“BAZILARIMIZ İÇİN SON BAYRAM OLMASIN” « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

“BAZILARIMIZ İÇİN SON BAYRAM OLMASIN”

Bu haber 29 Temmuz 2020 - 18:28 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı, Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi hemşehrimiz Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan,Kurban Bayramı tatili için İlimize geldiği sırada gazetemize yaptığı ziyarette Kurban Bayramı’nda dikkat edilmesi gerekenleri anlattı. Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, bayramda olabildiğince ziyaretten kaçınılması, online sistemlerden görüşülmesi konusunda da hemşehrilerine uyarı ve önerilerde bulundu. Prof. Dr. İlhan ayrıca, “Türkiye’de halen aktif 10 bin vakamız var.” Diyerek  şu anda koronavirüs tanısı konmuş her 10 kişiden en az bir tanesinin  yoğun bakımda tedavi gördüğünü kaydetti ve kurallara uyma noktasında sıkıntı olduğunu söyleyerek; TMM (temizlik,maske, mesafe) kuralına uymanın önemine dikkat çekti

 

 

Haber: Songül DURSUN/ÖZEL

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı, Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi hemşehrimiz Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, gazetemize gerçekleştirdiği ziyarette; tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi ile  mücadele kapsamında,Kurban Bayramında alınacak tedbirlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Prof .Dr. M. Necmi İlhan, İlimizde bulunduğu sırada Elazığlı hemşehrilerinin kurallara uymadığını gözlemlediğini söyleyerek, bu durumun düzeltilmediği takdirde riskin artabileceğini aktardı.

“ELAZIĞ ÖZELİNDE BAKTIĞIMIZ ZAMAN ÇOK CİDDİ BİR RİSK YOK”***

İlhan, öncelikle İlimizde yaşanan 24 ocak depremine değinerek,hemşehrilerine geçmiş olsun dileklerinde bulundu ve “Tabi zor bir dönemden geçiyoruz. Memleketimiz çok zor şeyler yaşadı. Büyük bir deprem yaşadı,  pandemi sürecini yaşıyoruz. Sürsürü mahallesini, Mustafa Paşa mahallesini gördüm, Valilik  binasının karşısında yıkılacak binaları gördüm, diğer yıkılan ve yıkılacak binaları gördüm.  Gittiğimde çok üzüldüm açıkçası. Çok etkilendim. Allah memleketimizin yardımcısı olsun. O depremde daha büyük kayıplar da verilebilirdi. Şehrimizde pandemi sürecinde de vakaların artmaması için çok dikkat etmemiz gerekiyor. Maalesef Elazığ’da vatandaşlarımızın özellikle Gazi Caddesinde fiziki mesafeye uymadıklarını ve maske takmadıklarına şahit oldum.Mutlaka el hijyenine uyuyorlardır, bu konuda sıkıntı olduğunu düşünmüyorum ama vatandaşlarımızın kurallara uymadığını gözlemliyoruz. Mesela şu anda bulunduğumuz  2. Harput Caddesinin şu anki durumunu göz önüne alırsak; vatandaşlarımıza baktığımızda 10 insandan 5’inin kurallara uymadığını görüyoruz. İnsanlar, maske takmıyorlar, fiziki, mesafeye uymuyorlar. Bizim bunu düzeltmemiz lazım; şayet bunu düzeltmezsek koronavirüs riski artar. Ama şu an şehrimiz Elazığ özelinde baktığımız zaman çok ciddi bir risk yok. Pandemi ile mücadele noktasında Elazığ’da Şehir Hastanesinin rolünün çok büyük olduğunu ve büyük bir yük çektiğini söyleyebilirim.” Dedi.

“ELAZIĞ, BÖLGENİN DE YILDIZI”***

Elazığ’ın bölgesinin yıldızı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Necmi İlhan, bu nedenle Elazığ’a il dışından çok fazla ziyaretçi geldiğini ifade etti. “Malum Kurban Bayramı arifesindeyiz. Elazığ’a hem büyük şehirlerden gelen vatandaşlarımız var hem gurbetçi vatandaşlarımız var. Elazığ aynı zamanda bulunduğu bölgenin de yıldızı olduğu için Bingöl, Muş, Tunceli, Diyarbakır gibi komşu illerden gelen vatandaşlar var. Bu bakımdan kurallara uymak çok önemli…” diye konuştu.

“KURBAN BAYRAMINI DİĞER ZAMANLARDAN FARKLI GÖRMEMEK GEREK”

İnsanların Kurban Bayramına  yönelik günlük hayatlarında uyguladıkları önlemden farklı bir tedbirin söz konusu olmadığını belirten İlhan, “Günlük yaşamda nasıl ki fiziksel mesafe, maske ve hijyene uyuyorsak bayramda da bunlara uyulmalı.” Dedi. Kalabalık ortamlara girilmesinin vaka artışına yol açtığına dikkat çeken Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi  Prof. Dr. Necmi İlhan,Kurban Bayramında özen gösterilmesi gerekenhususları  adım adım anlattı:

“EN ÇOK BULAŞ; BİR ARAYA GELİNEN DURUMLARDA MEYDANA GELİYOR”***

“Malum Kurban Bayramında kimi vatandaşımız kurbanlarını kesecekler.Kurban sonrasında belki de piknik alanlarına giderek kurban etlerini tüketecekler. Buralarda da yine fiziki mesafeye çok dikkat edilmeli… Bayram ile ilgili aslında en büyük yanılgı daha çok bir araya gelme olayı olacağı için önemli olan şu; insanlar bir araya geldiği zaman sanıyorlar ki ailemden bana bir şey bulaşmayacak. Oysa ki son dönemdeki temaslı takiplerine yani filyasyon verilerine baktığımızda görüyoruz ki en çok bulaş; bir araya gelinen durumlarda meydana geliyor. Taziye, nişan, sünnet, düğün gibi durumlarda çok fazla bulaş söz konusu.Hatta geçtiğimiz günlerde Sayın Sağlık Bakanımız da ifade ettiler, Anadolu’da bir ilimizde düğünde 120 kişi enfekte oldu hatta gelin ve damat da karantinadalar. Düşünün ki; Türkiye’deki 900 verinin 120’si sadece bir ilimizden çıkmış.Bir de asemptomatik olanların da varlığını düşünecek olursak demek ki ciddi bir risk söz konusu.”

Img 7215

Img 7215

“TÜRKİYE’DE HALEN AKTİF 10 BİN VAKAMIZ VAR”***

“İşin ciddiyetini biraz daha vurgulamak için şöyle bir örnek vereyim; Türkiye’de halen aktif 10 bin vakamız var. Fakat 10 bin vakamız içerisinde bin 200 kadar yani yüzde 10’dan fazlası yoğun bakımda. Yani şu anda koronavirüs tanısı konmuş her 10 kişiden en az bir tanesi yoğun bakımda tedavi görüyor ve bu kişilerin virüs yükü fazla…Yani kapalı alanda çok sıklıkla bir araya gelmişler, yoğun temas etmişler,uzun süreli temas etmişler. Bu demektir ki kurallara uymuyoruz, kurallara uyma noktasında bir sıkıntımız var.”

EL SIKMA PAZARLIĞI YAPILMAYARAK, RİSK  AZALTILABİLİR”

Kurban Bayramında, kurban almaya giden vatandaşlara önerilerde bulunan Necmi İlhan, kurban almaya gidildiğinde maske, mesafe, hijyen kuralına uyarak ve el sıkma pazarlığı yapmayarak dolaşıldığında riskin azaldığına işaret etti ve hayvan pazarında olabildiğince az zaman geçirilmesi, hızlı karar verilmesi konusunda uyarılarda bulundu. İlhan,  “Kurban pazarına giderken öncelikle maskemizi takalım, olabildiğince az sayıda yakınımızla gidelim, küçükler ve 65 yaş üzeri büyükler de götürülmesin. İnsanlar kendileri giderek kurbanını seçsin. Hızlıbir şekilde kurban pazarını gezerek kurbanını seçsin ve çıksın. Pazarın girişinde zaten dezenfektan olacaktır. Dezenfektanı kullansınlar, olabildiğince az temasta bulunsunlar, fiziksel mesafeye de çok dikkat etsinler. Biz millet olarak kurbanlık alırken, el sıkışarak pazarlık yapmayı çok severiz. Ama bunu da yapmamak gerek. Şimdi insanlar çubuklarla pazarlık yapıyorlar ama o çubuklara kendilerinden önce ve sonra da insanlar dokundukları için mümkünse ona da dokunmasınlar; dokunurlarsa da mutlaka ellerine dezenfektan sıksınlar. “ dedi

“KURBAN ETİNDEN DOĞRUDAN BULAŞ SÖZ KONUSU DEĞİL”

Kurban kesme aşamasında da  yine yakın temastan kaçınılmasına özen gösterilmesi gerektiğini aktaran Prof. Dr. İlhan, “Bizler biraz tez canlı insanlarız. Bayramın manevi atmosferinden kaynaklı olarak insanlar, sanırım telaşlı davranıyorlar. Sıramızı beklememiz, beklerken de fiziki mesafeye uymamız lazım. Kesim yapan arkadaşların da mutlaka uygun eldiven giyinmeleri ve hatta çift eldiven giyinmeleri mümkünse kumaş maske takmalarını öneriyorum. Önlüklerini ve botlarını giyinerek kurbanlıkları kesmeleri gerekiyor. Şayet kesimi yapan insanda koronavirüs  varsa ve  üzerine öksürürse o zaman da başka bir insanla yakın teması olup el hijyenine de uymaz temas edilirse tabi ki risk olabilir. Ama bu bununla sınırlı yani kurban etinden doğrudan bulaş söz konusu değil. Zaten hayvanlarda koronavirüs olmuyor. Ancak şöyle bir durum da söz konusu olabilir. Vatandaşlar kurban kesmeyip bağış yapabiliriler. Tabi ki bu konuda insanların görüşüne, inancına da saygı duymak gerek. Fakat Kurban Kesmek isteyen insanlara da doğruları söylememiz gerekli.” İfadelerini kullandı.

“TÜM KURALLARI BİLİYORUZ AMA KURALLARA UYMUYORUZ”***

Kurban etinin tüketimine ilişkin olarak da öneri ve uyarılarda bulunan İlhan, “Eve getirilen kurban etini yine dağıtırken de aynı şekilde kurallara uyulmalı. Eldiven takılmalı, mesafe ve maske kuralına uyulmalı. Ev halkı eti parçalamak için şayet bir araya geliyorsa onların da çok dikkatli davranmaları gerekiyor. Örneğin Elazığımızda, il dışından gelenler kışlık erzaklarını da hazırlayıp beraberinde götürürler. Memleketine gelen, kışlık erzak hazırlığı yapanların da bir araya fazla gelmemeleri, mesafe kuralına uyarak hareket etmeleri gerekiyor. Geliyorlarsa da maske ve mesafeye uymaları gerekiyor. Aslında bu konuştuklarımızı bütün hemşehrilerimiz biliyorlar ama kurallara uymuyoruz.” Diye konuştu.

“MÜMKÜNSE ONLİNE SİSTEMLER ÜZERİNDEN BAYRAMLAŞMA TERCİH EDİLMELİ”***

Kurbanları kesmenin yanı sıra bayram ziyaretlerinde özen gösterilmesi gereken hususlara da değinen İlhan, bayramda olabildiğince ziyaretten kaçınılması ve mümkün olduğunca online sistemler üzerinden  görüşmelerini tercih edilmesini önerdi. “ İl dışından gelenlerin çok dikkat etmesi gerekiyor. Özellikle yaşlılarımıza bulaştırmamak için fiziksel mesafeyi korumamız lazım.Yemekte bir araya geliniyorsa mesafe korunmalı, kısa sürede yenilip kalkılmalı. Mümkünse balkonda oturulmalı; mümkünse açık alanda bayramlaşmalı… Şayet bunlar mümkün değilse evimizi çok sık havalandıralım.  İmkânımız varsa uzaktan bayramlaşalım. Telefondan, internet üzerinden, sosyal medya üzerinden bayramlaşalım.  Ama ille de ziyaret etmek istiyor isek maskemizi takalım; kısa ziyaretler yapalım ve ziyaret edecek iki aile arasında süre olarak arada bir zaman dilimi bırakalım. Diyelim ki bir ailenin küçük evladı saat 10’da büyüklerini ziyaret edecekse bir diğeri saat12’ de gelsin. Nihayetinde bayramda dört günümüz var. Özellikle büyüklerin ziyaretinde mutlaka mesafe maske ve hijyen kurallarına uyalım ve ziyaretlerimizi kısa tutalım.Hatta bina içinde yaşayan büyüklerimiz varsa onları korumak için kapıdan bayramlaşabiliriz.” Dedi.

“AYNI AİLEDEN BİR ŞEY OLMAZ ALGISI ÇOK FAZLA”***

“Mutlaka ziyarete gidilmesi gerektiğinde ise ev içinde az kişinin olmasına özen gösterilmeli.” Diye öneride bulunan İlhan, Bayramlaşmaya gidilmeden önce telefon açılmalı ve ona göre ziyaret planlanmalı. Ziyaretin kısası makbuldür. Ziyaretler kısa olmalı, 10-15 dakika ziyaret edilen evde kalınmalı, mesafe ve diğer kurallara uyulmalı. Kişiler arasında en az 2 metre olacak şekilde oturulmalı.” Diyerek ‘aynı aileden bir şey olmaz’ algısının yanlış olduğunun altını çizdi ve “Biz sevdiklerimizi, büyüklerimizi daha nice bayramlarda görmek istiyorsak eğer buna dikkat etmemiz gerek. Büyüklerimizin de kurban kesimine gitmemelerini öneririm. Vekâlet denen bir şey var zaten bizim inancımızda. Büyüklerimizi ziyarete imkânımız varsa gitmeyelim, gidersek de ziyaretimizi kısa tutalım. Aynı aileden bir şey olmaz algısı çok fazla. Oğlumdan gelinimden bir şey olmaz algısı fazla. Son tanılara baktığımızda yüzde 50 kadarı aynı soyadı taşıyan kişilerden oluşmakta ve yüzde 60 kadar da aynı ortamda bulunmuş kişilerden kaynaklanıyor.” Diye konuşan İlhan sözlerinin devamında;

“BAZILARIMIZ İÇİN SON BAYRAM OLMASIN”

“Net mesaj olarak şunu söylemek gerek, evet bayramda bir araya geliyoruz, bu çok güzel bir şey ama bazılarımız için son bayram olmasın. Bu çok önemli bir şey. Eski alışkanlıklarımız konusunda büyüklerimizi ziyaret etme, el öpme gibi geleneklerimiz anlamında büyüklerimizi gücendirmeden onlara durumu nezaket çerçevesinde anlatılması noktasında cami hocalarımıza büyük görev düşüyor. Bu konuda bir vaazın çok etkili olacağı kanaatindeyim. Yani büyüklerin kendilerini korumak adına küçüklere çok yaklaşılmaması sarılmamaları; küçüklerinde çok fazla ninelerine dedelerine yaklaşmaması gerek. Mutlaka her çocuk ninesini, dedesini sever, sarılmak ister. Ama şunu bilmek gerek; çocuklarla hastalığı taşıyoruz, büyüklere bulaştırıyoruz. Vefat eden hastaların yüzde 70 kadarı 65 yaş ve üzeri kronik rahatsızlığı olanlar çünkü.”  İfadelerine yer verdi.

“SUYUN İÇERİSİNDE VİRÜS BULAŞMAZ DİYE BİR ŞEY SÖZ KONUSU DEĞİL”***

Bayramı tatil yörelerinde geçirmek isteyenlere de uyarılarda bulunan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı veHalk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Necmi İlhan, “Kurban Bayramının bir diğer özelliği ise seyahatin çok fazla olması. Memleketlerine gidenler var, tatil yerlerine plajlara gidenler var. Nihayetinde ilimizde de Sivrice ilçemizde Hazar Gölü var. Buralarda İnsanların mutlaka kurallara uymaları gerek. Suyun içerisinde virüs bulaşmaz diye bir şey söz konusu olamaz. Mesafeye uyulmadığı takdirde yine bulaş söz konusu olabilir. Suyun içerisinde de olsa fiziksel mesafeye dikkat etmemiz gerekmekte. Diğer bir husus ise plaj minderi, plaj havluları gibi ürünleri insanların kendilerinin götürmeleri gerekmekte; basit şezlongları kullanmaları gerekmekte, dışarıdan havlu zaten verilmiyor. Duş gibi, tuvalet gibi kapalı alanlarda da dikkat edilmesi gerekiyor. Dar alan olduğundan, virüsün ortamda kalma ihtimali daha yüksek olduğundan, her kullanımdan sonra buraların havalandırılması gerekiyor. İşletmecilerin üzerine bu anlamda büyük görev düşmekte…Buraların bulaş söz konusu olmaması için çok iyi havalandırılmaları ve temizliğine dikkat etmeleri gerekiyor. Plajda güneşlenirken de yine maske takmak gerekli.” Diye kaydetti.

“TÜRKİYE, PANDEMİ İLE MÜCADELEDE ÖRNEK ÜLKE DURUMUNDA…”

Aşırı ve asılsız bilgi veya haber salgınının, toplumda korku ve paniğe yol açarak, esas salgının yönetimini zorlaştırması olarak ifade edilen infodemi ile mücadele noktasında da sorumluluklarımız olduğunu dile getiren Prof. Dr.İlhan, bilginin de yaygınlaşması, bilginin salgın yapması  gerektiğini söyleyerek  insanların yetkili ağızlardan duyduklarına inanmaları  konusunda tavsiyelerde bulundu. Konuşmasında Türkiye’nin pandemi ile mücadelesinde örnek ülke olduğuna dikkat çeken İlhan, “Vatandaşlarımız Sağlık Bakanımıza inansınlar, Milli Eğitim Bakanımıza inansınlar, İçişleri Bakanımıza inansınlar, Diyanetimize inanasınlar. Yetkililere inansınlar. İnsanlarımız devletimize inansınlar ve güvensinler. Devletimiz ilk andan itibaren koronavirüse odaklandı,gerek sınırlarımızın kapatılması ile gerek sosyal ve ekonomik destekler anlamında   gerekli tüm önlemleri aldı. Tıbbi bilgiler ortada, kanıt ortada, dünyada durumun nasıl olduğu ortada. Dünyada bugün itibarı ile 600 binden fazla ölüm var, vaka sayısı 16 milyonu geçti. Dünyada insanların gözünde büyüttüğü büyük ülkeler meğerse sağlık sistemi konusunda çok zayıfmış. Ama biz kendimiz korumak zorundayız. Geldiğimiz noktada her ne kadar biz ülke olarak Dünyaya göre iyi olsak da her gün 15-20 vatandaşımızı kaybediyoruz. Kayıplarımız,  5 bin 600 ü geçti. Yani her on tanıdan bir tanesinin yoğun bakımda olması ciddi bir durum açıkçası. Bizim hekimlerimiz, sağlık sistemimizi çok çok iyi olduğu için vefat sayımız az. Avrupa’da bin 200 kişi yoğun bakımda olsa her gün 100-200 vefat eden kişi olur. Türkiye bu konuda örnek bir ülke durumunda…”diye konuştu.

DSÖ GENEL SEKRETERİ: DAHA ZOR ZAMANLAR GELECEK

Prof. Dr. Necmi İlhan, sözlerinin devamında  DSÖ Genel Sekreteri’nin sözlerini hatırlattı ve “Dünya Sağlık Örgütü Genel Sekreteri bir açıklamada bulundu: “şu ana kadar görmediğimiz kadar büyük bir sorunla karşı karşıyayız” dedi ve “gelecek yıl ve ondan sonraki yıl da bu pandemi devam edebilir” dedi. “Daha zor zamanlar gelecek” dedi. Ama biz Ülkemizde şu an sıfıra düşürelim vaka sayısını. Türkiye’de sıfır olsun” diye konuştu.

İLHAN;  MASKE, MESAFE VE TEMİZLİĞİN ÖNEMİNİ YİNELEDİ

Prof. Dr. İlhan son olarak maske, mesafe ve hijyenin önemine vurgu yaptı ve “Evden çıkarken nasıl ki anahtarımızı unutmuyorsak maskemizi de unutmayalım,hatta evimizin kapısının üst anahtarı maske olsun, alt anahtarı fiziki mesafe olsun ve binanın anahtarı da el hijyeni olsun. Bu şekilde düşünerek hareket etmek gerek. Maske mesafe ve temizliğe çok ama çok dikkat etmek gerek.” Diyerek sözlerini noktaladı.

Img 7205

Img 7205

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.