“BEN, BU İLAÇLARIN ÇOK İŞE YARAMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM” « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

tempobet giriş tempobet

Pendik escort

“BEN, BU İLAÇLARIN ÇOK İŞE YARAMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

Bu haber 05 Ekim 2020 - 18:51 'de eklendi.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Gazeteciler Cemiyeti M4D Projesi kapsamında düzenlenen ‘Gazeteciler ve Covid-19 Salgını’ başlıklı online söyleşiye katılarak gazetecilerin pandemiye yönelik sorularını yanıtlamıştı. Söyleşide, koronavirüs  (Covid-19) hastalarının, sıtmanın ve bazı önemli hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçları kullanmakta tereddüt ve endişelerinin olduğunu ve bu yönde değerlendirme yapmasını istediğimiz Prof. Dr. Mehmet Ceyhan,“Sıtma ilacı ile ilgili dünyada yapılan bütün çalışmalar etkisi olmadığını gösterdi. Öyle olduğu için birçok ülke bu ilacı kullanmayı bıraktı. Ben kendi şahsi fikrim olarak bu ilaçların çok işe yaramadığını düşünüyorum. Kullanmasınlar mı? Onun için bir şey demek çok zor. Çünkü bunun dışında da başka etkili tedavi olmadığı için bazı ülkeler de veriyor. Bu ilaçların, çok büyük bir etkisinin olmadığı artık anlaşıldı” dedi. Koronavirüse karşı toplumsal olarak mücadele verdiğimiz bu dönemde vitamin takviyeleri, pastil ve propolis gibi desteklerle bağışıklığın güçlendirilmesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ceyhan; “Vitaminlerle bağışıklık sistemini güçlendirmek bir şehir efsanesi” diye konuştu.

 

 

Haber: Songül DURSUN/ÖZEL

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan Gazeteciler Cemiyeti tarafından Avrupa Birliği finansmanıyla yürütülen Demokrasi için Medya / Medya için Demokrasi (M4D) Projesi kapsamında ‘Gazeteciler ve Covid-19 Salgını’ başlıklı online söyleşide gazetecilerin pandemiye ilişkin sorularını yanıtladı.

“DÜNYA, DAHA ÇOK AŞIYA AĞIRLIK VERDİĞİ İÇİN İLAÇ ÇALIŞMALARI BİRAZ YAVAŞ GİDİYOR”

Covid-19 tedavisinde hastalara, sıtma tedavisinde kullanılan ilaçların verildiği ve hastaların ise bu ilaçları kullanıp kullanmama konusunda tereddütlerinin ve endişelerinin olduğu belirtmemiz üzerine açıklama yapan Ceyhan; “Henüz dünyada bu kesin Covid-19’un erken döneminde verilmiş ve etkisi gösterilmiş bir tedavi olamadı maalesef. İlaçlar geliştirilmeye çalışılıyor ama dünya daha çok aşıya ağırlık verdiği için ilaç çalışmaları biraz yavaş gidiyor maalesef. Meselakullandığımız bu sıtma ilacı bile ilgili dünyada yapılan bütün çalışmalar etkisi olmadığını gösterdi. Öyle olduğu için birçok ülke bu ilacı kullanmayı bıraktı. Fakat bizim Sağlık Bakanlığımız diyor ki, “Biz erken başlıyoruz bu ilacı, o yüzden bizim kullandığımız etkili” Ama etkisini gösterecek bir şey yok elimizde. Çünkü normalde biz bir ilaca etkili demek için kontrollü çalışma yaparız. Yani bir hastaya bu ilacı veriyor isek bir hastaya vermeyiz ki o ilacı alanlarda hastalık nasıl seyrediyor almayanlarda nasıl seyrediyor diye.Fakat maalesef böyle yapılmadı. Her gelen hastaya verildiği için şimdi “Bizim ilacımız iyi “ diyorsunuz kimse inanmıyor. Ben de inanmıyorum. Çünkü bir kontrol grubu yok ortada. Bu ilacın yan etkilerine baktığımız zaman insanlarda şöyle bir yanlış algı var; eski hekimlerimizin çoğu diyor ki biz yıllarca milyonlarca sıtmalı insana kullandık. Ciddi bir şey görülmedi. Ama sıtmada kullanıldığı dozda vermiyoruz bu hastalara, yüksek dozda veriyoruz” dedi.

“BU İLAÇLAR, BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ BASKILIYOR”

Ceyhan açıklamasının devamında; “En çok da kalbi olmak üzere çok sık olmayan yan etkileri var. Yani çok sık yan etkisi olan bir ilaç değil bu kinin grubu sıtma ilaçları. Ama bir de bakanlık azitromisin diye bir antibiyotik de başladı ikisi de aynı yan etkiyi yapıyor. Dolayısıyla sürekli ben söylüyorum. Geçen de hatta Amerika’da bir dergide bir yazı da çıktı. Tam tersine erken kullanılmasının zararlı olabileceği yönünde.Çünkü hastalığın ilk başında bize güçlü bir bağışıklık sistemi gerek. Dolayısıylabağışıklık sistemiönce virüsü yenmeye çalışıyor. Ama virüs buraları geçer hastalık ilerlemeye başlarsa; bu sefer bağışıklık sistemimiz fazla reaksiyon gösterip bize zarar vermeye başlıyor. Hâlbuki bu ilaç, bağışıklık sistemini baskılayan bir ilaç o yüzden de romatizmal hastalıkların çoğunda ilk seçilecek ilaç olarak bağışıklığı baskıladığı için kullanılıyor bu sıtma ilacı. Ben kendi şahsi fikrim olarak bu ilaçların çok işe yaramadığını düşünüyorum. Kullanmasınlar mı? Onun için bir şey demek çok zor. Çünkü bunun dışında da başka etkili tedavi olmadığı için veren ülkeler de veriyor. Yoksa bundan çok tedavi bekledikleri için hiç kimse vermiyor. Çünkü çok büyük bir etkisinin olmadığı artık anlaşıldı”diye konuştu.

“VİTAMİNLERLE, BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRMEK; BİR ŞEHİR EFSANESİ”

Koronavirüsten korunmak için c vitamini, çinko tabletleri v.s. alarak bağışıklığı yükseltmeyi öneriyor musunuz? Şeklinde kendisine yöneltilen soruyu da yanıtlayan Prof.Dr. Mehmet Ceyhan, vitaminlerle bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinin şehir efsanesi olduğunu söyleyerek; “Vitaminlerle bağışıklık sistemini güçlendirmek bir şehir efsanesi. Vitaminler aslında belli bir dengede olması gereken, fazlasının faydalı değil zararlı olduğu, vücutta mutlaka alınması gereken belli bir düzeyde olması gereken gıda elementleridir. Vitaminlerin bir kısmı suda erir. Bunlar vücut bunu son derece iyi ayarlar, lazım olanı alır; olmayanı idrarla atar. Ama böyle çok yüksek dozda uzun süre c vitamini kullanırsanız böbrek taşları gibi bazı sorunlara yol açar. Fakat ADEK dediğimiz a,d, e ve k vitaminleri yağda çözündüklerinden dolayı, yağda eriyen vitaminler olarak anılırlar. Bu vitaminler vücutta yağda dokusunda depolanır. Bunların da fazlasını alırsanız en az eksikliği kadar tehlikeli hastalıklar çıkarır. “Salgın başladı; biraz c vitamini alayımda immün sistemim biraz güçlensin” diyerek düşünüyorsanız böyle düzelmez. Uzunca bir süre yıllar içerisinde düzenli beslenmenizle immün sisteminiz etkilenebilir. Yoksa birkaç gün, birkaç hafta içerisinde c vitamini alarak bağışıklık sisteminiz güçlenmez. O yüzden normal dengeli beslenmeye çalışın. Uykunuzu yeteri kadar alıyorsanız, yeteri kadar meyve sebze yiyorsanız bağışıklık sisteminiz yeteri kadar güçlüdür. Fazla güçlü bağışıklık sistemi de bazen istemediğimiz sonuçlara yol açar” dedi.

“PROPOLİS YİYENLERİN YEMEYENLERDEN DAHA SAĞLIKLI OLDUĞUNU GÖSTEREN HİÇBİR ÇALIŞMA YOK”

Özellikle eczanelerde ön sıralarda yer alan ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde bağışıklık sistemini güçlendirdiği söylenen propolis tüketilmesi konusunda değerlendirmede bulunan Ceyhan, “Propolis yiyenlerin yemeyenlerden daha sağlıklı bağışıklığı daha güçlü olduğunu gösteren hiçbir çalışma yok” diyerek; “ Maalesef özellikle bazı doktor arkadaşlarımız da propolis pazarlayan firmalarla anlaşarak bunlarla olmayan şeyler varmış gibi konuşuyorlar. Sadece bu dönem için değil annelerimizin, babalarımızın, ninelerimizin dönemini düşünelim; o dönemde bal, çok yaygın tüketilen bir gıdadır ama propolis diye bir şey biliyorlar mıdır? Yani arıların ayaklarında topladıkları şeyleri yiyelim diye bir şey kimsenin akıllarına gelmiş midir, sanmıyorum” diye konuştu.

“SALGINLARDA PARASAL DEĞER ELDE EDEYİM DİYE ORTAYA ÇIKAN İNSANLAR DA ÇOK FAZLA”

Koronavirüse karşı toplumsal olarak mücadele verilen bu dönemde,virüs için koruyucu olduğu söylenen pastillerin de etkinliğinin olmadığını aktaran Ceyhan, Bu iş böyle pastil yiyerek olsaydı gayet iyiydi ama bunların hiçbirinin böyle bir etkinliği yok. Maalesef salgınlarda birçok insan ekonomik olarak kayıplara uğrarken bir de böyle buralardan parasal değer elde edeyim diye ortaya çıkan insanlar da çok fazla maalesef.  Bu hastalığı önleyen bir pastil çıksa dünya ayağa kalkardı. Bir aşı için hergün bütün dünya bütün basın kanalları, her yer onun peşindeyken böyle bir pastil olsa bütün dünya ayağa kalkardı gizli, saklı kalır mıydı?” dedi.

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.