BAZI SİVRİCELİLER, RANTA KURBAN EDİLDİKLERİNİ İDDİA EDİYOR! « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

BAZI SİVRİCELİLER, RANTA KURBAN EDİLDİKLERİNİ İDDİA EDİYOR!

Bu haber 10 Ağustos 2020 - 18:56 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Sivrice ilçesi Gölbaşı Mahallesi Ahmet Kabaklı Caddesi’nde mülkleri bulunan vatandaşlar, bu alanın riskli alan ilan edilmesinin ardından bölgede başlatılacak çalışmalardan dolayı evlerini boşaltmak durumunda kaldı. Mülk sahiplerine, geçtiğimiz günlerde ulaşan tebligat; özellikle evlerinde hasar olmayan mülk sahiplerini bir hayli kızdırdı. Hasarsız mülklerde yaşayanlar, 15 gün içerisinde evlerini boşaltmak zorunda. Zaten evlerini boşaltmaktan başka da çareleri de yok! Çünkü kısa bir süre sonra yapıların; elektrik ve suları kesilecek. Şimdi vatandaşlar, kara kara ne yapacaklarını düşünmekte! Yetkililere seslenen vatandaşlar, “Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, ilçemize geldiğinde mülk sahipleri ile uzlaşılacağını ve bizlerin gönül rızası ile evlerimizi boşaltacağımızı belirtmişti. Oysa geldiğimiz süreçte uzlaşı için bizlere gelinmediği gibi bir de bizlere tebligat gönderildi. Biz terörist miyiz? Neden bizlere yetkililer, sağlıklı açıklama yapmıyor. Evim yıkılınca bana yeni ev ne kadara mal olacak? Yeni evim nerede ve kaç metrekare olacak benim bunları bilmeye hakkım yok mu?” şeklinde hem çeşitli sorular yönelttiler hem de Bakan Kurum ‘un kendilerine sarf ettikleri sözler yüzünden bir uzlaşı olmadan böylesi bir tebligat ile karşılaşmanın kendilerini şoka uğrattığını aktardılar. Ayrıca kendilerine sağlıklı açıklama yapılmadığı için bölgede bir rant dönebileceğinin iddiasını gündeme getirdiler.  Hatta bu rant yüzünden; kamunun yanıltıldığını ve insanların sürgün edilmek istendiği gibi ciddi iddialarda da bulundular. 

 

 

Haber: Kübra TÜRKAN/ ÖZEL

24 Ocak Depreminin ne yazık ki yıkıcı etkilerini hâlâ kent olarak yaşıyoruz. 6.8’lik depremin enkazından bir türlü çıkamadık. Şehir olarak; hem psikolojimiz hem de ekonomik durumumuz peki iç açıcı değil. Depremin ardından evleri yıkılan, evleri hasar alan ya da evleri hasarsız olan kişiler bile derin düşüncelere sevk edildi. Sağlıklı bilgi alamayan insanlarımızın; kulaktan dolma bilgilerle ve şehir efsaneleri ile iyice kafaları allak bullak oldu. Sivrice ilçesi Gölbaşı Mahallesi Ahmet Kabaklı Caddesi’nde de son günlerde benzer bir durum yaşanıyor. Bu bölgede oturan bazı mülk sahiplerinin son günlerde başı kendilerine ulaşan tebligatta dertlenmiş durumda. Dertlenen vatandaşlarımız seslerini duyurmak için Sivrice sevdalısı gazetemizin değerli kalemlerinden biri olan Hadi Önal’ı görünce kendilerinin seslerini duyurulması için Önal’a yaşadıkları sıkıntıları aktarmışlar. Önal aracılığı ile elimize gelen bilgiler ve vatandaşların kafasının ne denli karıştığının detayları da haberimizde saklı…

“MÜLKÜME; BENİMLE KONUŞULARAK DEĞER BİÇİLMEDEN, TEBLİGAT İLE KARŞILAŞTIM”

Sivrice İlçesi Gölbaşı Mahallesi Ahmet Kabaklı Caddesi’nde mülkü bulunan vatandaşlardan Hayrullah Bayrak; “Ben T.C. vatandaşı olarak bir arsa aldım, tapulu, üzerinde üç kat bina inşa ettim. Vergimi verdim.  Elektrik, su vb. hiçbir borcum yok. Evimi sigorta ettirmişim. Kısacası bütün yasalara uyarak yaşamımı sürdürmekteyim. Devleti yöneten alt kademeden üst yönetime kadar vatandaş olarak şahsen tarafıma herhangi bir bilgi verilmeden 7201 tebligat yasasının 20.maddesine göre sert bir tebligat tarafıma ulaştırıldı. Evimin, bahçemin , ağaçlarımın  vb. mal varlıklarının değeri tarafıma bildirilmeden tebligat elime geldi” dedi.

VATANDAŞLAR, HAKLI OLARAK; SORULARINA CEVAP ARAYIŞINDA…

Sözlerini sürdüren Bayrak; “ Devleti yönetenler tek taraflı olarak bir değer bırakmışlar vatandaşa bilgi verilmemiştir. Karşılığında nasıl bir konut inşa edilecek? Konut kaç metrekare olacak? Konutun birim fiyatı ne kadar? Ödeme planı ne şekilde gerçekleşecek? İşte bu gibi sorularımızın cevabı belirsiz. Hasarsız binaların yıkılması söz konusu. Yıkıldıktan sonra vatandaş mağdur edilince hukuk yoluna nasıl başvuracak?” diyerek bir çok sorunun yanıtsız kaldığını ifade etti.

“VATANDAŞ MAĞDUR; NE YAPACAĞINI BİLMEZ DURUMDA!”

“Devleti yöneten görevliler;  vatandaşına karşı açık ve net açıklamalar yapmalı!” diyen Bayrak; “Vatandaş olarak bizler devletimizi candan seviyoruz. Bulunduğum yerde 50 adet konut var. Bu konutların buradan taşınarak Gölbaşı Mahallesi’nde yani bize 200 metre ilerideki bir alana yapılması söz konusu. Binalarımızın yenisi yapıldıktan sonra yıkılmalı. Bu şekilde vatandaşa mağduriyet yaşatılır. Vatandaşlar;  bu isteklerini kaymakamlığa ve belediyeye şahsen iletmişlerdir. İslam’da, hak, hukuk ve adalet vardır.  Hak, hukuk ve adalet sözde kalmasın özde olsun diliyorum.  Vatandaş mağdur, Ne yapacağını bilmez durumda. Açıklayıcı bilgi yok. Muhatap olacak kişi ve kurum yok” dedi.

VATANDAŞ; ‘BAKAN KURUM SÖZ VERSE DE UYGULAMA BAKANIN SÖYLEMLERİNE UYMADI’ İDDİASINDA BULUNDU!

“Bakanın söylediği ile uygulama farklı” diyerek yaşadıklarını aktaran Ülkü Varol;” Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum buraya geldiğinde bizler kendilerine; biz hasarsız binalarımızı yıktırmak istemediğimizi ifade ettik ve bize bu kötülüğü yapmayın dedim. Sonra Bakan Kurum, hepimizi dinledi ve uzlaşmaya geleceğini belirtti. Bakan Kurum; ‘Projeye uyan, sağlam ve hasarsız binalara karışmayacağız. Ama projeye de uymayanlar olursa biz uzlaşmaya gideceğiz. Zorla vatandaşın evini yıktıracak değiliz’  dedi. Biz bu sözlere inandık ve rahat rahat evlerimizde oturduk” diyerek adeta uygulamada Bakan Kurum’un sözlerinden eser olmadığını iddia etti.

VAROL, BİR ÇOK KİŞİDEN BİLGİ ALMAYA ÇALIŞTIĞINI ÖNE SÜRDÜ

Sözlerini sürdüren Varol; “İşte bundan birkaç gün önce bizlere tebligat geldi. Tebligatta onbeş gün içerisinde evlerinizi boşaltın çıkmazsanız elektrik ve sularınızı keseceğiz ifadeleri yer alıyordu. Bunun üzerine ben de Sivrice’deki Çevre ve Şehircilik ofisine gittim. Bakan bey bize böyle söyledi ama bize kimse uzlaşı için gelmedi. Ortada ne bir proje ne de bir fiyat var. Ben üç katlı binamın adını ne koyarak yıktırayım? Ofisteki görevli bana; “Yok dedi ne uzlaşması !” dedi. Bunun üzerine sizlerin bir şeylerden haberi yok dedim. O sinirle geldim Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Mustafa Pirinççi’yi aradım ve Mustafa bey, bakan bey hasarsız binalardan numune alınacağını belirtmişti. Hani yeniden tespit yapılarak projeye uygun olan yapıların yıkılmayacağını projeye uymayanların yıkılacağını ama gönül rızası ile bu işin olacağı söylendi. Şimdi bize tebligat geldi. Bakan beyin bu söylemlerini bütün Sivrice’de duydu” diyerek çeşitli iddialarda bulundu.

“BARİ DAYAK YEMEDEN GİDELİM DEMEKTEYİZ!”

“Şimdi bizler neye uğradığımızı şaşırdık!” diyen Varol; “Ben şimdi Elazığ’da kiralık ev aradım. Elazığ’da 2 bin TL’den aşağı kiralık ev yok. Bir kira bedeli emlakçılar istiyor. Bir kira depozit, abonmanlık ücretleri, nakliyeciler 2bin 500 TL’ye evleri taşıyor. Fırsatçılar ortada dolanıyor. Benim cebimde 10 bin TL olacak ki ben evimi taşıyabileyim maddi ve manevi ben zorluk içerisindeyim. Ben burada yer bulamayınca felçli annemi alıp hiç bilmediğim bir yere Ergani’ye gideceğim. Böyle insanları mağdur ederek, iyilik yapılması hoş değil. 15 gün içinde git yoksa kapına dayanırım demekteler. Benim tapulu arsam Rahmetli babam yapmış. Adını ne koyup beni zorla çıkartıyorsunuz buradan. Bizler de bari dayak yemeden gidelim demekteyiz” dedi.

“YETKİLİLERİN AĞZINDAN BİR ŞEY ÇIKMIYOR, BUNDAN DOLAYI HER KAFADAN BİR SES ÇIKIYOR!”

Yaşadıkları ve yaşayacakları sıkıntıları aktarmaya devam eden Varol; “73 yaşındaki felçli kadını peşimden Ergani’ye sürükleyeceğim. Hadi ben bir yer buldum.  İyi kötü bir yere sığındım hadi benim durumum iyi de. Diğer insanlar ne olacak? Kime sığınacaklar? O konteynerlerde beş metrekarelik yerlere gidip oturdular diyelim. Konteynerlerin yaz ayrı kış ayrı bir dert. Eşyalarını nereye koyacaklar? Blediye başkanının da kaymakamın da ağzından hiçbir şey çıkmıyor. Muhtar hiçbir şey bilmiyor. Her kafadan bir ses çıkıyor” diyerek serzenişte bulundu.

“SOMUT BİR ŞEYLER SÖYLENSİN, KAFAM RAHAT MÜLKÜMÜ TERK EDEYİM!”

Hiçbir şey bilmediklerini ve kulaktan dolma bilgilerle hareket ettiklerini kaydeden Varol; “Benim evim yıkılacak burası üç katlı bir bina. Birinin iki kat önünde koca arsası var. Kura usulü demekteler. Koyulan değerlerde aldığımız duyuma göre şöyle; eski ve yeni binalara eşit ücret verilecekmiş. 65 bin TL diyenler var. Başımız belaya girmeden, yıkılsın demekte insanlarımız. Yıkılınca karşıma nasıl bir borç çıkacak bilmiyorum. Emekli annemle yaşıyorum. Annem bin 70 civarında emekli maaşı alıyor ben de yetim maaşı bin 700 TL alıyorum evimize gelen bu. Allah korusun annemin başına bir şey gelse ben o borcu neyle ödeyeceğim? Bana somut bir şeyler söylensin ki ben de kafam rahat şekilde mülkümü terk edip gideyim” dedi.

“ÖLÜMDEN DÖNDÜK, ÜSTÜNE BİR DE BU ŞOKU YAŞIYORUZ”

“Ben bakan beye de söyledim. Ben devletime kafa tutmam ama önümüze görelim dedim” diyen Varol, “Maddi manevi yıprandık. Mal canın yongasıdır. Ciddi bir afet geçirdik ve henüz bu insanlar bu şoku atlatamadı. Ölümden döndük üstüne bir de bu şoku yaşıyorum. Hasarlıları yıkın. Mağdur olan insanlara konutları yapın. Öbürüne karışmayın. Biz istemiyoruz. Gönül rızam yok. İstemeye istemeye evimden çıkacağım” şeklinde konuştu.

“SANKİ BİZ TERÖRİSTİZ! KİMİN MÜLKÜNE ZORLA GİRMİŞİM?”

Varol, bölgede bir rant döndüğünü de iddia ederek; “Bu işin içinde rant var. Bunu Allah biliyor. 317 konut var mı?  Kamuyu yanılttılar bu işi yapanlar. Bizler CİMER’e 500’e yakın mesaj attık gelin bizi dinleyin. Tebligatın gelmesine çok üzüldüm. Sanki biz teröristiz. O muameleyi gördük. Benim ismim Ülkü burada herkes milliyetçidir. Ben terörist miyim? Kimin mülküne zorla girmişim. Ben T.C. devletinin vatandaşıyım.  Bu şekilde bir yardım istemiyorum ve sorularımıza yetkililerden cevap istiyorum” dedi.

“YETKİLİLER, BİR ŞEY BİLMİYORLAR AMA BİZE ÇIKIN GİDİN DEMEKTELER”***

“Kimse bir şey bilmediği halde bize çıkın demekte” diyerek yine serzenişte bulunan Varol, “İlçenin yüksek idare amirleri; Kaymakam, Belediye Başkanı bir şey bilmiyorlar. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nü arıyoruz onlar da bizlere doğru bilgiler vermiyorlar ve benim bilgi vermek gibi yetkim yok demekteler. Kimse bir şey bilmiyor ama bize çıkın gidin demekteler. Mülkünüzü yıkacağız yerine bina yapacağız. Ama ben karşıma nasıl bir fatura çıkacak bilmiyorum. Bu iyilik değildir. Benim gönül rızamı almadan benim sapasağlam mülkümü hiç kimsenin yıkmaya hakkı yok” dedi.

“DEVLETİMİZE KARŞI BOYNUM KILDAN İNCE AMA NE SEBEPLE MÜLKÜM YIKILACAK BİLEYİM!”

“Devletimize karşı boynumuz kıldan ince” diyen Varol;  Bana gelip deseler Ülkü bacım durum bundan bundan ibaret ben senin şu sebeplerden dolayı mülkünü yıkıyorum ve sana bu kadar fatura çıkıyor demeliler. Ben yemem içmem o faturayı da öderim ama o faturayı da ödeyemeyecek güçte insanlar da var.  O parayı alarak memleketi terk edecek insanlar var” şeklinde konuştu.

“BU İŞİN İÇİNDE BÜYÜK BİR RANT OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜMDEN EVİM YIKILSIN İSTEMİYORUM”

Kapı komşuları ile bu nedenle düşman olduklarını aktaran Varol; “Kimisi yıkılsın ben yenisini isterim demekte benim yapım 50 yıllık demekte ama benim mülküm yedi yıllık şimdi ben neden yıkılmasını istemiyorum. Çünkü bu işin içinde çok büyük bir rant olduğunu düşünüyorum. Bu memleketin gelir durumu ortada. Amaç kamuyu yanıltmak. İnsanların evlerini cebirle boşaltacaklarına dair tebligatlar ulaştı. Yukarıyı kandırdılar. Bu kadar insanı da resmen sürgüne yollayacaklar. Bu milletin vebali günahı bu rant peşinde koşanların boynuna olsun” diyerek ciddi bir iddia ile sözlerini sonlandırdı.

“ŞU ZAMANA KADAR BİZLERE ULAŞAN TEK BİLGİ BU TEBLİGATLAR?”***

İsmini vermek istemeyen bir diğer vatandaş ise kafasını kurcalayan soruları aktardı. Vatandaş; “Yıkılan evime ne değer verecekler? Yeni evimi nerede yapacaklar? Yeni evi bana kaç liradan satacaklar. Bu kadar insan Elazığ’da da ev yokken nereye gidecek ve nerede oturacaklar? Şu ana kadar bizlere ulaşan tek bilgi kapılarımıza yapıştırılan kağıtlar. Bu kağıtlarda da evlerin 15 gün içerisinde yıkılacağı yazıyor. Başka da bir bilgi yok” diyerek yaşadıkları duruma sitem etti.

 

Mahalle 3

 

Mahalleden 2

Mahalleden 4

 

Mahalleden 6

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.