BU VERİLER SİZİ DE ÜRKÜTMÜYOR MU? « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

BU VERİLER SİZİ DE ÜRKÜTMÜYOR MU?

Bu haber 30 Kasım 2020 - 18:05 'de eklendi.

 ‘Satır Arası’ başlığı altında bugün istemesem de artan kadına şiddet olaylarını irdeleyeceğim. İlimizde hâlâ depremin açtığı yaralar tam manası ile kapatılamadı. Üstüne bir de tüm dünyayı etkisi altına alan koranavirüs belası ile uğraşırken bulduk kendimizi. Çok zor süreçlerden geçiyoruz ama böylesi zor süreçlerde kadın erkek birbirimize destek olup,  yol yürüyecekken bir bakıyoruz kadına şiddet olayları tırmanışa geçmiş. Yanlış duymadınız evet maalesef yine kadın ve şiddet kelimeleri iç içe geçmiş vaziyette.  Geçtiğimiz günlerde İl Emniyet Müdürü Celal Sel bir programda son derece çarpıcı bir veri paylaşarak; “Kadına şiddet olaylarında artış var. 2019 yılında 824 iken bu yıl yani 2020’de bu bin175 olmuş” dedi.  Müdür Sel’in açıklaması sadece ilgili mercilere şikâyet ulaştıran kadınların sayısı bir de susmak zorunda kalanları hesaba katarsak, varın gerisini siz düşünün! Ne kadar vahim!

 

 

Haber- Analiz: Kübra TÜRKAN

İnsanlıktan ne olur bu kadar çıkmış olmayalım. Her yeni güne yeni bir şiddet haberi ile başlamaktan bıktık usandık. Bedenen güçlü olan, bedenen zayıf olanı hırpalamaktan vazgeçmiyor. Ya kadınlar, ya da çocuklar şiddetin genelde kurbanı… Erkeklerin de şiddete kurban gittiği yok mu? Oda çok fazla ama nadiren bir çocuğun ya da bir kadının erkeğe şiddet uygulandığını işitiyoruz. Daha çok orada da erkeğin erkeğe güç gösterisinde bulunduğu vakalar ortaya çıkıyor. Oysa insan ve şiddet kelimesi bir arada bile bulunmamalı!

ZOR SÜREÇLERDE DAHA FAZLA HOŞGÖRÜYE İHTİYACIMIZ VAR!

Özellikle zor zamanlardan geçerken her birimizin daha çok hoşgörüye ihtiyacı varken; nasıl oluyor da şiddet olayları tırmanışa geçiyor. Kent olarak önce deprem yaşadık. Ne yazık ki insanlarımızı, evlerimizi, işyerlerimizi, bazı mahallelerimizi onlarla birlikte birçok hatırımıza da veda etmek zorunda kaldık. Hâlâ kentimiz genelinde yıkım çalışmaları sürüyor ve tüm bunlar psikolojimizi bir hayli bozuyor. Tam bu yaramızı el birliği ile kapatabiliriz derken bir de tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisi ile boğuşurken bulduk kendimizi. Üstelik bu öyle bir virüs ki; birbirimize en fazla ihtiyaç duyduğumuz anda birbirimize mesafe koymamız gerekti. Ama gönülleri bir kılmak zor olmamalı!

BİRBİRİMİZE EN ÇOK İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZ ANDA ŞİDDET NASIL ARTIYOR?

Ama ne olur biraz empati. Bu süreçleri hepimiz aynı anda yaşadık ve hâlâ da yaşamaya devam ediyoruz. Kolay bir zaman dilimini atlatmıyoruz. Elbette çoğumuzun psikolojisi bozuldu. Ama bozulan psikolojimizin hıncını en yakınımızdan çıkarmak ya da etrafımızda güçsüz gördüğümüz kişi ya da kişilere şiddet uygulamak da neyin nesi? Böylesi zor bir zamanda kadın ve erkeğin birlikte yol alması gerekirken biz nasıl olur da kadın şiddetinde önceki yıla göre artış oldu tablosu ile karşı karşı kalabiliyoruz. Bazen sözün bittiği yere geliriz ya gerçekten öyle!

GELECEĞİMİZE BUNU ÇOK GÖRMEYİN!

Üstelik bu veriler sadece şikâyette bulunan kadınlar aracılığı ile oluşturuluyor. Ya susmaya mahkûm olan kadınlar ne hâlde? Bunu soran ya da sorgulayan kaç kişiyiz? Oysa insan insana emanet edilemeyecekse kimi kimi emanet edebileceğiz? Sürekli kaynaklarımızın sınırsız olmadığı kıt kaynaklarımız olduğu için geleceğimizin neferi; çocuklarımıza ve gençlerimize güzel bir dünya bırakmak mesajı verilip duruluyor ya… Önceliğimiz ne olur onlara bir gün tükenecek kaynaklar bırakmak olmasın, onların yarınlara korkusuzca, güvenle bakması adına ne olur önce onlara şiddetten uzak bir toplum armağan edelim.  Çocuklarımız, atalarımız birbirini ne güzel boğazlamış demeden önce birbirlerini ne kadar sevip ne kadar saymışlar diyebilsinler! Lütfen geleceğimize bunu çok görmeyin!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.