BARAJ YERİ İÇİN KEBAN NİYE SEÇİLDİ « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

tempobet giriş tempobet

Pendik escort

BARAJ YERİ İÇİN KEBAN NİYE SEÇİLDİ

Bu haber 12 Ekim 2020 - 7:41 'de eklendi.

Sizlere bu hafta, uzun yıllar ülkemizin en büyük barajı sayılan ve şimdi bile dünyanın da sayılı barajları arasında yer alan barajın yapılacağı yer için ilçemizin niye seçildiğine ilişkin eski Elektrik İşleri Etüt Dairesi (E.İ.E ) Kaynaklarından aldığım bilgileri sunuyorum.

“1914 senesinde (2/10/1330 hicrî de) kabul edilen Nafia Nezareti Teşkilâtına Ait Nizamname ile kurulan (Nafia Müdüriyeti Umumiyesinin) ele aldığı su konularının başında:

— Fırat havzasında ıslahat ve sulama yapılması.

— Dicle nehri ıslahı ve sulaması.

yer aldığı gibi 13/3/1941 gün ve 4100 sayılı Kanunun 2. maddesinde, Fırat, Dicle havzalarında sulama ve hasarların men’i gibi su işlerinin de yürütülmesi sarahatle yazılıdır. Fırat ve Murat bu iki haşmetli su, senelerce ele alınmamış, millî servettirler. Doğu Anadolu’nun üç bin rakımının üstündeki yüksek dağlarından kaynayarak birçok suları da havzaları içine katarak uzun bir güzergâh takip edip Türkiye’mizin sınırlarından bir fayda yaratmadıklarından sanki melûl ve mahzun diğer komşu ülkelere geçip gitmektedir.

Osmanlı Saltanatının ele aldığı Fırat ve Dicle konuları, o zamanlar hudutlarımız içinde bulunan mansap kısımlarında sulama ve ıslahat yapılması idi. Bağdat’taki Hindiya şeddesi ve regülatör buna şahittir. Erzurum ovasından batıya doğru 130 kilometre kadar bir uzunluk üzerinde Karasu ismiyle aktıktan sonra Fırat adını alarak Çaltı istasyonu yakınlarında büyük bir kavis çizerek Kemaliye (Eğin)’in önünden geçip güneye doğru akışına devam ederek (Murat) suyu ile birleşir. Bu birleşme noktası, (Keban) baraj yerinin sekiz kilometre kadar membaına rastlar. (Membaına) bu noktaya kadar Fırat’ın uzunluğu 500, Murat’ın ise 670 kilometre civarındadır.

Murat suyunun Keban’a kadar olan güzergâhı için, salisen bir etüt yapmış değilim. Yalnız büyük açıklık betonarme birkaç köprüyü yerinde görmüştüm. (Gülüşkür ve Munzur köprüleri). Keban’da birleşip Fırat ismiyle Karkamış dolaylarına doğru akan nehrin de Kömürhan köprüsü ve Birecik köprülerini biliyorum. Fakat Fırat’ı membaından Çaltı’ya kadar Sivas – Erzurum inşaatında 6 sene çalıştığımdan tamamen tanımak fırsatına nail olduğum için bu su hakkında bazı malumat arz edeceğim: Sivas – Erzurum demiryolunun başlangıcı olan Sivas’a göre Çaltı 205’in kilometrede Fırat, (60 m. demir + 3 X 20 m. Kârgir) bir köprü ile geçi-Bundan sonra, Pingan, Atma, Kemah, gibi mühim boğazlardan aşılarak ova varılır ve oradan Sansa boğazı geçilir. 424 üncü kilometreden sonra Fırat ta Erzurum’a kadar Karasu ismini alır. Erzincan – Erzurum: 213 kilometredir. [Demiryoluna göre] Keban’da tabanı 693 kotundadır. Nehrin 500 kilometre bir mesafede 110 met-adar bir irtifa kaybettiği görülmektedir. Murat, Fırat, Dicle gibi azametli sulara malik olan Doğu Anadolu için uzun seneler bunlardan istifade edilmemiştir.

1935 senesinde çıkarılan kanun;  sularımızın enerji bakımından etütle-yapılmasını amir bulunmaktadır. Şöyle ki: Elektrik İşleri Etüt Dairesi iline dair Kanun 2819 sayılı ve 24/6/1935 günlüdür.

— Açık V şeklinde olmasına rağmen Keban boğazının topografik bakımdan baraj inşasına çok elverişli olması.

— Keban boğazı, iki mühim suyun kavşak noktasına çok yakın bulunması dolayısıyla bu iki suyu regüle edebilecek kıymette olup, bu kavşaktan yukarılara doğru gidildiği takdirde her iki su üzerinde baraj inşasına müsait yerlerin bulunmaması.

— Yapılan geniş jeolojik araştırmalar sonucu olarak bu mevkiin, bir baraj inşasına elverişli bulunduğunu göstermesi, gibi sebeplere dayanan idare, barajın burada yapılmasını uygun bulmuştu.

— Fırat gibi büyük bir nehrin nispeten ucuz bir baraj ile enerjisinden istifade imkânı bulunması.

Bundan dolayıdır ki, 1938-1940 senelerinde hidrografik ve Topografik etütlerin geliştirilmesine çalışılmış ve Türkiye’de ilk defa SU debisini ölçmek için (SU KÖPRÜSÜ : Farştül) burada tesis edilmiştir.

E.I.E. İdaresi, enerji istihsal gayesi ile tespit etmiş olduğu birçok baraj yerlerini yerinde tetkik ve tavsiyelerde bulunmak üzere dünyaca tanınmış otoriterlerden Jöofog Profesör (Maurice Lugeon)’u davet etmiş o da (KEBAN)  barajı yerini uygun görmüştü. O zamanki enerji ihtiyaçlarına göre yüksekliği daha az bir baraj inşası düşünülmüştü ve bugünkü baraj yerinden 300 metre kadar daha membada şist tabakasının hemen mansabında tesis olunacak idi. İdare 1938-1939 senelerinde 1/10 000 ölçekli kırk bin hektarlık  (Göl sahası)  arazinin haritasını aldırmıştı ve yine barajın, Keban’ın 30 kilometre kadar mansabındaki   (geyik  kısığı)   mevkiine  kaydırılması  imkânları  da  etüt edilerek gerekli Topografik ve jeolojik araştırmalar yapılmış, fakat sonra  barajın burada yapılmasından vazgeçilmişti.

Keban Barajı Alanının Topoğrafik ve Jeolojik Karakteri:

1          — Topografik durumu:

Baraj yerinden yukarı, vadi oldukça geniştir. Boğaza girişte vadi, mail satıhları birden daralır. Boğazda her iki yamaç çıplak kayadır. Su derinliği normal halde on metre kadardır. Sağ sahil önce hafif sonra dik olarak yükselir. Sol sahil ise önce dik sonra hafif yükselir. Sol sahilde dolu savak için oldukça müsait düz bir kısım mevcuttur.

2 — Jeolojik Durumu ;

Keban’da üstte görünen beyaz, gri tabakalar, kalker veya mermer cinsindendir. Jeolojik etütler için buralarda toplamı  11.100 metre kadar olan  175 adet sondaj kuyusu açılmıştır. Bu sondajlar, baraj, santral, dolu savak ve projenin diğer kısımları için ekonomik yer seçimini mümkün kılmıştır. Kalker tabakalarının altında ve derinlerde şist tabakaları mevcuttur. Üst kısmı teşkil eden kalker umumiyetle sağlam ve masiftir. Nehirde alüvyon derinliği 45 metredir.”

Saygılarımla….

 

 

Adsız

Adsız

 

 

 

Cem Bayındır
Cem Bayındırbayindircem@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.