27.11.2021, 10:32

Bilmek, Görmek ve Olmak- II

İnsanımız, devekuşu misali gibi kafasını toprağa gömdü mü tüm gerçeklerin üstünü örttüğünü sanıyor! Bunun için de zihninin rahatlayacağı bir bahane arıyor. Kendisini rahatlatacak, gerçekle yüzleşmekten kurtaracak bir argüman buldu mu da ona sarılıyor ve kafa konforunu bozacak ‘tehlikeli fikri’ dışarı atıyor.

Zira girdiği İslami oluşum, ona bu dinin; yoksulların, ezilenlerin, açların, kölelerin, düşkünlerin, toprağa diri diri gömülen kız çocuklarının tarihteki son ilahi çığlığı olarak, “fekku ragabe” (kölelere özgürlük!) diyerek doğduğunu…

Okuması ve hayat rehberi edinmesi gereken kitabının ilk yirmi üç suresinin mülk sahiplerini bombardımana tutarak başladığını, iman iddiasında olup da bu kitabı muhatap alanların ilk kıssa olarak “bahçe sahipleri” kıssası ile karşılacağını…

“Lehu’l-mülk” (mülk Allah’ındır) sesleriyle servet kalelerini yıkacağını…

“La ilahe illallah’ nidalarıyla imparatorluk duvarlarını yıkacağını, kula kulluk etmekten kurtulacağını ve aslında bu ilahi haykırışın onun “en büyük kutsal”, “en muhteşem ayet” olarak dünyaya gönderilmesinin yegâne anahtarı olduğunu anlatmıyor, anlatamıyor. Böyle bir İslami oluşum(!) varsa da ben bilmiyorum! Zira İslam kültürü akla veda etmiş olmanın ıstırabıyla kıvranırken İslam diye sunulan safsataları temizlemek yerine birbirlerinin ayıp ve kusurlarını ifşa etmek için kanal kanal dolasan din bezirgânları bunun en güzel örneği olsa gerek. Sonuç olarak hem girişte yukarda arz ettiğim sebeplerden dolayı, hem de Rabbimizle kuramadığımız iletişimden dolayı “kendi celladına gülümseyen, hatta yetinmeyip âşık olan” bir toplum haline geldik, getirildik. Bugün konuştuğumuz, görüştüğümüz, tanıdığımız insanlar kitaplarıyla yüzleştiklerinde dünya başlarına yıkılacak; aç ve açıkta kalacak, elinde avucunda ne varsa infak edecek; Hint fakirleri gibi yaşayacak, çoluk çocuğu bu nedenle sefil olacak sanıyor. Çünkü din onlara böyle sunuluyor, böyle anlatılıyor. Böylelikle de evet Allah’ın varlığına iman ediyor ama ona güvenmiyor! (Nisa 136) Oysa ki dini, dindarlığı “her şeyden yoksun olma”, ‘zühd’ kavramını ise “bir yere çekilip her şeyden el ayak çekme” olarak duyan kardeşim, bu duyduklarını bir tarafa bırakıp dini benden, ondan, filan alimden, öbür hocadan öğrenme çabasını terk edip kendi kitabına müracaat ettiğinde görecek ki; Kur’an-ı Mübin kendisine “zikr” der. Yani verileni/lütfedileni hatırlatma… Bütün peygamberlerin yaptıklarına ise “inzar” der. Yani verileni/lütfedileni (aklı ve vicdanı) derin uykulardan uyandırma, uyanışa çağırma… ‘Allah ile arasındaki aracılar’ güvenilir geldiği ve kardeşimiz kendi kitabına müracaata da ihtiyaç duymadığı için tüm bu uyarıları hep inkârcılara yönelik anlar, “ben zaten iman etmişim, bunlar bana hitap etmiyor” diye düşünür. Oysa Kur’an’daki akletme çağrılarının tümü doğrudan doğruya İslam dünyasına yani iman iddiasında olan, fakat gerçekte kör bir itikat, taklidi bir inanç sahipliğinden öte avucunda bir şey olmayan biz idrak yetimlerinedir.

Bakın ne diyor Rabbimiz?

De ki: “Ana babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aileniz, kazandığınız paralar, bozuk gitmesinden korktuğunuz iş ve hoşlandığınız evler Allah ve elçisinden; O’nun yolunda çaba göstermekten daha sevgili ise, Allah emrini yerine getirinceye kadar bekleyiniz.” (Tövbe 24)

Var mı daha açık bir cümle bekleyen? Şu ayet bile naçizane cümlelerimle tüm bu anlatmaya çalıştıklarımın toplamını iki satırda veriyorken; Allah, “ehli kitaplaşmayın” dediği halde, imanın içeriğinden ve ruhundan bihaber ‘ben zaten iman etmişim’ şeklindeki “kurtulmuşluk” vehmi içinde, uyarıları kendimize yönelik almıyor; “münafık” kelimesini duyunca sağa sola bakıyor, “ayet bizden bahsetmiyor” diyerek sırtımızı dönüp gidiyoruz maalesef! Oysa dünyanın rengi değişti; lezzeti, rahmeti, merhameti kayboldu artık! “İnsan” ve “insanlık” kavramları güneşin buzu eritmesi gibi gün geçtikçe eriyor. “Kardeşlik” üzerine bina edilen bu dinin mensupları gün geçtikçe faziletten yoksun hale geliyor. Avuçlarımızda artık iyilik yerine onun sadece tortusu var. Hak ve doğruyu savunanlar bir başlarına yetim bırakıldı ve bu kötü gidişe “dur” diyebilecek insan sayısı, gün geçtikçe azalıyor. Yeis (ümitsizlik) elbet ki haram! Tabi ki ümitsiz değiliz. Lakin, devekuşu misali başımızı toprağa gömüp olan bitenden bihaber de yaşanmıyor! Siz korku ile ümit arasında bir kum tanesinin acziyetiyle kumun derdine gebe kalıp hüzünlenirken; uykunuzu, yemeğinizi, hayatınızı “tek bir insan uyansın ve vicdanı dirilsin ne olur!” derdiyle kavrulurken, ekranlardan tam da o anda zat-ı muhteremin biri çıkıp diriltmeye çalıştığınız umutlarınıza kezzap döküyor adeta; “İslâm gelecek, dünyaya hâkim olacak, Allah nurunu tamamlayacaktır!” (Saff 8) O zata göre bir müjde, bana göre perişanlığımızın resmi! Evet, Rabbin vaadi Hak’tır ve mutlaka yerine gelecektir ama kiminle olacak bu? Sanırsınız ki İslam bir yerlerde beklemektedir. Hayır kardeşim hayır! İslam gelmez bir yere, biz İslam’a gideriz. Biz İslam’ı yaşarız. Çünkü; sen de ben de mü’min olsak da olacak, olmasak da. Sen, ben gaflet ile yatsak da olacak, aşk ile çalışsak da. Sen, ben engel olmaya çalışsak da olacak, yardım etmeye çalışsak da. Yani bu çorba pişecek. Bu çorbanın pişeceğinden şüphe yok. Çorba pişerken bizim alacağımız vazife asıl bizi ilgilendiren kısım. Bu çorbaya bir tutam tuz katabilenlerden olabilecek miyiz, olamayacak mıyız? İnsanlar bana sana bakıp Allah’ı hatırlayıp yeniden vicdanının sesine kulak verecek mi vermeyecek mi? İçine hicret edip ordaki kiri pası atma çabasına girecek mi girmeyecek mi? En büyük dermanın kendinde olduğunu fark edecek mi etmeyecek mi? İnsanlık senin sadece aracılıkla mükafatlanabileceğin bir kıvılcımla bir ferdi daha bağrına basabilecek mi basamayacak mı? Tüm mesele bu! Senin, benim bu işin neresinde olduğumuz! Bunun için her fırsatta söylüyorum ya “kötülüğün kanser gibi yayıldığı bu çağda boş durmak gibi bir lüksümüz yoktur!” diye! Zira bugün getirdiği ilahi hakikatlerle, içinde “gerçek insan” üretmesi gereken bir fabrika niteliğindeki dinin müntesipleri, en büyük kutsal olan “insan”ı dışlar halde artık! Afrikalı köleleri, Arabistan çöllerindeki isimsiz yalın ayaklıları, azgın bir kabile olan Gıfar’dan Ebuzer’i, İran’dan Selman’ı, ucuz köle olarak addedilen Bilal’i sahiplenerek onların köhne çadırlarına, viran kulübelerine gidip, hayatlarının her ayrıntısında yer alan ve her birinin adları yüzyıllar boyu anılacak büyük bir övgüyle söz ettirerek insanlığın gelecek nesline sunan idrak yetim artık! O güzide insanların düşünce ve kılıçlarıyla güçlenen, akıttıkları kanla şaha kalkan, iman güçleriyle kıtalara hükmeden bu güzelim dinin müntesipleri olan bizler; onların acılarına, gözyaşlarına, sıkıntılarına ve en önemlisi de yüreklerinde taşıdıkları imanlarına bigâne durumdayız artık! Oysa her biri teslimiyet abidesi bu insanların gönül açıcı sözlerine, isabetli tespitlerine, ateşli nutuklarına ne çok ihtiyaç var bugün.

(Devam EDECEK)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
-4
hafif kar yağışlı
Namaz Vakti 18 Ocak 2022
İmsak 06:05
Güneş 07:32
Öğle 12:38
İkindi 15:13
Akşam 17:35
Yatsı 18:56
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 21 50
2. Konyaspor 20 39
3. Hatayspor 21 35
4. Başakşehir 20 34
5. Adana Demirspor 21 34
6. Fenerbahçe 21 33
7. Beşiktaş 21 32
8. Alanyaspor 21 32
9. Gaziantep FK 21 31
10. Sivasspor 21 30
11. Karagümrük 21 30
12. Kayserispor 21 28
13. Galatasaray 21 27
14. Giresunspor 21 25
15. Antalyaspor 21 23
16. Göztepe 21 21
17. Kasımpaşa 21 21
18. Altay 21 18
19. Rizespor 21 18
20. Ö.K Yeni Malatya 21 15
Takımlar O P
1. Ümraniye 20 42
2. Ankaragücü 20 42
3. Erzurumspor 20 38
4. Eyüpspor 20 36
5. Bandırmaspor 20 33
6. İstanbulspor 20 33
7. Adanaspor 20 32
8. Samsunspor 19 30
9. Tuzlaspor 20 27
10. Gençlerbirliği 20 26
11. Manisa Futbol Kulübü 20 25
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 20 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 20 23
16. Altınordu 20 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 20 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 22 56
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 22 43
4. West Ham United 22 37
5. Arsenal 20 35
6. Tottenham 18 33
7. M. United 20 32
8. Wolverhampton Wanderers 20 31
9. Brighton 20 28
10. Leicester City 18 25
11. Crystal Palace 21 24
12. Southampton 21 24
13. Aston Villa 20 23
14. Brentford 21 23
15. Leeds United 20 22
16. Everton 19 19
17. Watford 19 14
18. Norwich City 21 13
19. Newcastle 20 12
20. Burnley 17 11
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 49
2. Sevilla 20 44
3. Real Betis 20 34
4. Atletico Madrid 20 33
5. Real Sociedad 20 33
6. Barcelona 20 32
7. Rayo Vallecano 20 31
8. Villarreal 21 29
9. Athletic Bilbao 21 28
10. Valencia 20 28
11. Espanyol 20 26
12. Osasuna 20 25
13. Granada 20 24
14. Celta Vigo 20 23
15. Elche 21 22
16. Mallorca 20 20
17. Getafe 20 18
18. Deportivo Alaves 20 17
19. Cadiz 20 14
20. Levante 20 11