Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, son dönemlerde yaşanan terör olayları ile ilgili TBMM Genel Kurulu’nda söz alarak açıklamalarda bulundu.

Milletvekili Gürsel Erol’un TBMM’de yaptığı konuşma şöyle;

Ben yaklaşık üç dönemdir milletvekiliyim, on yıldır bu Parlamentoda görev yapıyorum ve bu kürsüde konuştuğum zaman, özellikle terör içerikli bir konuşma yaptığım zaman üstüne basa basa hep şunu söylerim: Terör bir devlet meselesidir, terör bir parti meselesi değildir ve aynı şekilde, PKK bir terör örgütüdür, YPG bir terör örgütüdür, FETÖ bir terör örgütüdür diye bunları her fırsatta gündeme getiririm. Yalnızca ben değil Cumhuriyet Halk Partisinin her milletvekili, Cumhuriyet Halk Partisinin her üyesi için PKK da bir terör örgütüdür FETÖ de bir terör örgütüdür. (CHP sıralarından alkışlar) Bu konuda asla bir tereddüt yok ve Cumhuriyet Halk Partisinin her milletvekili devlet geleneğini bilir ve devlet geleneğine sadık milletvekilleridir çünkü biz bu devleti kuran partinin mensuplarıyız.

Belediye Başkan Adayı Akın Olgunlar Mahallesini ziyaret etti Belediye Başkan Adayı Akın Olgunlar Mahallesini ziyaret etti

“Tarihimizde millî duruşlarla nasıl başarı hikâyesi oluşturduğumuza dair önemli iki tane olay var”

Bizim için öncelikli olan devlettir ama sayın milletvekilleri, eğer ülkede yaşanan bir süreci yalnızca anlık süreçler üzerinden değerlendirirseniz doğru tespitler yapamazsınız ve çözüm odaklı bir anlayışı gerçekleştiremezsiniz. Bakın, tarihimizde aslında millî duruşlarla nasıl başarı hikâyesi oluşturduğumuza dair önemli iki tane olay var İstiklal Savaşı’ndan sonra: Birincisi, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı. MSP-CHP Hükûmeti bütün Avrupa Birliğinin, Amerika Birleşik Devletlerinin ambargosuna rağmen 1974 yılında Kıbrıs’taki soydaşlarımızın yurttaşlık haklarını korumak için Türk Silahlı Kuvvetlerini Kıbrıs'ın Beşparmak Dağları’na indirerek o dönemin Karaoğlan’ı ve Necmettin Erbakan’ı Kıbrıs'ın Beşparmak Dağlarına milliyetçiliğin tam da kendisini yazmıştır.

“Bizden fazla MHP'nin karşı çıkması lazım”

Aynı zamanda, ikinci bir olay daha var. Yıl 1999, ANAP-MHP-DSP Hükûmeti, yine, bizim rahmetli Genel Başkanımız Bülent Ecevit’in Başbakanlığı döneminde yani devlet iradesinin ve siyaset iradesinin millî duygularla paylaşılıp bütünleştiği zaman -aldığı sonuç anlamında söylüyorum- düşünün, DSP-MHP-ANAP Hükûmeti terör örgütü başı şerefsiz Abdullah Öcalan’ı Kenya’da yakalayarak Türkiye'ye getirdi ve 1999 yılında terörü sıfıra düşürdü. Peki, o zaman ne olmuştu? Hafızalarınızı şöyle bir geriye götürün. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Genelkurmay Başkanı Suriye sınırına giderek açıklama yaptı “Ya, bu terör örgütünün başını sınırının ötesine çıkarırsın ya da ben Suriye'ye giriyorum.” dedi ve Suriye terör örgütü başını çıkardı, terör örgütü başının ineceği uçak bile bulunmazken, işte, o DSP-MHP-ANAP Hükûmeti Abdullah Öcalan’ı yakaladı, Türkiye'ye getirdi, yargıya teslim etti ve şu anda cezaevinde.

Aslında, bugün terörle mücadelenin geldiği hâle bizden fazla MHP'nin karşı çıkması lazım. Niye? Çünkü başarılı bir siyasetle, başarılı bir politikayla Apo’yu yakalayan Hükûmet, terörü sıfıra indiren bir Hükûmet ve teslim ettiği AKP Hükûmeti bugün nasıl bu noktaya geldi? Terör örgütleri nasıl hâlâ etkinlik, eylem yapabilir hâle geldi? Düşünülmesi gereken bu.

“Peki, AK PARTİ hükûmetleri döneminde ne oldu?”

Peki, AK PARTİ hükûmetleri döneminde ne oldu? Süleyman Şah Türbesi kaçırılırken, terör örgütleri orada bizi tehdit ederken CHP mi iktidardı? AK PARTİ iktidardı. Peki, Kuzey Irak’ta askerlerimizin başına çuval geçirilirken CHP mi iktidardı? AK PARTİ Hükûmeti iktidardı. Fetullah Gülen’in Ergenekon, Balyoz sürecini başlattığı zaman CHP mi iktidardı? AK PARTİ iktidardı. Peki, yine, FETÖ terör örgütü üyeleri Genelkurmayın kozmik odasına girdiğinde CHP mi iktidardı? AKP iktidardı. Bugün bu noktada olmamızın temel nedeni, terörle mücadeleyi bir siyaset anlayışına, bir parti meselesine dönüştürmek; hâlbuki, terör bir ülkede bir partinin sorunu değildir, terör devlet sorunudur.

“Cumhuriyet Halk Partisi buna “evet” oyu verdi”

Devlet sorunlarına karşı çözüm de devleti oluşturan bütün kurumlarla ortak bir iradenin gerçekleşmesidir. Şimdi AK PARTİ grubuna soruyorum: 2014 yılında teröre son verdirilmesiyle ilgili buraya 6 maddelik bir kanun teklifi geldi, 2014 yılında. Denildi ki: “Bu kanun çıkarsa terör bitecek.” Cumhuriyet Halk Partisi buna “evet” oyu verdi, buna “evet” oyu verdi, terörle mücadeleye. Aradan on yıl geçti, geldiğimiz nokta 2014 yılı, yine aynı noktadayız. Değerli milletvekilleri, terör ulusal bir sorundur, terör devlet meselesidir; devlet meselesine karşı bir sorunun çözümüyle ilgili de Parlamentonun ve bütün siyasi partilerin ortak anlayışının olması lazım.

Editör: Haber Merkezi