ATATÜRK VE GÖLCÜK « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

ATATÜRK VE GÖLCÜK

Bu haber 01 Haziran 2020 - 8:48 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bu sayıda da yine sizlere 30 Kasım 1962 tarihli Yeni Fırat dergisinin 6. Sayısında yer alan ve sanıyorum Fikret Memişoğlu’nun kaleminden çıkmış bir yazı var. Atatürk’ün Gölcük Gölü hakkındaki düşünceleri aktaran yazı gerçekten ilginç. Daha önce de belirttiğim gibi, bir dönem Elazığ kültürüne damgasını vurmuş bu dergi her Elazığlı tarafından incelenmeli, kitaplığına eklenmelidir:

ATATÜRK VE GÖLCÜK

29 Ekimde Cumhuriyet Bayramını kutladık. O’nu sevinç ve övünçle andık. 10 Kasım saat 9.05’de. Millî bir ürpertiyle sarsıldık, ölmek ka­derde var, ancak, fikir ve ideal olarak yaşamak ne mutlu şey. Atatürk, bu sonsuzluğa eren mutlulardan biri.

Anadolu tarihinin başında Alpaslan, ortasında Fatih, sonunda Ata­türk var. Ama birer bayrak gibi.

1938 yılında Diyarbakır’dan Elâzığ’a dönerken, trenle Gölcük’ün ke­narından geçen Atatürk, kendisine doğru yuvarlanıp gelen munis dal­galara takılarak derin derin baktı. Sonra, geniş ufka göz gezdirdi ve etrafındakilere sordu:

“Gördüğünüz memleketler içerisinde en güzel hangisi?”

Herkes hudut dışına taşarak hâtıralarını yokluyordu. Nedense, ta­rihimizin ve coğrafyamızın dışına taşmak bize boş geliyor! Mum dibine ışık vermez kabilinden.

Nihayet herkes bir şey söyledi. Sonunda, memleketlerin en güzelinin İsviçre olduğunda, karar kılındı. Bu kararın alınmasında. Atatürk oyunu kullanmamıştı.

Tan yeri ağarmadan Gölcük’ün kenarında, mavi ve yeşilin en güze­liyle insana gülen sular, O’nu içine çektikten sonra dalga dalga kıyılara kadar sürüklemekle kalmadı, Gölcük’ün geniş ufku perde perde açılarak daha da genişledi. Tâ Hazar Denizi’ne kadar uzayıp gitti belki…

Atatürk, sabahın bu füsunlu saatinde, Gölcük’ün göz kırpan pırıl­tılarına hak vererek, bir rüyadan uyanır gibi, arkadaşlarına döndü:

“Hayır hayır! Dünyanın en güzel memleketi İsviçre değil, Türkiye’dir, Tür­kiye.” Dedi.

Bulutlara başkaldıran dağın, Hazar Baba diye anıldığını sevinçle öğrendikten sonra, gölün de aynı adla anılmasını arzu etti. Biz de öyle anıyoruz.

Bu vatan köşesinin sihriyle büyülenen büyük Atatürk, işaret ettiği kıyıda kendisine bir köşk ve çevresinde de bazı tesisler yapılmasını em­rettiği için çalışmalara başlandı. Ne yazık ki, ölümüyle, bu başlanan iş de yarıda kaldı.

Bizim. O’nun hâtırasına karşı gösterdiğimiz bu vefasızlığa, Dolmabahçe önünde çırpınan boğaz gibi, Elâzığ’da çalkanan Gölcük de ağ­lamaktadır. Sanki:

‘Gölcük, gamıyla çırpınarak, hisli önderin,

Bir milletin melalini söyler derin derin.’

 

                                                                                                  (Yeni Fırat, 6. Sayı, 30.11.1962)”

Cem Bayındır
Cem Bayındırbayindircem@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.