altı kaynaklarının varlığı, ulaşım kolaylığı, iş gücünün eğitim seviyesi, girişimcilik ve sermaye birikim hızı, doğal ve mevsimsel faktörler ile hatta geleneksel kuralların esnekliği gibi bir çok faktör, toplumların gelişiminde önem arz eder.

Ekonomistler de bu faktörlerin ışığında toplumların zenginleşebilmelerinin yollarını ve bunun önündeki engelleri tespit edip, bu sorunların aşılabilmesine yani kalkınmalarına açıklama getirmeye çalışmaktadırlar.

Ekonomi kuramcılarından Adam Smiht’in 1776’da yazdığı “Ulusların Zenginliği” eserinde, toplumların zenginleşmesinin yolunu uluslararası ticaretle açıklamaya çalışmış, bunu da Mutlak Üstünlük Teorisi’yle anlatmıştır. Buna göre bir ülke hangi üründe avantajlı ise ona yoğunlaşmalı diğerini ithal etmelidir, şeklinde özetlenebilecek bu görüş aslında o yıllarda ulaşım avantajlarının yanı sıra doğal veya hammadde üstünlüğüne dayandırılmıştır.

Bu teoride üstünlükler, doğal ya da sonradan kazanılmış üstünlükler olarak da  geliştirilmiştir.

Üretim için gerekli olan uygun iklim koşulları, doğal kaynak rezervleri, coğrafi konum, ulaşım imkânları ve işgücü faktörlerinin bolluğuna sahip olmak şeklinde tanımlanabilen “doğal üstünlüğe” karşın bilim, teknoloji, tasarım, üretim ve yeni ürün geliştirme becerisi olarak da tanımlanan “sonradan kazanılmış üstünlük de”, ulusların zenginliğini etkileyen önemli bir unsur olarak ortaya çıkmıştır.

Sonradan kazanılmış mutlak üstünlüğe göre zenginliği yakalayabilmiş en çarpıcı örnek Japonya’dır. Dağlık ve depremlere açık, Türkiye’nin yarısı kadar bir arazide, Türkiye’nin 1,5 katından fazla bir insanı barındıran ve bilinen hiçbir doğal kaynağa sahip olmayan, üstüne üstlük 2. Dünya Savaşında birçok sanayi şehri harap olarak çıkan bu ülke çalışma, disiplin, teknoloji ve ar-ge ile dünyanın ABD ve Çin’den sonra en büyük 3. ekonomisi olmuştur.

Öte yandan her iki üstünlükte de yani doğal üstünlükte de sonradan kazanılmış üstünlükte de sürdürülebilirlik yani zenginliğin devam ettirebilmek önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.

Dolayısıyla doğal kaynaklara veya teknolojik gelişmişliğe bağlı üstünlüklerde de avantajlı durum zamanla kaybedilebilmektedir. Kömürün yerini doğal gazın alması ya da televizyonun önemini diğer teknolojilere bırakması gibi…

Bununla birlikte İbn-i Haldun’un 14. Yüzyılda söylediği “Coğrafya Kaderdir” sözü doğru bir tespittir. Coğrafik koşulların insanların yaşamına, yaşamın her noktasına etki etmesi yadsınamaz bir gerçektir.

İbn-i Haldun’un bu tespiti Adam Smiht’in teorilerindeki doğal üstünlük ile örtüşmekle birlikte günümüzde sonradan kazanılmış üstünlüğün yani bilim ve teknolojinin sağlayacağı avantajlar sayesinde, coğrafya gibi doğal koşulların ortaya çıkardığı dezavantajların etkisinin azaltılabileceğini de söylememiz mümkün.

Bu arada hem doğal kaynak zenginliği hem de teknolojik gelişme, bazı ülkelerin zenginlik çıtasında çok daha fazla ön plana çıkmalarına neden olduğunu söylemek te mümkün. ABD gibi ülkeler buna örnek gösterilebilir.

Bütün bu teori, tespit ve çıkarımları ülkemize uyarlayacak olursak doğal kaynak olarak petrol ve doğal gaz gibi hayati önemdeki yer altı kaynaklarımızın yeterli olmadığını söylemek doğru olmakla beraber iki kıta arasındaki geçiş üstünlüğümüz, doğalgaz ve petrol gibi kaynaklarının çıkarıldığı ülkelere ve gelişmiş Avrupa kıtasına yakınlığımız, tarım ve hayvancılığa müsait iklim ve topraklarımız gibi bir çok avantajımız başka bir bakış açısıyla baktığımızda ülkemize coğrafik bir üstünlük sağlayabildiğini söyleyebiliriz.

Peki bu doğal üstünlük yani coğrafik avantajımız bizi gelişmiş ülkeler ligine taşıdı mı bugüne kadar? Hayır.

Çünkü bilimsel-teknolojik gelişme ile bunların üstüne oturan katma değeri yüksek ürünler üreten sanayileşmeyi gerçekleştiremedik. Coğrafik avantajlarımız, teknolojik gelişmelerini tamamlamış ülkeler karşısında bizi güçlü kılmadı. Aksine zaman zaman bazı ürünlerde özellikle tarımsal ürünlerin sanayi-teknolojik ürünler karşısındaki zayıflığına şahit olduk.

Coğrafya ve genç insan unsuru avantajlarımızı teknolojik gelişme, ar-ge çalışmaları, eğitim, hukuk, üretim ve sanayileşmeyle destekleyebildiğimiz ölçüde gelişmiş ülkeler grubuna girebileceğiz. Sonradan kazanılmış üstünlüklerin yani bilim, teknoloji ve sanayileşmeye dayalı gelişmenin bizi üst liglere çıkaracağı gerçeğini kabul etmemiz gerek.

Coğrafik bir üstünlüğü olmamasına rağmen Japonya’nın veya yine bazı ülkelerin teknolojik gelişimleriyle bulundukları nokta ortada. Hollanda’nın toprağı dahi denizden kazanarak maksimum verimle bilimsel yöntemlerle yaptığı tarım ve hayvancılıktaki gelişmesi verilebilecek örneklerden en dikkat çekici olanlardandır. Keza, Yeni Zelanda’nın tarım ve hayvancılığı sanayileşme ile destekleyerek elde ettiği başarıları da bunlar arasında saymak gerek…

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün…

Bu söylediklerimizi uluslararası alandan çıkarıp daha mikro bir ölçeğe yani şehir bazında Elazığ’a uyarlayacak olursak şunları söyleyebiliriz.

Şehrimizin bulunduğu coğrafya sanayileşmiş batı bölgelerine göre dezavantajlı olabilir fakat bizimle aynı coğrafyada olan bazı şehirler günümüz teknolojisi ve sanayileşme hamleleriyle bunları en aza indirmişlerdir. Gaziantep, Malatya hatta Kayseri gibi şehirleri buna örnek gösterebiliriz. Hem tarımsal üretimde hem de teknolojik gelişmeye bağlı sanayileşmeyi başarabilmiş bu şehirlerimiz, doğduğun yer kaderindir tespitindeki dezavantajları sonradan kazandıkları üstünlük yani teknolojik gelişmeyle azaltmışlardır. Dolayısıyla da gelişmişlik endeksinde Elazığ’dan çok daha iyi durumdadırlar.

Coğrafya kader olabilir fakat olumsuz koşulların varlığında da bunu değiştirecek, çölü cennete çevirecek de gayret, çalışmak ve akıldır!…

 

Vedat Kent
Vedat Kentvedatkent@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.