ARAPÇA KURAN « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

ARAPÇA KURAN

Bu haber 04 Ocak 2021 - 8:10 'de eklendi.

Asırlardır tartışılan, içinden çıkılamayan, çıkılmak istenmeyen bir meseledir Arapça Kuran.

Bu bilinmezlik ortamının, bu kavram kargaşasının, bu Arapça sevdasının hiç de öyle tesadüfü olduğuna inanmayanlardanım.

Bu Arapça inadı, bu Arapça sevdası hiç de masum bir inat ve sevda değil.

Vahiyden korkunun emaresidir bu sevda, bu inat.

Bizim de iman ettiğimiz, Tevrat ve Zebur İbranice indirilmiştir.

Yine bizim de iman ettiğimiz İncil, Aramice indirilmiştir.

Kuran ise Arapça indirilmiştir.

ALLAH mesaj göndermeyi murat ettiği zaman dil seçmez.

Sadece mesajı iletecek meleği gönderir, bu melek vahiy meleği Cibrili Emindir, melek dil sorunu yaşamaz, mesajı iletecek elçinin dili ne ise o dil ile hitap eder, Hazreti Musa ve Davud’a İbranice, Hazreti İsa’ya Aramice ilettiği gibi, Hazreti Muhammed’e de Arapça iletmiştir.

Bu iletişim yolu en mantıklı ve doğru yoldur, amaç mesajın (Vahi) anlaşılması ve iletilmesi olunca, yapılması gereken yapılmış, elçinin dili ile elçiye mesaj iletilmiştir.

Son günlerde yine ısıtılıp servis edilmeye başlandı Arapça Kuran.

Siyasilerin saçma sapan tartışmalarını buraya taşıyacak değilim.

Konuya ilgi duyan herkes izledi bu siyasi tartışmaları.

Tek, tek, tane, tane açıklayalım.

ALLAH hiçbir dili kutsamamıştır.

ALLAH dil tercihi yapmaz.

ALLAH gönderdiği mesajın anlaşılmasını ister.

ALLAH gönderdiği mesajın tefekkür edilmesini ister.

ALLAH gönderdiği mesajın müzakere edilmesini ister.

ALLAH gönderdiği mesajın anlaşılması için Arapça şartı koymaz, koymamıştır.

Bu hakikatler bilinirken, kalkıp ille de Kuran Arapça okunur demek, her şeyden önce Kuran’a saygısızlıktır.

Arapça dil bilgisi olmayan bir Müslümanın Kuran’ı yüzünden sadece Arapça telaffuz etmesinin hiçbir anlam ifade etmeyeceğini, her aklı başında Müslüman bilir.

Kaldı ki, dil bilmekte Kuran’ın getirdiği mesaja uymayı, iman etmeyi sağlamaz, sağlasa idi, Mekkeli müşrikler o harika dil bilgisi, belagat ve edebiyattaki yetenekleri ile hemen iman ederdi, ama iman etmediler.

Kuran’ın Arapça Mushaf haline getirilmesi Halife Ömer zamanında olmuştur.

Kuranın bu Mushaf hali ile zaten ne Türkçe, ne İngilizce ne de Rusça okunabilmesi mümkün değildir. Orijinal hali ile Sadece Arapça okunabilir.

Ne anlamsız laftır bu, Kuran Türkçe okunamaz.

Nu saçma bir iddiadır bu, Kuran Türkçe okunur.

Bu milleti aptal mı zannediyorsunuz?

Evet, Kuran yazılı olduğu şekli ile okunur.

Okunur ama O dili bilmeyen hiçbir şey anlamaz.

Din her dönemde siyasete alet edilmiş, istismarda sınır tanınmamış, insanlar bu istismar neticesinde kamplara ayrılmış, savaşlar çıkmış, devletler bu istismar ile güç kazanmaya çalışmış, siyasal iktidarlar taraftar toplamayı başarmıştır.

Olan O mucize Vahye (Mesaja) olmuş, hep üzeri örtülmüş, manası gizlenmiş, insanların istifade etmesinin önü kesilmiştir.

Bu kötü niyetli çabaların, Kuran da ki karşılığı Küfürdür, yapan da Kâfirdir.

Evet, Kuran hakikatlerini örten, anlamını gizleyen, anlaşılmaması için her türlü hile ve desiseye yeltenen herkes Kuran dili ile Kâfirdir.

Bu pek de iyi niyetli olmayan, Arapça Kuran tartışmalarının Ülke gündemine girmesi tamamen siyasidir, İpte cambaz oynatmaktır, milletin nazarını bir başka yöne çekerek esas sorunlardan uzaklaştırmaktır.

Bu istismar tek taraflı değildir. Muhalefet, özellikle CHP din, diyanet ve teoloji konusunda çok cahildir, din konusunda sarf ettiği her söz ile kendi ayağına mermi sıkmakta, milletin nefretine sebep olmaktadır, bizi ilgilendiren bir şey yok burada, isterse mermiyi kafasına sıksın.

Siyasal iktidar ve küçük ortak bu zaafı çok iyi kullanmakta, yine dini siyasi bir malzeme olarak kullanılıp muhalefetin cehaletinden faydalanarak oy devşirmekte gayet başarılı olmaktadır.

İki taraf da yanlış yapıyor, iki taraf da yaptığı işte siyasi hedef güdüyor, iki taraf da Dini siyasete malzeme yapıyor.

Kuran okuyan, Kuran’ı anlayacak kadar Arapça bilgisi olan bir Müslüman olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Kuran adalet ve barış öneren bir kitaptır.

Sadece bizim Ülkemiz değil, Dünyadaki tüm devletler Kuran hakikatlerinden korkar ve bucak,  bucak kaçar, bu kaçışın temel nedeni, tesis ettikleri zalim devlet düzenlerinin, Kuran hakikatleri anlaşıldığı takdirde yerle bir olacağı korkusudur.

Haklılar, Kuran anlaşılınca, sömürü olmayacak, zulüm ortadan kalkacak, savaşlara, talana, yağmaya, işkenceye meydan verilmeyecektir.

Kurdukları zalim Devlet düzenlerinin devamını isteyen egemenler, Kuran hakikatlerinin anlaşılmasını istemez ve üstünü örter!

Kuranın lafzından çok, manasının önemli olduğunu söyleyen çok sayıda bilim insanı, mütefekkir bu hususta çok güzel makaleler yazmış, sözler söylemiştir.

Biz bu yazılan söylenenleri bir kenara bırakarak, KURAN mantığı ile yazıyı bitirelim.

‘’Ben Apaçık Bir Beyanım’’ diyerek, Kuran anlaşılmak istediğini kendi lisanı ile bize haykırıyor.

Yine ‘’Tefekkür Etmez misiniz’’ diyerek, ‘’Müzakere Etmez misiniz diyerek bizi düşünmeye davet ediyor, hangi dilden olursa olsun.

O dilden Kuran’ı anlamak farzdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Murat Ünal
Murat Ünalmuratunal@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.