BASINIMIZDA ELAZIĞ DEPREMİ « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

BASINIMIZDA ELAZIĞ DEPREMİ

Bu haber 08 Eylül 2020 - 7:29 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Hasbihâl                                                 

Sahipsiz şehir,

Talihsiz şehir,

VE…

Yıkılan şehir,

Bu şehir neresi diye sormanıza gerek yok.

Yıllardır cevabı bellidir bu sorunun…

 

***

24 Ocak 2020 tarihinde 6.8 şiddetinde bir deprem oldu Elazığ’da onlarca vatandaşımız hayatını kaybetti şehrin dörtte biri ağır hasar aldı.Hemen o gece iki bakanımız Elazığ’a geldi. Yıkılan beş, on evi yerinde incelediler, siyasetin gerektiği sözleri söyleyip bazı vaatlerini sıralayıp gittiler.

Biz kaderimizle baş başa kaldık. Kapısını çalacağımız, meramımızı anlatacağımız bir mevki ve makam aradık ama bulamadık.

Bay mevzuat bizi kapıdan kapıya gönderdi.

Bazı basın mensubu arkadaşlarımı tenzih ediyorum ama kimileri bu deprem konusuna ya kerhen yâda yürekleri yetmediğinden hiç değinmediler. Vatandaşlarımızın duygu ve düşüncelerine tercüman olmak yerine yetkililerin gözlerine girme yarışına girdiler. Bu nedenle devletlularımız oturdukları koltuklarda şehrin dörtte birinin yıkılmasını, vatandaşın mağduriyetini gerçek gözle görmediler.

 

***

Depremin üzerinden sekiz ay geçti. Bazıları her şeyi toz pembe gösterse de evi yıkılan bir şahıs olarak ben AFAD’ın verdiği sekiz bin liradan başka bir şey görmedim. Elbette ki bazı gelişmeler oldu, yeni yeni konutlar yapıldı lakin bunların hiç birisi yeterli olmadı.

VE… AFAD tarafından vatandaşa sadaka mukabilinde ödemeler yapıldı.

Ya sonrası?

Sonrası felaket.

Çünkü bürokrasi de hizmet çarkı dönmüyor,

Evlere şenlik basınımızda bu gerçeği görmüyor. Görse de zülfü yâre dokunamıyor.

Açık oturumlar düzenleniyor programın yöneticisinden şehrin kanayan önemli meselelerine değinmesini bekliyoruz ama nafile. Ekranda boy gösteren ekran bülbülleri çok şeyler söylüyor ama söyledikleri ceviz kabuğunu bile doldurmuyor. TV’lerde deprem konusunda programlar yapılıyor.

Ama sunucular ve konuklar halkın yarasına merhem olacak, ilgilileri harekete geçirecek sözler yerine zülfü yâre dokunmuyor veya dokunamıyor. Bunlar adeta hükümet sözcüsü gibi davranıyorlar.

Bazı konuk ve sunucular sık sık “Cumhurbaşkanımıza arz edilseydi gereğini yaptırırdı” diyor

Kimse bu kişilere “Yahu sen ne diyorsun bu ülkede bakan yok mu? Vali, belediye başkanı, kurum ve kuruluşlar yok mu? Demiyor.

Dahası dört tane selvi gibi milletvekillerimiz var. Bu vekillerimiz bu şehrin bitmeyen sorunlarını meclise neden taşıyamıyorlar?

Onlar bu gün için yoksa ne zaman olacaklar?

Sormak istiyoruz ne zaman?

Herkesin kendi görevini bağımsız bir şekilde yasaların kendisine verdiği yetki ile yapması gerekmez mi?

Koskoca cumhurbaşkanının TOKİ ile Kentsel dönüşümle mi ilgilenecek? Yoksa belediyenin beş kata verdiği beş kat imar iznini mi düzeltecek?  Yoksa yetkililerin döndüremediği hizmet çarkına mı döndürecek? Koskoca cumhurbaşkanı Elazığ Valisinin Elazığ Belediye Başkanının kurum müdürlerinin yapması gereken görevleri mi yapacak? Ama onlarda haklılar çünkü bakanı vekili, bürokratı devre dışı bırakıldı. Bakanı devre dışı bırakılan bir sistemde seçip de meclise gönderdiğimiz dört tane AKP milletvekillerinin de bir hükmü kalmadı.

Olamaz böyle bir şey.

Demokrasilerde herkesin sorumlu olduğu görevleri vardır ve bu görevleri kişilerin talimatlarına göre değil yasalara göre yürütmesi gerekir.

 

***

Önümüz  kara bir kış… Hala yıkılmamış evlerimiz var. Dün 800 lira olan ev kirası bu gün iki bin veya iki bin beş yüz lira, hırsızların, fırsatçıların, soyguncuların kol gezdiği bir şehir haline geldi bu şehir.

Bu şehri önce deprem sonra da pandemi daha sonrada işsizlik vurdu. Bu şehirde hala konteylerde yaşayan insanlarımız var. Ve bu şehirde yaprak kımıldamıyor.Buna rağmen bu şehirde depremle ilgili bir yol haritası yok. Hükümetimiz Elazığ’ın ve Elazığlının yararına hiç bir yasa çıkartmadı. Bu konuda verilen önergelerde AKP – MHP ortaklığı ile reddedildi. Bütün bu gelişmeler sonucunda depremzedeler başı kesilmiş tavuklar gibi çırpınıp duruyorlar. Ne yaptıklarını ne yapacaklarını bilmiyorlar.

Her kafadan bir ses geliyor.

Bazı seslerde insanı, insan olmaktan utandırıyor.

Ve en önemlisi vatandaş devletini arıyor.

Ne yapılacaksa bir an önce yapılsın istiyor.

***///***

Mehmet Şükrü Baş
Mehmet Şükrü Başmehmetsukrubas@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.